Warlords of Dreanor’un En İyi WoW Ek Paketi Olacağından Şüpheleniyoruz, İşte 6 Sebebi
Geekyapar’ı düzenli olarak takip ediyorsanız fark etmişsinizdir; geçenlerde Aral işbirliğinde bir Twitter yarışması düzenledik, en gaz tweet’i atana WoW’un son ek paketi Warlords of Draenor için geçerli bir beta kodu yolladık. O kodlardan bir tanecik de kendimize sakladık haliyle, bir süredir de Draenor semalarında at koşturuyoruz. Betada kıyıya köşeye girdik çıktık, WoWHead ve WoWPedia gibi sitelerde dolandık durduk, izlemediğimiz video, okumadığımız röportaj kalmadı ve en sonunda bir kanaate vardık: Sanıyoruz Warlords of Draenor WoW’un en iyi ek paketi olacak! Neden mi? Şöyle 7 sebep sıraladık bizi bu düşünceye sevk eden…
Öncelikle belirtelim, işbu satırların şahsı yazar olarak takriben 9 senedir WoW oynuyorum. Vanilla döneminden beri çıkan her ek pakette uzunca vakit geçirdim, ama söylemem gerek, içeriğine en az hakim olduğum ek paket WoW’a ergen atarı yaptığım (“çok piyasa bir oyun abi çoluk çocuk oynuyor!!”) döneme denk gelen The Burning Crusade idi. Yani bu analizleri, bu yorumları görece derin bir WoW bilgisinden gelerek yazıyorum. Farklı fikirleriniz varsa biliyorsunuz, her zaman yorumlarda belirtebilirsiniz!
Buyurun!
1. Yıllardır Beklediğimiz Tonla Yenilik
Açılışı bununla yapalım dedik. Oyuncuların gerçekten yıllardır Blizzard’dan beklediği tonla yenilik ve değişiklik vardı, Blizzard’da bunları karşılayacak gibi gözüküyor. En basitinden, artık abartı hâle gelen rakamlar düşürülüyor, pek çok sınıfın asırlardır ihtiyacı olan nokta atışlar yapılıyor (Hunter’ların daha az butonu var artık!) ve envanter sistemine ciddi bir değişiklik geliyor: Artık çantalara spesifik tipte eşyaları atayıp, otomatik olarak ayrıştırabiliyoruz.
Valor ve Justice kalkıyor, vanilla tipi loot modeliyle Mists loot modelinin ortası bir yere dönülüyor. Artık tüm eşyaları, ne zaman giyerseniz giyin birincil istatistiği sizin sınıfınıza göre değiştiğinden buradaki kusur da kalkıyor ortadan. Heirloom’lar artık Gold ile alınır hâldeler ve tek tek herkese maillemeniz gerekmiyor, bir kere alınca tüm karakterleriniz için o heirloom’u açmış oluyorsunuz. En büyük eklenti, en memnun edici değişiklik ise Toy Box. Artık petleriniz ve mountlarınız gibi, toylarınızı da biriktirip sergileyebileceğiniz bir ekran var. Anlayacağınız, Blizzard çalışıyor!
2. Yeni Karakter Modelleri
Bunu aslında yukarıdaki maddeye eklememiz gerekiyordu, fakat o kadar uzun zamandır istediğimiz bir şeyden ayrı bir paragrafta bahsetmesek ayıpların kralını yaşamış olurduk muhtemelen. Blizzard’ın yaptığı şey sadece texture güncelleyip görevi başarılı saymaktan ibaret değil. Blizzard karakterlerin koşu animasyonlarından tutun da, surat ifadelerine kadar pek çok noktaya kilit müdahalelerde bulunmuş.
Hep diyorum, hep de diyeceğim; Blizzard’ın en iyi yanı başka firmaların ortaya attığı şablonlara şeytan tüyü ekleyip, mükemmelleştirdikten sonra oyuncuya sunmak. Bu surat ifadeleri ve koşma animasyonlarında da geçen sene duyurulan EverQuest Next’i feyz almışlar. Çok da iyi olmuş, çok da güzel olmuş hakikaten. 10 senedir baktığımız suratların güncellenecek, etraftaki mimari ve çevre kadar şık gözükecek olmasının önemi sadece kozmetik değil. İşin karakterle özdeşleşme kısmından, RP kolaylığı kısmına kadar tonla artı noktası var.
3. Son Level Sonrası Yapılacaklar
Şimdi dönüp bir elimizdekilere bakalım isterseniz, olur mu? Vanilla’da endgame demek; çoklukla MC, BWL ya da AQ demekti. PvP sürdürülebilir bir uğraş değildi. TBC’de Heroic zorluk seviyesi ve Arena sistemi geldi. Bunların haricinde (ama yer yer bunlara bağlı) bir reputation sistemi ve tek tük daily questler vardı. Endgame öyle geçiyordu. Wrath geldiğinde artık Blizzard “başka bir şey mümkün” demiş, oyunculara Achievement Hunting, Argent Tournament gibi opsiyonlar sunmuş; dungeon yapmayı da daha seri bir hâle getirmişti. Cata da aşağı yukarı bu çizgilerde kaldı, sadece LFR konseptiyle casual oyunculara da bir raid selamı çaktı.
Mists bu meseleye en canhıraş el atan ek paketti bana göre. Daily Quest’lerin inanılmaz çokluğu, çiftçiliğin samimi bir şekilde eğlenceli oluşu, keşfedilecek şeylerin sayısı, bambaşka oynanış ve ödüller vaat eden fraksiyonlar; ikincil mesleklerin sıfırdan yükseltilebiliniyor oluşu, scenario’lar, heroic’ler, LFR, her yamayla gelen yeni içerikler, rare moblar… Warlords bunların hepsini koruyacak ama üstüne çıktığı şeyler, içten söylüyorum, benim yıllardır WoW’dan istediğim şeylerdi.
Neden bahsediyorum? Örneğin Blizzard yapımcıları 100. level’dan sonra açılacak ve tekrar edilemeyecek olan questlerden söz ediyorlar. Haftalık quest hikayeleri olacak. Bunları hafta hafta takip edersek, Warlords’un hikayesine devam etme şansı yakalayacağız ve bunlar takriben 12-16 hafta sürecekler şimdiki halleriyle. İlk hikayeler Garrison’unuz ile ilgili olacak, sonradan ise Burning Blade hikayesine gidip, önemli karakterlerle savaş verebileceğiz. Ashran’ı, düşen PvP giriş eşiğini ve garrison konseptini de üzerine eklediğimizde, muhteşem bir post-100 dönem bekleyecek bizi WoW’da. İnanmıyorsanız, bir sonraki sayfadaki maddeleri okuyun. Orada daha detaylı anlattık.
4. Keşfe Verilen Önem
Vanilla döneminde WoW çoğunlukla dünya üzerinde oynanan bir oyundu. Blizzard’ın konuyla ilgilenen yapımcıları da ağırlıkla EverQuest oyuncularından oluştuğundan, dünya üzerinde gezen oyunculara yapacak tonla şey koymuş, keşfedecek bir ton sır eklemişlerdi. Çok bilinmez ama, sadece yaklaşık 10 dakika yüzerek ulaşabileceğiniz görev zincirleri; sizi dünyanın yirmi beş ucuna koşturtan raid görevleri ve sadece çok özenle farming yaparsanız düşebilecek eşyalar ve çıkabilecek düşmanlar Azeroth ve Eastern Kingdoms’ı koskocaman bir define haritasına çevirmişti.
Sonra uçan binekler geldi, mertlik bozuldu. Artık kimse bir şeyler keşfetmiyor. Blizzard’ın bundan rahatsızlık duyduğu çok aşikar, zira hem Wrath’te, hem Cata’da bu konuyla ilgili ciddi çalışmalar yaptılar. Ama en büyük atılımları, daha doğrusu Warlords’a kadar en büyük atılımları Mists’de gelmişti. Lorewalker achievement’ı ve faction’ına bağlı şeyler kelimenin tam anlamıyla muazzamdı. Pandaria’nın irili ufaklı hikayeleri, her biri ayrı bir öykü anlatan lore objeleri ve tabii ki sonlara doğru gelen Isle of Thunder adası bu konuda harikaydı.
İşte Warlords’un tüm olayı böyle olacak. Blizzard için Isle of Thunder bir pilot projeydi. O keşif bazlı oynanış sistemi tüm Warlords’a yayılmış ve WoW merkez oynanışının her kısmıyla etkileşim halinde çıkacak karşımıza. Draenor’un taşını toprağını deşeceğiz anlayacağınız. Kaşifler kaleye mum diksin!
5. Ashran ve World PvP’ye Dönüş
Blizzard’ın yıllardır derdi bu. Gerçeken öyle. Takriben 6-7 senedir oyun basınında çalışıyorum. Özel hayatımda da WoW oynar olduğumdan, muhtemelen bir ton WoW röportajı, makalesi, forum tartışması okumuşumdur. Ne zaman bir Blizzard yapımcısı PvP ile ilgili ağzını açsa, aynı şeyi duyuyorum: “World PvP’yi özlüyoruz…”
Bu çok doğal, çünkü uçan binekler vanilla WoW’un tuzu biberi olan World PvP’yi katlettiler. Blizzard çoğu zaman en büyük hatası olarak uçan binekleri bir kere oyunculara tattırmayı gösterir, biz de katılıyoruz. Çok şey götürdü uçan binekler WoW’un çekirdeğinden. Bunlardan en önemlisi de World PvP’ydi. Blizzard sonrasında BG dışı PvP alanları için farklı formüller denedi, hem Wrath, hem Cata, hem de Mists’de; ama genel olarak hemen hemen hepsi hedef bazlı olduklarından, sadece “açık hava” battleground’u olabildiler.
Bu defa farklı bir şey var karşımızda. Ashran. Ashran hedefi çok olmayan, ağırlıklı olarak oyuncuların “farm” yapmaya gelecekleri bir yer olacak. Düşmanlardan currency lootlayabiliyor olduğunuz için, AV, AB gibi “bayrağı al, şurayı tut” gibi bir oynanışı da olmadığı için genelde çatışmaya gidiyor olacaksınız. Üstüne üstlük Alliance ve Horde’un fraksiyon merkezleri de Ashran’ın kenarlarında olacak. En güzel tarafı? Ashran’da sunucular birleşiyor olacak. Yani az kişi olması gibi bir derdi hiçbir zaman yaşamayacaksınız. Kapışacak birileri her zaman olacak.
Sizi biri ısrarla gankliyor, peşinizi bırakmıyor, rahatsız mı ediyor? Guild’inizi çağırın şehirden. Sonra sizi gankleyen de çağırsın. Böyle böyle bir bakmışsınız, ZG’ye giderken üyesinin tekinin yol üstünde level 35 elf öldüresi geldiği için 40’a 40 STV’nin ortasında çarpışan vanilla guild’leri dönemine dönmüşsünüz. Mis!
6. Odak: Hikaye
Warlords’a ilk başladığınız yer Blasted Lands. Orada Khadgar, Thrall ve diğer kahramanlarla buluşup, adımınızı yeni dünyaya atıyorsunuz. 35 sene öncesinin Draenor’u burası. Hellfire Peninsula diye bildiğimiz yer baya koyu bir orman tabakasıyla katlı Tanaan Jungle. Her şey biraz farklı. Ağaçlar, gökyüzü, mimari… Ve tabii yaptığınız şeyler de öyle.
Daha ilk andan Warlords of Draenor’un görevlerinin hikaye odağı ön plana çıkıyor. Çoğu ek pakette ilk yaptığınız şeylerin biraz fantastik olması makuldür, ama bu fantastiklik genelde A noktasından B noktasına gidene kadar yaşanır; B noktasına vardığınızda ise hub mantığı geri gelir, hikaye biraz geri plana atılır. Warlords daha baştan bunun böyle olmayacağını gösteriyor. Burada bir kurgu var. Görevler ucu ucuna eklenip, bir anlatı oluşturuyor.
Eğri oturup doğru konuşalım, vanilla WoW ve TBC dönemi boyunca hikaye Blizzard için birincil öneme sahip şeylerden biri değildi. Vanilla’daki Varian / Onyxia hikayesi, Outland’e serpiştirilen ırk tarihleri haricinde hikayenin itici gücünü oluşturduğu bir oynanış fikri WoW’a tam anlamıyla Wrath döneminde geldi. O dönemden beri Blizzard bu konudaki odağı giderek daha toparlı ve tutarlı bir anlatıma kaydırıyor. Wrath içinde tonla muhteşem hikayenin olduğu tipik bir MMO questing sistemine sahipti. Cataclysm’de bölgeler arası hikaye bağı kuvvetlendirildi, bölge içi hikayeler tutarlı hâle geldi, phasing sistemiyle bölgelerde fiziksel hikayeler anlatılmaya başlandı. Mists bunu yamalara yayıp, her yamayla ileriye giden bir hikaye kurdu, üstelik PvP ile, PvE ile oynanışsal olarak da birleştirdi. Ama odak noktası hâlâ daily questler, PvE içerikleri ve BG’lerdi.
Warlords hikayeyi çok daha ön plana taşıyacak gibi gözüküyor. En büyük kanıtı? Geçen ek paketten beri bir hayli örnek aldıkları TOR’dan bir küçük özellik daha aparmış Blizzard: Artık görevleriniz Journal’da “Ana Görev” ve “Yan Görev” olarak ikiye ayrılacaklar.
Süper değil mi?
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)





Yorum Yap