Bir Sean Bean Olmasa da Filmlerinde Mümkün Olduğunca Çok Ölmeye Özen Gösteren 6 Aktör
Son güncelleme: 23 Nisan 2014
Tamam, arıtk tekrar tekrar belirtmenin bir önemi kalmadı: Sean Bean her oynadığı filmde ölüyor, anladık. Ama bize kalırsa Sean “Reyiz” Bean bu konuda gereksiz derecede fazla ön plana çıkartılıyor. Eyvallah, oynadığı filmlerin 21’inde ölmüş olabilir, hatta filmlerinin çoğunda ölüm sahnesi filmin en dramatik anı yapılmış, gözümüze gözümüze sokulmuş da olabilir. Ama bize sorarsanız, Hollywood’da en az onun kadar ölme çabası gösteren aktörler var. Bu oyuncular, ellerinden geldiğince çok fazla filmlerinde ölmeye çalışıyorlar. Artık üzerlerine mi yapışıyor ölüm nedir bilmiyoruz, ama bir şeyden eminiz: Artık şu aşağıdaki 6 oyuncuyu gördüğümüzde kafamızda “Ne zaman ölecekler” saatini başlatıyoruz!
Başlamadan hemen malumun ilanını yapalım, aşağıda bazı spoiler’lar olacak. Meraklanmayın, hiçbir aktörün son beş senede çektiği filmlerini örnek olarak kullanmadık. Ama yine de “Ben 6 senelik filmden de olsa spoiler istemiyorum!” diyorsanız, uyarıldınız. Tamamız değil mi? Hazırız? O halde buyurun efendim, bir Sean Bean olmasa da filmlerinde mümkün olduğunda çok ölmeye özen gösteren 6 aktör!
1. Bruce Willis
Öldüğü Filmler: Armageddon, Sixth Sense, Sin City, Planet Terror
90’larda Bruce Willis’in öleceği bir film görmek herhalde imkansızdı. Ekranda iki tip oyuncu kesinlikle ölmez: Birincisi, aksiyon filmi yıldızları, ikincisi ise süper kahramanlar. Ama Bruce Willis kendisine biçilen bu payeyi yaşlandıkça kaybetti ve filmlerin en rahat öldürülen adamı hâline geldi: Yaşlı, bilge, muhtemelen bir şeyler uğruna kendini feda ederek ölen eski kurt. Sixth Sense bambaşka bir hikaye, Planet Terror’daki ölümü de şeklen farklıydı ama Armageddon ve Sin City’deki fedakarlığı yıllarca unutulmadı.
2. Willem Dafoe
Öldüğü Filmler: Platoon, Speed 2, Shadow of the Vampire, Spider-Man
Eğer aksiyon filmi yıldızları ve süper kahramanlar kesinlikle ölmüyorlar gerçeğini kabul edeceksek, filmin alenen en kötü ya da alenen en iyi adamının da ölümünün çok muhtemel olduğunu da kabul etmemiz gerekir. Dafoe çitin iki tarafında da bulunmuş bir aktör. Platoon’da açık ara filmin en iyi adamıydı, en desteklediğiniz, en sevdiğiniz karakteriydi. Bu yüzden Oliver Stone, onu öldürerek bize “Gördünüz mü Vietnam böyle bir şey” mesajı verdi. Tam tersi Spider-Man’de de kötülüğün dibine vurduktan sonra kendi aparatıyla öldü. Bu arada not: Antichrist’ı da buraya almayı ciddi ciddi düşündük. Orada ölmedi ama maşallah, ölmekten beter oldu adam…
3. Mark Strong
Öldüğü Filmler: Stardust, Sherlock Holmes, Kick-Ass, Robin Hood
Üzerine “kötü adam” titri yapıştı bir kere Mark Strong’un. Adamcağız atamıyor. Halbuki onun iyi adam oynama potansiyelini, kendini sevdirebilme ihtimalini RocknRolla gibi filmlerden biliyoruz. Ama ne yapalım, kötü adamlığı da iyi beceriyor adam. Kendinden öyle nefret ettiriyor ki ölmesini cidden istiyorsunuz. Film yapımcıları da bunu bildiğinden, en ağır ölümleri de ona yazıyorlar. Onun Sherlock ve Kick-Ass’teki ölümleri herhalde bu listedeki diğer tüm aktörlere “Ulan biz iyi ki böyle ölmedik” dedirttirecek cinstendir…
4. Marlon Brando
Öldüğü Filmler: Viva Zapata, The Godfather, Superman, Apocalypse Now
Marlon Brando’yu ilk parladığı 50’li yıllardan anımsayan anneler, babalar, nineler ve dedeler muhtemelen bu tespite katılmayacaktır. Ama biz ağırlıklı olarak onun 70 sonrası işlerini bildiğimiz için, bize Marlon Brando filmin bir noktasında kesin ölür gibi geliyor. Brando’nun kayış 60’lar civarında koptuğu ve insanlara dair olan umursama kapasitesi sıfıra indiği için, o dakikadan sonraki bütün filmlerinde kuvvetle muhtemel yapımcıya “Hacı öldür beni, devam mevam çıkarsa uğraştırmayın” dediğini düşünüyoruz. Hatta Superman’deki rolü kabul etmesinin tek sebebi rolü teklif ederken yapımcıların başta “Abi şimdi bu karakter zaten ölmesiyle meşhur, hatta gezegeni falan da kalmıyor o derece” diye telkinde bulunmasıdır, eminiz.
5. Samuel L. Jackson
Öldüğü Filmler: Jurassic Park, True Romance, Deep Blue Sea, Star Wars Episode III: Revenge of the Sith
Bakın, içeriden bildiğimiz bir şey yok, bunu spoiler olarak almayın. Ama Nick Fury ölecek. Ölecek arkadaşım. Hollywood’un içinde “ölmek için yazılmış karakterler” diye maddesi bulunan bir klişeler kitabı var. Eğer gözlüklüyseniz: Ölürsünüz. Zenciyseniz, kuvvetle muhtemel ilk giden sizsiniz. Eğer ana karakterlerden birinin mentör figürü, bilge yaşlı adam figürüyseniz kesin nalları diktiniz. Samuel L. Jackson artık bu koşulların hepsini karşılıyor. Adamcağız gençken Jurassic Park gibi filmlerde zencilikten gidiyordu. Episode III dönemine geldiğimizde ise bilgelikten gitmeye başladı. Bundan sonra kurtuluşu yok. Buraya yazıyoruz, Marvel’la Sam Jackson’ın kontratı bittiğinde Nick Fury emekliye falan ayrılmayacak, direkt ölecek. Çıkarı yok!
6. Liam Neeson
Öldüğü Filmler: Star Wars Episode I: The Phantom Menace, Gangs of New York, Kingdom of Heaven, Batman Begins
Oyuncu adamlar bir de Fallout 3’ü eklesinler listeye. Hey maşallah. Liam Neeson karısı Natasha’nın ölümünden sonra acısını unutmak için rastgele aldığı rollerle 40’ından sonra aksiyon yıldızı oldu, artık bu saatten sonra da onun öldüğü filmler görme ihtimalimiz düşük. Ama o noktaya gelene kadar öl öl bitti adam. 99-2007 arası Hollywood Neeson’ı “yaşlı, bilge mentör/baba figürü” olarak belledi, bütün rolleri öyle verdi ve hep de ana karakterin intikamını alacağı bir acı yaratmak için adamcağızı filmin ilk dakikalarında mefta ediverdi. Eğer Neeson Taken ile birlikte bir “badass” olmasaydı, Sean Bean’den daha da beter bir filmografiye sahip olurdu, orası kesin…
Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.
Tüm yazıları (1579)Bunlar da ilgini çekebilir
4 yorum
-
-
the jackal dada nalları dikti
-
-
Liam Neeson’un Gri Kurt filmi de var. Muhtemelen kurt onu yedi 🙂
-
BENCE BU BAŞLIĞA BİR SPOİLER UYARISI KOYUN






Bruce Willis 12 monkeys te de oluyordu.