2019’un Dopdolu Bir GEEK SENESİ Olacağına Kanıt Tamı Tamına 35 FİLM! #1
Son güncelleme: 8 Ocak 2019
Geçen sene vaktimizin büyük bir kısmını alacak diye listelediğimiz tüm film ve dizileri unutun; 2019 senesi daha güçlü ve daha fazla sayıda olmak kaidesiyle bu sefer iliğimize kadar sömürecek bizi. Gerçekten, şaka falan değil. Çünkü her bir yapıma yetişebilmek, artık bir yarış gibi bir şey olacak zannımızca. Peki 2019’da geeklerin yüzü bu kadar çok sayıdaki proje ile gülecek mi? Umarız öyle olur sevgili geek alemi!
2018’de hazırladığımız listeden çok daha kalabalık bir listemiz var bu sene elimizde. O yüzden koltuklarınıza sıkı tutunun, tansiyonu falan düşen olursa kolonyaları hazırda bulundurun. Başlıyoruz!
Not: Her bir filmin Türkiye için gösterim tarihi netleşmediği için IMDB’den aldığımız bilgilerde ülke ve günlerde değişiklik olabilir.
Glass (18 Ocak)

James McAvoy’un şahane oyunculuğu ile kalitesine kalite katan M. Night Shamalayan’ın yeni filmi yine gümbür gümbür. Samuel L. Jackson da cabası! Psikomatik kişilik bozukluklarında yeni çağ, Shamalayan’ın bomba filmiyle şekillensin be!
How to Train Your Dragon: The Hidden World (25 Ocak)

Ejderha ütopyasından yeni haberler var ahali! Biricik Toothless’ımızın türünün son temsilcisi olduğunu unutun; çünkü artık cesur ejderhamızın yeni dişi bir türdaşı olduğunu izleyeceğiz. Ejderha romantizminin animasyon denizine balıklama atlamaya hazırlanın!
Escape Room (1 Şubat)

Bir odadan kaçmak için belirli bilmeceleri çözmeniz gereken oyunları bilir misiniz? Her zaman gizem ve heyecan doludurlar, değil mi? Bu sefer Daredevil dizisinden Karen Page olarak bildiğimiz Deborah Ann Woll de var üstelik. Pratik ve zeki düşünen kaçsın!
The Lego Movie 2: The Second Part (8 Şubat)

Lego filmlerine bayılıyorum! Referansları ve esprileriyle her zaman bende ayrı bir yeri olmuştur. Bir de bu sefer Mad Max‘ten tutun Guardians of the Galaxy‘ye kadar yine tanıdık yapımlara göndermeler var, eğlencenin yine dibine vurup bol bol güleceğiz arkadaşlar!
Alita: Battle Angel (15 Şubat)

Bu sene açık ara farkla en çok merak ettiğim filmlerden biri de bu. Sinema sektöründeki yenilikçi çıkışları sayesinde adından bol bol bahsettirmesiyle tanıdığımız James Cameron’ın yapımcılığını yaptığı film, Christopher Waltz ve Jennifer Connely gibi isimleri barındırıyor. Alita’nın CGI’ının ise gerçek insanlardan bir farkının olmaması, beni bu filme en çok yükselten sebeplerden biri, ne yalan söyleyeyim.
Captain Marvel (8 Mart)

MCU’nun Endgame ile kapatacağı fazın öncesinde yeni ve en güçlü kurtarıcımız olacak Carol Danvers, buna hiç şüphe yok. Skrull’ların istilası ile orijin hikayesine giriş yapacağımız Captain Marvel’ın dolu dolu geliyor olduğunu zaten yayınlanan onca fragmanda da görmüştük. Kozmik Prenses’imize yol açın, çünkü artık geliyor!
Us (15 Mart)

Jordan Peele, korku sinemasında geçen sene büyük ses getirmişti. Get Out ile ödüllere ve övgülere doymayan Peele’ın yeni projesi de Us. Korku ve gerilim filmlerini pek tüketemeyen biri olarak Elisabeth Moss’un kadroda olduğunu öğrenince kendimi zorlasam mı acaba diye düşünmedim değil vallahi.
Dumbo (29 Mart)

Disney’in en eski animasyonlarından biri olan koca kulaklı sevimli Dumbo’nun yeni canlı filminde yok yok! Eva Green, Colin Farrell, Dany DeVito ve Michael Keaton gibi isimlerin kadroda yer aldığını hatırlatmakta fayda var. Beauty and the Beast ile yakaladıkları başarılı canlı film girişimleri sonrası Disney’in bu konuda daha çok projesi olacak, beklemede kalın.
Pet Sematary (5 Nisan)

Stephen King’in kitaplarından uyarlanan film ve dizilerin sayısı kaça ulaştı? Vallahi ben sayamadım. Ama gerilim ve korku konusunda eşsiz kaynaklar olduğunu da söylemek gerekir doğrusu. King’in tüyleri ürperten romanı sayesinde sevimli kedilere bile bakışınız değişecek; çünkü mezarlıklar ve hayvanların kombinasyonu hiç de hoş duygulara sebebiyet vermiyor insanda.
Shazam! (5 Nisan)

DCEU’daki birçok kahramanın aksine çok daha çocuksu atmosferi ile karanlık ve bunaltıcı havaya dur diyen Billy Batson’la tanışın! Aquaman‘den sonra, DCEU’nun biraz daha Marvel’ımsı bir tavır ile gişede yükselmeye çalışması oldukça kayda değer. Üstelik geekler geeki, nerdler nerdü Zachary Levi başrolde! Şahsen DC Sinematik Evreni için aradığımız tat olabilir demek istiyorum, siz ne dersiniz bilmem ama…
Hellboy (12 Nisan)

Rebootlanmaktan bir hal olan tüm filmlerin arasına Hellboy da katıldı biliyorsunuz ki. Milla Jojovich’in de kötü kadını oynadığı yeni Hellboy filminde, Stranger Things‘den tanıdığımız David Harbour’ın kızıl şeytanımızı canlandırıyor. Çıkan fragmanı sonrası gelen tepkiler çok olumlu olmasa da merak ettiriyor açıkçası.
Avengers: Endgame (26 Nisan)

On senedir inşa edilen MCU’nun en büyük ve en ses getiren filmi Infinity War sonrası artık cidden oyunun sonuna geldik arkadaşlar. Geek alemi, bugünler için var; biz böyle anlar için coşuyoruz! Sevdiğimiz tüm karakterlerin ve bittabi dünya popülasyonunun yarısının toz olmasına rağmen Thanos’un yanlış bir şey yapmadığını savunan hayranlar olarak Nisan’ı beklemek çok zor be!
Pokemon Detective Pikachu (10 Mayıs)

İlk duyurulduğunda çok olumsuz bakmış olsam da gelen fragman ile bir hayli coştuğumu söylemeliyim. Ryan Reynolds’ın seslendirdiği bir Pikachu izleyeceğiz. Bildiğiniz Pokemon’lar ortalıkta koşturacak filmde böyle. Çocukluğumuza döneceğiz çocukluğumuza! Ruhunuz ölmesin, beklentimiz olmadan gidince keyif alırız işte!
John Wick: Chapter 3 (17 Mayıs)

Şu hayatta Keanu Reeves kadar kaliteli ve iyi bir oyuncu daha yok herhalde. Oynadığı her filmin hakkını gani gani veren Reeves’in yeni jenerasyona kazandırdığı en iyi şeylerden biri de John Wick karakteri. Matrix ile bir neslin Neo’su olarak gönüllerimize taht kurmuştu, şimdilerde de milenyum çocuklarının en babayiğit aksiyon figürlerinden biri haline geldi. Yalnız dikkat, bu adamın köpeğine sataşmayın. John Wick der ki: “Köpeğim olmadan asla!”
Aladdin (24 Mayıs)

Live action film fırtınasında Aladdin de yer alıyor. Disney’in animasyonunda merhum Robin Williams’ın seslendirdiği Cin, bu sefer Will Smith ile et ve kemiğe bürünecek. Çok fazla yüksek beklentimiz olmasa da neden iyi bir şeyler çıkmasın ki diyerek parmaklarımızı çaprazladık, bekliyoruz efendim.
Brightburn (24 Mayıs)

James Gunn’ın onca spekülatif haberinden sonra böyle bir filmle adını tekrardan gündeme oturtacak olması kaçınılmaz. Yapımcılığını üstlendiği Brightburn’ün fragmanı, bildiğiniz kötücül bir Superman esintisi taşıyor. Gerilimli bir Superman izlemek isteyeniniz olursa, Mayıs ayında bu filme gitmeyi ihmal etmesin.
Godzilla: King of the Monsters (31 Mayıs)

Stranger Things‘in Eleven’ı Milly Bobby Brown’ın burnu bu canavarlardan bir türlü kurtulmayacak değil mi? Netflix’in dizisinde doğaüstü antin kuntin yaratıklarla cebelleşirken şimdi de soluğu canavarların kralı Godzilla’da alıyor miniğimiz. Vallahi helal olsun ama, biz olsak yeter ulen deyip Disneyland’e gitmek için orayı burayı dağıtırdık; kız esaslı çıktı.
The Secret Life of Pets (31 Mayıs)

Klasik, bildiğiniz türden animasyonlardan biri. Ama fazla eğlenceli ve bolca komik. Hala animasyonlar çocuklar içindir fikrini savunanlara da bir tavsiyemiz var: Bu filmdeki çoğu inceyi çocuklar anlayacaksa artık yetişkinliklerini ilan etsinler.
Dark Phoenix (7 Haziran)

X-Men filmlerine olan inancımız da beklentimiz de bir hayli düşük. Ama başrolde Sophie Turner falan var, Jean Grey’in hikayesini izleyeceğiz falan. Belki bir tık iyi olur ha, ne dersiniz?
Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser
Tüm yazıları (523)
Yorum Yap