İçeriğe geç
Anime 3 dk okuma

TOKYO GHOUL – Başlarda Biraz Basmakalıptı Ama, Açıyor Mu Ne?

Seçkin Özcan
TOKYO GHOUL - Başlarda Biraz Basmakalıptı Ama, Açıyor Mu Ne?

Son güncelleme: 22 Ocak 2020

Yoğun iş yaşamı, yüksek derecede oyundu şuydu buydu derken yazamadım, en yakın zamanda telafi edeyim dedim. Evimin önüne toplanan ve her akşam “Yaz yaz” diyen onlarca bayandan da bıkmıştım. İşleri yoluna koymalıydım… Böylece uzun zamandır pek de bayılmadan izlediğim “Tokyo Ghoul” ile ilgili yazayım dedim. Fena da etmedim diye düşünüyorum.

Dikkat: Hemen aşağıda Tokyo Ghoul adlı animenin konusunu, azcık özetini, hafiften de spoiler içeren yorumlarını bulacaksınız. Bu noktadan sonra ileri gitmeniz durumunda herhangi bir sorumluluk kabul edilmez. Lütfen kendinizi riske attığınızı unutmayınız.

tokyo ghoul

Öncelikle animeden biraz bahsedeyim; Tokyo Ghoul, her sezonu 12 bölümden oluşan ve ghoul-insan ilişkilerini anlatan gore bir anime. Hala devam etmekte olan Tokyo Ghoul, nasıl desem, bir tülü beni kendisine bağlayamadı. Öncelikle şu 9. bölüme kadar inanılmayacak, “Aman yearappi” dedirtecek çok bir şey takılmadı gözüme. Hikayenin hem insanlar tarafından hem de ghoul’lar tarafından gösterilmesi, belki de animenin tek artısıydı. Ghoul’lar da insanlar gibi hissedebilen, düşünebilen, hatta bir çoğu insanların arasına karışabilen tipler olduğu için, öldürüldüklerinde ortaya farklı bir insanı problem çıkıyordu. Sonuçta beyinsiz bir zombiyi vurmak var, bir çocuğun (ghoul da olsa) ailesini katletmek var.

Peki neden sevmedim? Öncelikle hikayede -dediğim gibi- çok bir sürpriz bulamadım. Buna ek olarak karakterler de oldukça standarttı: Kimsenin canını yakmak istemeyen kurban Kaneki, deneyimli ve soğuk gözüken ama ve yaptıklarını sorgulayan Touka ve daha niceleri… Hepsi oldukça alışılagelmiş, neredeyse her animede bulunan ezberlediğimiz karakterler.

Ben böyle atıp tutarken işler biraz değişmeye başladı. 2. Sezon geldi.

Kaneki, gördüğü işkenceler sonrası kafadaki balatalarını yakmış, halen iyi bir kişi olmaya çalışmakla beraber çatur çutur ghoul yemeye başladı bu sezonda. Touka ve diğerlerinden uzak dururken bu sırada düşmana katıldı ve polis güçleriyle savaşmaya koyuldu. Benim için animenin açıldığı yer burası oldu işte; Gerçi Kaneki’nin sezonlar boyunca masum ve iyi kalamayacağını biliyordum ama biraz hızlı oldu, iyi de geldi. Diğer karakterler de hikaye ufaktan derinleşmeye başlarken geldik 9. bölüme…

tokyo-ghoul-0103

Tam bu bölüm benim için “One Piece” efekti oldu: One Piece’e de zorla başlattırılmış ve ilk 29 bölümden nefret etmiştim. Ancak sonra yavaş yavaş olayın içine çekildiğimi hissetmiştim 30. bölümden sonra. Tokyo Ghoul’da One Piece kadar beni içine alabilecek mi bilmiyorum ama en azından doğru istikamette bir adım attığını hissediyorum. Anteiku’nun kısmen boşaltılması, geride kalanların hiçbirinin de göründükleri gibi olmamaları, gerçekten şaşırtıcı bulduğum güzellikler. Yeni bölüme göz atamamış olsam da kesinlikle sadece ghoul tarafından değil, aynı zamanda polislerin açısından da ilginç şeyler olacağını tahmin ediyorum.

Konunun hepsini bir kaç cümlede toplamak gerekirse; Tokyo Ghoul, uzun bir süre boyunca izleyicisine çok da farklı bir şey gösteremeyen, bol şiddet, kan ve yamyamlık üzerinden ilerleyen bir animeydi. Belki ilk izlediğiniz animelerden biri ise ilk sezonu size ilginç gelebilir ancak çoğu insanı pek tatmin edeceğini sanmıyorum. “Ama abi ben sonradan açılan çok güzel animeler var biliyorum, bu da onlardan biri olabilir, kesme hemen ümidi” diyenlere de haksızsınız diyemeyeceğim. Belki gerçekten de güzelleşebilir. Eğer sabredip 2. sezon 9. bölüme kadar gelebilirseniz kötü gidişat gerçekten de değişme emareleri gösteriyor.

Tabii bir de Kaneki var. Ne halt edecek, kime katılacak? Yoksa hiç bir şey yapmayacak mı hep beraber göreceğiz. Şimdilik Tokyo Ghoul, Kaneki’ye de bağlı bir kozanın içerisinde. Ya o kozadan bir kelebek olup çıkacak; ya da açıp bir bakacağız ki, koza yalanmış; içindeki şey tırtıl olarak kalmış…

Seçkin Özcan

Lisans bitti, yüksek lisans bitti, askerlik bitti ama yazmaya ve FRP'ye olan ilgisi bir türlü bitmedi. Tam bir Frp tutkunu, hoş sohbet, biraz umursamaz biraz da tembel. Nerede kötü adam varsa onu sever. İyilikten hoşlanmayan bir süper kahraman. Bir Batman değil ama bir Robin. İzini bulmak…

Tüm yazıları (103)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.