Süper Kahraman Ansiklopedisi #5 – Cyborg Kimdir?
Son güncelleme: 4 Ağustos 2026
DCU’da Nerede Göründü?
Cyborg (Victor Stone) sinemada eski DC Genişletilmiş Evreni’nde (DCEU) göründü:
- Justice League (2017) — Ray Fisher canlandırdı.
- Zack Snyder’s Justice League (2021) — aynı oyuncu; bu kesimde karakterin kökeni ve rolü belirgin biçimde genişletildi.
Sırada ne var? Planlanan solo Cyborg filmi fiilen iptal edildi. James Gunn’ın yeni DCU’sunda karakter Ağustos 2026 itibarıyla henüz yer almadı ve açıklanmış bir planı yok — yani Cyborg şimdilik yalnızca eski DCEU’nun bir parçası.
Ağustos 2026 itibarıyla güncel bilgilerdir; ilerleyen tarihlerde yeni yapımlar eklenebilir.
Öncelikle şunu belirtelim, bize gelen taleplerin arasında pek çok farklı isim vardı; Quake, Ultron, Maximoff İkizler, Constantine, The Penguin… Ama bu isimlerin arasında Cyborg bulunmuyordu dürüst konuşmak gerekirse. Meraklanmayın, haftaya Agents of SHIELD’ın dönüşünün yaklaşması şerefine en çok talep ettiğiniz kişi olan Daisy “Quake” Johnson’ı yapacağız, sonrasında da diğer taleplerinizi listeden bir bir indireceğiz ama, bu hafta DC evrenindeyiz, Cyborg’layız.
Neden peki? Çünkü Cyborg, DC’nin titanları arasında yeri çok daha yeni olan bir karakter. Geçen sene açıklanan 5 yıllık kalkınma planında kendi filmine sahip olacak kahramanlar arasında bile en tanınmayanı oydu. Bunu biraz eksiklik olarak görüyoruz. O yüzden bunu kapatalım, Cyborg’u size bir anlatalım istedik. Eğer tamamsak, buyurun Victor “Cyborg” Stone’un hikayesine…
Orijin Hikayesi
Cyborg da pek çok diğer DC karakteri gibi New 52’da orijin hikayesi değişmiş olanlardan. Fakat bir Wonder Woman ve Aquaman’in aksine, Stone’un kökenleri çok ciddi değişimlere uğramadılar. Asıl hikayeyle yenisinin aslında tek farkı, işin içine Darkseid ve Apokolips’in teknolojilerinin girmiş ve orijinal öyküde Victor’un başarılı ama ilgisiz anne ve babasına tepki olarak inceden suç dünyasına da bulaşmış olması. Stone orada bir portal deneyinin ters gidişiyle dünyaya gelen yaratık tarafından ciddi anlamda yaralanıyor, babası da kendi prostetik tasarımlarını oğlunu hayatta tutmak için ameliyatla yerleştiriyordu.
New 52’da da ana fikir aşağı yukarı aynı, fakat Stone karakter olarak biraz değişik bir noktada. Bir kere kendisi örnek bir atlet. Kendine ait bir hayran kitlesi var, hatta Billy Batson da bu kitlenin bir parçası. Yaptığı işi seviyor ve sevdiği işte çok iyi; üniversiteler tarafından Amerikan futbolu oynaması için teklifler yağıyor üzerine. Gelin görün ki S.T.A.R. Labs’de çalışmakta olan babası, vakit ayırıp bir maçına bile gelmek istemiyor.
Babası Darkseid’ın işgali öncesi yerleştirilen Mother Box’lardan biri üzerinde çalışırken, Victor onunla yüzleşmeye geliyor. Tatsız sonuçlanan yüzleşme, Mother Box Victor’ın ellerinde patlayınca bambaşka bir yere dönüyor. Ölümcül bir şekilde yaralanan Stone’u kurtarmak için babası onu S.T.A.R. Labs’in teknoloji arşivine götürüp, ona ne yaptığını tam olarak kendisinin bile bilmediği nanitlerl enjekte edip, kopan uzuvlarını ve işlevsiz kalan organlarını robot parçalarıyla değiştiriyor.
Mother Box’ın enerjileri sayesinde düşmanın işgal planlarını da kendi sistemine yüklü bulan Cyborg, bir süre babasına çok ciddi anlamda tepki veriyor ve yeni durumunu kabullenmekte zorluk yaşıyor. Fakat işgal güçlerinden birine otomatik olarak tepki veren sistemini gördükten sonra, yapabileceklerini fark ediyor ve Justice League ile birlikte Darkseid’a karşı savaşmaya başlıyor. Savaşın sonunda da JLA’nın kurucu üyelerinden biri hâline geliyor ve resmi olarak devlet adına çalışmaya başlıyor.
Güçleri
Cyborg’un güçlerinin çoğu, tahmin de edebileceğiniz üzere sibernetik parçalarından geliyor. New 52 öncesinde durum biraz daha uçuktu, Cyborg arabalara falan dahi dönüşebilmekteydi. DC New 52 ile birlikte Cyborg’un güçlerini daha anlaşılabilir bir seviyeye çekti. Şu an itibariyle bir sibernetik savaşçıdan ne bekliyorsanız, Cyborg onu yapabiliyor. Uçmak, bilgisayarlarla etkileşime gidebilmek, jet açmak, sensör kullanmak, fiziksel ve enerji saldırılarına karşı bir dayanıklılık. Üstelik her sibernetik organizma gibi güncellenmesi de mümkün.
New 52’nın başında Cyborg biraz daha insandı, fakat karakter hikayesi ilerledikçe, biraz da karakterinin içine kapanması ve robotluğunu kabul etmesiyle paralel olarak Cyborg’un bu güncellemelerde önünü alamadığını, bunun da bir problem olduğunu gördük. Örneğin Throne of Atlantis event’inde Cyborg kendine -orijinal kazadan sağlam çıkmış olmasına rağmen- yeni, sibernetik akciğerler taktırdı. Bu sayede kendisi nefes almaya ihtiyaç duymuyor. Zaten kemiklerinde molibidenyum çelik alaşımı vardı, yemek yemiyor, bir şey içmiyordu, artık uzayda ve su altında da nefes alabiliyor. Bu güncellemeler de yazarların ihtiyaçlarına göre ileride artacaktır tahmin ediyoruz ki.
Yaratıcıları
Cyborg’un yaratıcıları yazar Marv Wolfman ve çizer George Perez. Bu ikiliyi yan yana gördüğünüzde içinizde bir hoşlaşma oluyorsa, yalnız değilsiniz. Wolfman ve Perez aynı zamanda DC’nin -kelimenin tam anlamıyla- dünya değiştiren event’i Crisis on Infinite Earths’i de yarattılar. Wolfman aynı zamanda Marvel’ın karizmatik vampiri Blade’in de yaratıcısıdır. İkili Cyborg’u DC’nin X-Men’e cevap olarak pazarlamak istediği The New Teen Titans için ürettiler. Cyborg da uzun süre Teen Titans ekipleri dahilinde, DC’nin ikinci sıra kahramanları arasında kaldı.
Stone’un büyük lige çıkması, New 52 ile oldu ki, orada Cyborg’u bugüne getiren adam olarka Geoff Johns’u söylemek mümkün. Johns Cyborg’u günümüzdeki durumla ilişkili olarak ön plana çıkarttığını söyledi. Burada günümüzdeki durumdan kasıt da, teknolojinin hepimiz için bir uzantı hâline gelmesiyle aslında hepimizin inceden cyborg’lar olmaya başlamamız. Mesaj ne derece yerini buldu bilmiyoruz, ama özetle Cyborg’un üç babası var diyebiliriz. Wolfman, Perez ve Johns.
İlişkileri
Cyborg, DC evrenin nevi şahsına münhasır karakterlerinden biri. Robotik görünüşü yüzünden belki de ana kahramanlar arasında kendisini en izole eden karakter o. Dolayısıyla spesifik olarak kuvvetli bir ilişkisi yok, etrafındakilerle daha ziyade profesyonel bir düzlemde etkileşime giriyor. New 52 öncesinde Teen Titan meslektaşlarından özellikle Beast Boy ve Raven ile bir bağı vardı, fakat New 52 ile birlikte Cyborg daha çok “tek tabanca” olarak resmediliyor. Buradaki tek istisna Billy Batson. Stone’un Cyborg olmadan önce hayranı olan Batson ile Cyborg’un çok ilginç bir muhabbetleri var.
Romantik olarak da Cyborg pek aktif bir karakter değil. New 52 öncesinde Sarah Simms ile bir ilişkisi vardı, fakat bu bir nihayete ermemişti. Kendisinin bir dönem Jinx’e de hisleri vardı fakat bunların da vardığı bir yer olmadı. Cyborg’un bir nevi aşk ilişkisi yaşadığı karakterlerden biri de S.T.A.R. Labs stajyeri, üniversite öğrencisi Sarah Charles’dı. Fakat genel olarak aynı nokta Cyborg’da hep bâki kaldı: Kendisi topluma hiçbir zaman çok entegre olamadı.
Önemli Olaylar
- Teen Titans’a Katılış – Babasının yaptıkları sonucu Cyborg’a dönüşen Stone, buna çok bozulduğu için gittikçe dibe batmaktadır. Burada onu Raven bulur ve Teen Titans’a katılır. Kendisi gibi dışlanmış, garip gençlerle birlikte rahatlayan Cyborg için babası onun ve ekip arkadaşlarının kullanabileceği Titan’s Tower’ı yapar.
- Cyberion – Wildebeest Society tarafından yakalanıp, takım arkadaşlarıyla birlikte Rusya’ya fırlatılan Cyborg, burada ciddi anlamda yaralanır. Tekrar inşa edilen kahramanımız, hafızasını kaybeder. Bu sırada Techni ırkı kendilerini kurtarmak için dünyaya gelirler. Cyborg kendisini iki ırk için de feda eder, ve Cyberion olarak tekrar inşa edilir. Ondan sonra Cyberion uzayda Techni’lerin koruyucusu olarak gezmeye başlar.
- Victor’ın Vücuduna Dönüşü – Cyberion ve Techni ırkı Ay’ı teraforme etmek üzere Dünya’ya gelirler. JLA ve Titans bu konuda ilk başta bir fikri ayrılığına düşer, fakat sonra Victor’a karşı savaşmaya başlarlar. Vic savaşı kaybeder ve bilinci Minion’un savaş kıyafetine indirilir. JLA Vic’i Titans’ın gözetimine bırakır ve ona borçlu olduğunu hisseden Nightwing Vic’e yardım da alarak vakti zamanında Rus bilim adamlarının aldığı DNA parçalarından üretilen bir klon vücut yaratır. Minion’ın savaş kıyafeti (Omegadrome) hâlâ Cyborg’un güçlerine sahiptir, ama Vic ilk defa insan gibi yaşamaktadır.
- All-New Teen Titans – Indigo adlı android’lerin saldırısıyla Troia ve Omen ölünce, Nightwing grubu dağıtır. Wonder Girl, Robin, Impulse, Superboy, Beast Boy, Starfire ve Cyborg yeni bir Teen Titans grubu kurarlar. Bu süreç farklı ekiplerle birkaç kez tekrarlanır, çoğunda da Cyborg lider fonksiyonundadır.
- Infinite Crisis – DC’nin her şeyi değiştiren event’i sonrasında Cyborg Firestorm ile birleşir ve komaya girer. Komadan uyandığında ekip değişmiştir. Cyborg bu yeni ekibe önce bir kıllanır, fakat sonrasında kendisi komadayken bu yeni ekibin onun için yaptıklarını görünce ısınır.
- Doğu’nun Teen Titan’ları – Cyborg Doğu Yakası’na gidip kendi grubunu kurar, fakat Trigon tarafından saldırıya uğradıktan sonra ciddi anlamda yaralanır. İyileşme sırasında bir süre kötürüm kalan Cyborg vücudu iyileştikten sonra da Jericho’nun saldırısına maruz kalır. Static’in de yardııyla Jericho yenilir.
- Cyborg 2.0 – Cyborg eski aşkı Sarah Charles’ın genç bilim adamı DeShaun ile olan düğününe kendisine benzer teknolojiye sahip biri saldırınca, DeShaun’un Stone’u Cyborg’a çeviren teknolojiyi askeri kullanıma açan Project M ile ilişkili olduğunu ve bu teknoloji yüzünden kendi güçlerinden yaratılmış bir çok kötü karakterin varlığını öğrenir. Bunların arasında gelecekten gelmiş Cyborg 2.0 da vardır. Cyborg bu karakterleri (ve kendisinin gelişmiş versiyonunu) yener, bu sırada da kendi güçlerini günceller.
- Flashpoint – Flashpoint alternatif gerçekliğinde Cyborg Amerika’nın bir numaralı süper kahramanıdır, ve Amerikan devleti adına Aquaman ile Wonder Woman’ın savaşını durduracak bir ekip kurmakla görevlidir. Batman’i (Thomas Wayne) ikna edemediği için proje iptal olur, fakat Flash’ın işin içine dahil olmasıyla Cyborg Londra’ya, savaşın göbeğine gidecek ekibine kavuşur. O savaşta Cyborg, Flash zamanda geri gitmeden kısa bir süre önce öldürülür.
- New 52 ve Darkseid’in İşgali – New 52’da Cyborg’un orijin hikayesi değişir. O olaylardan sonra Justice League’e katılan Cyborg, Darkseid’ın işgalini savuşturur ve ekiple görevlere çıkar. Bunların arasında David Graves’e karşı verilen mücadeleyle Prince Orm’la yürütülen savaş da vardır.
- Trinity War – Trinity war sonrasında Grid virüsü yüzünden Victor’ın sibernetik parçaları kendi vücuduna saldırmaya başlar. Atomica tarafından yerleştirilen virüs Cyborg’u etkisi hâle getirir ve ancak Simon Baz ile Batman sayesinde hayatta kalır.
- Tekrar Cyborg Olmak – Stone tekrar S.T.A.R. Labs’e götürülür. İlk operasyondan sonra oğlunun tepkisini anımsayan Silas Stone, tekrar onu Cyborg yapmak istemez, fakat Victor bu sefer bunun kendi tercihi olduğunu söyler. Cyborg’a yeni, daha ince bir zırh yapılır ve Stone Metal Men ekibini diriltip, CSA’ye karşı savaşmaya başlar.
Kostümleri
Cyborg’un kostümleri genelde aynı tonlamada olurlar, sadece çizerin yorumu değişir. Dürüst olmak gerekirse Cyborg’dan söz ederken ikonik bir kıyafetten bahsetmek mümkün değil. Hemen hemen her inkarnasyon kızıl ötesi sol vizörü dahil etmiştir, fakat onun dışında Cyborg güncellendikçe görüntüsü de değişir. Bazen daha çok robottur, bazen de insan kısımları daha fazla göze çarpar. Dönemin tarzına ve çizerin insiyiatifine göre sıkça değişir bu.
Son Not
Cyborg’u bu kadar anlattık, zira kendisi New 52 ile birlikte DC’nin en önemli kahramanlarından biri oldu. Bunun da kendisini sinemaya da aktaracağını düşünüyoruz. Flashpoint evreninde Cyborg oranın Superman’i gibiydi ki, bugün itibariyle de DC evreninde duruşu ve konumu itibariyle Captain America’yı andırıyor. Gittikçe önemi daha da artan bir karakter Cyborg ve bu önemle birlikte onun geçmişini bilmek de daha elzem bir hâle geliyor.
Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.
Tüm yazıları (1579)Bunlar da ilgini çekebilir
11 yorum
-
-
origins wolverine cidden wolverinin geçmişinini çok iyi anlatıyordu ama biraz saçmalıklarla doluydu xaiver ayakta yürümesi falan vb
-
filme bakacak olursan deadpool u ne hale getirip üstüne öldürttüler,filmi ilginç hale getirmek için dediğin gibi eklemeler yapıyorlar.Ancak çrdeki orjinal olan daha iyi.
-
neyse boşver wolverini falan senın fotograf ve adından anlasılan benım gıbı iron man fanısın yaşasın Robert downey jr 😀
-
daha öncede yazdım marvelde demiradam dc ise flash hastasıyım.ama özellikle robert downey adamın hası,kralı.Artık karakterle öyle bütünleşti ki onsuz marvel evreninni düşünemiyorum bile bırak demiradamı!Ekranda çıksın konuşsun zırhı giymesine bile gerek yok 😀
Onun gibi eric evans ve hugh jackman de karakterleri ile bütünleşen oyuncular tabi onların haklarınıda teslim edelim,çizgi roman kitabından fırlamış gibiler.
-
robert downey benim favorim sadece MCU da değil bütün sinema filmleri arasında en sevdiğim oyuncu lakin age of ultron fılmınde butun pisliği iron mana atılacaklar gibime geliyor ultronu onardıgı ıcın bunu sevmedim sırf bu yuzdende ciwil warda haksız görücek genel kitle 🙁
-
-
-
-
-
Quake’in babasına, Calvin Zabo’ya da bir değinilebilir bence 🙂
-
Cyborg’un ön plana koyulmasını seviyorum, Dc’nin daha çok ün hakeden karakterleri var(Martian Manhunter gibi)
-
Bir Sonraki Karakter Martian Manhunter Olusa Çok Sevinirim 🙂
-
klasik DC kahramani ve halan ben bu OP karakter tasarimindan hic zevk almiyorum. karsilastirma olsun diye karsilastirmayacagim yalnizca DC’nin ne kadar abarti oldugunu soylemek icin eklemek istiyorum: marvel’da bu yeteneklere sahip olmak icin 5 karakteri bir araya getirmek gerekiyor.
-
sonuna kadar haklısın.gerçekten de dc bu sorunu hep dile getirdim,neden bu karakterleri bu kadar çok özellikli ve güçlü yapma ihtiyacı hissediyorlar anlam veremedim hiç.sizlerin teorileri var mı bu durum üstüne?
-







Açık söylemek gerekirse marvelde olsun dc de olsun çoğu kahramanın köken hikayeleri ya çok kötü yada empati yapılamayacak kadar itici!Dizisini sevmesemde (karakterin kendisinden değil dizi yapımcıları ile alakalı) Arrow karakterinin köken hikayesi iyi,özellikle ada sahneleri gayet hoştu.Demiradamın köken hikayesi ise çrden farklı, biraz değiştirildi ama bu sinema evrenindeki hali gayet güzel.En beğendiğim köken hikayesi ise wolverine ait.