Oyun Geeklerine “SWITCH Hakkında Sorunuz Var Mı?” Dedik, İşte Merak Ettikleri 8 Şey!
Geekyapar’ın oyunsever neferleriyle konuşur, paslaşırken; muhabbeti Switch‘ten açalım dedik. Malum, konsol Mart’ta girdi hayatımıza. Bir süredir elimizde, bir sürü de oyun çıktı içine. Biz de akla gelebilecek her yerde kullandık. O yüzden dedik ki, “E var mı soru? Alalım, yanıtlayalım!”. Oyun geekleri şunları sordular, ben de bunları cevapladım.
Öncelikle, şarj?
Görkem “Şarj sıkıntısı oluyor mu? Yoksa gece boyunca doldurunca bütün gün 2-3 saat oynayabiliyor musun?” diye sordu. Gerçek şu ki, bu oyundan oyuna değişiyor. Örneğin FIFA docked modda daha yüksek bir grafik kapasitesi kullanıyor, ancak handheld modda bunu düşürüyor. Bu sebepten dolayı da 5-6 saate kadar şarj ömrüyle FIFA oynamak mümkün. Öte yandan Zelda, 2-3 saat sonra can veriyordu. Günlük kullanım için her türlü yeterli, uzun seyahatler için ise cebe cepkene bir USB-C adaptör atmak şart.
Peki ya ağırlığı?
Alperen “Ben genelde PSP gibi oynamayı düşünüyorum, elde hep ağırlığı kolu yoracak cinsten mi?” diye merak etti gayet makul bir şekilde. Konsolun ağırlığı gerçekten çok uygun, ancak ergonomik olarak bir Vita değil. Ben biraz goril elli bir insan olarak, kucağımdan destek almadığım zamanlarda Joy-Con’ların alt köşelerinin avuç içime baskı yapıp rahatsızlık verdiğini fark ettim. Bu sorun için tasarlanmış üçüncü parti tutacakları var, bir göz atmak lazım!
Depolama alanı duyduk?
Uğur “Abi depolama sıkıntısı var diyorlar, sana yetiyor mu alan?” diye sordu. Switch’in içeride 32 GB’lık bir alanı var. Bu alan ilk etapta yeterli. Keyifli kısmı ise, Micro SD kart yardımıyla depolamayı genişletebiliyorsunuz. Konsol teoride 1TB’a kadar Micro SD kart destekliyor, her ne kadar şu an dünyada 1TB Micro SD kart diye bir şey olmasa da. Olunca, Switch destekliyor olacak. Pek çok üçüncü parti oyun kartuşa sığmıyor ve ek indirme talep ettiğinden, her Switch sahibinin bir Micro SD karta yatırım yapması şart. Yalnız şükür ki Vita’daki gibi “totoştan uydurulan özel kart formatı” şekli bir şark kurnazlığı yok.
Sonu Wii olur mu?
Umutcan “Almayı düşünüyorum ama, sonu Wii gibi olacak diye korkuyorum” dedi. Kast ettiği, Wii’nin sonlara doğru sadece parti oyunlarına ev sahipliği yapan bir konsola dönmesiydi. Bunun sebebi Wii’nin mimari olarak muadillerinden farklı olmasının da ötesinde, oyunlarının hareket kontrolüne uyarlanmasını gerektirmesiydi. Konsolun oyuncu tabanı ise normal insanlardan oluşuyordu. Bu sebeple bir noktadan sonra büyük firmalar “E o kadar uğraşıp Assassin’s Creed’e hareket kontrolü getireceğim, 3 bin satacak; ucuza Just Dance yapayım 30 bin satsın” diye düşündüler.
Switch ise yaygın bir grafik çipi kullanıyor, bu yüzden portlamada bir sıkıntı yok. Daha da önemlisi, oyunların Switch’e uygun hâle gelmesi için ekstra bir çabaya gerek yok. Switch’in esprisi zaten modülerliği ve melez yapısı. Bu da bünyesine var olan her oyunda otomatikman keyfini sürebileceğiniz bir durum. Bunun -ve Switch’in satış grafiğinin- doğal bir sonucu olarak da büyük oyunlar gelmeye başladılar zaten sisteme. FIFA ve NBA 2K -gedik de olsa- koptu geldi. Rockstar LA Noire ile suları yokluyor, GTA V için göz kırpıyor. Doom geldi, Wolfenstein yolda, Bethesda zaten sisteme abayı yakmış durumda. Sonunun Wii olmaması için her şey yerli yerinde gibi yani adeta.
Nasıl münhasır oyunlar var peki konsolda?
Kemal “Abi benim en büyük sıkıntım bu konsolda tam olarak ne oynuyoruz? Tamam Zelda’nın son oyunu baya kasıp kavurdu ortalığı, ama o ayarda kaç oyun var?” diye sordu. Bu sorunun cevabı biraz sübjektif elbette; ancak bir takım sert gerçekler var. Nintendo çok uzun zamandır, çok iyi oyun yapıyor. Adamların en iyi anladığı şey bu. Dünyanın en yüksek inceleme skorlarına sahip oyunların çoğu Nintendo’nun birinci parti oyunları. Yaptıkları tasarımlar kelimenin tam anlamıyla okullarda ders olarak okutuluyor. Bu dakikaya kadar da Zelda ve Mario haricinde Splatoon 2, Mario vs. Rabbids, Mario Kart 8 Deluxe gibi pırlanta özel oyunlar çıktı.
Ama belirli şeylerin de altını çizmek lazım burada. Terli erkek sırtı görmek istiyor ve bel boyu siperlere dayanıp gavura sıkar gibi düşman taramak istiyorsanız; ki bu gayet makuldür ve yargıladığım düşünülmemelidir, Nintendo’da asla bu tip bir oyun olmayacak. The Last of Us gibi bir hikaye başyapıtı da asla bulamayacaksınız. Ha ne olacak? Muhteşem bölüm tasarımları, inovatif mekanikler, harika lokal multiplayer ve çocuksu, saf bir eğlence duygusu. Bu konularda Nintendo hep büyük usta oldu, hep de büyük usta kalacak.
E gelecekte ne gibi münhasırlar olacak?
Deniz “Mario ve Zelda çok hoş. Peki gelecekte ne gibi exclusive’ler çıkacak?” diyor. Nintendo’nun bütün büyük hanedanları bir iki tur dönecekler konsolu. Şimdilik geleceğini bildiğimiz oyunlar arasında Metroid Prime 4, Ana Seri Pokémon, Ana Seri Fire Emblem, Xenoblade Chronicles 2 gibi birinci parti devler var. Smash Bros, Animal Crossing ve Bunlar zaten beklendik. Beklenmedik olan, Nintendo bir yandan üçüncü parti ve indie ilişkilerini de geliştiriyor. Bu yıl sisteme özel Golf Story şekli bir küçük indie çıktı ve Switch camiasında epey övgü topladı. Bethesda konsolu övmeden gün geçirmiyor, bütün büyük oyunlarını portladı/portluyor. Japon firmalar soğuk baktıkları sistemle ilgili fikirlerini değiştiriyorlar. O sebeple ileride bu ilişkilerden şaşırtıcı münhasır oyunlar da çıkabilir, kim bilir?
O zaman kılkuyruk yönleri de alalım…
Barış da diyor ki, “Bi de beğenmediğin yönlerini de söyleyebilir misin, hepsini bilerek girişeyim işe”. Benim şahsi olarak ciddi problemlerim yok. Ancak, gelen herkes şunları bilmeli: Sistemin çevrimiçi altyapısı şahane değil. Hiçbir zaman da PS4/XBO seviyesinde olmayacak, zira Nintendo çok anlamıyor bu işlerden. Multimedyanın m’si de yok konsolda, çünkü muadillerinin aksine bu bir Entertainment Unit değil. Ne Netflix, ne YouTube, ne Spotify beklemeyin. Bir de konsolun üçüncü parti ürünlere yatırım ihtiyacı muadillerinden biraz daha fazla, çünkü bir ekran koruyucu, bir seyahat kutusu ve bir Pro Controller şart. Onun dışında… Terli erkek sırtı değil, Mario’nun yuvarlanan totosu daha çok çıkacak karşınıza; ama o da sübjektif bir karar olduğundan, sizde.
Tamam, nereden alacağız?
Umutcan son soruyu soruyor: “Türkiye’de nereden alacağız? Oluru nedir?“. Bu konuda iki opsiyon var. Amazon Türkiye’ye Switch yolluyor. Oradaki fiyat kurlara göre değişken, ama en azından çiçek bir indirim yakalamak mümkün. Öte yandan, Switch Türkiye spot pazarına selefi Wii U’dan daha sert girdi. Gittigidiyor’dan kontrol ettik, en ucuzu 1700₺‘ye olmak üzere ortalama 1800-2100₺ arası fiyatlara Switch bulunabiliyor. Elbette süper münasip değil, ama 54 tane satılıyor şu an GG’de. Kıtlık yok yani…
E ne diyorsunuz?
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)







Yorum Yap