İçeriğe geç
Sinema 5 dk okuma

MCU Dışı Marvel Filmlerinin En Sağlam 10 Oyuncu Seçimi

Yiğitcan Erdoğan
MCU Dışı Marvel Filmlerinin En Sağlam 10 Oyuncu Seçimi

Marvel Cinematic Universe dahilindeki en sağlam 10 oyuncu seçimlerini yazdığımızda, alttaki bölüme, Facebook’a, twitter’a onlarca yorum geldi. Hepsinin ana fikri aşağı yukarı aynıydı: Bunun bir de MCU dışı Marvel filmleri için olanını yapın. Geekyapar karşısında geekyazarın boynu kıldan incedir. Tuttuk, Marvel filmlerinde 90’lara kadar gittik. Didik didik ettik, en sağlam 10 oyuncu seçimini bulduk, aşağıda listeledik.

Şimdiden söyleyelim, derdimiz oyuncu seçimleri, oyuncuların o roldeki performansları filmden filme değişebilir, seviyesi artabilir, azalabilir; biz daha ziyade role yakışmasına, karaktere uygunluğuna, yıllar sonra nasıl hatırladığımıza veya hatırlayacağımıza bakıyoruz. MCU dahilinde dizileri ve kısa filmleri de ele aldık, fakat şimdilik sadece uzun metraj sinema filmlerini inceliyoruz. Tamam mıdır? Hazır mıyız? Buyurun o zaman!

 

10. Peter Fonda – Mephistopheles

Mephisto

Reis Peter Fonda’nın, tüm Ghost Rider’daki tek iyi şey olduğunu söylemenin zerre abes olmadığını düşünüyoruz; buna inanan tek kişinin biz olmadığımızı da biliyoruz. Gönül isterdi ki Marvel’ın en ikonik karakterlerinden biri olan Ghost Rider’ı oynayan aktörü de bu listeye alabilelim, fakat herhalde dünya üzerinde hiç kimse o role Nicolas Cage’den daha uygunsuz birini seçemezdi. Fonda öyle değildi Allah’tan. Gelmiş geçmiş en sevdiğimiz şeytani performanslardan.

 

9. Thomas Jane – The Punisher

Punisher

Punisher konusunda çok gittik geldik. Dolph Lundgren’i kim ne mantıkla seçti bilmiyoruz ama Ray Stevenson ve Thomas Jane bizi hakikaten çok zorladılar. Fakat en nihayetinde, mesele role yakışmak, karaktere uymaksa, Thomas Jane’in bu iki kriteri de muhteşem karşıladığı gerçeğine pek fazla karşı koyamadık. Ray Stevenson Rome’dan beridir bayıldığımız bir aktör, eyvallah, ama Thomas Jane de Frank Castle rolü için doğmuş be!

 

8. Rebecca Romijin – Mystique

Mystique

Jennifer Lawrence’ın performansı, her ne kadar daha oturaklı ve insancıl olsa da pek hafızalarda kalmayacak, zira Lawrence Mystique rolüne Romijin kadar yakışmıyor. Mystique’in 50’lerdeki femme fatale’lar kadar tehlikeli bir seksapelitesi olması gerekiyor. Lawrence’ın bunu yansıtabilmesi imkansız. Dedik ya, insancıl bir performans onunki, oysa ki Mystique’in o denli de insan olmaması gerekiyor. Biraz donukluk, soğukluk her zaman iyidir Mystique için.

 

7. Ioan Gruffudd – Reed Richards

ReedRichards

Eğer Grufudd’ı tartışmaya başlayacaksak, ben okeyim, performansının çok da muhteşem olduğunu düşünmüyorum. Fakat tip olarak role harika yakıştığı konusunda mutabık olabiliriz değil mi? Bana sorarsanız oyunculuğu da çok berbat değildi, en azından yanında Jessica Alba dururken bunu söylemek imkansız. Orta şeker performans, muhteşem uyan bir tip. Neticede pek de kötü hatırlamıyoruz kendisini.

 

6. Patrick Stewart – Professor X

Prof X

Geldik reyizlere. Patrick Stewart isteyerek mi yaptı, yoksa olaylar öyle mi gelişti bilmiyorum ama Star Trek: Next Generation ile başlayan “geek ilahlığı” mevkisini Professor X ile iyice perçinledi. Çizgi filmlerinden daha otoriter, daha kararlı bir Profesöre alışkındık belki ama şimdi Stewart’tan başkasını düşünemiyoruz ve çizgi romanları okurken kafamızın içinde Charles Xavier için hep Stewart’ın o muhteşem İngiliz sesini tahayyül ediyoruz.

5. Alfred Molina – Doctor Octopus

Doc Ock

Molina Doc Ock rolüne tip olarak birebir oturmamış olabilir. O iğrenç saç kesimi ve gözlüklerden yoksundu zira. Fakat Spider-Man 2’de anlatılan hikayeye o kadar uygun bir seçim ki, filmde gördüğünüz zaman, o Octopus’u başka hiç kimsenin oynayamayacağından emin oluyorsunuz. İçindeki insanı kaybettikten sonra tekrar bulan, acı çeken, öfkeli bir Octopus’a; duyguların üstadı Alfred Molina’yı seçmek kimin aklına geldiyse helal olsun.

 

4. Wesley Snipes – Blade

Blade

Snipes’ın önceki ve sonraki kariyeri gösterdi ki, Amerikalı aktör Blade olmak için doğmuş. Oyunculuğu diğer filmlerinde hep sırıtıyor zira, hep bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyorsunuz. Ama Blade rolünde Snipes’ın her jesti, mimiği, hareketi mantıklı geliyor. Filmler azalarak bitmiş olabilir, fakat kendisinin performansı hâlâ hafızalarımızda. Özellikle de ilk filmde Blade’i gerçekten hep hayal ettiğimiz gibi canlı canlı izlediğimiz izlenimine kapılmamak mümkün değildi.

 

3. Ian McKellan / Michael Fassbender – Magneto

magneto

Patrick Stewart bir geek ilahıysa, Ian McKellan’da panteonda onun yanında oturuyor, bunu tartışmanın bir lüzumu yok. İlk X-Men’de iki muhteşem adamın çekişmesi, filmi bu denli kaliteli yapan en önemli unsurlardan biriydi. Sonra Fassbender geldi. Açık ara çağımızın en iyi aktörlerinden biri olan Fassbender’in omzunda taşıması gereken yük çok fazlaydı, ama İrlanda asıllı aktör bana mısın demedi. İkisini de üç numaraya koyuyoruz. İki muhteşem aktör, iki muhteşem Magneto performansı.

 

2. JK Simmons – J. Jonah Jameson

JJJ

Spider-Man çizgi romanlarını okurken J. Jonah Jameson’un sesini nasıl hayal ettiysek, en ufak cızırtıdan en yüksek perde bağırışa kadar aynen karşımızdaydı. JK Simmons’un Amazing Spider-Man serisinde de aynı rolü oynaması gerektiğini düşünüyoruz. Adam resmen tip, ses ve mimik olarak birebir J.J.J. olmuştu ya! Ne Tobey Maguire ne Kristen Dunst ne de James Franco, Spider-Man serisinin en doğru oyuncu seçimi açık ara JK Simmons’tır. Bir numaraya dahi koyardık, fakat Marvel oyuncu seçimleri ve “en iyi” yan yana gelince, şu aşağıdakinden başkasını düşünemiyoruz…

 

1. Hugh Jackman – Wolverine

Wolverine

E ne olacağıdı ya? Bir oyuncu nadiren bir rolle bu kadar özdeşleşebilir. Adam gerçek hayatta Avustralya aksanıyla konuşan, Broadway’de (ve ödül törenlerinde) dans edip şarkı söyleyen, kibar, nazik bir adam. Ama üzerine o beyaz atleti geçirip, pençeleri çıkarınca puro içen, sert konuşan, sert de yaşayan bir anti-kahraman oluyor. Jackman’ı eğer izlemediyseniz Les Miserables’da izleyin. O adamın içerisinden nasıl Wolverine çıktığına şaşıracaksınız. Sonra da ilk X-Men filmini izleyin ve şu dediğimizin doğru olduğunu tekrar hatırlayın: Hugh Jackman Wolverine olarak cast edilmeseydi, Marvel filmleri (ve belki tüm süper kahraman filmleri) bugün sahip oldukları popülariteden çok, çok şey kaybedeceklerdi…

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.