Tehlikeli Kadınlar: 1940’lar ve 50’ler Amerikan Sinemasından 16 Femme Fatale
Femme Fatale kavramına illa ki aşinasınızdır. Kendisi biraz arkaik bir çağın parçasıdır. 1940’lar ve 1950’lerde tavan yapan, 60’larda ve 70’lerde ise etkisi iyice azalan film noir türünün vazgeçilmez parçalarından biri olan Femme Fatale, kelime nalamıyla “tehlikeli kadın” anlamına gelir. Hikayedeki yeri, genel olarak unutulmazdır.
Hemen hemen hiçbir zaman femme fatale’lar baş karakter olmazlar. Ama hikayedeki yerleri, baş karakterden daha da fazladır. Kadınların doğuştan manipülatif olduğu stereotipinden yola çıkarak yaratılmış femme fatale’lar genelde baştan çıkarma, yalan ve entrika aracılığıyla ellerini kirletmeden olayları kontrol ederler. Kuvvetle muhtemel kocalarını öldürtür, baş karakteri içinden çıkılması imkansız bir cinayet davasının ortasına sürüklenmesine sebebiyet verirler. Ve tabii ki bu sırada, trençkotlu baş karakterimizi de baştan çıkartıp, kafasını karıştırır ve kendisinin suçlu olduğunu tespit etmesini zorlaştırırlar.
Femme Fatale’lar, aslında biraz seksist bir anlayışla yazılmışlardır. Çok detaya girmek yok, fakat kadının sesini direkt duyurmaya çalışmasının “ayıp” olduğu zamanlarda, bunu endirekt yapışlarına konulan manipülasyon damgası şüphesiz ki adaletli değil. Gelin görün ki bugünün “gel beni al” tipi ödül kadınlarına, “işimde başarılıyım ama bir erkeğim yok” tipi kariyer depresifi kadınlara ve “ben de yetenekliyim ama yine de bir erkeğin günü kurtarmasını bekliyorum” şeklindeki yarım ajan kadınlara baktığınızda, onları daha güçlü ve daha vurucu bulmamak da işten değildir.
Neden bilmiyoruz ama bizi bir nostalji tuttu. Bu ölümcül kadınların modern sinemada da örnekleri var (Temel İçgüdü, akla ilk gelenlerden) ama biz 40’lar ve 50’lere dönmek istiyoruz. Trençkotların en havalı şey olduğu, özel dedektiflerin etrafı kasıp kavurduğu ve kadınların tehlikeli olduğu sinema yılları. Buyurun. 1940’ların ve 1950’lerin en femme fatale’larını hiç araya yorum sıkıştırmadan şu şekilde huzurunuza sunuyoruz.
Eklemek istediğiniz olursa, yorumlarda belirtin!
1940’lar
Brigid O’Shaughnessy
Film: The Maltese Falcon
Aktris: Mary Astor
Cora Smith
Film: The Postman Always Rings Twice
Aktris: Lana Turner
Gilda Mundson Farrell
Film: Gilda
Aktris: Rita Hayworth
Jane Palmer
Film: Too Late for Tears
Aktris: Lizabeth Scott
Kathie Moffat
Film: Out of the Past
Aktris: Jane Greer
Kitty Collins
Film: The Killers
Aktris: Ava Gardner
Laura Hunt
Film: Laura
Aktris: Gene Tierney
Phyllis Dietrichson
Film: Double Indemnity
Aktris: Barbara Stanwyck
1950’ler
Amy North
Film: Young Man with a Horn
Aktris: Lauren Bacall
Candy
Film: Pickup on South Street
Aktris: Jean Peters
Debby Marsh
Film: The Big Heat
Aktris: Gloria Grahame
Laura Manion
Film: Anatomy of a Murder
Aktris: Lee Remick
Lola-Lola
Film: The Blue Angel
Aktris: May Britt
Madeleine Elster
Film: Vertigo
Aktris: Kim Novak
Norma Desmond
Film: Sunset Boulevard
Aktris: Gloria Swanson
Rose Loomis
Film: Niagara
Aktris: Marilyn Monroe
Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.
Tüm yazıları (1579)















Yorum Yap