En İyi Ve En Kötü 5 Çizgi Film Oyunu
Son güncelleme: 11 Mart 2014
Geçen hafta en iyi ve en kötü 5 dizi oyununu sıralarken bunun ipucunu vermiştik. Siz de o listeyi çok beğenince, devamını çekmek farz oldu. Lafı fazla uzatmaya gerek yok, en iyi dizi oyunlarını listeledik, şimdi sıra çizgi film uyarlaması oyunlarda. Gelin görün ki burada sıkıntı daha büyük. Diziler çok sık oyunlaşmıyorlar, ama çizgi film oyunları tam bir yığın hâlindeler. Elinizi verdiniz mi, kolunuzu kaptırmadan edemiyorsunuz. Hemen hemen hepsi de berbat. Sayıları bu kadar fazla olunca insan meseleye biraz pozitif yaklaşmak istiyor ama mümkün değil. Yapamıyorsunuz.
Bir şeyi listeye girmeden önce netleştirelim: Anime oyunları bu listeye dahil değiller. Emin olun, üçlemeyi onlarla bir gün bitireceğiz, ama şimdilik, sadece çizgi film oyunlarını kaale alıyoruz. Hazır mısınız? O zaman başlıyoruz.
En Kötü 5 Çizgi Film Oyunu
5. Epic Mickey 2: The Power of Two
Epic Mickey ilk duyurulduğunda lisenin ilk kısmına yaraşır bir oyun olacak gibi gözüküyordu. En nihayetinde arkasında Warren Spector vardı, ne kadar kötü olabilirdi ki? Tamam, çıkınca gördük ki bazı ciddi sorunları vardı, ama genel olarak konsept iyiydi, o yüzden de gönlümüzden geçer not aldı. Ama ikinci oyun her yanıyla ucuzluk kokuyordu. Epic Mickey 3’ün geleceğini sanmıyoruz. Sebebi de bu oyun.
4. Futurama
Family Guy iki kere denedi, Simpsons’ın oyun dünyasıyla tonla flörtü var, South Park bile üçüncü fırsatını elde etti ama Futurama’ya sadece bir şans verildi. Neden? Hayır, hadi sadece bir kere oyun uyarlaması yapıldı da, neden bu kadar kötüydü? Gelmiş geçmiş en iyi animasyonlardan biri Futurama’ya bu reva mıdır? Hayır, South Park’ın, Simpsons’ın oyunları oluyorsa, gezegenlerarası bir kargo şirketini konu alan Futurama’nın nasıl olamıyor?
3. PK: Out of the Shadows
Kötü oyunlar söz konusu olduğunda çok geriye gitmek istemedik, zira atari dönemi tek kelimeyle mide bulandırıcı çizgi film oyunlarıyla dolu. O yüzden Donald Amca külliyatından bunu gördüğünüze şaşırabilirsiniz. Ama bize sorarsanız henüz beş yıllık bir endüstride kötü oyun yapmak, PS2 döneminde kötü oyun yapmak kadar büyük bir günah değil. Olamaz. Böyle bir şey mümkün değil. PK: Out of the Shadows tam manasıyla bir kepazelik, utanç kaynağı. Nasıl çıkarttınız bunu göğsünüzü gere gere ya?
2. The SpongeBob SquarePants Movie (PC)
Eminim SpongeBob’un bundan daha kötü oyunları da vardır, fakat benim bu namertle kişisel bir hesabım var. SpongeBob’u çok sevdiğim, yaşımın da gidip CD’ciden almaya müsait olduğu bir dönemde oynadım bunu. Allah bu oyunu kahretmesin. Hayatımda en boşa harcadığım vakit bu oyunun karşısında geçirdiğim olabilir. Point & Click türü bir maceraydı, ama grafiklerinden tutun da oynanışına kadar hiçbir şey doğru düzgün değildi. İşkence çekmek istiyorsanız bugün de oynayabilirsiniz.
1. Family Guy: Video Game!
Griffin ailesi geçtiğimiz senelerde Back to the Multiverse ile şansını bir daha denedi, açıkçası şu ayıptan sonra nasıl yüz buldular bir oyun daha çıkartacak, bizim de oyunla ilgili en büyük sorumuz buydu. Back to the Multiverse yine buna kıyasla tam bir facia değildi, ama gerçekten, şu oyunun stealth kısımları hâlâ hayatımızda oynadığımız en berbat stealth görevlerinden biri olarak zihnimizin özel bir köşesinde duruyor. Family Guy karakterlerini çıkar, o iki üç kıkırdadığın yer de gitsin, geriye kalan kelimenin tam anlamıyla lüzumsuz bir kod yığını.
En İyi 5 Çizgi Film Oyunu
5. South Park: The Stick of Truth
Çıktığından beri oynuyoruz ve söylememiz lazım, Stick of Truth baya güzel. Oynanış mekanikleri hakikaten sığ, açık dünyada ulaşım da biraz sıkıntı yapabiliyor, fakat grafikleriyle, seslendirmesiyle, senaryosuyla tam teşekküllü bir South Park bölümü oluşu size her şeyi unutturuyor. Tanıdığım herkes oyunu bitirdikten sonra South Park boxsetlerine döndü, ilk sezondan itibaren tekrar izliyor. Atmosferi O KADAR iyi.
4. The Adventures of Batman & Robin
İlk olarak: Batman Beyond tarzı çizimlere bayılıyoruz. İkinci olarak: Eğer sağlam bir vuruş hissi ve ayarında bir zorluk derecesi varsa, beat ’em up’ların harika bir meditasyon şekilleri olduğu kanaatindeyiz. Üç: Atarimizde çok oynadığımız çoğu oyunun aksine, bu oyunu tekrar oynadığımızda da eğleneceğimizi biliyoruz. Bizce bu üç madde, The Adventures of Batman & Robin’i buraya koymaya yetiyor. Ha bir de dört: Çizgi filmini de çok severdik! (Teşekkürler CINE 5!)
3. The Simpsons Hit & Run
Aynen Stick of Truth gibi, oynanış mekanikleri yer yer sığ olsa da atmosferiyle sizi çeken bir oyun daha. Hit & Run, tam bir GTA III klonuydu, fakat Springfield’da geçiyordu ve Simpsons ailesiyle oynayabiliyordunuz. Oyun ağzına kadar tıka basa Simpsons referanslarıyla doluydu. 25 sezondur devam eden bir dizinin referanslarını yakalamak zor, ama Simpsons ile büyüdüyseniz (yine teşekkürler CINE 5! Ve CNBC-e!) Homer’ın giydiği bu obez kıyafeti nedir, Marge’ın niye cipi var sorularının cevabını biliyordunuz ve oyun yirmi kat daha keyifli hâle geliyordu.
2. DuckTales
Yakınlarda bu oyunun bir Remastered sürümü çıktı ve henüz deneme fırsatı bulamasam da hiç fena gözükmüyor. Ama onu bırakıp, internette ROM aramaya başlarsanız da anlayışla karşılarım. DuckTales, Varyemez Amca’yı konu alıyordu. Sanıyoruz bu cümleyi Escapist’te duymuştuk: “İyi olması gerekmiyordu, ama yine de harikaydı”. Sonuna kadar katılıyoruz. Kimsenin bu oyuna uğraş vermesi gerekmiyordu, sonuçta DuckTales logosunu yapıştırdın mı zaten satacağını sen de, ben de, oyunun yapımcısı Capcom da biliyordu. Ama uğraştılar. emek verdiler. Ve sonunda NES döneminin en iyi platform oyunlarından birini ortaya çıkardılar.
1. Teenage Mutant Ninja Turtles IV: Turtles In Time
Ama kusura bakmayın, gelmiş geçmiş en iyi çizgi film oyunu budur. Amerikan oyun tarihinin önemli parçaları ülkemizde pek rağbet görmezler. Fakat Turtles in Time o kadar iyiydi ki, bu geleneği de delip yayılmıştı ülkemizde. Bunu satmayan “atari kasetçilerine” dükkan ruhsatı vermiyorlardı 90’larda. Müziğiyle, grafikleriyle, animasyonlarıyla muazzam bir beat ’em up’tı. Bugün dönüp oynasak aynı tadı verir mi bilemiyoruz, ama o zamanlar arkadaşımızla yan yana yere oturup, atariye kasedi takıp, cips kola tükete tükete saaatlerce oynardık. Tabii sonra arkadaşın annesi gelir, adaptör ısınıyor derdi, biz de boynumuzu büküp eve giderdik. Öhm. İyi oyundu yani!
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)









Yorum Yap