Dünya Gözüyle Bir Ziyaret Etmeden İçimizin Rahat Etmeyeceği 14 Spor Mabedi
Son güncelleme: 22 Ocak 2020
Belki fark etmişsinizdir; biraz kıyıda köşede kalıyor ama bizim baya esaslıca oralarda duran bir “Gezi” kategorimiz var. Baya “gezi” işte, ne anlıyorsanız o. Gezmenin, tozmanın da geek’leri var aramızda. En nihayetinde gezip gördüğümüz yerlerden de hikayeler çıkartabiliyor, bir şeyleri tutkuya dönüştürebiliyor, hakkında sonsuza kadar giden konuşmalara başlayabiliyoruz. Gezmek güzeldir diye düşünüyoruz anlayacağınız.
Bir de işin spor yanı var işte. Sporun hikayelerini, rekabetlerini, mücadelelerini de seviyoruz. Sporun yanına geziyi de ekleyince, hakikaten içimiz bir hoş oluyor… Oluyor da, gelin görün ki şöyle kallavi bir spor seyahati yapmak bile dudak uçuklatan rakamları atıyor ortaya. Hiç hoş değil. Ama biz durduk, düşündük, içimizden “yahu hayal kurmak da mı parayla? YouTube’dan video izlemeye de mi bilet kesiyorlar?” dedik. E kesmiyorlar. Öyleyse dedik neden en güzel geekyaparlarla el ele verip, şöyle fantastik bir tura çıkmayalım?
Aşağıya dünya gözüyle bir görmeden, taraftarlarının arasına karışıp iki tezahürat etmeden şu dünyadan göçüp gidersek içimizde ukte bırakacak spor mabetlerini sıraladık. Bunlar için “gidin!”, veya “görün!” diyemeyeceğiz hâliyle; zira muhtemelen biz de gidemeyeceğiz. Ama gelin beraber YouTube’dan videolarını izleyip, kendimizi moda sokalım. Var mısınız?
Varsanız buyurun. Özellikle atmosferi ve taraftar kitlesiyle değerlendirdiğimiz süper 15’lik listemiz aşağıda. Tepe tepe okuyunuz efendim!
Futbol
Anfield Road
Az buçuk futbol seviyorsanız, zaten Liverpool taraftarlarının nasıl etkileyici bir topluluk olduğundan haberiniz vardır. Özellikle The Kop adı verilen tribüne doluşan taraftarlar, Anfield Road’da bulunmayı bile unutulmaz bir tecrübe hâline getirirler. Hele bir de “You’ll Never Walk Alone”‘a başlarlarsa, üf…
La Bombonera
http://www.youtube.com/watch?v=UdysbYOvrAA
Boca Juniors’un stadyumu La Bombonero, ya da resmi ismiyle Estadio Alberto J. Armando mimari olarak zaten çok ilginç bir yapıya sahip. Bir tarafı kenar mahallelere sarkmasın diye doksan derecelik bir açıyla yapılmış, orası halihazırda bir ilgisini çekiyor insanın. Bir de Boca ultralarıyla beraber maç izlerseniz bu ilgi katlanıyor.
Celtic Park
Britanya futbolun beşiği, burasını zaten biliyoruz. Safi atmosfer olarak da çok az ülkenin taraftar grubu onlarla yarışabilir. Sadece fanatiklik demiyorum, insanı yerine mıhlayan bir hava yaratma konusunda neredeyse üzerlerine yok. Bu yüzden Liverpool’dan biraz kuzeye çıkıp, Glasgow’a gitmeyi de abes görmedik. Rangers hayranları darılmasın, Ibrox da güzeldir.
Basketbol
Kombank Arena
Belki futbol kulübünün eski şaşaası pek kalmadı. Ama Partizan ismi basketbolda hâlâ yersiz olmayan bir ürperti uyandırıyor insanda. Bunun arkasındaki en büyük etken de şüphesiz Kombank Arena’nın vahşi atmosferi. Kaç büyük kulüp oraya gelip mahalle arasında basket oynamaya çalışan güvensiz çocuklara döndü sayısı bilinmez…
Staples Center
http://www.youtube.com/watch?v=whs6rKUGaGY
Takımınız şov dünyasının beşiğinde olunca, siz de iki üç bir şey kapıyorsunuz elbette. Lokasyon olarak zaten dünyanın en meşhur şehirlerinden birindesiniz, burası cepte. Stadyum mimari olarak zaten şahane. Bir de ne kadar Hollywood prodüktörü, yönetmeni, aktörü varsa iki adım ötenizde. Hâliyle şovunuz, harbi şov oluyor böylece ne olacak?
Helliniko Olympic Arena
Bu liste için buraya koyacak video ararken buna denk geldim. Ve aklımdan ne geçti biliyor musunuz? Eğer taraftarlar “Olympiakos” diye bağırıyor olmasa, gerçekten gördüğüm videonun Sinan Erdem’de falan çekildiğini düşünürdüm. Yunanlar (500 sene beraber yaşamanın da etkisiyle) bize çok benziyorlar. Bu da fanatiklik ve atmosfer konularında baya ağır oldukları anlamına geliyor.
Amerikan Futbolu
Michigan Stadium
Buraya Amerikan futbolundan da bir şeyler koymak isterken kafamızda bir şey vardı: Üniversite takımları. Gerçekten de insanlar bazen sporun Amerika’da üniversitelerden peydahlanmış bir şey olduğunu unuturlar sık sık. Oysa ki Amerikalılar için sporun kalbi üniversitelerde atar… Dolayısıyla spor mabetlerinde oluşan atmosferin de.
Doak Campbell Stadium
Ülkemiz dolaylarına Galatasaray taraftarlarının aracılığıyla gelen War Chant, belki de bir takımı desteklemek için yazılmış en etkileyici marşlardan biridir. Bir sporcu olarak bunu duyarak bir sahaya girmeyi gerçekten de tahayyül edemiyoruz. İnsanın sahayı bir ucundan diğerine koşası gelir vallahi!
Lambeau Field
Lambeau Field işin otoritesi pek çok adam tarafından NFL’in, nam-ı diğer Amerikan Futbolu Ligi’nin en iyi stadyumu olarak seçildi. Zaten işini bilen adamlardan şüphe edesimiz yok ama, insan stadyuma şöyle bir alıcı gözüyle bakınca neden olduğunu kolaylıkla görebiliyor.
Beyzbol
Estadio Latinoamericano
Beyzbol deyince işe Amerika ile gireceğiz sandınız değil mi? Hayır, beyzbol Amerika dışında iki ülkede de delicesine popüler olan bir spor; bunlardan biri de Küba. Havana’da bulunan Estadio Latinoamericano da bu ülkenin en güzide stadlarından biri. Sen böyle güzel stat yapıp, içine de Latin ateşini doldurusan biz de listeye alırız arkadaş!
Yankee Stadium
http://www.youtube.com/watch?v=Z2pZV195q2g
Spor tarihinin en önemli stadyumları diye bir liste yapsaydık da muhtemelen bir köşesine Yankee Stadium’un adını yazardık. Her ne kadar 1923’te inşa edilen ve Babe Ruth ile yükselen bina an itibariyle Yankees’in maçlarını oynadığı bina olmasa da, köklü kulübün tarihinden izleri yine de stadyumda rahatlıkla görmek mümkün.
Tokyo Dome
Dedik ya, beyzbol Amerika dışında iki ülkede daha popüler diye. Onlardan biri Küba, diğeri de Japonya. E siz Japonlar gibi işi gücü disiplin, organizasyon ve çılgınlık olan bir millete “beyzbol stadyumu yap” derseniz, onlar da size 42 bin kapasiteli muazzam bir mühendislik örneğiyle gelir.
Diğer
Wimbledon Centre Court (Tenis)
Kapasitesi yaklaşık 15 bin. Sporun doğası sebebiyle öyle tezahüratlarla yankılandığı da pek söylenemez. Peki Wimbledon Centre Court’un buradaki işi ne? Çünkü bu statta sessiz olmak bile spor geek’leri için muazzam bir tecrübe de ondan! 1922’de kurulan ve tenis dünyasının açık ara en önemli stadyumu olan Centre Court, 22’den beri çizgisini hiç bozmadı. Aynı kalite devam!
Circuit de Monaco (F1)
Formula 1 tarihinin en zor pistlerinden biri olarak bilinen Circuit de Monaco’yu güzel yapanın tam olarak ne olduğunu tespit edemiyoruz. Kentsel yapısı? Muhtemelen. Beygir gücünden çok pilot yeteneğine önem veren doğası? Bu da vardır. Belki de sadece Monaco’nun büyüsüdür… Her neyse, etkileyici olduğu kesin.
Bell Centre (Buz Hokeyi)
http://www.youtube.com/watch?v=X9gfux_HXng
Maçlarını NHL’de oynayan Montreal Canadiens’in evi Bell Centre. Temeli 1993’te atıldı, 1996’da tamamlandı. Şimdi içinizden diyeceksiniz ki, “ulan her stadyuma güzelleme yaptın, bunda niye trivial pursuit’e bağladın?”. Çok makul bir soru sevgili Geekyaparlar. Çünkü şu videoyu izledikten sonra daha kelime etsem, ayıba kaçarım diye korkuyorum. Şu güzelliğe bir baksanıza!
Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.
Tüm yazıları (1579)
Yorum Yap