Şu Bunaltıcı Yaz Günlerinde Size Minnak Kaçışlar Sunabilecek 7 Yaz Tatili Filmi
Artık yazın iyice inkar edilemeyen raddesine gelmiş bulunmaktayız. Sıcak maşallahlık bir hışımla üzerimize çöktü; tatil fotoğrafları sağdan soldan karşımıza çıkıp, terli suratlarımıza tokat gibi iniyorlar. İnsan imrenmeden edemiyor. Bu yüzden yazları çalışmak tam bir psikolojik muharebe, hele ki ilerleyen haftalarda bir tatil planınız yoksa.
İşte biz tam da bu açığı kapatmaya geldik. Bu akşam görece serin bir eviniz varsa, orada çerezi çikolatayı kucaklayıp, televizyon ya da bilgisayarın karşısına geçip hunharca izleyerek size kısa süreli bir kaçış yaşatacak tatil filmlerini şöyle listeledik efendim. İzleyin, kendinizi yerine koyun, iki saat bir ferahlayın, rahatlayın. Buyurun!
Forgetting Sarah Marshall
Tamam, kabul, buradaki tatil biraz kötü gidiyor ilk başta. Neticede tatilin var oluş sebebi uzun bir ilişkiyi atlatmaya çalışmak. Fakat mekan Hawaii olunca, o uzun ilişkinin atlatılmasındaki bir numaralı yardımcı da Mila Kunis suretinde belirince tatilin çehresi bir anda değişiyor. Mis gibi plajlar, bungalovlar bir de yanına komik adam ve kadınlar da cabası.
National Lampoon’s Vacation
Bir dönem ülkemiz televizyonlarında da görgüsüzce gösterilen Vacation filmi, Amerikan komedi tarihinin değişmez klasiklerinden olarak kabul edilir. John Hughes’ın senaryosunu kendi ailesiyle yaptığı bir Disneyland tatilinden uyarladığı Harold Ramis filmi, bir ailenin, saçma sapan komikliklerle bezeli tatilini konu alır. İzleyin, eminim çocukluğunuzda filme denk geldiğinizi anımsayacaksınız. Hem de kendinizi “ay böyle de olabilirdi” diye daha iyi hissedersiniz, daha ne?
The Beach
Leonardo DiCaprio’nun sakal bırakıp tohuma kaçmadan önce, gençlerin kalbini ateşe verdiği günlerinin eseri The Beach, vakti zamanında eleştirmenleri ikiye bölmüş; buna rağmen gişede sağlam bir iş yapmıştı. Bunda şüphesiz sergilediği o “seyahat ve macera” havasının etkisi çok büyüktü. Eğer “tatil” deyince anladığınız şey sırt çantanızla muhteşem yerlerde bir serüvene atılmaksa, Beach sizi baya ihya edecek.
The Endless Summer
1966’da vizyona giren The Endless Summer, bir belgesel. Bu yüzden şu listede yer bulması sizin için garip gelmiş olabilir. Ama izleyince, neden kendisinin pek çok yazar ve eleştirmen tarafından “gelmiş geçmiş en iyi yaz filmi” olarak adlandırıldığını anlayacaksınız. Sinemacı Bruce Brown’ın, Mike Hynson ve Robert August adlı iki sörfçüyü, dünyanın çevresinde hiç bitmeyen bir yazı kovalarken takip etmesini konu alan film Avustralya, Yeni Zelanda, Afrika, Tahiti, Hawaii gibi yerlerde geçiyor. Anlayacağınız, bundan öte yaz filmi gerçekten yok!
The Talented Mr. Ripley
Anthony Minghella’nın yönettiği, Patricia Highsmith’in aynı adlı romanından uyarlanan The Talented Mr. Ripley, büyük ihtimalle vaktinin en hakkı yenen filmlerinden biriydi; belki hâlâ da o payeyi hak ediyor. Listemizde yer almasının sebebi, ana karakterlerinden Dickie’nin muazzam yaz tatilinden rahatsız olan babasının, Tom Ripley’ye “git de şunu bir ikna et, bıraksın tatili” demesiyle başlaması. Oradaki tatil görüntüleri falan, hakikaten insanın Dickie olasını getiriyor. Ama çok rahatlıkla “izleyin” diyor olmamızın sebebi, içindeki sağlam oyunculuklar ve çok zekice yazıldığı belli olan hikaye.
Vicky Cristina Barcelona
Yani, orası zaten Barselona. Dünyanın en güzel tatil yapılacak yerlerinden biri. Güneşse güneş, denizse deniz, kumsa kum… Yetmezmiş gibi yanı başında tarihi yerler, yeşil sokaklar, sakin bir kafa, modern bir şehir. Sen zaten burada geçirilen bir yazı konu eden film yapmışsın ey Woody Allen, bir de bunun merkezine dünyanın en güzel üç insanının tam bir sefa pezevenkliği yapmasını koymak nedir yani. Bizimkisi can değil mi, biz burada imrenmekten ölelim mi? Allah Allah.
Y Tu Mama Tambien
Sonraları Gravity ile En İyi Yönetmen Oscar’ını kazanacak Alfonso Cuaron’u dünya sinemasına kazandıran, görsellerini Birdman ile En İyi Görüntü Yönetmeni dalında aynı ödüle koşan Emmanuel Lubezki’nin ince ince işlediği, 5 milyon dolarlık bütçesiyle 33 milyon dolarlık gişe yapan Y Tu Mama Tambien’in, listemizi kapatıyor olmasından pek memnunuz. Üç ilginç yol arkadaşının çıktığı seyahat filmi, hem sizi Vicky Cristina Barcelona gibi imrenme krizlerine sokmayacak, hem ferahlatacak, biraz sizi sizden alacak, hem de çok güzel bir hikayeyi anlatarak keyiflendirecek bir film. O yüzden, hani kayırmak gibi olmasın ama, bizce listeden tek bir film izleyecekseniz, Y Tu Mama Tambien’i aklınıza getirin!
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)







Yorum Yap