İçeriğe geç
Müzik 5 dk okuma

GÖKHAN KIRDAR’In Tanım Tanımayan KURTLAR VADİSİ Soundtrack’inden 7 Unutulmaz Şarkı

Yiğitcan Erdoğan
Valley of the Wolves
Görsel: Valley of the Wolves, tanıtım görseli (TMDB)

Son güncelleme: 29 Mart 2016

Başlığa bakıp da “Kurtlar Vadisi mi? Ne pleb” deyip geçtiyseniz… Ne diyeyim, dev ıskalamalar yaşıyorsunuz hayatınızda. Serdar Akar-Osman Sınav ikilisinin imzalarıyla bezenmiş orijinal seri, gerçekten de Türkiye televizyonlarını şenlendirmiş en etkileyici işlerden biriydi. Daha ilk bölümünden, ileride açıklayacağı büyük twist’in ipuçlarını veren (“Her şeyi hallettik, şu hapşırmanı bir halledemedik”), açılış sahnesi, sonradan kilidi çözecek flashback olan (Efe’nin kaçırılması), özünde “Karanlığa uzun süre bakarsan, karanlık da sana geri bakar” tipi, muhteşem ve muazzam bir “undercover ajan” hikayesi işleyen; Breaking Bad’den yıllar önce işe saf ideallerle başlayan bir karakterin, yavaş yavaş kötülüğe gömülmesini irdeleyen bir diziydi Kurtlar Vadisi.

Bütün bunların haricinde, bir de tanım tanımayan, sınıflandırmalara gelmeyen bir soundtrack’i vardı. Gökhan Kırdar, kelimenin tam anlamıyla TV tarihine geçmiş bazı soundtrack’leri bestelemenin yanı sıra, Türk Halk Müziği’nden pek çok şarkıyı da alıp, yeniden aranje edip, mühür gibi basmıştı dizinin üstüne. Bizim de, esti ya, bu muhteşem işlere saygı duruşunda bulunasımız geldi. Müsaadeniz varsa; trip hop ile halk müziğinin ortasında, çok acayip bir yerde duran bu soundtrack’ten 6 unutulmaz şarkıyı size övmek isteriz. Şöyle.

 

1. Hekimoğlu

Hekimoğlu, Çakır’ın temasıydı. Ve Çakır muazzam bir karakterdi. Öldüğünde fatiha okunması, Çakır’ı öldüren aktörün sokak ortasında dövülmesi bizim memlekete has sapkınlıklar, yine de karakterin böylesine güçlü bir bağ kurabilmiş olması tesadüfi değildi. Çakır dizinin karanlık dünyasına giriş noktanızdı ve etrafında kule gibi çakılı duran kötülük abidelerinin arasında daha insani, daha desteklenmesi kolay bir karakterdi. Hekimoğlu da, o köprünün bir parçasıydı işte. Bir nesil okul tuvaletlerinde 3650’lerinden Hekimoğlu polifonik melodisi açıp efkar tuttu, bilir misiniz?

 

2. Asiye

Asiye de Laz Ziya ve ailesinin temasıydı. Halihazırda ağlak olan türküyü, Gökhan Kırdar o kadar perili bir hâle getirmişti ki hikayeye uyması açısından. Belki kırk yıllık diziye spoiler olur diye söylemiyoruz; ama Laz Ziya’nın ailesinin paramparça olmasının bir sebebi vardı hemen açıklanmayan. Ziya’nın asabiyetini, Nesrin’in soğukluğunu, küçük kardeşin kafayı yemişliğini tek bir an açıklıyordu; o anı da Gökhan Kırdar kapsüle koyup, Asiye’nin içine atmıştı işte.

 

3. Elif Dedim

Kurtlar Vadisi’nin tek kusuru başrolünün oyunculuk meziyetinin battaniye kıvamında olmasıydı. Necati Şaşmaz’ın performans kabiliyetini zaten Gezi beyanlarında görmüş bir nesle konuyu üsteleme ihtiyacı hissetmiyorum. Ama bu oyunculuk zaafiyetinin dizide yarattığı bir boşluk vardı; normalde gerçekten inanılmaz vurucu ve dokunaklı olması gereken istemsiz Ali – Elif – Polat aşk üçgeni biraz havada kalıyordu. Neyse ki o boşluğa da Gökhan Kırdar yetişmişti. Boğaz sahneleri, çay bardağını tutarken titreyen eller ve memleketimizin söylenmesi en zor türküsü…

4. Jenerik

Geldik orijinal bestelere. Kurtlar Vadisinin jenerik görselleri baya “millet bunları cool bulur abi” diye fırlatılmış görüntü dizilerinden ibaretti. Ama müziği öyle değildi. Gökhan Kırdar’ın enstrüman seçimleri, bir yandan dizinin Ömer Baba’dan gelen tasavvufi damarını kullanırken; bir yandan karanlık havasının altını çiziyor, bir yandan da tempoyu dibine kadar açıp, sizi gazla geçecek bir bölüme hazırlıyordu. Genelde Next & Next Star’ın sunumuyla gelen bu şarkı, bizim için bir çıtaydı. Altında da kalmazdı bölüm genelde.

 

5. Konsey

Geçenlerde yer verdik, Matthew Vaughn “her casus filmi ancak kötü adamı kadar iyidir” demişti. Night Manager’da şu sıralar Hugh Laurie’ye aşık olan insanlar olarak, bu beyana dev katılıyoruz. Neticesinde Kurtlar Vadisi de bir casus işiydi, ve gerçekten de ancak kötü adamı kadar iyi olabilirdi. Ve gerçekten muazzam kötü adamları vardı. Konseyin her üyesi ayrı bir unutulmaz karakterdi ve gerçekten Türkiye oyunculuk tarihinin mihenk taşlarına teslim edildiklerinden, muazzam performanslarla çıkıyorlardı karşımıza. Bir de tabi, arkalarında bu müzik çalıyordu. Devamlı komplo kuran, devamlı kuyu kazan, kalem kıran bu müzik.

 

6. Cendere

Bana kalırsa Gökhan Kırdar’ın Kurtlar Vadisi’ne bıraktığı en iyi müzik, Bu Aşk‘tı, ama onun orijinal versiyonunu hiçbir yerde bulamıyorum. Ona buradan selam çakmadan geçtiğimi düşünmenizi istemem diye araya sokuşturdum bu arada. Yoksa yani, Cendere ile ilgili söyleyecek şeylerimin azlığından değil bu. Çünkü, pardon, gerçekten beylik bir laf edeceğim ama, Türkiye televizyonları tarihinin en başarılı müziği bu. Gaz, vurucu, akılda kalıcı, etkileyici. Çok sıfat kullanılır Cendere için. Ama sanırım, bir yerde duracaksak, “efsane” deyip bırakmak da yetebilir elbette.

 

7. Bu Aşk

https://www.youtube.com/watch?v=3TTVqKrkm7Q

Okurumuz AslanGibiAslan, aslan gibi bir hareket yaptı gerçekten de. Bizim büyük gafletle “bulamadığımız” Bu Aşk’ın orijinalini laps diye koydu önümüze. Bize de alıp, listeyi güncellemek şart oldu. Çünkü inanın, bu liste Bu Aşk olmadan o kadar eksik olurdu ki… Massive Attack kadar kalp yankılayan; Portishead kadar kırık; ama bunların hepsinin ötesinde Gökhan Kırdar kadar eşsiz bir şarkı Bu Aşk. Her adımı doğru, her notası vurucu. Onu almazsak, başımızı sokacak yer bulamazdık Kurtlar Vadisi sevenlerin nezdinde. Sağ olasın AslanGibiAslan!

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

1 yorum

  1. Ne biçim bir müzikmiş? Kulağımdan çıkmıyor 5 gündür hiç, yapıştı.

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.