Geçtiğimiz günlerde şu sıralar küresel spor giyim sektöründe yükselmekte olan Under Armour‘un CEO’su, “Ticaret menşeli bir başkanımızın olması, bizim için büyük bir menkul” açıklamasında bulundu; belki takip etmişsinizdir. Under Armour’un CEO’su Amerikalı, ve elbette ki Donald Trump’tan bahsediyor. Doğal olarak Trump’la ilgili her şey gibi, bu beyan da dikkat çekti ve üzerine konuşuldu. O kadar ki, Under Armour’ın açık ara en büyük sporcusu Steph Curry, bu açıklamayı eleştiren bir beyan bile verdi.

Amerika şu sıralar Trump’ı ve Trump’ın temsil ettiği değerleri çok ciddi tartışıyor. Tartışılan şeyler, bizde bir ara cılız bir iki münazaraya meze olan konulara benziyor. Eşitlik, tolerans, saygı, ortak değerler, ayrımcılık, cinsiyetçilik, homofobi… Tabii ki Amerika “hür ifade” konseptini benliğinin merkezine oturttuğu ve tüm kusur ve kabahatlerine rağmen kuruluşta koyulan bu şiardan hâlâ vazgeçmediği için, bizim hayal dahi edemediğimiz bir volümde dönüyor bu tartışmalar.

Amerika’nın dört bir yanında dönen protestolar ayrı, buna karşı çıkan insanların tepkileri ayrı, sokakların sesi ayrı; ama açık ara bana en enteresan gelen şey ticaret sektörünün PR seviyesinde buna verdiği tepki. Kapalı kapılar ardında kim, kime ne diyordur elbette bilemeyiz; ve işin içerisinde milyar dolarlar varken herkesin çocuksu bir idealizmle hareket ettiğini varsaymak da aptalca olur. Ama kamuya dönük yüzlerinde, halka dönük işlerinde; bu kocaman kocaman şirketler bir süredir müthiş birleştirici, egalitaryen ve dahiliyetçi tepkiler veriyorlar.

Bütün büyük teknoloji şirketleri tek bir ağızdan –Über hariç– Trump’ın Müslümanlara seyahat yasağını eleştirdiler örneğin. Microsoft ve Google’ın CEO’larının göçmen, Apple’ın kurucusunun göçmen çocuğu olduğu bir dünyada bu abes değildi. Bu şirketlerin çalışanları da çok beynelmilel bir kitleden seçiliyordu neticesinde. Ne olursa olsun, bir sonraki dahi mühendis, bir sonraki müthiş fikir Somali‘den çıkacaksa, bu ihtimal %1 bile olsa; ne Google ne Apple ne de Facebook bunu kaçırma niyetinde değillerdi. Bu yüzden onlar, tepkilerini koydular.

Hollywood da erken tepki koydu elbette. Yıllardır kendi içerisindeki ayrımcılık sorunlarıyla cebelleşse de, Hollywood ağzını açtığı zaman liberal konuşurdu zaten. Bu sefer de farklı olmadı. Kimse 2017 Oscar’larından en az üç Trump karşıtı gaz konuşmadan azını beklemiyor. Grammy’sinden Golden Globes’una, SAG’ine kadar her ödül töreninde bir şeyler söylendi. Neredeyse tüm meşhur simalar, Trump karşıtı protestoların ön saflarındaydı.

Ve görünen o ki, Trump’ın temsil ettiği şeylere karşı bir de başka bir sektör ayaklanıyor şimdi: Spor. Dünyaya yön veren Amerikan spor sektörü, Under Armour haricinde, Trump’a karşı bir pozisyon almış gibi gözüküyor. LeBron James gibi yüksek profilli isimler, şampiyonluk durumunda geleneksel Beyaz Saray ziyaretlerini gerçekleştirmeyeceklerini söylediler. Spor yorumcuları Trump karşıtlıklarını gizlemiyorlar. En sonunda firmalar da giriyor bu topa. Bu da hiç şaşırtıcı değil düşününce. Zira Trump’ın ırkçı yorumları olduğu belgelenmiş bir durum, ve Amerikan spor sektöründe Afrika-Amerikalılar, özellikle basketbol ve Amerikan futbolunda büyük bir yer kaplıyorlar. Trump’ın daha da sert problemlerinin olduğu Hispanikler de futbol ve beyzbolda dikkate alınacak bir seviyede varlar.

Bu bağlamda, Nike’nin Equality reklamı çok önemli. Mesajı da çok duru, çok basit ve çok da doğru reklamın. Spor alanının çizgileri dahilinde, herkes eşit. Bu tarih boyunca böyle olmuştur ve böyle olmaya da devam edecektir. İyi bir gol, doğru bir oyun, başarılı bir skor; tüm ırkı, dini, dili, cinsiyeti affettirmiştir hep herkese. Haim Revivo doksana frikiği taktığında, en anti-semitik olanımız bile havalara uçmadı mı? Amerika’da siyahiler belirli tuvaletleri kullanamazlarken, basketbol kortunda ilahlaştırılmıyorlar mıydı?

O sebeple pek enteresan, pek de kilit bir reklam Nike’ınki. Şuraya bırakıyoruz. Bizce bir göz atmaktan hiç zarar gelmez. Buyurun.

https://www.youtube.com/watch?v=43QTjFCPLtI

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.