İçeriğe geç
Oyun 7 dk okuma

Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Platform Oyunu

Yiğitcan Erdoğan
Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Platform Oyunu

Oyun dünyasının belki de en eski türlerinden biriyle karşınızdayız bu sefer de. Pong’u bertaraf edersek, ahşap oyun makinelerinin ilk yıldızları neredeyse tamamen bu türe aitlerdi. NES, SNES, Mega Drive, PlayStation, Dreamcast gibi konsollar hep ilk olarak platform oyunlarıyla çıktılar karşımıza. Uzunca bir süre oyun dünyasının bir numaralı yıldızıydı platform türü. Sonra o yıldız söndü üçüncü boyut işin içine girince.

Fakat efsaneler öyle kolay kolay ölmezler! Indie oyun camiasının yükselişiyle beraber platform türü de tekrar göz önüne çıktı. Bir anda, bitti bir daha da gelmez sanılan platform türü, tekrar popülaritesini arttırmıştı. Mario – Sonic kapışmasının herkesin dilinde olduğu günlere geri dönmedi belki ama, yine inanılmaz klasikler çıkardı; kendini hatırlattı. Biz de serimiz dahilinde kendisini onurlandırmaya geldik. Çünkü platform oyunlarına gönül verenler bilirler; bu oyunların yeri ayrıdır!

Kriterlerimiz her zamanki gibi, yazıdan önce bold ve listelenmiş vaziyette, şu şekildeler.

  • Her seriden sadece bir oyun alıyoruz.
  • Platform oyunlarında merkezi mekanik harekettir. Bir platformdan diğerine sıçramak, oyunun size sunduğu çevresel tehlikeleri (uçurumlar, dikenler, lavlar vb.) hız ve isabetle atlatmak ve bu sırada da düşmanlarla çatışmak türün temelini oluşturur. Kamera açısı side-scrolling ya da üçüncü şahıs olabilir; oyunun temeli A noktasından B noktasına yukarıda saydığımız şekilde gitmek olduğu müddetçe “aksiyon” kategorisine kaymaz. Türü böyle belirledik, elemeyi böyle yaptık.
  • Ve her zamanki gibi, tarihi önemlerinden çok, safi kalitelerini ele aldık, eğer aynı seride bir oyun ilk oyunun tüm hatalarını düzeltmişse, sadece ilkinin ehemmiyeti fazla diye o oyunu listeye almamazlık etmedik.

Bu serideki diğer listelerimiz ise şu şekildeydi:

Sıçramaya hazır mıyız? Tamamız değil mi? Buyurun o zaman!

 

10. Mega Man 2

Mega Man 2

Listemizde genel olarak yeni oyunlar görmeye alışık olduğunuzdan, çıkışının üzerinden 26 sene geçmiş bir oyunu ne demeye açılışa koyduğumuzu merak edebilirsiniz. Sorun şu: bizim kıstasımız “yeni” olma mecburiyeti değil, sadece nostaljik gözlükleri çıkartıp, oyunların tarihi önemi pahasına objektif artılarına bakıyoruz. Ve maalesef Mega Man serisi bize 26 senede çok ileriye gitmiş gibi gelmiyor. Arada kuşkusuz tonlarca güzel ana ve yan oyun var, ama Mega Man 2’nin bütünlüğünü yakalayabileni pek yok. Emülatör bulun, oynayın. Dediğimizi anlayacaksınız.

 

9. Super Meat Boy

Super Meat Boy

Team Meat’in geliştirdiği Super Meat Boy’un retro oyunlara bir selam çaktığı isminden belli, ama mesele oynamaya gelince, ne kadar modern olduğunu da fark etmeden geçemiyorsunuz. Super Meat Boy, sadece ve sadece iki şeyi mükemmel yaptığı, onların da biri mükemmel yapması tüm oyunun mükemmel olması anlamına geldiği, diğeri de üzerine artı değeri kattığı için burada. İlki, oyunun kontrolleri. Super Meat Boy belki de oyun tarihinin en iyi in-air kontrollerine sahip. Diğeri ise acımasız replay’leri. Bir bölümü bitirip, kaç kere öldüğünüzü görmek resmen dahiyane değil de nedir?

 

8. Mirror’s Edge

Mirror's Edge

Battlefield serisiyle ünlenmiş DICE, 2008’de farklı bir şey denedi: Free-running temelli, gerçekçi, üç boyutlu ve birinci kişi perspektifinden oynanan bir platform oyunu. Mirror’s Edge çıktığında kutuplaşmış yorumlarla karşılaştı. Bazıları birinci kişi perspektifine platform oynanışını hiç yakıştıramadı. Ama bazıları tam manasıyla bayıldı. Kamera açısı, diğer tüm platform oyunlarının aksine oyuncuyu düşmekten korkar hâle getiriyor, her sıçrayış daha da büyük bir gerilime yol açıyordu. Bu gerilim de, en sonunda müthiş bir parkur tamamlayınca, yerini harika bir tatmine bırakıyordu ister istemez.

 

7. Rayman Legends

Rayman Legends

Platform deyince uzuvsuz kahraman Rayman’i anmamak olmaz. Ubisoft’un maskotu, Michel Ancel’in biricik yaratısı Rayman 2000’lerin ortasında küçük bir mola vermiş, yerini de Rabbidlere bırakmıştı. Geri dönmesi gerekiyordu artık. İlk önce 2011’deki Rayman Origins ile çıktı karşımıza. Ondan iki sene sonra, Rayman Legends geldi. UbiArt Framework’ün muhteşem grafikleri, Ancel’in eşsiz zihniyle birleşmiş; kusursuz bir oynanış da işin içine eklenince modern zamanların en iyi platform oyunlarından biri çıkmıştı karşımıza. Müzik bölümleri de ayrı efsanedir yani…

 

6. Limbo

Limbo

Bazı oyunlar vardır; nereden geleceğini bilemezsiniz. Bir anda ummadık taş olarak fırlayıp, gariban başınızı yararlar ama şikayet etmezsiniz. Playdead’in 2010 yılında çıkardığı Limbo bu sürprizlerden biriydi. İnanılmaz karanlık atmosferi, neredeyse korkunç ses tasarımı ve yavaş, ağır ama vurucu oynanışıyla uzun, çok uzun bir süre aklınızda kalıyordu. Platform oyunlarının ellerinde sınırsız silah olduğunu kanıtlayan işlerden biriydi belki de. A noktasından B noktasına sıçrayarak giderken, bazen ürperebilirsiniz de…

5. LittleBigPlanet

LittleBigPlanet

LittleBigPlanet’ı bu listeye almadan evvel uzunca bir süre düşündük. Oyunun asıl yönü platform temelinden çok, üzerine çıktığı “Play. Create. Share” mottosuymuş gibi gelmişti zira. Ama sonra, ilk LittleBigPlanet’ın bu şiarı nasıl yayabildiğini sorguladık. Bir baktık ki, her platform oyununun efsane olması için yapması gereken şeyleri zaten halletmiş: Muhteşem bir maskot, kusursuz kontroller, eğlenceli bir dünya. Bunun üzerine bir şey diyemedik. Yaşasın Sackboy!

 

4. Jazz Jackrabbit 2

Jazz Jackrabbit 2

Epic Games’in kaslı adamlar diyarında kaybolmadan önce yaptığı Jazz Jackrabbit 2’ye olan sevgimi anlayamazsınız. İlk uğruna kablo yakma sınırına geldiğim oyunlardan biriydi JJR 2. Uzun, uzun yıllar boyunca bu sevgimi sübjektif sebeplerden sürdürdüğümü sanıyordum; ta ki yıllar sonra bu işi yapmaya başlayana kadar. Bir baktım ki parçası olduğum nesildeki herkes hastası Jazz Jackrabbit 2’nin. Tekrar açtım, oynadım, objektif baktım bu sefer. Muhteşem bölüm tasarımları, harika bir multiplayer modu ve pürüzsüz bir oynanış buldum karşımda. Hiç acımadım, listeye dört numaraya yazdırdım adını.

 

3. Psychonauts

Psychonauts

Geçtiğimiz gece gerçekleşen Sony E3 konferansını izleyin. Ortalara doğru, Grim Fandango yeniden yapımı haberini göreceksiniz. Onu baştan aşağıya izleyin. Sonundaki tepkileri duydunuz mu? İşte o Schafer’ın efsane statüsünü temsil eden bir andı. Evet, Schafer LucasArts’ta klasik üstüne klasik yaratmıştı ve sebeplerinden en önemlisi de buydu o efsane statüsünün. Ama bir de, bağımsız kurduğu stüdyosuyla yarattığı klasikler, ustaya ayrı bir saygı duymamızı sağlıyordu. Psychonauts onun eskiye takılıp kalma derdinde olmadığını, inovasyona her şeyden çok önem verdiğini kanıtlamıştı. Bambaşkaydı.

 

2. Super Mario Galaxy 2

Super Mario Galaxy 2

Sizce gerçekten de bir platform listesinde Super Mario’nun olmaması mümkün mü? Değil tabii ki. Mario’dan söz ediyoruz. Açık ara oyun dünyasının en ünlü karakteri bu. Melodisi hayatında Xbox görmemiş insanlar tarafından bile ezbere bilinen, ilk bölümü belki de dünyanın en çok oynanmış level’ı olan Mario. Bizce, onun en iyi oyunu Super Mario Galaxy 2’ydi. Galaxy’nin muhteşem yer çekimi mekaniğini alıp, bir platform oyunun en kilit özelliğine bandırmıştı: Bölüm tasarımları. Öylesine hatasız, öylesine etkileyiciydi ki Super Mario Galaxy 2’nin bölüm tasarımları, bir saniye sıkılmak bile mümkün değildi.

 

1. Braid

Braid

Ama bir numarayı almaya gücü yetmedi Mario’nun. Bir numara, bizim zihnimizde, tartışmasız; sorgusuz ve sualsiz bir şekilde Braid’e ait. Jonathan Blow’un neredeyse tamamen tek başına yaptığı Braid, bize soracak olursanız oyun dünyasında bir dönemi kapatıp, yeni bir tanesini açtı. Artık “auteur” oyunlar mümkündü. Katkısız, saf bir vizyon ürünüydü Jonathan Blow. Aşk çocuğuydu resmen, hissedebiliyordunuz bunu.  İnanılmaz zaman manipülasyon mekaniği, dokunaklı hikayesi ve masalsı grafikleriyle kendinden sonra gelen tonlarca oyunun yolunu açtı. Braid bizce gelmiş geçmiş en iyi platform oyunu olmasının yanında, aynı zamanda oyun dünyasının en önemli işlerinden de biridir. Eminiz bundan!

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

1 yorum

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.