Üçüncü bölüme geldiğimize ise; eh, ne yalan söyleyeyim, benim biraz içim ferahladı. Dizi bu bölümde tonlama olarak çok daha odak noktası kaymış; bazı karakterlerinin bağlamlarını tam oturtamamış ve genel atmosferini yer yer Nolan Batman’ine çok şey borçlu bir şekle sokmuş vaziyetteydi. Bu kesinlikle bölümü kötü yapmıyor, hatta bilakis, dizi üçüncü bölümünde de pazularını göstermekten geri kalmıyor. Ama en azından benim içimi rahatlatıyor; zira artık körü körüne fanboyluktan övgü yağdırmadığımı biliyorum! Adil bir görüş benimkisi, taraftarlık değil, yehu!

E evet, tamam, biraz fazla garip bir düşünce şekli bu; ama ne yapayım, ilk iki bölümle ilgili söyleyecek o kadar az eleştirim vardı ki, kendimden ciddi anlamda şüphe ettim; acaba Marvel aşkı gözümü mü boyamıştı? Bu kadar mı kör bir taraftarlığa geçmiştim artık? Ama hayır, Daredevil’ın üçüncü bölümüyle övülmesi gereken şeylerin gerçekten de ilk iki bölümde çok bol olduğunu fark ettim. Bunların en önemli ikisi, bu bölümde ciddi anlamda eksikti. Bağlam ve odak. Açıklayayım.

Daredevil S01E03 Matt Murdock

Daredevil’ın Night Nurse ile olan sohbetini konu teşhiri konusunda bir Master dersi olarak işaret etmemin tek sebebi diyalogların çok kaliteli yazılmış olması değildi elbette. Dizi odak noktasını çok iyi ayarlamıştı bu teşhiri yaparken. Murdock yaralıydı, kalkamıyordu ve derdini anlatması gerekiyordu; yani geçmiş konularla ilgili kısa teşhirler yaparken hâlâ Daredevil’lık yapıyordu, dizi de onun Daredevil’lığına odaklanıyordu. Karen ve Foggy’nin dışarıda geçirdiği gece de kendi içinde anlamlıydı, zira onun da bağlamı vardı. Karen bir travma yaşamıştı, Foggy de sevecen bir insandı; fakat daha da önemlisi biri Daredevil’ın tespit ettiği şeyi, yani New York’un çok karanlık olduğunu görüyor, diğeri ise Murdock’a maskeyi taktıran şeyi, yani korkuya yenilmenin anlamsız olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Anlayacağınız, dizi hâlâ Daredevil dizisiydi.

Üçüncü bölümde ise bir hikaye arkında bağlam, bir hikaye arkında ise odak kayboldu. Murdock ve Nelson Kingpin’in “çömez avukatlardır bunlar, iki para atalım bizim şikeli davamızı alsınlar” diyerek tuttuğu işte çalıştılar. Burada dizi çok ağır bir hukuk dizisine döndü; öyle ki bu bölümü Boston Legal yapımcılarına izlettirsek çektikleri şeyden utanırlardı muhtemelen. Evet, hukuk Daredevil karakterinin çok önemli bir parçası, ama bu Daredevil odağı kaybedilmeden anlatılmalı. Dizi bu bölüm bunu pek iyi beceremedi. Denediği kesin, meselenin Kingpin’den çıkıyor olması şüphesiz konuyu kahramanımıza bağlamaktaydı, ama yer yer bunun tamamen unutulduğu ve mahkemeye odaklanıldığı oldu.

Daredevil S01E03 Ben Urich

Bağlamı kaybettiği an ise Karen ile oldu ki; bunu aslında Ben Urich hikayesiyle yan yana koyup incelemek en doğrusu. Karen kendisine eski şirketi, yani dolayısıyla Kingpin tarafından önerilen sus parasını reddetti ve işin peşini bırakmamaya karar verdi. Ben Urich ise kendisine dayatılan “boyalı basınlık yap dayı” baskısına rağmen düzgün gazetecilik yapmaya ve New York’ta agresif hamleler yapan bu yeni aktörü tespit etmeye çalışmak istedi; buna uğraştı.

Buradaki sorun şuydu, Urich’in neden böyle davrandığına dair bağlam çok basit bir iki hareketle verildi; karakterin eski kafalı, “temiz” gazetecilerden olduğuna gönderme yapıldı, arkasına “büyük vurgun” etiketlerine sahip ama çok eski gözüken küpürler yapıştırıldı. Biz izleyici olarak dedik ki “ha, bu adam doğru düzgün gazetecilik yapmak istiyor”. Bu yüzden de patronuna “olum ne metrosu sen manyak mısın şehirde yeni bir mafya var diyorum” diye bağırınca, anladık, sorgulamadık.

Daredevil S01E03 Karen Page

Ama Karen için böyle bir bağlam verilmedi. Ben izlerken kendimi “Yahu Karen senin etin ne, budun ne, niye kasıyorsun arkadaşım al parayı git?” derken buldum. Ama Daredevil’a “sen mi kurtaracaksın Hell’s Kitchen’ı?” demiyorum, zira onun babasından miras aldığı etiği biliyorum, dünya görüşünün farkındayım. Ama Karen kim ki? Sadece kendisine iyi davranan bir eleman öldü diye mi bu haçlı savaşı? Neden vazgeçmiyor ki hakikaten?

Bunlar çok basit cevaplanacak sorular ve belki de ilerleyen bölümlerde bunların yanıtı vardır; ama bu bölüm için, eksik açıklandılar. Bağlam kayınca da o sahneler çok anlamsızlaştı ve bir anda ekrana boş boş bakar olduk. Meraklanmayın, dizi bence hâlâ harika. Sadece bu bölüm odak ve bağlamında biraz bocaladı, o kadar. Toparlayacağına dair de tüm emareler mevcut ama…

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

5 Yorum

  1. manyak mı bu marvel bütün bölümleri yayınlamış yoksa bi hack falan mı var tam aydınlatabilirmisiniz admin bizi

    • Dizi Netflix isimli, yayın haklarını aldığı dizilerin yanında kendi orjinal dizilerini de yayınlayan bir internet televizyonunda yayınlanıyor. Netflix in en önemli özelliği de kendi yaptığı dizileri bir günde sezon halinde vermek. Amaç artık hafta takip etmek yerine bölüm biriktirip dizi izleyen çoğunluğa hitap etmek. Daredevil da Marvelın Netflixle ortak işi bunu 3 ayrı dizi ve bu dizilerin crossoveri 4. Bi dizi takip edecek

  2. Daredevil daha çocukken Marvel DC ayrımı nedir bilmezken en sevdiğim kahramanlardandı. (Nasıl bi çocukluk geçirdiysem artık…) Galiba bunun en büyük nedeni bir savcı ve avukatın çocuğu olmak. Yargı toplumun vicdanıdır derler her zaman. O yüzden Murdock mahkeme salonuna çıkıp jürinin kalbini dinleyip konuşması bana çok içten bir mesaj gibi geldi. Yaptığı konuşmaysa aklımdaki Matt Murdocku tamamladı. Daredevil MCU nun ilk maskeli kahramanı, tanınmaması çok önemli bu yüzden mahkeme salonu sadece avukat Murdock’un değil sokak kahramanı Daredevil’in da sahası. Onun Cap gibi seslenebileceği bi ordusu, Tony Stark gibi laf dinletebileceği Manhattan’ı yok. Karanlıkta adam döven kahraman mahkeme salonunda o yumrukları anlamlı hale getiriyor bana kalırsa. Bölümde de gördük ki bunu suçlu olduğunu bildiği birini savunurken bile yapabiliyor. Karen eleştirisine katılsam da bu dizi sokakta konuştuğunun en azından yarısı kadar mahkeme salonunda da konuşmalı

  3. Gerçekten güzel eleştiri izlerken değil de sayenizde okuyunca anladım neyin eksik olduğunu 😀 KINGPIN’in Hell’s Kitchen’daki ağırlığı şehre saldığı korku bir sahneyle ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi heralde

  4. Ben ulrichin odasındaki gazete küpürlerinden biri battle of NY(Avengers) biri de harlem terror(İncredible hulk). Easter eggler güzel oluyor 🙂

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.