İçeriğe geç
Oyun 9 dk okuma

Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Batılı RYO

Yiğitcan Erdoğan
Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Batılı RYO

Nedir Batılı RYO? Bunu daha önce türün klişelerini anlattığımız yazıda belirtmiştik. İngilizce’de eskiden “Computer-RPG” denilen, fakat artık sadece bilgisayarlarda oynanmadığı gerçeği iyice ayyuka çıkınca ismi “Western RPG”‘ye çevrilen türün Türkçe karşılığıdır. RYO soslu oyunlardan söz etmiyoruz. Her level aldığınız oyuna RYO demiyoruz. Aynı zamanda daha önce listesini yaptığımız hack n’ slash RYO’lardan da ayrıştırıyoruz.

Yani anlayacağınız, BioWare diyoruz, Obsidian diyoruz, Bethesda diyoruz. Interplay, Black Isle, Origin diyoruz. En iyi itemlerinizi alın, diyalog tercihlerinizi yapın; parti üyelerinizi peşinize takın ve listeyi okumaya başlayın.

Kriterlerimiz her zamanki gibi, yazıdan önce bold ve listelenmiş vaziyette, şu şekildeler.

  • Her seriden sadece bir oyun alıyoruz.
  • Batılı Rol Yapma Oyunları, bizce; diğer rol yapma oyunları gibi Deneyim Puanı toplama, yetenek dağılımı yapma ve ırk/sınıf bazlı bir oynanış özelliklerine sahipler. Fakat J-RYO’lar ve Hack n’ Slash RYO’lardan farklı olarak diyaloglar, dallara ayrılan hikayeler ve gerçek zamanlı, zar bazlı ve/veya yetenek puanlarının hesabına dayalı bir savaş sistemi ile ön plana çıkıyorlar. Türü böyle belirledik, elemeyi böyle yaptık. 
  • Ve her zamanki gibi, tarihi önemlerinden çok, safi kalitelerini ele aldık, eğer aynı seride bir oyun ilk oyunun tüm hatalarını düzeltmişse, sadece ilkinin ehemmiyeti fazla diye almamazlık etmedik.

Bu serideki diğer listelerimiz ise şu şekildeydi:

Tamam mıyız? Buyurun o zaman!

 

10. Fable II

Fable II

Peter Molyneux’nün kariyeri yerine getirilmemiş vaatlerle dolu olabilir. Ama adamın gerçekten bir dehaya sahip olduğunu da göz ardı edemezsiniz. İlk Fable ağırlıklı olarak bu boş vaatlerin altında ezilmiş, üçüncü Fable ise kimsenin beklentilerini yerine getirememişti. Ama Fable II ayrıydı. Pek çok sitenin 2008’in oyunu seçtiği Fable II, gerçekten de dokunaklı bir oyundu. Bunu da çoğunlukla, o muhteşem köpeğe ve içi size gerçek tepkiler veren insanlarla dolu canlı Albion’a borçluydu. Uğruna Xbox 360 almaya bile değer.

 

9. Deus Ex: Human Revolution

Deus Ex Human Revolution

Buraya ilk Deux Ex’i de almayı düşündük. o da gerçekten türün mihenk taşlarından biriydi. Fakat bir yandan baktığımızda, Human Revolution’ın daha zor bir yükün altından kalktığı kanaatine vardık. Zira Human Revolution’ın sadece iyi bir oyun olması yetmezdi, onun bir de orijinal Deus Ex’in adına leke sürmemesi gerekiyordu. Eidos Montreal bunu kusursuz bir şekilde başardı. Oyunun görsel dili eşsizdi ve oynanış mekanikleri, tekrar tekrar tecrübe etmeye çok müsaitti. İster stealth oynayın, ister bangır bangır gidin, isterseniz de diplomatik takılın. Oyun sizin seçimlerinizle ilerliyordu.

 

8. The Witcher II: Assassins Of Kings

The Witcher 2

İlk Witcher hiç beklemediğimiz ufak bir sürpriz gibiydi. Polonya’dan çıkıp gelen oyun, 2007 senesinin tatlı şaşkınlıklarından birine sebep oldu; ama dürüst olalım, teknik olarak bir faciaydı. Kontrolleri çok kötüydü ve baştan aşağıya irili ufaklı bug’lar karşılıyordu sizi. Ne zaman CD Projekt RED oyunun halihazırda var olan güçlü dünyasını ve hikayesini alıp, bütün bu teknik pürüzleri attı; karşımıza Witcher II ile çıktı; işte o zaman Batılı RYO’lar tarihine adını altın harflerle kazıyacak bir seriye dönüştü oyun. O kadar etkileyiciydi ki…

 

7. Vampire the Masquerade: Bloodlines

Vampire the Masquerade Bloodlines

Batılı RYO’ların kaderidir. Muhteşem bir hikaye, baş döndürücü bir dünya ama elinizi sallasanız ellisine çarpacağınız bug silsileleri. Troika bu kaderin hükümdarıydı resmen. Yaptıkları her oyun, gerçekten de huşu uyandıracak denli epik, omuz silktirecek denli buglıydı. Vampire the Masquerade: Bloodlines bizce onların başyapıtıdır. Kaç genci White Wolf’un World of Darkness’ıyla tanıştırmıştır, sayısı bilinmez; ama Ocean House bölümü yüzünden milyonlarca insana travma yaşattığına yüzde yüz eminiz.

 

6. Baldur’s Gate II: Shadows of Amn

Baldur's Gate 2

BioWare efsanesi bu oyunlarla yazıldı. 1998’de ilk Baldur’s Gate’i çıkaran firma, o zamanlar ufaktı; tanınmıyordu. Devam oyununda bu başarıyı yakalamaları zor gözüküyordu belki de. İki sene sonra, Shadows of Amn’i çıkardılar ve öyle bir aştılar ki kendi koydukları çıtayı, kuvvetle muhtemel dönemin RYO hayranlarının ağızları açık kaldı. Küçük oyun kitabımızda, “ilk oyunun koyduğu çok yüksek çıtayı geçmeyi başarabilen oyunlar” diye bir kategori var ve Shadows of Amn, o kategoriye de, bu listeye olduğu gibi kafadan giriyor.

5. Fallout

Fallout

Savaş asla değişmez. İlk Fallout’ın açılış cümlesi, yıllar boyu devam edecek bir efsanenin de ilk selamıdır oyunculara. Black Isle’ın kilit eseri döneminin en iyi rol yapma oyunlarından biri olmaya oynar. Batılı RYO’ların altın çağında yeri apayrıdır Fallout’ın. Belki de şu listedeki tüm oyunlar arasında, gerçekten rol yapmaya en müsait olanı da odur. Eğer döneminde, ilk defa tecrübe ettiyseniz hep Fallout’u çok iyi hatırlarsınız, özellikle de hissettiğiniz o hayranlığı. Ama emin olun, dönüp bugün oynasanız dahi o hissi yakalayacaksınız.

 

4. Star Wars: Knights of the Old Republic II: The Sith Lords

Knights of the Old Republic 2

Evet, daha önce de listelere hep KotOR II’yi aldık, hep de “ilk KotOR” daha iyiydi dediniz bize. Her fikrin bir geçerliliği olduğuna inanıyoruz ve ilk KotOR’u da apayrı seviyoruz. Ama KotOR I’i de derinleştiren, hikayesinin sahip olduğu manayı arttıran da KotOR II’ydi. Kreia, Atton, Bao-Dur, G0-T0 gibi karakterler, Star Wars evreninin bambaşka taraflarını akıl almaz bir derinlikte yansıtıyordu. Nilhilus, Sion gibi kötü adamlar; Star Wars evreninin gördüğü en özgün “villain” portrelerini çiziyorlardı. Ve her şeyden önemlisi hikaye ile oynanış, kusursuzca birbirinin içerisinden akıyor; Exile’ın “cypher” olma özelliği, Force bond’ları hem oynanışa, hem de öyküye harika bir temel sağlıyordu. İddia ediyoruz, Obsidian oyunu vakitlice bitirebilseydi, bugün kimse hangi KotOR’un daha iyi olduğunu tartışmazdı bile.

 

3. The Elder Scrolls III: Morrowind

Morrowind

Oblivion, her oyunu ayrı bir destan yazan serinin belki de en zayıf halkasıdır; bu haliyle bile pek çok oyundan kat be kat daha iyidir ama, Elder Scrolls içerisinde biraz kara koyundur yine de. Skyrim, Oblivion’ın pek çok hatasını düzeltmiş, seriyi modern çağa taşıyıp, yepyeni bir kitleye erişmiştir. Gerçekten de çok iyi bir oyundur Skyrim. Bu konuda bir sıkıntımız yok. Ama yine de değişmeyen bir şey var. Coğrafyasıyla, karanlık konusuyla, atmosferiyle, anlaması basit ama ustalaşması zor oynanış sistemleriyle serinin en iyisi Morrowind’dir. Şüphemiz yok, bir gün Bethesda Morrowind’i geçecek. Ama onlar daha iyisini yapana kadar, en iyisi hâlâ Morrowind kalacak.

 

2. Planescape: Torment

Planescape Torment

Ah, Torment. RYO’ların altın çağının da en büyük hazinesi sensin. Chris Avellone’un ismini hafızamıza kazıyan, Nameless One’ın repliklerini tekrar tekrar söylememize yol açan; çocukluğumuzun ve ilk gençliğimizin en efsane oyun anılarının yüzde doksanına tek başına sebebiyet veren de sensin. Uzun yıllar boyunca, oynayan herkesin objektif bir şekilde katılacağı gibi, gelmiş geçmiş en iyi Batılı RYO sendin. Bir oyunda görülmüş en derin, en vurucu, en felsefik hikaye senin anlattığındı. Hâlâ da öyle. Bugün dahi seni ıskalamış insanlar modern PC’lerine seni kurup, baştan tekrar tecrübe ediyor ve ilk gün oynayanlar kadar etkilenip ayrılıyorlar. Bambaşkasın be Torment. Apayrısın!

 

1. Mass Effect 2

Mass Effect 2

Bunu burada gördüğünüze şaşırdınız mı? Gerçekten soruyorum, retorik değil. Şaşırmış olabilirsiniz zira. Belki bazılarınız ilk Mass Effect’i bekliyordu. Belki serinin burada olmasını istemiyordunuz. Belki de başka bir oyundu görmek istediğiniz. Size şöyle bir soru sorayım o halde. Batılı RYO’ların amacı nedir? Size bir karakter yarattırıp, kendi hikayenizi kritik seçimlerle oluşturmanıza fırsat tanımak; oynanış tarzınıza kadar her şeyi sizin seçiminize bırakıp; rol yapmanızı sağlamak, değil mi?

O halde şöyle bir ek soruyla çıkayım karşınıza: Şu kadar geekyaparız burada, sizce herhangi ikimiz birebir aynı hikayeyi yaşamış mıdır Mass Effect 2’de? Ama şimdi diyeceksiniz ki, aynısını Fable II için bile diyebilirsin. Evet, öyle. Mass Effect 2’yi tek başına listenin başına koyan şey bu değildi zaten. Mass Effect 2’yi buraya yerleştiren, oynanış ve hikayeyi harmanlayışıydı. Yaptığınız hiçbir şey; en ufağından en büyüğüne kadar, sizin Shepard’ınızın hikayesinin dışında değildi.

Çoğu RYO’da yan görevler, gereksiz sinematikler, yersiz diyaloglar sizi oyunun atmosferinin dışına iter. Mass Effect 2, ilk saniyesinden kapanış müziğine kadar tek bir parça, bütünlüklü bir destandı. Ve bu destanı siz yazıyordunuz. Sizin Shepard’ınızın söylediği ve yaptığı her şey, hikayeyi daha ileriye taşıyordu. Parti üyelerinizin her biri anlamlıydı, zira onlar bu intihar görevindeki yoldaşlarınızdı. Yan görevler ve mini oyunlar da anlamlıydı, zira hepsi son göreve giderken sahip olduğunuz kalkanı oluşturan küçük tuğla vazifesi görüyorlardı. Söylediğiniz her şey, atadığınız her yetenek, yaşadığınız her aşk anlamlıydı; zira hepsi, en sonunda ölüm ve kalım arasındaki çizgiyi oluşturuyorlardı.

Bütün bunların üzerine halihazırda var olan inanılmaz evreni koyun, karşınızda bulduğunuz şey, gelmiş geçmiş en iyi Batılı RYO, ya da Western RPG olur. Mass Effect 2, budur.

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.