Inside Out’ı izlemiş miydiniz bilmiyorum. İzlediyseniz, kaçırmanızın mümkün olmadığı bir mesajı var filmin. Film, bilmeyenler için, özünde genç bir kızın zihnindeki duyguları konu alıyor. Her bir duygu, bir karakter. Ve bu karakterler üzerinden, yetişme çağının buhranları ve zorlukları masaya yatırılıyor. İki his dominant aslında bu çağda. Mutluluk ve Hüzün. Çocukluk boyunca ipleri elinde tutmuş olan Mutluluk, yavaş yavaş Hüzün’e bırakmaya başladığını fark ediyor yerini. Ve filmin sonunda, film şu kanaate varıyor: Bazen hayatta hüznün de yeri var. Hiçbir şey için değilse, mutluluğu kıymetli kılmak için.

Eğer bu önermeyi doğru olarak alacaksak, yer açın, zira size İngiliz sahillerinden kaliteli hüzün getirdim. Milleti üze üze ev yapma konusunda ihtisasını Radiohead‘den yaklaşık 20 yıl önce yapmış olan The Smiths bu alanda Thom Yorke ve saz arkadaşlarıyla aynı pakete konur genelde. Fakat elbette, müzikal olarak dağlar ve dereler vardır iki grubun arasında. The Smiths daha geleneksel bir rock yapmaktadır, Radiohead ise rock denilen şeyin sınırlarını Kid A ile bırakıp, bir daha da ardına bakmamıştır.

The Smiths’i çoğunlukla Joy Division ve benzeri post-punk gruplarıyla da anılırken görürsünüz. Bunun sebebi Ian Curtis’in muhteşem bariton vokalleriyle, Morrissey’in muhteşem bariton vokallerinin benziyor olmasıdır. The Smiths de pek çok Editors, Interpol, The National benzeri post-punk revival gruplarına ilham vermiştir zaten. Fakat bu akımların aksine, Morrissey ve Johnny Marr’ın şarkıları daha melodiktir, duvarları daha kesif bir melankoli ile kaplıdır, temposu biraz daha ağırbaşlıdır.

The Smiths The Smiths’e benzer aslında. Bir de Morrissey’in ilk etap solo işlerine benzer, ama onlar da The Smiths albümü gibilerdir zaten. Ve The Smits hakikaten derinden üzer insanı. Ama vakti zamanında Dünya’nın sonuna beş dakika kala bir ölümsüzün ötekine söylediği gibi, bazı şeyler hem üzücü, hem de güzeldir aynı anda. Ve Inside Out’ın dediği gibi, hayatta hem mutlu, hem de üzgün şeylere yer olmalıdır daima. Bu ışıkta, buyurun, The Smiths.

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.