Robert Downey Jr’ın Bugün Efsane Olarak Anılmasına Sebep Olan 12 Film
Görmüşsünüzdür, geçenlerde Natalie Portman ile ilgili de böyle bir liste yapmıştık. Dürüst olmak gerekirse bu tip listeler hoşumuza gidiyor. Çünkü hepimiz, her ne kadar ortamlarda “sinema auteur işidir, yönetmen, senarist, YARATICI” diye geçsek de, bazen sadece sevdiğimiz insanları büyük ekranda görmek için de film seçimi yapıyoruz. Olayın işleyişi hakikaten böyle gelişiyor bazen, bir oyuncuyu çok benimsiyor, yaptığı işleri de eşit derecede sahipleniyoruz.
O yüzden de sizin de, bizim de çok sevdiğimiz bir oyuncuya böyle özel bir liste yapalım istedik. Robert Downey Jr! Kendisinin kariyerinden de, yaptığı işlerden de sık sık bahsediyoruz; o yüzden lafı fazla uzatmadan, direkt önerilerimize geçelim istedik. Buyurun efendim, an itibariyle geek dünyalarda kral muamelesi gören, gönlümüze sempatikliğiyle taht kurmuş Robert Downey Jr’ı oralara getirmiş 12 film. Tepe tepe izleyiniz!
Chaplin
1992 tarihli Chaplin, Robert Downey’nin ilk çıkış rolü değildi. Fakat şüphesiz bir şekilde kariyerinin en önemli rolleri arasındadır. Zira Amerikalı aktör, ilk defa Oscar’a bu rolüyle aday gösterildi. İngiliz efsane Charlie Chaplin’in hayatını anlatan Richard Attenborough filmi dokunaklı, sürükleyici ve büyüleyiciydi, bunda da Downey, Jr’ın büyük bir payı vardı.
Natural Born Killers
Aslında bu film daha çok bir “Woody Harrelson filmi” olarak hatırlanır, zira Cheers’da oynadığı sempatik salak rolünden bu filmle sıyrılmıştır Harrelson. Gelin görün ki Robert Downey Jr’ın da filmdeki rolü, 1994 Amerika yapımı bu filmi bu derece unutulmaz kılan parçalardan da biridir.
Richard III
Kadrosu tam manasıyla maşallahlık olan filmlerden biridir Richard III. William Shakespeare’in aynı adlı dillere destan oyununu 1930’lara taşıyarak uyarlayan 1995 yapımı filmin neresine baksanız elinizde yıldız kalır. Ian McKellen, Annette Bening, Jim Broadbent, Kristin Scott Thomas, Maggie Smith, Dominic West… ve tabii ki Robert Downey, Jr.
Good Night, and Good Luck
Robert Downey Jr, 2000’lerin başlarında yediği nanelerle stüdyolar tarafından “güvenilmez” damgası yediğinde iş bulmakta zorlanıyordu. Hep söyler durur, o dönemde ona şov dünyasındaki arkadaşları çok yardımcı olmuştu. George Clooney de o arkadaşlarından biri işte. Good Night and Good Luck’ta kendisine verdiği yan rol, pek çokları için Downey’nin geri dönüşünü başlatan filmlerden biriydi.
Kiss Kiss Bang Bang
Ama ne olursa olsun, Downey Jr’ın kariyerinin ikinci safhasını resmen Kiss Kiss Bang Bang başlattı. Sonraları Iron Man 3’te de beraber çalışacağı Shane Black’in yönettiği bu komedi / neo-noir filmi kelimenin tam anlamıyla ne olduğunu anlamadan sonuna geldiğiniz eğlenceli filmlerden biridir. Eğer hiç izlemediyseniz, Downey Jr’ın küllerinden yeniden doğuşuna tanık olmak için bile göz atabilirsiniz.
A Guide to Recognizing Your Saints
Dito Montiel’in yönettiği ve 2001 senesinde basılan aynı adlı anı kitabından uyarlanan A Guide to Recognizing Your Saints Downey Jr’ın kabarık filmografisi arasında unutuldu yer yer, kabul. Ama 1980’lerin New York’unda geçen bu film gerçekten de saygı duyulası bir içtenliğe sahipti. Kuşkusuz bunda yönetmenin kendi otobiyografisini çekiyor olmasının da payı vardı ama bizce Downey Jr’ın yeteneği de yadsınamaz bir faktördü bu işte.
A Scanner Darkly
Bilimkurgu romanlarına aşinaysanız, muhtemelen Philip K. Dick’i biliyorsunuzdur. Blade Runner’dan Next’e pek çok eseri filmleştirilen Dick’in belki de en filmi çekilmesi zor işi A Scanner Darkly’ydi. Robert Downey Jr’ı yine Woody Harrelson ile birleştiren filmin o dönemlerde çok altı çizilen iki ana noktası vardı; birincisi rotoskobik olarak yapılmış animasyon, ikincisi de kendisi de bir müptezel olan Downey Jr’ın bağımlılık üzerine bir filmde oynuyor olduğu gerçeğinin ironikliği…
Zodiac
David Fincher’ın en hakkı yenen filmidir Zodiac. Biraz yavaş işlediğinden ve aynı Zodiac davası gibi ciddi bir sonu olmadığından dolayı kimilerince yetersiz bulunmuştu, ama bu düpedüz haksızlıktı. Filmin her yerine sinmiş o gerginlik, dönemin şartlarını harikulade yansıtan bir sinematografi ve genel bir kalite kokusu Zodiac’i unutulmaz yapıyordu. Downey Jr’ı da yan bir performans da görmek gayet keyifliydi haliyle…
Iron Man
Tabii ki Iron Man. Robert Downey Jr, tabiri caizse yeniden doğumunu bu filmle tamamladı. Eğer Kiss Kiss Bang Bang onun tekrar zirveye çıkmak için attığı ilk adımsa, Iron Man de Everest’in tepesine uzattığı ilk eliydi. Bir anda eski “güvenilmez” aktör stüdyoların aradığı adam oldu. Hepimizin de kalbini fethetti resmen tek bir hamleyle. Helal olsun.
Tropic Thunder
Tropic Thunder muhtemelen bu listede olmasa, yarınız kazan kaldırır, yarınızın da ruhu duymazdı. Öyle garip bir film Tropic Thunder. Seven çok seviyor, sevmeyen nefret ediyor değil, ilginç bir şekilde seveni fanatik ama diğer kimselerin haberi yok! Haberi olmayanlar çok şey kaçırıyorlar emin olun. Öyle alelade bir “osuruk komedisi” değil zira bu film. Baya seyrettiğiniz en komik filmlerden biri olmaya aday, kaliteli bir iş…
Sherlock Holmes
http://www.youtube.com/watch?v=Egcx63-FfTE
Guy Ritchie’nin vizyonu doğrultusunda daha agresifleşen ve kavgaya dövüşe daha yatkın hâle gelen Sherlock Holmes’ü oynamak için en doğru tercihti Downey Jr. Muhtemelen yeniden ikinci baharını yaşayan Sherlock Holmes karakterinin de bir trend olmasını da o sağladı. Özellikle bu filmde Jude Law ile olan kimyası gerçekten muazzamdı… Üçüncüsü de yolda, hayırlı olsun hepimize!
The Avengers
E yani… Listeyi kronolojik olarak sıraladık, Chef’i de buraya almayı düşündük ama sonra bir RDJ listesini kapatacak tek bir film varsa, onun The Avengers olduğuna kanaat getirdik. Ne de olsa gelmiş geçmiş en fazla hasılat yapan üçüncü filmden söz ediyoruz. Ve bu filmin gerek promosyonlarında, gerekse öyküsel olarak merkezinde tek bir adam var. Robert Downey Jr…
Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.
Tüm yazıları (1579)
The Judge’ı yazmayan wifi klavyenin pili bitsin.