Bu Hafta Çıkan Çizgi Romanlardan Mutlaka Okumanız Gereken 9’u
Hani geçen hafta çıkan çizgi romanları sayarken biraz verimsiz olduklarından söz etmiştik ya? Bu hafta geçen seferkinin bıraktığı o yarım yamalak tadı silkeledi, bir kenara fırlattı. Marvel büyük event’i Secret Wars öncesinde pek çok taşını uygun yerine oynatırken DC Convergence’ına tam gaz, son hız başladı. Image bir yandan bastırdı, Valiant öte yandan depara kalkıştı, son darbeyi de Dynamite aracılığıyla eski bir dost vurdu.
Deadpool’un ölümünden, Vader’ın fangirl kankasına, Nightwing ve Oracle’ın kafes aşkından, muhteşem çizimleriyle Savior’a; işte bu hafta çıkan çizgi romanlardan mutlaka okumanız gereken 9’u!
Battlestar Galactica: Six #2 (Dynamite)
Bir yıl! Koskocaman bir yıl! Battlestar Galactica Six’in iki sayısı arasında geçen süre bu. Koskocaman bir yıl! Nisan 2014’ten, Nisan 2015’e. Açıkçası kimsenin bu serinin birinci sayısını okumuş olmasını beklemiyoruz; neticede biz de okumamıştık. Neyse ki, bir yıllık bir maziye sahip bir seri için, çok kısa bir yetişme mesafesi var. Neticede o bir senede sadece bir sayı çıkmış! Şükür ki Battlestar Galactica: Six’in ikinci sayısı hiç de fena değil. Yer yer anlatım fazlaca kafa karıştırıcı olabiliyor, Six’lerin farklı anıları arasında yaşanan sıçramalar biraz okur yorabiliyor; ama BSG hayranları yine de tatmin olacaklardır.
Convergence: Nightwing / Oracle #1 (DC)
Convergence başladı, a dostlar! DC’nin bu haftaki tüm kadrosu bir iki Vertigo sayısı ve Scooby-Doo haricinde (yo cidden, Scooby-Doo!) Convergence sayılarından ibaretti. İlk sayılarda El Inferno, Pre-Flashpoint Gotham ve Flashpoint Gotham’ın aralarında bulunduğu beş şehrin Brainiac tarafından kapıştırılmalarına yol açacak girizgahı gördük. Convergence’ın birinci sayısı elbet ayrı bir gereklilikle okunmalı, fakat kendi payıma aradaki sayılar için gerçekten öneri damgası basabileceğim iki tane bulabildim. Biri buydu; diğeri ise…
Convergence: The Question #1 (DC)
Nightwing ve Oracle’ın ilişkisinden de dem vuran sayı, bir kubbe altında yaşamanın bu iki karakter nezdinde nasıl algılandığını ortaya koyuyordu; ki The Question da bunu yaptı, Batgirl de, Harley Quinn de, Batman de, Superman de. Burada tabii ki karakterlerin kendisinin ne kadar ilginç olduğu önemliydi. Diğer sayılar çok kötü olduklarından değil (Harley biraz gereksiz, Damian’ın tribi anlamsız olsa da) ama, ne hikmetse Renee Montoya’nın bu konudaki felsefi çıkarımları daha bir dokundu bana, daha hoşuma gitti. Siz yine de Convergence’a komple bir bakın derim!
Darth Vader #4 (Marvel)
Ben Marvel’ın Star Wars çizgi romanlarını övmekten bıktım, onlar ısrarla ve itinayla sağlam sayılar çıkartmaktan bıkmadılar. Çok muhteşem bir damar yakaladılar dört büyük serilerinde de. Orijinal üçleme hiçbir zaman yeni üçlemenin farkında olamadığından, hiç öyle “dönüp anıları yad etme” anları yaşayamamıştık Vader, Leia, Luke gibi karakterler aracılığıyla. Bu çizgi romanlarda ise bunlardan bolca var. Leia’yı Naboo’ya yollayan Marvel, Vader’ı da Geonosis’e yolladı. Geçen sayıda gördüğümüz Aphra ve Triple-Zero’yu ilk izlenim olarak lüzumsuz bulmuştum, ama bir şekilde Vader’ın karakterine harika oturur oldular. O yüzden bunu da gönül rahatlığıyla öneriyorum. Sakın bozma Marvel, olur mu?
Deadpool #45 (Marvel)
Eh… Yani Deadpool’un ilk başta bir sarsıntı yaşatan ölümü, Secret Wars’ın detaylarının duyurulmasıyla birlikte biraz ıskartaya çıkmıştı zaten. Yazarlar da bu meselelyle ilgili baya güzel dalgalarını geçtiler. O yüzden bu sayıdan öyle dokunaklı bir final hissiyatı beklemeyin. Ama seksen iki sayfası, sekiz farklı hikayesiyle karşınzıda bir Deadpool anıtı bulacaksınız. Deadpool’u bu dakikaya kadar takip ediyorsanız, sizi tatmin edebilir. Ama etmiyorsanız, maalesef söylemek gerek; Deadpool kimdir diye merak edene önerebileceğimiz netlikte bir sayı olmamış.
Imperium #3 (Valiant)
Valiant’ın Imperium serisi benim ilgimi tepe noktada çekmeye devam ediyor. Garip bir estetiği, ondan daha da garip bir mantığı var bu serinin. Harada çok karizmatik ve gerçekten de manyetik bir karakter. Onun yanına da eşit derecede ilgi çekici destek kadrosu kurmayı başarmış yazarlar. Bu sayıda da Mech Major, ya da diğer adıyla Sunlight on the Snow’a odaklanmışlar. Normalde bir yapay zekaya felsefe yaptırtmak yazarların çok başaramadığı bir şeydir; ama bir şekilde Mech Major sizin aklınızda kalacak tonla fikir belirtmeyi becermiş bu sayıda. Önerirken, gönlüm çok rahat o yüzden.
Jupiter’s Circle #1 (Image)
Mark Millar’ın muhtemelen yarın filme alınacak yeni serisi Jupiter’s Circle’ın Watchmen’e borçlu olduğu çok şey var. Bunu alelade söylemiyorum. Jupiter’s Circle’ın sahip olduğu gerçek dünyanın gerçek karanlığı üzerine bindirilmiş süper kahraman mantık sistemi Watchmen’in ara Nite Owl I hikayelerinden çok şey ödünç alıyor. Bu kötü bir şey değil. Mark Millar’ın zeki kalemi ortaya gerçekten de ilgi çekici bir iş çıkartmayı başarıyor. Eğer Jupiter’s Legacy’yi okumadıysanız bile önemli değil; Circle kendi ayakları üzerinde de durmayı başarıyor.
Saga #27 (Image)
Ne denebilir ki? Saga şu an hâlâ devam eden en etkileyici, en çarpıcı, en zeki, vurucu ve anlamlı çizgi roman serisi olmayı sürdürüyor. Yetişkinlikten sadece “beyler çok seks ve kan gösteriyoruz” cümlesini anlamadığı o kadar belli ki Brian K. Vaughan’ın… E “dünyada kalan son erkek” hikayesi yazıp bunu bir ergen porno fantezisine dönüştürmemeyi beceren adamdan da daha azını bekleyemeyiz. Saga’ya zaten çuvalla, bavulla ödül ve övgü fırlatıldı; ama bir tanesini de bu sayı için ben yazayım. Muhteşemsin Saga, muhteşem de devam ediyorsun!
Savior #1 (Image)
Kapağınızda Todd McFarlane’in ismini koymak hafife alınabilecek bir şey değil. Kolay bir şey değil en basitinden. Çıtanızı otomatikman daha yükseğe koyuyorsunuz. McFarlane’in yazarlığını yaptığı Savior’ın ilk sayısını ben böyle okudum en azından, “demek yazarı ve editörü McFarlane’miş, bakalım…”. E baktım. McFarlane’in kalemine diyecek bir şey yok, Aaron Sorkin görse ortadaki “konfirmasyon eğilimi” tiradıyla gurur duyardı. Fakat Savior’ı diğer her çizgi romandan ayıran şey, Clayton Crain’in muhteşem çizim tarzı. Bir içim su desem, muhteşem desem, ölüp bittim desem az kalır; haksızlık olur. Çok ümitlendirici bir başlangıç yaptı Savior. Devamı da gelir umarız!
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)Bunlar da ilgini çekebilir
2 yorum
-
-
Bu yayınların ve yazı dizisinin devamında gelecek onlarcasının takibini nasıl yapacağız? Türkiye’de çeviri çizgi roman pazarı zaten güçlü değil, orjinal ithal gelenler ise samanlıkta çuvaldız denecek kadar çeşit fakiri.
Var mıdır bunun da bir tüyosu ey Geekyapar?









Convergence’e özel bir yazı bekliyordum bu hafta için. 🙂