Kaslı Askerler ve Havalı Replikler: Buram Buram Dönemini Yansıtan 8 80’LER Aksiyon Filmi
Bizim Geekyapar olarak bir tezimiz var. Bizce, aksiyon filmleri artık başka bir şekle büründüler. Yeşil ekranların önünde çekilen, bol efektli, üzerine takriben Türkiye ’nin yıllık milli câri açığı kadar bütçenin fırlatıldığı; trenlerin patladığı ve illa ki Manhattan’da birkaç binanın yıkıldığı sahneler domine ediyor aksiyon filmlerini. İlla ki birileri uçuyor, uçamıyorsa bir kıyamete karşı mücadele ediyor, o da olmuyorsa büyük ölçekte bir bomba kullanıyor.
Ama eskiden öyle miydi? Eskiden aksiyon filmleri bir aktörün etrafında şekillenirdi. O aktörün adı filmin konusundan önemliydi. Aksiyon yıldızı derdik biz onlara. Schwarzenegger, Stallone, Gibson, Willis, Van Damme… Bu adamlara havalı bir kostüm giydirilir, çok basit ve anca kendi ipiyle kendi kendine tutunabilen bir konu yaratılır; öldürecek de çok kötü adam konulurdu. Çok, çok fazla kötü adam olurdu bu filmlerde. Ve aksiyon starımız, ana karakterimiz, önemli olanları öldürdükten sonra illa ki havalı bir cümle sarf ederdi.
Madem bu aksiyon filmleri artık Hakk’ın rahmetine kavuştu, artık böyleleri çekilmiyor; dedik ki o eskinin efsanelerini bir analım. 80’lerin dönemini buram buram yansıtan filmlerini bir sıralayalım dedik. Tüm onyılı hakkaniyetle yansıtmak için sayıyı 8 değil, 88 yapmamız gerek, farkındayız. O yüzden eklemek istedikleriniz varsa yorumlara yazın, hepimiz bu akşam bir “80’lerin aksiyon filmleri” gecesi yapalım. Yarın da buluşup en sevdiğimiz replikleri söyleyelim birbirimize okulda, işyerinde olur mu?
Tamamsak, buyurun! Ama şimdiden söyleyelim, normalde vereceğimiz bilgileri vermedik burada. Yazıları biraz wiki tadında yazmayı seviyoruz, ama bu sefer daha çocuksu hareket edelim dedik. Bizim için o zamanlarda bu filmlerden önemli olan ne varsa, onu yazdık. Sene, başrol ve o muhteşem tek cümlelik replik. Karşınızda!
1. 48 Hrs.
Sene: 1982
Başrol: Nick Nolte, Eddie Murphy
Kilit Tek Cümle Repliği: “And I want the rest of you cowboys to know something, there’s a new sheriff in town. And his name is Reggie Hammond!”
Peki Olayı Neydi?: Cehennem Silahı, Bitirim İkili, Tango ve Cash gibi filmlerin içinde bulunduğu “buddy cop” türü genelde 48 Hrs.’a atfedilir. Nick Nolte’un sert, kural dışı polisiyle Eddie Murphy’nin ağzı laf yapan, sempatik suçlusunun birbirlerine zıtlıklarından hikaye döner, siz de patlamış mısırla izlersiniz.
2. Rambo: First Blood, Part II
Sene: 1985
Başrol: Sylvester Stallone
Kilit Tek Cümle Repliği: “To survive war, you’ve gotta become war”
Peki Olayı Neydi?: İlk filmin çok farklı yapısından sonra First Blood Part II ismini bile değiştirmiş, bambaşka bir kafaya gelmişti. İlk film daha psikolojik, daha şahsi ve daha savaş karşıtıydı. Allah için Rambo’da da savaş karşıtlığı biraz vardı, ama aksiyon bu mesajı yutuyordu biraz. Zira o kadar dolu doluydu ki…
3. The Terminator
Sene: 1984
Başrol: Arnold Schwarzenegger
Kilit Tek Cümle Repliği: “I’ll be back!”
Peki Olayı Neydi?: Genelde 80’ler aksiyon filmi konuya pek önem vermezdi demiştik, ama The Terminator bunun istisnasıydı. Baya sağlam, kafaları çalıştıran, ilham veren bir konusu vardı. Üstüne üstlük içinde T-1000’dan Sarah Connor’a ve Kyle Reese’e kadar çok unutulmaz karakterler barındırıyordu bir de.
4. Aliens
Sene: 1986
Başrol: Sigourney Weaver
Kilit Tek Cümle Repliği: “Get away from her, you bitch!”
Peki Olayı Neydi?: Alien filmiyle Aliens arasında milyarlarca ışık yılı mesafe vardır. Yani izlemediyseniz, hakikaten ne kadar anlatsak boş. Ben hayatımda iki devam filmi arasında janra kadar inen bu derece derin bir fark gördüğümü hatırlamıyorum. Daha da ilginci, bunun çok daha azına yeltenenler bile özünü kaybedip harap olmuşken, Aliens’ın korkudan aksiyona geçmiş olmasına rağmen maşallahlık derecede iyi olması…
5. Lethal Weapon
Sene: 1987
Başrol: Mel Gibson, Danny Glover
Kilit Tek Cümle Repliği: “I’m too old for this shit…”
Peki Olayı Neydi?: Buddy cop meselesini 48 Hrs. sayesinde hayatımıza ve dilimize sokmuş olabiliriz, gelin görün ki aşık olmamızın sebebi Murtaugh ve Riggs’di. Çocuktuk ama Riggs’in arsız ve terbiyesizce Murtaugh’un kızına yazması, köpek bisküvisi yemesi, bir anda şaka yapıp bir anda aksiyona dalması çok tehlikeli ve ilgi çekici geliyordu. Tabii bunlar, Murtaugh o kadar efendi bir adam olmasa çok boşa gidecek, çok pervasız duracak hareketlerdi aynı zamanda…
6. Predator
Sene: 1987
Başrol: Arnold Schwarzenegger
Kilit Tek Cümle Repliği: “You are one ugly motherfucker!”
Peki Olayı Neydi?: 80’lerde Arnold Sıvazlageçer tam bir kraldı. Evet tahtına aday boldu, sağ kulvarden Stallone, sol kulvardan Van Damme vuruyordu belki, ama neticede Civardagezer kadar ekrana yakışanı yoktu. Terminator yetmiyormuş gibi, aynı onyıla bir efsane film daha sığdırmış olması da bunun tek başına yeterli kanıtıdır…
7. RoboCop
Sene: 1987
Başrol: Peter Weller
Kilit Tek Cümle Repliği: “Dead or alive, you’re coming with me.”
Peki Olayı Neydi?: Çocukken zerre anlamamıştık açıkçası. Gerçekten. RoboCop bizim için sadece robot olan bir polisti. Fakat gelin görün ki aykırı adam Paul Verhoeven’ın başka dertleri de varmış o filmle, büyüdükçe anladık. Şu an açsanız, o naiflikle izleyebilir misiniz bilmiyorum; ama içimden bir ses, filmin bunun için tasarlandığını söylüyor ki bu da Verhoeven’a saygımı istemesem de arttıran bir şey…
8. Die Hard
Sene: 1988
Başrol: Bruce Willis
Kilit Tek Cümle Repliği: “Yippee-ki-yay motherfucker!”
Peki Olayı Neydi?: 80’ler aksiyon filmlerinde hep başrol konuşulur dedik ya? Hani o bir “aksiyon yıldızıdır” diye? Die Hard bunun 90’lara kıyıdan köşeden yaklaşmış hâliydi. Zira bu listedeki diğer tüm flimlerin aksine, tanıtmaya uğraştığı ve biraz da olsun anlaşılabilir yaptığı, muhteşem de bir oyuncuyu arkasına diktiği bir kötü adamı vardı: Hans Gruber. Die Hard’ı tüm bu listeden ayıran birinci şey buydu. İkincisi? John McClane arkadaş, John McClane!
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)Bunlar da ilgini çekebilir
4 yorum
-
-
Listeden gördüğüm 80’ler güzel bir furya başlatmış, 90’lar ise onu mükemmelleştirmiş. Listedeki çoğu filmin (başta Terminator, Predator, Rambo olmak üzere) devam filmlerinin ben de daha büyük iz bırakmış olmasını, buna yoruyorum.
Ama bir Robocop vardır ki, bambaşkadır. Efektleri eski kalsa bile hala izlemeye değer bir filmdir.
Hazır nostalji demişken, Hollywood’a sesleniyorum; ticari reboot’a hayır. O dönemin naifliğini, espri anlayışını, değişik (garip bile diyebileceğimiz) düşünce yapısını içine katamıyorsanız (ki katamıyorsunuz) olmuyor, olmayacak. Lütfen, yalvarıyorum, çocukluğumun bütün efsanelerini alıp sıradan, klişe dolu aksiyon filmlerine dönüştürüyorsunuz. Yapmayın. Hayallerimle oynamayın. Paranızı da çıkaramıyorsunuz zaten. Çok çok farklı birşey yapmayacaksanız lütfen reboot yapmayın.
-
Stallone’nin “Cobra” filminin unutulması bu listenin en büyük eksiği 80’lerin en klişe ve en geyik maço polis filmidir. İçinde makasla pizza kesme, robotlu klip, baltalı katiller çetesi ve tabi ki “Kanunun bittiği yerde ben başlarım”, “Sen hastalıksın ben ilacınım” gibi müthiş replikler barındırır.
-
bu listeye gircek kadar meşhur değil ama hayatımda baştan sona kesintisiz izlediğim ilk film olduğu için paylaşmak istedim. bende yeri ayrı: american cyborg (1993) http://www.imdb.com/title/tt0109098/








Chuck Norris’in Missing in Action filmleri, özellikle iki aklımda kalmıştır yıllarca nedense. Bana göre Delta Force serisinden de kat ve kat daha iyidir. Ayrıca Dolph Lundgren’in Red Scorpion’u da iyidir. O yıllarda Sovyet Spetsnaz askerini oynaması ayrı bir olay.