İçeriğe geç
Oyun 8 dk okuma

3DS’e Özel Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Oyun

Yiğitcan Erdoğan
3DS'e Özel Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Oyun

Hatırlar mısınız bilmiyorum, bundan neredeyse tam bir sene önce aynı gün içerisinde PS3, Xbox 360 ve Wii’ye özel olarak geliştirilen oyunları listelemiştik. Editöryal bakışımızın daha farklı olduğu günlerdi, kitlemiz daha küçük, tanıyanımız daha azdı. Çok daha keskin bir biçimde “gelmiş geçmiş en iyi” lafını yapıştırabiliyorduk başlıklara. Bunun önünü alamamış olacağız ki, bir iki ay sonra aynısını bir önceki nesil için de yaptık. Bu sefer de gözümüzü diktiklerimiz PS2, Xbox ve GameCube’du.

Bunları yaparken kafamızın bir kenarında hep mobil konsollara da genişletmek vardı listeyi. Bugüne kısmetmiş. Ana konsol abileri gibi 20’lik bir liste çıkartamadık, ama şimdi Vita ve 3DS’e hürmetlerimizi sunmak için buradayız. Şimdiden uyaralım, bizim gelmiş geçmiş en iyi olarak gördüklerimize sizin katılmayabileceğinizi biliyoruz. Listeyi hazırlarken olabildiğince objektif olmaya çalıştık. Kriterlerimiz açık ve netti. Burada münhasır oyunlara baktığımızdan, konsolun yapısını ne derece iyi kullandıkları / yansıttıkları birinci kriterimiz oldu.

Kendi kanaatimizden çok aldığı hayran tepkisini (meali: PS Store ve benzeri yerlerdeki kullanıcı puanlamaları, forum yorumları vb.) ve kendisine yöneltilen eleştirel yorumları (meali: GameRankings ve Metacritic notları, incelemelerde belirtilenleri vb.) ciddiye aldık. Bir de iki liste için de özellikle mobil oyunculuğu ne kadar anladıklarına baktık. Bir de ek şöyle bir kriter çıkmak zorunda kaldı karşımıza. İki konsolun da tartışmasız ana odakları Japonya, zira el konsollarının en yaygın kullanıldığı coğrafya orası.  O yüzden iki kütüphanede de bolca olan görsel romanlar ve J-RYO’ları biraz göz ardı etmeye çalıştık.

Listeye geçmeden önce diğer bahsi geçen yazıları okumak istiyorsanız, buyurun sırasıyla sizi şöyle alalım:

Unutmayın, burada münhasırlıktan söz ediyoruz. Yani oyun aynı anda başka bir platforma çıkmıştır, sonradan HD Remastered edilmiştir, ya da kendisi bir başka eski oyunun düz doku güncellemesidir; onlara bir lafımız yok, ama listede yerimiz de yok. Bir de ekleyelim, seri başına sadece bir oyun alalım dedik işler cıvımasın diye. Emin olun zaten o seriyi temsilen koyduğumuz maddelerde koymadığımız oyunları da onore edeceğiz.

Buyurun!

 

10. Pullblox

Pullblox

Catherine’i oynamış mıydınız? 2012’de piyasaya çıkmış; bir yanı bulmaca oyunu, bir yanı ise görsel roman olan garip bir Atlus ürünüydü. Eğer Catherine’e bakıp “ulan keşke şu şeytan koyunlar, cinsel alt metinli konuşmalar bir de şuradaki hayat simülasyonu tipi diyaloglar falan olmasa; onların yerine şirin karakterler, rengarenk bir ortam olsa” dediyseniz, tanıştıralım; kendisinin Amerika adı Pushmo, Avrupa adı Pullblox, Asya adı Hikuosu. Tamamen blok itme ve çekme üzerine, şirinlik muskası bir bulmaca oyunu. Üstelik en güzeli, yani bağımlılık yapan türden!

 

9. Mario Kart 7

Mario Kart 7

Herhangi bir Nintendo konsolu listesi Nintendo’nun birinci parti oyunlarından bulundurmazsa olmaz, herhangi bir Nintendo birinci parti oyunları listesine de Mario Kart konmazsa ayıp olur. Japon devinin en önemli serilerinden biri Mario Kart 3DS’e gelecek dendiğinde, böylesine rafine bir tecrübeyi kimse beklemiyordu. Mobil Mario Kart’ların biraz eksik olmasını özümsemiştik aslında. Fakat Mario Kart 7 adının hakkını verir nitelikteydi. Baya bir Mario Kart’tı bu, yan oyun diyen çarpılırdı…

 

8. Bravely Default

Bravely Default

Dedik ya listeyi kendi kanaatlerimizle kurmamaya gayret gösteriyoruz diye? Açık konuşayım durum bu olsaydı Bravely Default’ı buraya almazdım; zira oyunun alımının bana ulaştığını hissetmiyorum. Ama insanların neden bu oyuna böylesine kavrulduğunu da görebiliyorum. J-RYO’ların sadık hayranlarını tatmin edecek her şey var burada; grafiksel lisandan oynanış mekaniklerine kadar. Üstüne üstlük bir de olayları değiştiren Brave / Default mekaniği yerleştirmişler ucuna kıyısına. Benim damak zevkime göre değil, ama listedeki yerini hak ettiği tartışılmaz.

 

7. Monster Hunter 4 Ultimate

Monster Hunter 4 Ultimate

Monster Hunter serisi kadar dünyada üzerine ağıtlar yakılacak kıvama gelinmesine rağmen ülkemizde umursanmamış bir seri daha var mıdır? Zannetmiyorum. Amerika’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan Japonya’ya her yeri etkisi altına alan Monster Hunter bir bize uğramadı, bir Türkiye’de fırtına yaratmadı. Eğer siz de “ne ulan bu fenomen” modundaysanız, buyurun. Bundan daha iyi bir giriş noktası bulamazsınız. M4U hâlâ ilk başta karışık ve detayların çokluğu dudak uçuklatıyor, ama seriye girizgah yapmak için kendinden daha iyi bir nokta yok.

 

6. Pokémon X and Y

Pokemon X Y

Nintendo’nun en son konsolu 3DS Pokémon bakımından selefinden daha fukara aslında. Şaşırtıcı, ama öyle. DS’in üç yeni ana Pokémon oyunu (Diamond / Pearl, Black / White, B2 / W2), bir yeniden yapımı (HeartGold / SoulSilver), tonlarca da Mystery Dungeon ve Ranger oyunları vardı. 3DS ise biraz daha mütevazı bu konuda, iki elin parmaklarına sığacak Pokémon arşivleri var. Ve aralarından en iyisi, şüphesiz Parizyen havası, Mega-Evolution’ları ve muhteşem grafiksel sıçramasıyla X & Y.

5. Persona Q: Shadow of the Labyrinth

Persona Q

Herhangi bir Japon konsoluyla ilişkili liste yaparken Persona’dan bahsetmeden edemeyecek miyiz acaba? Sanmıyorum. Persona’nın şu saatten sonra Japonya bayrağına işlenmesine itiraz etmeyecek milyonlar bekliyor Atlus’un kapısında P5 için. Atlus da sağ olsun, arada yan oyunlar çıkartıyor karşılarına. Persona Q, listemizdeki en yeni oyun aslında; henüz çıkalı daha birkaç ay ancak oldu. Ama bir anlamda, almasak en tepki çekeceğimiz oyunlardan biri de buydu. Zira Persona karakterlerini “first person dungeon crawler” formülüne sokmak bile tek başına alkışı hak ediyordu zaten.

 

4. Super Mario 3D Land

Super Mario 3D Land

Nintendo Mario serisinde ana diziyle mobil oyunları ayrıştırma konusunda baya tutarlı oldu yıllar içerisinde. NES’in Super Mario Bros serisi varken, Game Boy’un Super Mario Land’i vardı. Mario Wii’de galaksi peşinde koşarken, DS’te iki boyutlu kökenlerine dönüyordu. Ama ilginçtir, Nintendo son yıllarda en iyi Mario’larını önce mobil konsollara çıkartıyor, sonra salona getiriyor. NSMB’de de böyle oldu, 3D Land’de de. Formül o kadar iyiydi ki, Nintendo dayanamayıp, bir süre sonra 3D World adıyla Wii U’ya aldı götürdü. Düşünün yani…

 

3. Professor Layton and the Azran Legacy

Professor Layton

Professor Layton serisinin DS (ve tabii ki, sonrasında 3DS) konseptini ne kadar derinden anlayabildiğine şaşırıyorum bazen. Belki de şaşırmamam gerekiyor, ne de olsa konsolları en iyi anlayan firmalardan biri olan Level-5’in elinden çıkmalar. Ama yine de bu kadar nokta atışı olabilir mi? Dokunmatik ekransa dokunmatik ekran, çift ekran kullanımıysa çift ekran kullanımı; bir yandan küçük aralıklarla iki durak arasında oynanabilecek kadar parçalı, bir yandan da bağımlılık yapacak kadar birleşik bir oynanış? O da var. Azran Legacy’yi sonuncusu diye buraya aldık ama, adı hiç fark etmez. Geriye dönük uyum sağ olsun, herhangi bir Layton oyununu alıp, ne demek istediğimizi şıp diye anlayabilirsiniz.

 

2. The Legend of Zelda: A Link Between Worlds

Legend of Zelda A link Between Worlds

Zelda serisinin müptelalarını bulun, sorun en sevdikleri Zelda oyununu. Ben size şimdiden söyleyeyim, ekseriyetle iki oyun arasında kalacaklardır. Ocarina of Time ve A Link to the Past. Bu iki oyun Zelda külliyatını önünde atbaşılardır ve iki farklı Zelda yapma yöntemini temsil ederler ki, iki yöntem de bugün hayattadır. Ne hikmetse Ocarina of Time’ı Nintendo 3DS’e uyarladı, A Link to the Past’e de bir ruhani takipçi tasarladı. Ama ne ruhani takipçi! Baştan aşağıya bir başyapıttı A Link Between Worlds. Belki de o iki titanın arasına yerleşmeye layıktı hatta.

 

1. Fire Emblem: Awakening

Fire Emblem Awakening

Ama 3DS’e özel olan en iyi oyun dendi mi, bir şeyleri tartışmanın lüzumu yok. Birbirimizi argümanlarla kırmayalım, canlarımızı sıkmayalım, tatava yapmayalım. 3DS’in koskocaman münhasır oyunlar listesinde sadece bir lider var. Fire Emblem: Awakening. O ki isterseniz beş dakikada bir savaş yapıp kapatabileceğiniz, ama vaktiniz varsa sizden saatlerinizi çalan. O ki kendisinden beklemeyeceğiniz hikayesiyle kalbinize dokunan. O ki permadeath sistemi ve karakterler arası evlilikler sağ olsun, her askerinize ayrı bağlanmanızı sağlayan, her hareketinizi yirmi kere düşündürten, ölen her askerinizin arkasından ağıt yaktırtan. Fire Emblem: Awakening’e çok övgü düzdüm, çok methiyeler yağdırdım. Ama en son burada da bir selam çakmak durumundayım, zira kendisi, 3DS’e özel oyunlar arasında şüphesiz en iyisi.

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.