İçeriğe geç
Müzik 9 dk okuma

ROCK ALMANAĞI #4 | 17 Ülke, 49 Grup, 51 Yıl, 50 MİLAT Rock Şarkısı [’87-’96]

Yiğitcan Erdoğan
ROCK ALMANAĞI #4 | 17 Ülke, 49 Grup, 51 Yıl, 50 MİLAT Rock Şarkısı ['87-'96]
SODA STEREO Fotos: Nora Lezano / Sebastián Arpesella

Son güncelleme: 16 Kasım 2017

Dünyanın bütün müziklerinin kendine has bir büyüsü olduğu tartışma götürmez bir gerçeklik. Herkese göre bir tını dizisi var şu hayatta, herkesin kendine dokunan bir sesler bütünü var. Ama öte yandan rock biraz diğerlerinden özel, bu da çok ortada. Rock müzik biraz garip insanların müziği, aykırı olanların, sırıtanların, tam yerine oturmayanların. Bu yüzden de hep değişimin sesi; devrimin tozu, isyanın nefesi olageldi. Sadece doğup büyüdüğü yer olan Birleşik Devletler’de değil, tüm dünyada.

Bu içerik dizisi de işte bunu belgelemek için yola çıktı. On yedi ülke, kırk dokuz grup, elli bir yıllık bir yelpaze dahilinde farklı sebeplerden 50 milat rock şarkısı alındı. Bu şarkılar bir çalma listesi olarak Geekyapar Spotify‘da olacak. Şarkıların beraberinde getirdikleri -ya da ayak uydurdukları- estetik, politik, sosyolojik ve bir iki durumda teknolojik değişimleri görsellerle destekleyen videolar Geekyapar YouTube kanalında bulunacak. Şarkıların hikayelerini bu sayfalarda beraber –bir çıt– akademik konuşacağız. Daha samimi muhabbeti ise podcast olarak Geekyapar Meram kanalında dinleyebileceksiniz.

Tabii ki, önce video. Sonra maddeler.

https://youtu.be/HOyU4AbJrwI

1. Guns N’ Roses – Welcome to the Jungle

01 Welcome to the Jungle

Guns N’ Roses’ın imza albümü Appetite for Destruction için “geleneksel biçimde kaydedilmiş son rock albümü” derler. Burada atfedilen geleneksellik kayıt biçimine dairdir aslında, albümün prodüktörü Mike Clink parçaları gerçek bir jiletle mikslemiştir örneğin. Ama geri dönüp bakınca bu tabirin başka alanlara da uygun durduğu bir gerçek. Guns N’ Roses’ın dünya çapında 30 milyon kopya satan bombastik albümü bizim Almanak’ımızın da önceki maddelerinin bir birleşimi gibi çünkü bir yerde. Billboard dergisinin zamanında dediği gibi; metal’in sertliği, punk’ın isyanı, glam’in estetiği ve blues’un gitar riffleri aynı potada eriyor GNR sayesinde. Ve sonrasında gelenler, bunların neredeyse hiçbirine benzemiyor.

Farklı bir çağdayız artık.

 

2. Sonic Youth – Teen Age Riot

02 TEen Age Riot

Teen Age Riot’ın gitarlarında, dikkatli dinleyicilerin fark edebileceği bir gariplik vardır. Thurston Moore ve Lee Ranaldo‘nun gitarları, sıradışı bir şekilde akor edilmiştir şarkı çalınmadan önce. Gitarları alıp merdivenlerden atmadılar elbette buna ulaşmak için. Kim Gordon da şarkının başında aklına gelen kelimeleri arka arkaya dizerken bu kararı öylesine vermedi. Sonic Youth rock müzikte var olan her şeye tersten bakmak istiyordu. Progressive Rock tuğlaları alıp bir şato inşa ediyorsa, Art Rock da tuğlalarla heykel yapmak üzerineyse; Sonic Youth’un müziği de tuğlalarla yeri kazıp kazamayacağını merak ediyordu. Kazabildiler de. Kazdıkları yerden de bambaşka bir akım çıktı. Grunge. Ama ona geleceğiz, önce başka bir durak noktamız var.

 

3. The Cure – Lovesong

03 Lovesong

The Cure’ın sekizinci stüdyo albümünden çıkma, grubun kariyerindeki belki de en başarılı şarkı olma onuruna sahip, onlarca farklı grup ve müzisyen tarafından yorumlanmış Lovesong’un ismini nasıl yazmamız gerektiğinden emin değiliz, biliyor muydunuz? Ne The Cure, ne de onları takip eden müzik alimleri şarkıyı anlatırken iki kelime arasına boşluk bırakmak mı gerekiyor yoksa birleştirmek mi; mutabık değiller. Üzerinde mutabık olunan ise tek bir şey var. Çıktığı gibi Amerikan ve Birleşik Krallık listelerini alt üst eden parça müzik tarihinin en unutulmaz aşk şarkılarından biri. Bu saflık ve püripaklığı rock’ın taşıyor olabilmesi de ayrı keyifli elbette.

 

4. Soda Stereo – De Música Ligera

04 De Musica Ligera

Arjantin’li rock devleti Soda Stereo‘nun sözleri toplamda yedi dizeden oluşan, stüdyoda tek seferde kaydedilen ve hepi topu üç dakika otuz saniye tutan şarkısı De Música Ligera bir marş. Kimilerinin rock en español dediği janrın marşı, kimilerine göre ise komple Güney Amerika’nın. Grubun vokalisti Gustavo Cerati, “Şarkının bu denli patlayacağını biliyorduk” der, “sanki bizden önce on bin grup söylemiş gibiydi“. Bazı şarkılarda anlarsınız zaten bunu. Yapan sizseniz hele, içinizde bir yerde bilirsiniz. Evren içinizden geçmektedir o anda, her şey yerli yerindedir. Demokrasiye dönüş yapmış Arjantin’desinizdir. Ülkeyi bir ümit kaplamıştır, bir iyimserlik vardır havada. Ve siz müzik aşkı hakkında, yedi dizeli, tek seferde kaydedilen, üç dakika otuz saniyelik bir şarkı yaparsınız. O şarkı tüm dilleri dolaşır, her yere pelesenk olur ve Güney Amerika’nın kuvvetli rock tarihine bir efsane daha yazılır güzelce…

 

5. Nirvana – Smells Like Teen Spirit

05 Smells Like Teen Spirit

Burada hangi derginin bu şarkıyı ne listede kaçıncı sıraya koyduğunu söylemenin hiçbir önemi yok. Çünkü 50 şarkılık bir rock almanağı yapıyoruz dediğimizde hepinizin yerini garanti gördüğü tek şarkının bu olduğunu biliyoruz. Smells Like Teen Spirit; sadece çok, çok ufak bir grup sanat eserinin bürünebildiği bir kimliğe sahip çünkü. Bu şarkı bir neslin sesi. Sonic Youth’un yapısöktüğü yere X Nesli’nin kaybolmuşluğunu koyan ve tüm taşların doğru yerlere düşmesiyle ortaya çıkan bir damga. Kendi içinde bir almanak aslında. Dünyanın geri dönülemez ufuklara yol açtığı günlerin ve o günlerde kendilerini boşlukta hissedenlerin bayrağı, ardı ve arkası. Grohl‘un keskin davulları, Novoselic‘in kıymeti bilinmeyen basları ve Cobain‘in sadece gerçeklikle sağlanabilecek mükemmellikteki sesi; ve onların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan efsane. Başka ne denebilir ki?

6. Radiohead – Creep

06 Creep

Siz Thom Yorke ve eşrafının bu şarkıyla yürüttükleri kompleks ilişkiye bakmayın. Evet, grubun gitaristi Jonny Greenwood şarkıyı sabote etmek için nakarattan önce gitarını bilerek ve isteyerek çığırtmış olabilir. Evet, Yorke kendisinden bu şarkıyı isteyen hayranlara küfretmiş olabilir. Ve evet, grup bu şarkıyı onyıllarca sahnede çalmayı sert bir biçimde reddetmiş de olabilir, bunların hepsi doğru. Ama neticede çıplak bir gerçek var ortada. Creep, kimliği üzerinde hiçbir zaman anlaşmaya varılamamış grunge akımına Britanya’nın verdiği cevabın en iyi örneği. Rock müzik bir gözü yarı kapalı dışlanmış çocukların da top oynadığı bir saha artık. Ucubeler ve garipler de burada.

 

7. The Smashing Pumpkins – Disarm

07 Disarm

Amerikan rock grubu Smashing Pumpkins‘in diskografisi ve eserlerine bir göz gezdirirseniz ekibin, özellikle de vokalist Billy Corgan’ın kendisini ölesiye ciddi aldığını görürsünüz. Albüm kapaklarından, şarkının sözlerine kadar bu böyledir. Bir anlamda punk ethos’u nerede duruyorsa, Smashing Pumpkins’in barok rock müziği de onun tam zıddında durur. Bu kendini ciddiye alma hâli elbette ortaya içten patlamalı insanlar çıkartır -albümün kayıtları esnasında grup kendi içerisinde yaşabileceği her türlü dramatik kavgayı yaşamıştır. Ama öte yandan, kendini bu kadar ciddiye almadan da Disarm’ı yapamazsınız işte. Rock müziğin bütün araç ve gerçeklerinin palet niyetine kullanıldığı, büyüleyici renklerle doldurulmuş bir tuval. Sanat. Dibine kadar.

 

8. Nine Inch Nails – Closer

08 Closer

Nine Inch Nails’in 90’lardaki kuruluşundan çok yakın bir zamana kadar tek bir üyesi vardı: Şimdinin Oscar’lı film bestekarı Trent Reznor. Reznor’ın da çok tekil bir vizyonu vardı aslında. 70’lerde avant-garde müzisyenlerin ürettiği ve sanayi gereçlerinin çıkardığı sesleri andırmasıyla adlandırılan elektronik müzik türü, rock altyapısıyla birleştirilecek ve Reznor bu kombinasyondan doğan öfkeli müziğe kendi acılarını ve güvensizliklerini bağıracaktı. Şimdi dönüp bakınca absürt gelebilir, ancak büyük resmin içerisinde çok manidar bir isimdi Reznor’ın müziğine verilen. Seri üretim çağın, her şeyi hak ettiğine inanmış çocukları hiddetle erişemedikleri mükafatlara küfrediyorlardı. Bunu aklınızda tutun, çünkü bir noktada buna tekrar geri döneceğiz.

 

9.  The Cranberries – Zombie

09 Zombie

20 Mart 1993 günü, öğleden sonra saat 12:25 civarında, Warrington’da birbirine doksan metre uzaklıkta iki bomba patlar. Bombaların arasında bir dakika vardır. Biri bir restoranın, biri ise bir mağazanın önündedir. Bombalar maksimum etki yaratması adına demir çöp kovalarının içine konulmuştur. Şarapneller havada uçuşur. On yedi ambulans intikal eder olay yerine. İki can kaybını önleyemezler. Üç yaşındaki Johnathan Ball. On iki yaşındaki Tim Parry. Bir yıl sonra -o döneme kadar çok da tanınmamış olan- İrlandalı rock grubu The Cranberries bir şarkıyla ölümsüzleştirir bu anı. Şarkının enstrümanları böylesi bir olaya dair duyulan o vahşi öfkeyi kusmakta, vokalleri ise neredeyse bir yardım çağrısında bulunmaktadır. Bir dönemin, bir vaktin sesi olur bu şarkı böylece. Ve tüm dünya o acıyı dinler. Olması gerektiği gibi.

 

10. جنون‎ – جذبہ جنوں

10 Junoon

Junoon, Urdu dilinde tutku demektir. Pakistan’ın Punjab yöresinden gelen Junoon grubunun da kalbinde bu hissiyat vardır zaten. Sadece ülkelerinin değil, komple Güney Asya’nın en büyük müzikal girişimlerinden biridir Junoon. Sufi rock türü, onların önderliğinde büyüyüp gelişmiştir. Yedi stüdyo albümü yapan, dünya çapında otuz milyon kopya satan, Q dergisinin “dünyanın en büyük gruplarından biri” dediği Junoon’un burada misafir ettiğimiz ve 1996 Kriket Dünya Kupası’yla özdeşleşen şarkısı Jazba-e-Junoon‘u google’da bir aratın hatta. Şarkının “Pakistan’ın 2. milli marşı” olarak tanımlandığını bile göreceksiniz. O kadar büyüktür yani bu tutku. Hem içeride, hem dışarıda…

Ha her zamanki gibi, çalma listesi şurada:

Tıklarsan bu içerik Spotify'dan yüklenir ve Spotify kendi çerezlerini kullanabilir.

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.