İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Kültür 7 dk okuma

Açıklaması Güç Olan Bilincin, Çözümlemesi Zor Anlatımı: BİLİNÇ AKIŞI TEKNİĞİ NEDİR?

Berna Ece Gündüz
Açıklaması Güç Olan Bilincin, Çözümlemesi Zor Anlatımı: BİLİNÇ AKIŞI TEKNİĞİ NEDİR?

Edebiyat, yapısı ve görevi gereği birçok teknik ile ifade edilebilme fırsatına sahip. Elinize aldığınız kitabın genelde anlatıcısına göre bir türün belirlendiği birçok yazım tekniği, aynı zamanda o sayfaların mensup olduğu dönemi de net çizgilerle belirlemektedir. Didaktik anlatım mı? 17. yüzyıl. Hicivle karışık roman tekniğinin benimsenmesi mi? 18. yüzyıl. Duygulara çok daha fazla yer veren bir akım mı? 19. yüzyıl. Savaş sonrası travmaların etkisi mi? 20. yüzyıl.

Öyle ya da böyle, her dönemin kendine ait bir türü ve anımsatıcı tekniği var aslında. Sosyo-kültürel koşullar, yeni türlerin doğmasına ve yeni tekniklerin hayat bulmasına önayak olur. Bu noktada da, o çok sevdiğiniz türler ortaya çıkmaya başlar. Buna fantastik yazından şairane anlatıma kadar birçok örnek sıralanabilir.

Ancak günümüze kadar yazılı anlamda gelen edebi eserlerin belki de en insancıl ama en zor anlatım tekniklerinden biri var ki, muhtemelen her okuyucuya hitap etmemesi ile kendine özel bir tür muamelesi görmemesi işten bile değil. O tekniğin adı: Bilinç akışı tekniği.

Bilinç Akışı Tekniği Nedir?

stream_of_consciousness_sketch_2_by_tbatesmtsu-d5nag0v

Öncelikle bilincin ne olduğunu konuşmamız şart bu noktada. Zira bir insan olarak en çok aşina olduğumuz ama bir türlü net bir açıklama getiremediğimiz kavramlardan biri bu bilinç denen şey.

Bilinç dediğimiz şey suya benzer. Akar gider, önünü alamazsınız. Tıkanacak gibi durduğu yerde bile kendine bir imkan bulur, yolunu ilerletmeye devam eder. Hiç olmadı olduğu yerde yükselerek taşma yolunda büyür de büyür. Asla bitmeyen ve sonsuza dek devam edebilme yetisine sahip bir kavramdır bir bakıma. Eğer kökünün kurumasına sebep olacak radikal zararlar verilmediyse yapısına, hep bir şekilde var olmaya devam eder.

Bilincimizi bir suya benzetmemizin ve sürekli hareket halinde olduğunu söylememizin sebebi ne peki? Çünkü durdurulamaz bir güç olarak var olmakta kendisi. Misal, hiç alakası olmayan şeyleri inanılmaz kısa bir süre içinde bağlayabildiğinize ve birden o konuya nasıl atladığınıza şaşırdığınız olmadı mı? Beş saniye evvelinde mutfakta gördüğünüz küçücük bir tuzluğun şeklinden direkt olarak geçen hafta kuzeniniz ile yolda gördüğünüz komik bir anıya ani bir geçiş yapmadınız mı mesela? Ya da ne bileyim, annenizin size ne kadar dağınık bir odanız olduğunu söylediği o milyarıncı kez, evden ayrıldığınızı ve evlenip çocuk sahibi olduğunuz yıllarda asla böyle bir şey yapmayacağınızı çünkü bizzat kendinize yapılmasından hoşlanmadığınızı; ancak gelecek yılların ne getireceğinden emin olamadığınız için belki de robotların çocuğunuz yerine yapacağı temizlikler sebebiyle böyle bir derde dahi gerek kalmayacağını düşünmediniz mi hiç?

1a2

Şu örneğini verdiğim şeyler, o kadar dar bir çerçevedeki akış ki aslında… Çünkü oturup zorla düşününce kendi kendine akması gereken bilincimin bana sunduklarını hemencecik sizlere aktarmak çok zor bir eylem. Beynimin milisaniyeler içinde yapabildiği bu sürüklenmeyi insani hızımın ve kabiliyetimin yettiği bir sürede başkalarına aktarmaya çalışmak, resmen zihnime ettiğim bir hakaret gibi. Klavyedeki bir harfin üzerinde oluşan ufacık bir leke, üç saniye içinde seneler öncesinde yaşadığım kötü bir deneyimin odak noktası haline gelen travmatik bir anı haline dönüşebiliyor mesela. Ama bunu fiziksel anlamda aktarmaya çalıştığım vakit, işler sarpa sarıyor. Aslında anlatması yıllar alacak o zincirleme düşünme eylemi bile, şu an nasıl bir şey olduğunu açıklamak için yeterince zor. Tüm o yılları anlatmak, hayat hikayemi aktarmak, yaşadığım her duygunun kökenini söylemek, bir de o sırada yaşadığım bilinçsel akış ile bugünkü kırıntıya gelmemi sağlayan ayrıntıları sıralamak… Sonsuzluğa doğru uzanan bir sarmala dönüyor adeta. Evet, bir sarmal ama sonsuzluk kadar kocaman. Eğer ölümlü beynimiz bu kavramı tam olarak açıklayabilirse, bilinç akışı tekniği de tam olarak o zaman açıklanabilir hale gelecektir diye düşünüyorum.

maxresdefault

Başlıktan bu yana okuduğunuz her cümlede fark ettiyseniz henüz bilinç akışı tekniğini kendi cümlelerimle açıklamadım. Bilincin ne olduğunu anlatırken ona örnekler verdim ve aslında ne kadar karmaşık bir yapısı olduğundan bahsederken insani yeterliliğimizin sınırlarını zorlayan bir kavram oluşundan bahsettim. Ama ima etmek dışında asla net bir açıklama yazmadım. Yine de anlatmak istediğimi anladınız, değil mi? İşte tam da böyle arkadaşlar.

Bilinç akışı tekniği, bir düşüncenin başka düşünceyi, onun ise başka düşünceleri tetikleyerek sonu gelmez bir tükenmezlikte ilerleyerek asla dur durak bilmeyen bir beyinsel aktivitenin edebiyatta hayat bulmuş halidir. Bu yüzden de hala tüm sırları çözülemeyen beynimizin farkında bile olmadığı kadar kısa bir sürede gerçekleştirebildiği bir eylemin sözcükler, cümleler, satırlar ve paragraflar halinde bir araya gelip kitap şeklinde karşımıza çıkması ve anlayabilmemiz de en az açıklaması kadar zor. Beyninizin fonksiyonları hıza o kadar alışmıştır ki, bu evrimsel süreçte onu yavaşlatacak bir somutluk son derece ayar bozan bir şey haline geliyor haliyle. Bir milisaniyelik beyinsel fırtınanın on sayfalık edebi anlatıma dönüşmesi de, bu sebeple herkesin kolayca yutabileceği bir lokma olmadığını anlatıyor bizlere.

Bilinç Akışının Artıları ve Eksileri Nelerdir?

mar16-08-000084567203-02

Aslında burada çok net bir eksi olduğunu söyleyemem. Çünkü bu teknikteki tek problem, zorluğu sebebiyle herkese hitap etmiyor oluşudur. Onun dışında sayacağım bütün şeyler neden bu kadar karmaşık, anlaması zor ama bir o kadar da çözümlemesi inanılmaz haz veren bir teknik olduğuna büyük bir örnek.

Öncelikle bilinç akışı tekniği, kitabı okuduğunuz anlatıcının iç dünyasında çıktığınız bir yolculuk anlamına geliyor. Yani Ayşe’nin sabah uyanırken duyduğu bir ses ile başlayan bölüm, yüzyıllar önceki bir savaşın ortaya çıkmasındaki sebeple son bulabilir. Tabii bu sırada sizin de bilinciniz durmadığı için okuduğunuz her bir satır ile aynı anda siz de kendi zihninizde bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve ikili bir seyahat fırsatına erişiyorsunuz.

Bilinçli bir varlığın iç dünyası, mantıksal bir düzlemde ilerlemez ve bu yüzden de yalnızca çağrışımlarla tetiklenen içsel diyaloglar şeklinde somutluk kazanır. Bu somutluk da anlatıcı sayesinde film şeridine dönüşür ve bir sinemada oturup izliyormuşsunuz hissiyatını yaşatır.

 

Bilinç Akışına En Mükemmel Örnekler

cats

Muhtemelen bu teknikteki kitapların, çok fazla okuyanı olmadığı için ayağa düşmemiş kitaplar olduğunu söylersem pek itiraz etmezsiniz diye düşünüyorum. Çünkü herkesin rahatlıkla anlayamayacağı, adapte olamayacağı bir tür bu. Birçok usta edebiyat eleştirmeni bile şu ana dek çıkmış örneklerini çözümlemeye çalışırken soğuk terler döküyor.

İngiliz edebiyatında bu tekniğin en bilindik örneklerini Virginia Woolf, James Joyce ve William Faulkner vermiştir. Woolf’un Mrs. Dalloway‘i, tamı tamına yirmi dört saati anlatan uzun ve aralıksız okunması gereken bir eser. Joyce’un Ulysses‘i ise hala okuması en zor kitaplar arasında. Faulkner’ın Ses ve Öfke‘si de aynı şekilde herkesin yutamayacağı kocaman lokmalardan biri.

Dünya edebiyatında Fyodor Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar‘ı, Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde‘si, J.D. Salinger’ın Çavdar Tarlasında Çocuklar‘ı gibi örneklerinin yanı sıra Türk edebiyatında da bu teknikle yazılan eserlerin birçok örneği mevcut. Oğuz Atay’ın o, noktası gelmek bilmeyen uzun bir cümlenin sayfalarca sürdüğü romanı Tutunamayanlar‘ı ya da Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli gibi eserler de, bilinç akışı tekniğinin en bilindik örneklerindendir.

Berna Ece Gündüz

Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Tüm yazıları (523)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.