İçeriğe geç
Sinema 4 dk okuma

Son 15 Senenin DISNEY veya PIXAR Yapımı Olmayan En Afili 8 Animasyon Filmi

Yiğitcan Erdoğan
Son 15 Senenin DISNEY veya PIXAR Yapımı Olmayan En Afili 8 Animasyon Filmi

Son güncelleme: 29 Ocak 2016

Animasyon dendi mi akla gelen markanın Disney, hemen peşinden zikredilecek ismin de Pixar olduğu aşikar bir durum. İki firma güçlerini birleştirdiğinden, daha doğrusu Disney Pixar’ı aldığından beri animasyon arenasında dev bir tek taraflı üstünlük var. Oscar listelerinde, senenin en iyi animasyonları seçkilerinde, Annie ödülleri adayları arasında Pixar ya da Disney filmi olmayan bir iş görmek zor. Eğer bu iki köklü markanın imzası tarzdan farklı bir şey izlemek isterseniz fakat, bizim size 8 önerimiz var. Sizin de eklemek istedikleriniz varsa, yorumlara bekleriz!

 

Fantastic Mr. Fox

Fantastic Mr Fox

Nevi şahsına münhasır acayip filmlerin efsane yönetmeni Wes Anderson bir animasyon film çekmek isterse ne olur? Roald Dahl‘ın efsane romanından bir hikaye alınır, başrole George Clooney ve Meryl Streep konulur, yan kadroya da demirbaş Wes Anderson oyuncuları döşenir, çiçek gibi bir başyapıt çıkar karşımıza.

 

Happy Feet

Happy Feet

George Miller’ı Mad Max: Fury Road ile tanıyıp, geri dönüp filmografisine bir göz gezdirdiyseniz, arada iki adet Happy Feet filmi görüp şaşırabilirsiniz. Şaşırmayın. Happy Feet serisi, inanılmaz zeki hikayesi, zerafetle ana konuya gömülmüş alt metni ve gerçekten harika müzikal tercihleriyle, Miller’ın dehasını tekrar tekrar gösterdiği bir şey. Çocuklar izlerken acayip mutlu olur, analar babalar izlediğine utanmaz. Müthiş kombinasyon.

 

How to Train Your Dragon

How to Train Your Dragon

Pek çok Pixar / Disney filmini andıran senaryosuyla, How to Train Your Dragon’un olağanüstü bir film olduğunu söylemek zor. Ama etkileyici görselliği, İskoçya’nın bağrından kopup gelmiş kadrosu ve keyifli seyirliğiyle, bu listede olmayı da hak ediyor bu Viking temalı film serisi.

 

Ice Age

Ice Age

E hâliyle bu listeye alacaktık kendisini. Sonraki filmleri, pek çok başarılı olmuş animasyon filmi gibi aynı karakterlere sadece sonlara “A, B ve C bu sefer çocuk sahibi“, “A, B ve C bu sefer evleniyor” gibi tümceler ekleyerek oluşturulduğu için, bu listeye yaraşır seviyede değiller. Ama ilk film, ana karakterleri arasında yarattığı kimyayla kesinlikle izlenmeyi hak ediyor. Bu arada bulursanız, muhteşem Türkçe dublajı özellikle önerimizdir. Ali Poyrazoğlu, Haluk Bilginer ve Yekta Kopan’ı aynı yerde duymak her zaman nasip olmaz.

Persepolis

Persepolis

Listemizdeki çoğu film kaliteli olduğu için aynı zamanda yetişkinler tarafından da izlenebiliyorlar; ama ana odakları elbette genç izleyiciler. Persepolis öyle değil. Marouane Satrapi’nin İran’lı olmak, Doğu’lu olmak, diyaspora mensubu olmak üzerine söylediği anlamlı lafları bir canlı film yerine, animasyona taşımak kimin fikriydi bilemiyorum; ama her kimse, gerçekten de bir madalyayı hak ediyor. Zira Persepolis, yaratıcısının niyet ettiği görsel lisanla anlatıldığı için kıymetini ikiye, üçe, beşe katlıyor.

 

Rango

Rango

Çıktığı senenin en garip ve kendine has filmlerinden biri olan Rango, aynı kariyerde The Mexican, The Ring ve Pirates of the Caribbean filmlerini eritmeyi başarabilmiş Gore Verbinski’nin filmi. Başrolünde Johnny Depp’in oynadığı, ve dürüst olmak gerekirse Depp’in son üç dört yıllık kariyerinin en parlak anı olan Rango, aynı adlı bir bukalemunun, çölde sahiplerinden ayrı düştüğünde başına gelenleri konu alıyor. Hikayenin başlangıcı kağıt üzerinde çok sıradan değil mi? İşte devamı hiç de öyle değil!

 

Shrek

Shrek

Buraya sadece ve sadece ilk filmi alıyoruz, zira Dreamworks maşallah hiçbir şekilde devam filmi yapmayı beceremiyor. Shrek’in ikinci, üçüncü, dördüncü ve hatta varsa eğer beşinci (var olup olmadığına internetten bakmak dahi istemiyorum, varsa da bana söylemeyin ,uyanmayayım rüyamdan) filmlerinde olmayan şey, Shrek’in ilk macerasında bolca var: Orijinallik, zeka ve boğazına kadar dolup taşmış bir sihir. Bunu da bu arada orijinal seslendirmesiyle değil, dublajıyla izlemenizi öneririz. Mehmet Ali Erbil – Okan Bayülgen ikilisi muazzam zira.

 

Wallace & Gromit: The Curse of the Were-Rabbit

Wallace & Gromit

Listenin bu noktasına kadar silme Amerikan geldik, o hâlde şurada bir soluklanıp, biraz beş çayımızı içelim. Britanya’nın en meşhur animasyon ihracı Wallace & Gromit’in daha önce filme taşınmamış olması, tam bir cinayet. Bunu Were-Rabbit’i izlerken, iyice anlıyorsunuz. Diziden aşina olduğunuz o buram buram İngiliz yağmuru kokan mizah filmde katlanarak çıkıyor karşınıza. Bu listeye koyduğumuz her şeyden bir adım farklı ve değişik bir yerde Curse of the Were-Rabbit. Bu akşam bunlardan bir tanesini izleyecekseniz, bu olsun diyeceğim, diyemiyorum, diğerlerine ayıp olacak diye. Ama aramızda kalsın, siz aynen öyle yapın!

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.