Yeni Star Wars Filmlerinin Tekrarlamaması Gereken 7 Ölümcül Günah
Star Wars filmleri bizim için vazgeçilmez, değeri tartışılmaz bir seviyedeler. En azından pek çoğumuz için öyle. Bir kısmımız, çocukken eski Star Wars filmlerini izlediğinden, büyük çoğunluğumuz ise küçüklüğü yeni filmlere denk geldiğinden hastasıyız. Hepimiz aşağı yukarı ufakken ağzımızla ışın kılıcı sesi çıkartmak suretiyle sokakta Obi-Wan’cılık, Darth Vader’cılık oynadık. O yüzden de yeni filmlerden çok fazla beklentimiz var…
Ama Star Wars serisi günahsız bir seri değil elbette. Hem eski, hem de yeni üçlemenin ciddi eksiklikleri, hataları var. Biz, yeni filmlerde görmek istemediğimiz günahları şöyle bir derledik. İlla ki sizin de tespitleriniz vardır, onları da yorumlarda bekliyoruz. Buyurun!
7. Politik Meselelere Fazlasıyla Girişme
En Çok Kim Suçlu: Prequel Üçlemesi
Star Wars’ın damarında, DNA’sında hafif politik alt tonlar var, kabul ediyoruz. Ama bunlar “Palpatine faşist, Cumhuriyet iyi” kıvamında kaldığı zaman güzeller. Yeni üçlemenin kollarını sıvayıp, balıklama daldığı politik çekişmeler, entrikalar bırakınız Westeros civarlarında kalsınlar. Bize daha mistik şeyler vermesini bekliyoruz Star Wars’un. Galaktik konfederasyon ile ticaret birliği arasındaki çekişmeler değil, insanın içindeki karanlıkla aydınlığın çekişmesidir Star Wars’ın olayı, yeni filmlerin de bunu unutmamasını umuyoruz.
6. Az Uzaylı Irk Kullanımı
En Çok Kim Suçlu: İkisi de
Aslında orijinal üçleme bunda daha günahkar, ama önemli karakter bazında baktığımızda en azından Yoda, Jabba, Ackbar gibi örnekler var. Prequel filmlerde de birkaç mühim uzaylı karakter görebiliyoruz, hatta bazen savaşlar onların etrafında gelişiyor (Geonosianlar, Ewoklar, Gunganlar); ama Genişletilmiş Evren’in müdavimleri bunun ne derece yetersiz olduğunun farkındalardır. Star Wars oyunları, kitapları ve çizgi romanları bambaşka özellikli ırkları karakter olarak, diğer ırkların yanında kullanırlar ve böylelikle hikaye zenginleşir. Ümidimiz, yeni filmlerde alışıldık simalardan farklı uzaylı ırk mensuplarının ana kadro içerisinde yer alması ve bu uzaylıların kendi kültürlerinin diğerleriyle kontrast edilmesi. Çok şık durur kanımızca.
5. Her Şeyi Açıklama Çabası
En Çok Kim Suçlu: Prequel Üçlemesi
Star Wars’ın ana damarı mistik dedik zaten, bunun da arkasındayız. Yeni filmin en beceremediği şeylerden birinin de bu olduğunu düşünüyoruz. A be Lucas, sen niye açıklarsın ki Force’u? Bilinmeyen, huşu uyandıran bir güçtü işte, nedendir rakama vurmak? Sadece Force da değil, tüm arka plan hikayelerini kör göze parmak açıklamayı marifet zannetti sevgili George. Oysa ki Han’ın Jabba ile olan münasebeti, Leia’nın siyasi konumu, Luke’un girmek istediği akademi gibi bahsi geçen, ama detaylı açıklanmayan şeylerdi bizim hayal gücümüzü tetikleyip, boşlukları doldurmamıza sebep olan.
4. Dark Side’dan Kesinlikle Muaf Karakterler
En Çok Kim Suçlu: İkisi de
Bu biraz şahsi bir problem. Her iki üçlemede de, Dark Side ve onun baştan çıkarıcılığından kesinlikle muaf bir takım karakterler var. Yıllar boyu Star Wars oyunları oynamış, çizgi romanları okumuş ve kitaplarında kendimi kaybetmiş olan bir insan evladıyım ve size net bir şekilde söyleyebilirim: Bu ortadan kalkınca, Star Wars hikayeleri daha da ilginçleşiyor her zaman. Yoda, Obi-Wan, Qui-Gonn gibi olayın tamamen üstadı olmuş karakterler olmamalı. Herkes, Force’un karanlık tarafına eşit derecede mağlup olabilecek potansiyelde olmalı. Olmalı ki, her karakter daha da enteresan bir hale gelsin.
3. Plansızlık
En Çok Kim Suçlu: Orijinal Üçleme
Bunun çok bir sorun olacağını zannetmiyoruz; fakat yine de içimizde bir şüphe var. Senaryo yazılırken yaşanan türbülans biraz gözümüzü korkutuyor. İlk filmler sırasında George Lucas’ın bir takım şeyleri planlamadığı çok belliydi; zira adam bunun bir filmden öteye gidebileceği fikrine inanacak bir konumda değildi. Bu yüzden çok saçma anlar çıktı ortaya, Leia’nın Luke’u öpmesi gibi. Şimdi korkmamızın sebebi ise, senaryonun çekimler başlamadan çok kısa süre önce bitmiş olması ve filmlerin Episode VII’den sonra yönetmen / senarist değişikliği yapacak oluşu. Yine çelişkiler bizi bekliyor olabilir. Olmamalı.
2. Karikatür Karakterler
En Çok Kim Suçlu: İkisi de
Ewok’lar, Gungan’lar, stereotip uzaylı ırkları, kesinlikle komik gözüken robotlar… Star Wars’ta bir tutam komedi olmalı, buna itirazımız yok. Ama iki üç karakter dışında herkesin tek boyutlu, basit ve komedi unsuru minvalinde olmasını artık pek istemiyoruz. Sene olmuş 2014, taa 1999’da sıkıntı ettiğimiz Jar Jar Binks minvali karakterler lütfen karşımıza çıkmasınlar yeni filmlerde. Tamam, George R. R. Martin gibi şarap döken yavere 20 sayfalık hikaye yazın demiyorum, ama Yahudi gibi konuşan tüccar uzaylılar seviyesine de düşmeyin artık.
1. Odun Diyaloglar
En Çok Kim Suçlu: İkisi de
Bana hiç öyle bakmayın, orijinal üçlemenin de diyalogları tam bir odun fabrikasıdır. Hatta Harrison Ford’un meşhur bir şekilde Lucas’a “bu boku yazabilirsin George ama kalıbımı basarım çıkıp söyleyemezsin” dediği, Alec Guiness’in alenen kazan kaldırdığı söylenir. Lucas kendisi dahi artık itiraf etmiştir “evet beyler yazamıyorum diyalog” diye. Yeni filmde bir kişi dahi “Tut beni Anakin, Naboo gölünün orada tuttuğun gibi” minvali bir cümle kurarsa, ya da kumdan bahsederse yeminim olsun sinema salonundan çıkar giderim; dönüp arkama bakmam bile.
Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.
Tüm yazıları (1579)






7 ölümcül günah derken, göreceli 7 madde ile bütün filmleri gömmüşsün.
7- Politika meselelerinin dozu o kadarda abartı değildi, sadece çok basit yansıtılmıştı, arka planınıda bilelim diye yalvaran bizi doyurmaya yetmiyordu bile. Veriliş tarzı ile biraz oynanması lazım.
6- Tamamen katılıyorum uzaylı sayısı çok az ama çekildiği dönemde o kostümler, makyajlar ve efektler devrim niteliğindedir, eleştiriyi değil bu kadar uğraşa sağolun demeyi hak eder.
5- Ne tür bi Geeksin anlamadım ama, Yaratılan her evrenin kendi içerisinde tutarlılığının olması gerektiğini savunmayan birini ilk defa görüyorum.
4- Her karakter birbirinin aynısı olunca neresi enteresan olacak? Türsel yatkınlıktan kaynaklanan farklılıklar ne olacak? Görüntü farklı olsun ama yoda amcanında beyni cüce insan beyni olsun diyince bunun neresi enteresan oluyor?
3- İyiki planlamamış, ne geyikler çevirdik o çelişkiler üstüne.
2- Daha düzgün şeyleri herkes bekliyor ama 1999 daki film karakterini bugün teknolojisine göre karşılaştırıp o zaman hata yapmışlar gibi sunmak… ayıp ayıp taş olursun.
1- Lütfen salondan çık, lütfen çık git, hatta hiç gelme.
Dostum, eleştirdiğin noktaları filmden çıkarınca geriye film kalmıyor. Sen bu seriyi belli ki sevmemişsin seviyor numarası yapmışsın ama olmamış. Hadi dediklerini paylaşan geek arkadaşlar vardır ama bunları senin gibi “ölümcül günah” diye kritik bir sıfatla vereni onlar bile affetmez.