Bilim kurgu denen tür bana her zaman bir fikri geliştirmek veya bir kurguyu güçlendirmek için en önemli silahlardan biri olarak gözükmüştür. Bilim kurgunun imkanlarından yararlanarak ister dram anlatın ister komedi, ister aksiyon anlatın ister korku; önceden elinizde olmayan farklı zamanların, mekanların, karakterlerin ve tekniklerin hatırı sayılır bir anlatım gücüne sahip olursunuz. Ama öte yandan, klonlama, zamanda yolculuk veya paralel evrenler gibi bazı güçlü konuların aşırı kullanılmaktan eskidiği bir gerçek. Aynı konuyu temel alan kült eserlerden farklı noktalara değinmekten , farklı adımlar atmaktan çekinince ortaya bilim kurgu hayranı olmayanların bile aşina olduğu senaryolar çıkıyor. Böyle yapımlar görünce de insan düşünüyor, acaba bilim kurgu türü kendi kendini tekrar etmeye mi başladı diye. Neyse ki Rick and Morty var da kim bilir kaç kez işlenmiş klişelerin ne kadar yaratıcı bir şekilde elden geçebileceğini iki sezondur kanıtlıyor.

1200

Rick and Morty isminin arkasında tonlarca kişi olsa da bu absürd komedi iki adamın başının altından çıkıyor: Community’nin yaratıcısı Dan Harmon ve seslendirmen Justin Roiland. İkilinin tanışıklığı on sene gibi bir süre öncesine kadar gidiyor ve irili ufaklı birçok projede beraber yer almışlıkları var. Bu önemli bir detay çünkü gördüğümüz kadarıyla ikili beraber çalışmayı öğrenmiş durumda; birbirlerini dengeliyorlar ve ortaya gerçekten güçlü bir sinerji çıkıyor.

Justin Roiland hem Rick’i hem de Morty’i seslendirdiği zamanlarda devleşiyor. Ne anlattığından bağımsız olarak sırf Rick’in konuşmasını dinlemek bile keyifli. Kendine ve esprilerine pek güvenmiyor olsa da Roiland diziyi kesinlikle bir adım ileri taşıyor, mizah anlayışı ve doğaçlamaları sayesinde dizi farklı yerler keşfediyor. Bahsettiğim gibi dizi bilindik konuları yenilikçi fikirlerle sunarken de tamamen rastgele bir çılgınlık izlerken de Roiland’ın bunda bir izi olduğunu biliyorsunuz.

the-ricks-must-be-crazy-2

Fakat bu mizah anlayışı bazen tuhaflık sınırlarını zorlamaya ve bazen de çiğ kalmaya başlıyor, o zaman da devreye Dan Harmon giriyor. Harmon serinin belkemiği, serinin başlamasından şimdiki yerine gelmesine kadar en önemli isim. Bu adam kağıtta yaratıcılığını konuşturduğu kadar ortağının fikirlerini derleyip toplayıp bir çerçeve içine oturtuyor.

Ele aldığı her konuda serinin artık içine işlemiş absürd ve alaycı yapısını ustalıkla kullanıyor yazarlar. Anlatımdaki bu başarının büyük kısmını konuşma tarzıyla, hareketleriyle, tüm benliğiyle Rick omuzlarında taşıyor. Dizinin egoist-alkolik-dahi büyükbabası muhtemelen şu an televizyonda görebileceğiniz en ilgi çekici karakter. Biraz Doctor Who, biraz Doc Brown, az biraz da Otostopçunun Galaksi Rehberi derken ortaya “çılgın bilimadamı” stereotipinden birkaç gömlek üstte bir karakter çıkmış. Bu arada hatırlatmak lazım, hikaye elemanlarından kullandığı dile kadar Rick and Morty bir yetişkin dizisi ve hikayeyi ilerlettiği sürece bu gerçeği kullanmaktan geri kalmıyor fakat rahatsız edici-aşağılayıcı yerlere de gerek olmadıkça gitmiyor. Ve en önemlisi dizi hala kesinlikle tekrara düşmüyor ve her bölüm bambaşka bir acayiplikle sizi şaşırtıyor.

rick-and-morty-season-2-trailer

İlk sezonun azılı bir hayranı olarak ikinci sezonu çok da yüksek bir yere koymak istemem ama topu topu on bölümlük bir sezonda her bölümü hayranlıkla izledim. İlk sezon yaptığı sağlam çıkışın, aldığı olumlu eleştirilerin ve iki sezon arasındaki hatırı sayılır zamanın diziye yaradığını rahatlıkla görebiliyorsunuz. Göze batan ilk farklılık diğer aile üyelerinin de ara sıra maceralara katılması olmuş ki bu detay da başta Summer olmak üzere tüm aileye yaramış. Dizi daha önceden de yaptığı gibi duygusal olarak çarpıcı anlar yaratıyor, belki ilk sezona kıyasla bu daha sık ve daha derin bir duygusallık halini alıyor, tabii dizinin kendi tarzında. İlk sezondaki o birkaç sahne var ya, müzikler yine nokta atışı oturmuş bazı sahnelere. Özetle Rick and Morty ilk sezondaki gücünden hiçbir şey kaybetmemiş, iyi yaptıkları işi daha da iyi yapmaya devam etmişler. Alışık olduğumuz Rick and Morty yerli yerinde; tempo yine çok hızlı, ne izlediğinizin takibi kaçıracak acayiplikler dönüyor ve Rick hala geğiriyor.

Açın bir iki bölüm izleyin, dizinin bir bölümünü bile izleyip sevdiyseniz açın gerisini de izleyin. Üçüncü sezona daha var gibi dursa da siz geriden takip etmeyin.

Yazar

Konuşmayı, anlatmayı genellikle de övmeyi çok sever. Kendince bir sanat hayranı, gerçi ona göre her şeyde sanat var.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.