13 Adımda Star Wars: The Force Awakens Fragmanının Detaylı Çözümlemesi
Gözümüz aydın… “Geldi”, “Geliyor”, “Görenler şöyle olacak diyor”, “Duydun mu Şükran Günü geliyormuş”, “Görmelere doyamayacağız haydi” derken en sonunda geldi Star Wars: The Force Awakens’ın fragmanı. Sizi bilmiyorum ama benim ağzımda kekremsi bir tat var. Sonda çıkan John Williams melodisi de olmasa, izlediğim şeyin on yıldır beklediğimiz bir film olduğunu unutacağım resmen. Zaten 50 saniye hiçbir şeyimize yetmezken, o 50 saniyenin net 25’ini siyah bir ekrana bakarak geçirmiş olmamızın da etkisi büyüktür şüphesiz.
Bununla nasıl mücadele edilebilirdi? Daha damar girilebilirdi müzik ve görsellikle. Eski kadro (Harrison Ford, Mark Hammill ve Carrie Fisher) gözükebilir, ya da tüm oyuncu kadrosu arasından en tanımadıklarımız yerine Andy Serkis gibi, Gwendoline Christie gibi geek dünyasında halihazırda sevilen yeni çocuklara odaklanılabilirdi. Hepsini geçtim, bir R2-D2, bir C-3P0 gözükebilirdi ufukta. Olmadı. Ama bu yine de geekyapar olarak fragmanı deşmeyeceğimiz anlamına gelmiyor.
Buyurun, 13 adımda bu kısa fragmanın bize anlatmak istediklerini çözümlemeye çalıştık. Eklemek istedikleriniz varsa tartışmaya siz de katılın, yorumları patlatın efendim!

Burası Tatooine. Buna kimsenin şüphesi olduğunu zannetmiyorum. Bunun burada olma sebebi de çok açık, Star Wars filmlerinin kökeni, başlangıç noktası Tatooine’dir. Abrams fragmanını buradan başlatarak bir gönderme yapmış kendince.
Fakat kilit soru bu değil, kilit soru bu görüntünün üzerine konuşmaya başlayan sesin kim olduğu. İtiraf etmem gerekiyor ki ses gerçekten de Benedict Cumberbatch‘in sesine çok benziyor, üstelik uzun süredir Cumberbatch’in filmde ufak bir rolü olduğu söylenmekteydi. Fakat eğer gerçekten oysa, Disney adamın sesini fragmana koyup kendisinin rolünü resmen açıklamamakla ne amaçlıyor olabilir çözemiyorum.
Cumberbatch dışında bu sesin sahibi olabilecek -ve kadroda yer aldığını bildiğimiz tek isim- Max von Sydow. Listedeki diğer tüm erkek oyuncuların çok belirgin sesleri var, von Sydow’unki ise renk olarak bu dış sese en benzeyeni. Tek problem, bu ses biraz daha genç geliyor. Von Sydow’un şöyle bir röportajını iliştiriyoruz, dilerseniz kendiniz karar verin.

Huzurlarınızda John Boyega. Kendisi daha önce dedikoduların işaret ettiği gibi bir stormtrooper’ı oynuyor. Sizi bilmiyorum ama burada suratında oluşmuş “hass…” ifadesi, o hafif kayıp, hafif şaşkın, hafif de panik hâl ve tavır bana C-3P0 ve R2-D2’nın Tatooine’e ilk düşüşlerini hatırlattı.
Bu arada fragmanda ilk gözüken kişinin kendisi olması da filmin başrollerinden biri olduğu iddiasını güçlendiriyor.

En güzel “Kafası kopartılıp bir futbol topunun üzerine yerleştirilmiş bir R2 ünitesi” olarak tanımlanan bu robot muhtemelen esprinin ima ettiğinin aksine tek parça bir şey. Benimse daha önemli bir sorum var: Arka planda gördüğümüz yer neresi? Bir gemi ve ne idüğü belirsiz, endüstriyel gözüken bir cihaz var. Tatooine ile bunları birleştirince aklıma Luke’un power converter almak için gitmek istediği Tosche İstasyonu geldi.
Tosche istasyonundaki sahneler aslında Episode IV için çekilmiş, fakat son montajda dışarıda bırakılmıştı. O yüzden yedinci filmin burada geçen sahneler içermesi tatlı bir referans olabilir.

Stormtrooper’lar. Yorumlarda biriniz “ama aynı boyda değiller” demiş. Bu vesileyle bir yanılgıyı düzeltelim, stormtrooper’lar klon ordularının direkt devamı değildir. Hiçbir zaman da olmadılar. 3. filmle 4. film arasında malumunuz 19 yıl var. Jango Fett’in klonları yaşlanmaya karşı dirençli falan değiller (bkz: Boba Fett), Kamino’dan çıktıktan sonra onlar da insan gibi yaşlanmaya başladılar. Kamino’yu da 20 yaşında terk etmediler zaten. Üstüne üstlük Kamino’dan sonrası da çiçek koklayarak geçmedi, İmparatorluk hükmünü sağlamlaştırmak için bir ton savaşa girdi. O yüzden Episode IV’te gördüklerimiz zaten klon değildi, burada gördüklerimizin hiç alakası yok.

Burada nereye indiklerine dair bir belirti görmeye çalıştım, fakat beceremedim. Yine de rüzgarın esiş biçimden, bir aracın arkasından değil de, yan tarafından indiklerini zannediyorum. Görebildiğim kadarıyla indikleri yerde gemilere benzer şeyler de var. Yani bir geminin hangarına iniyor olabilirler; fakat ben çok yanılıyor da olabilirim. Zira nereye iniyorlarsa çok toz kaldırdıkları kesin.

Huzurlarınızda Daisy Ridley. Kendisi burada Tatooine’de, klasik bir Tatooine kıyafeti içerisinde gözüküyor. Tatooine’de geçen tüm fragman sahneleri daha filmin çok başından alınmış gibi duruyorlar, hem Ridley hem de Boyega bir panik havasında sanki. Burada da Ridley’nin bir yere yetişmeye çalıştığı çok açık. Eğer post-prodüksiyona kronolojik sırayla başladılarsa, bu filmin Tatooine’de başlayacağı anlamına gelebilir.
Bu arada Ridley için uzun süredir Han ve Leia’nın kızı Jaina’yı oynayacağı söyleniyor. Bu fragmanda ona dair bir işaret aradım ama, bulamadım. En yaklaşabildiğim an bu görüntünün sadece görsel açıdan Leia’nın Endor’daki hâline benziyor oluşu ama; dürüst olayım, biraz fazla satır arası okuyor olabilirim.

Daha önce hiç görmediğimiz bir speeder tasarımı. Bunu buraya koydum, çünkü bu tip şeyleri filmde görmeyi çok istiyorum. Star Wars evreninde ilk Knights of the Old Republic çizgi romanları hariç herhangi bir teknolojik gelişmeyi ima eden hiç bir şey görmedik bugüne kadar. Revan döneminde ne kullanılıyorsa Luke döneminde de aynısı kullanıldı. Abrams bize Episode 6 ile bu film arasında biraz vakit geçtiği ve bir şeylerin ilerlediği havasını verirse, benden tam puanı kapar söyleyeyim.

Bu görüntünün efsanevi Death Star kapışmalarındaki kamea açılarına bir gönderme olduğu çok açık. Karşımızda gördüğümüz aktör de Oscar Isaac bu arada. Hâlâ Rebellion logosuyla dolanan X-Wing’lerin olması da -daha önce denildiği gibi- filmin geçtiği zamanda imparatorluğun henüz daha yıkılmamış olduğunu kanıtlıyor gibi. Soru şu: Neden? İmparator öldü, Vader öldü, Death Star yok edildi… İmparator’dan sonra kalan güçleri toparlayan bir figür olabilir mi Thrawn tarzı? Mümkün. Eğer öyle bir figür varsa bence muhtemelen kendisini Max von Sydow oynuyor olacaktır.

Uzun süre burasının neresi olduğunu çözmeye çalıştım. Önce şöyle bir detay paylaşayım, diğer X-Wing’ler kırmızı boyalıyken, ön plandaki yeşil-mavi bir boyaya sahip. Bunun hikmeti çıkacaktır bir yerden. Arka plandaki gezegene gelecek olursak, benim en aklıma yatan -ve şu an hâlâ canon olduğunu bildiğimiz- gezegen Naboo. Bankom o. Plasem ise Yavin IV. İki gezegenin de coğrafi şartları bu kareyi oluşturmaya müsait ve Abrams Star Wars evreni için manevi değeri yüksek iki gezegeni de kullanmak isteyecektir.
Canon olmayan gezegenlerden soracak olursanız, bana bir Dantooine çağrışımı yaptı bu kare. Nedendir bilmem.

Kim bu? Ve burası neresi? Ancak spekülasyon yapabiliriz. Ben fragmanın üstünde konuşan dış ses her kimse, bu şahsın o olmadığı kanaatindeyim. Kadroda kim kimi oynuyor bilmiyorduk bu fragmana kadar. Oscar Isaac, John Boyega ve Daisy Ridley’nin rollerine en azından bir etiket yapıştırabiliyoruz. Fakat hâlâ muallakta olan bazı aktörler var. Onların arasından kadınları elemek lazım, zira belli ki gördüğümüz bu şahıs bir erkek. Andy Serkis ve Max von Sydow’un da fizik yapıları böyle değil. Geriye iki aday kalıyor: Adam Driver ve Domhnall Gleeson. Bana soracak olursanız, ikisinden biri bu karakteri canlandırıyor. Abrams bize ters köşe yaptıysa, gördüğümüz şahıs Kambırbeybi de olabilir. Onun da fiziği buna yakın.

Maşallah… Siz sormadan ben söyleyeyim, kırk yıllık Star Wars canon’undan onca çizgi roman, onca kitap ve onca oyun geçti; çift taraflı ışın kılıcından kırbaç şeklinde kullanılan esnek ışın kılıcına, birbirine bağlı nunçaku şeklinde taşınan ışın kılıçlarına kadar her şey denendi, kimsenin aklına böyle bir şey gelmemişti. Helal olsun, kırk yıllık canon’un hayal gücünü bir filmde aştılar…

Millenium Falcon vs. TIE Fighter? Star Wars’ı Star Wars yapan şey. Fakat bu tekrar kanıtlıyor ki hâlen bir İmparatorluk vs. İsyancılar kavgası dönmekte. Sorulması gereken şey ise şu: Bu it dalaşı neden Tatooine’in göklerinde vuku buluyor? Kalıbımı basarım ki Daisy Ridley ve John Boyega’nın sahneleri bununla direkt olarak bağlantılı. Boyega İmparatorluğun aradığı bir şeyle birlikte Tatooine’e gelmiş, Ridley ve Falcon da ona İmparatorluk’tan önce ulaşmak istiyor olabilirler. Durumun aslını zaman gösterecek…

Ve maalesef son doğrulama geldi: Star Wars: The Force Awakens, isminde “Episode” ibaresini barındırmayan ilk Star Wars filmi olacak…
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)Bunlar da ilgini çekebilir
7 yorum
-
-
yeni ışın kılıcı tutumu çok zorlaştırmış..
-
Bence bu yeni ışın kılıcının olayı farklı.Işının görünüşünden ve sesinden belli ki bence bu farklı bir tarzda yapılmış büyük ihtimal kristali de farklı.Belki çok güçlü olduğu için ve dengelemek için egzoz benzeri bir yöntemle koymuşlardır.
Birde eski Sith kılıç yapma teknikleri farklı diye biliyorum.Belki bu adam o yöntemle bir kılıç yaptı yada eski bir Sith lordunun kılıcını buldu.Yada ben çok pis sallıyorum şuan.Neyse sonuç olarak bence bu kılıç çift taraflı ışın kılıcından daha kullanışlı gözüküyor.Çift taraflı da kendini kesme ihtimalin daha fazla.Onda bir şey olmuyorsa bunda da olmaz diye düşünüyorum.
-
Fragmanı izlerken ilk tepkim sesi duyunca ”Bu Benedict!!!! :O ” Bence kesinlikle onun sesiydi Star Trek’te defalarca konuşmasını izleyip gene defalarca Hobbit’te dinledikten sonra adamın sesi kafana yerleşiyor artık 😀
-
Wow adamlar öyle bir fragman sunmuşlar ki, bi sürü şey gösterip aslında hiç bişey göstermemişler. Konuyla yada karakterlerle ilgili çok bişey öğrenemiyoruz. Ama hepimizi heyecanlandıran sahneler, geçmişe referanslar falan inanılmaz. Takdire şayan bir iş. Yalnız güzel görünüyo. I-II-III gibi yapmacık durmuyo hiç bişey. X-Wing’lerin ve Millenium Falcon’un görünüşleri son derece yerinde. Bi tek o speeder hoşuma gitmedi. Onun dışında herşey sağlam duruyo. Yeni ışın kılıcı da böyle medieval bi hava yaratmış. Daha bi sene var, nası beklicez?
-
O kılıç bir ışın kılıcı bile olmayabilir. Başka bir teknolojidir, başka bir şeydir. Bu kadar gaza gelmeye gerek yok. Yazıda da dediği gibi, ne ışın kılıcı tasarımları gördük, bu onların yanında gayet mantıklı kalıyor.
X-Wing’lerin ve Stormtrooper üniformalarının tasarımlarında da bariz farklar var. Daha iyi mi yoksa kötü mü olduğu tartışılır ama sonuçta zaman içinde tasarımların farklılaşması normal. Ben bu küçük farklılıklar olduğu için memnun oldum. Yerinde durmayan, farklılaşan bir evren yansıtılmış.
-
Millenium Falcon’un da tasarımında farklılıklar var. Bu güzel. Acaba şu anki sahibi kim? Hala Han Solo kullanmıyordur herhalde?
Işın kılıcı hakında böyle bir şey denenmedi denmemeli aslında. Crossguard Lightsaber buna yakın bir çizimle. (tek taraflı ve 45derece açıyla bağlı) 2000ler sonrası ürünlerde kullanıldı