2018 İçin İki Çiçek YERLİ Yazardan İki Fevkalade KİTAP Öneriyoruz, Alın!
Yeni bir yıl, yeni bir biz!
Her yeni bir sene gelip çattığında şu arsız isteklerimiz beliriverir. Kimimiz fit bir vücut için bir daha gitmeyeceği spor salonlarını zengin eder, kimimiz kendine hobi olsun diye iki bin parçalık bir yapboza hevesle başlar, kimimiz de daha basit ve kendini bilen isteklerle hareket edip bir takım hedefler koyar kendine. Mesela en güzeli de şudur: “Yeni yılda x kadar kitap okuyacağım!”
Kitap okumak bizim için bir hedef olmuşsa aslında bir şeylerin yanlış gittiğini söylemek hiç de yersiz olmaz. Ama öyle ya, şu günlük hayatın koşuşturmacası, ağırlığı, yoğunluğu ve zorluğu arasında kitap okumak kimileri için gerçekten de çok zor hale gelmişken bunu yargılamanın bize düşmeyeceğine karar verdik. Sizler yorgun argın işinizden, okulunuzdan ya da bilimum uğraştığınız herhangi bir şeyden sonra kafanızı rahatlatmak için okuyun diye birbirinden güzel iki Türkiye edebiyatı kitabı seçkisi yaptık. “Ne giyeceğim?” sorusundan daha illet bir kafa karışıklığı yaratan “Ne okuyacağım?” soru işaretinden kolayca sıyrılın diye belirlediğimiz iki kitap ile yeni yıla güzel bir giriş yapın, hem de bu önemli iki yazarı daha yakından tanıyın istedik. Ne o, fena mı ettik?
Yeni yılda rahatlıkla okurken sizi de keyiften dört köşe edecek, kimi zaman güldürecek ve kimi zamanda yeni bilgilerle dolup taşıracak iki kitabımız için hazır mıyız? O zaman Sunay Akın ve Doğu Yücel’den enstantaneler ile mutlu bir 2018’e merhaba diyelim, haydi!
Sunay Akın – Hayal Kahramanları

Sunay Akın’ı ilk tanıdığımda, televizyonda bir program sunuyordu. Hikayeler anlatır, o enerjik tutumuyla seyir keyfinize inanılmaz bilgiler ekleyerek zamanınızı müthiş geçirttirirdi. Bildiğiniz hikaye anlatıcısı idi yani. Yıllar geçti, lisede psikoloji dersi öğretmenim ne kadar kibar ve konuksever olduğundan bahsetti, tanışma anılarını anlattı. Çok fazla tanımasam da ısınıyordum kendisine bu yollarla. Yine bir süre sonra kitap fuarına geldiğinde canlı canlı anlatımını dinleme şansına eriştim ve işte o an gerçekten de bir bilgi bombası ile karşı karşıya olduğumu anladım.
İnanılmaz bir araştırma sevgisi var adamda, hırsı ve bunları anlatırkenki o çiçek gibi neşesi, tavrı ise bambaşka… Sunay Akın’ı çok uzun yıllar boyunca kademe kademe tanıdım ve sonunda bir kitabını okumak farz oldu. Nihayetinde de, kitapları arasında çıktığı günden beri merak ettiğim ve geek bir insana belki de en uygun olabileceğini düşündüğüm Hayal Kahramanları‘nı alıp okumaya karar verdim.
Sunay Akın inanılmaz bir bilgi kuyusu, bunu tekrarlamaktan asla bıkmayacağım. Araştırmaları ve bulduğu sonuçlar hep ilginizi çeken şeyler oluyor. Canlı olarak anlattığı kadar sürükleyici ve enerjik bir dili var kitabında da. Üstelik geek kişiliklerin Hayal Kahramanları kitabına alışması hiç de zor olmayacak, çünkü kitabın içinde bizzat çocukluktan beri aşina olduğumuz çok fazla karakter var. Sevimli Hayalet Casper‘dan tutun Batman’e, oradan Superman‘in Sovyet Rusya hikayelerine ve Red Kit’in gerçeklerine kadar her türlü kahraman var kitapta.
Bu kitap için tek kusur belki de çok hızlı konudan konuya geçiyor oluşu olabilir, ki birçoğunuz için sorun olmayacağını düşünüyorum. Eğer dikkatiniz hemencecik dağılıyorsa benim gibi, yavaşça ve sindirerek okumak çok yararlı olabilir. Fakat bilgi denizinde boğulurken maceralarda hız kesmek istemiyorsanız, üstelik tüm bu yabancı sektör ilgi alanlarımızın Türk kültürüyle yoğuruluşunun keyfine varmak istiyorsanız, bu kitap gerçekten ideal.
Sunay Akın’ı şu ana kadar tanımayanınız varsa da artık bir yerden tutun ve tanımaya başlayın derim. Oyuncak Müzesi’ni ziyaret etmek benim gibi istek listenizdedir belki, ne dersiniz? Ya da o müthiş keyifli anlatımına canlı canlı tanık olmak için bir kitap fuarını beklemek istemiyorsunuzdur? Ne olursa olsun, en yakın zamanda Hayal Kahramanları’na başlamanız için ideal bir vakitteyiz millet!
Doğu Yücel – Kimdir Bu Mitat Karaman?

Doğu Yücel, Blue Jean ve Headbang dergilerini aldığım ortaokul ya da lise yıllarımdan kalan bir isim. Kendisini değişik incelemeleriyle tanımıştım bu dergiler sayesinde. Tabii zamanla şu dergiler hakkında fikirlerim değişince haliyle bıraktım almayı da. Ama Doğu Yücel ismi hep bir şekilde aklımda kaldı. Gel zaman git zaman internette sık görür oldum ismini, kitaplar yazdığını öğrendim. Geçtiğimiz 2017 TÜYAP’ında da kendisine çok yakın olabilme şansına eriştim. Bizzat arkadaşım “Kimdir Bu Mitat Karaman?” kitabını imzalatırken ne yapayım bilememiş, tamamen plansız geldiğim fuarda kitabını alıp imzalatmayı bile akıl edememiştim. Pişmanlığım hala devam eder, umarım bir gün daha samimi bir şekilde imzalatırım.
Peki bu “Kimdir Bu Mitat Karaman?” kitabını almamdaki sebep neydi? Doğrusunu söylemek gerekirse ben de pek emin değilim. Bilinçaltımda Doğu Yücel okuma isteği olduğundan olabilir mi? Daha önce değerlendirmeleri dışında hiçbir kitabını okumamıştım aslında, nasıl mümkündü emin değilim. Kitabın tanıtımında yazan “kara mizah” sözcük öbeği miydi peki dikkatimi çeken? Belki, olabilir. Tabii türünün bir polisiye olması da beni hafiften korkutmuyor değildi, çünkü pek polisiye okuyan biri değildim. Ama ne olduysa oldu, bir cesaretle aldım kitabı. Kütüphanemde izledim bir süre, sonra dayanamadım “her şeyin canı cehenneme, önce bunu okumak istiyorum” dedim ve taktım kulaklığımı; arkada klasik müzik şaheserleriyle başladım okumaya.
Normalde kitap okurken sessizlik isteyenlerin başını çeken biri olarak bu klasik müzik taktiğinin ne kadar güzel geldiğini anlatamam. Hele de, kitabın bir polisiye hikaye anlatışından kaynaklı inişli çıkışlı heyecanlı sayfaları arasında kaybolurken Bach’ın, Mozart’ın, Beethoven’ın o heyecan kasırgası yaratan senfonilerini dinlerken sanki gerçekten de Mitat Karaman’ın hikayesine en uygun arka plan müziğine maruz kalıyor gibiydim. Üstelik orkestranın coştuğu her bir spesifik anın, Mitat’ın o bizden biri olduğunu kanıtlayan ve komik sorularının gizemini çözme anıma denk gelmesi de inanılmaz bir tattı.
Okur okumaz yazdığım yorumu direkt olarak buraya da yapıştırmak istiyorum izninizle. Mitat aslında hepimizden bir parça gerçekten de. Apandisin o garip simgesi Mitat Karaman! Kahramanlığa pabucunu ters giydirmiş adam! Heyt be Doğu Yücel! (pardon, sakin kalamadım):
Metaforik kahraman Mitat için sahiden de en uygun organ apandis galiba. Aslında orada bir yerlerde ama yok da gibi. İşlevini kaybetmiş ama yine de var olmaya devam ediyor.
Mitat aslında hepimizden bir parça ya. Yaşadığı tüm beyin fırtınaları, “ya böyleyse?” soruları, trajikomik anları…
Hepsi bir araya geldiğinde Doğu Yücel’in o esprili ve akıcı diliyle ortaya şahane bir kitap çıkmış. Sürükleyici; sürekli sonraki sayfada ne olacağını merak ediyor insan. Acaba içimizden biri olan Mitat sonra ne yapacak diye beklentiyle okuyor.
Mitat’ın hikayesi çok uçuk kaçık, alemlerde gezinen, fantastik rüyalarda cirit atan bir “kahraman”ınkinden çok uzak ama tüm bunların aksine son derece eğlenceli. Bir polisiye ancak bu kadar güzel yoğurulabilirdi kara mizahla, sahiden.
Modern Türk edebiyatı, yüz yıllar sonra incelendiğinde metaforik kahramanlar başlığı altında Mitat’ı da incelesin mesela. Onca roman karakterinde gördüğümüz hiçbir baş kahraman özelliğine sahip olmadan, dümdüzlüğüyle kahraman olmayı başarabilen retorik biri çünkü Mitat. Edebi çıkarımlar yapmak istediğim, üzerinde uzun uzun makaleler yazmak istediğim bir karakter. (Ay sahiden de bir makaleme konu etmek istiyorum)
Eklemeden geçemeyeceğim, Doğu Yücel’in yaptığı referanslar o kadar tatlıydı ki! Harry Potter’dan Yüzüklerin Efendisi’ne kadar her şeyden bir kuple referans okuyabilmek beni kitabın akıcılığı ve eğlenceli oluşu gerçeğine bir kez daha bağladı.
Mitat aslında benim, sensin, o. Mitat biziz. Mitat hepimiz.
Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser
Tüm yazıları (523)
Yorum Yap