Doktor ayrılığı insanın kalbini çok burkan bir şey. Çünkü ne olursa olsun Doktor doğal yollarla ölmüyor ve hikâye her zaman yarım kalıyor. Noktası tam konamamış bir hikâyenin hüznü ise bambaşka işte. İlk kez televizyonda rejenerasyon denilen şeyi gören izleyicilerin yaşadığı duygu olmadığına emin olsak da, biz artık şaşırmıyoruz ancak belki birkaç damla gözyaşı döküyor olabiliriz.

Jodie Whittaker 13. Doktor rolüyle 2022’de ekranlara veda ediyor. Yanında baş yazar Chriss Chibnall’ı ve yapımcı Matt Strevens’ı da götürüyor. Ama korkmayın, öyle apar topar değil, ünümüzde daha 11 bölüm daha var hem de umuyorum ki uzun uzun bölümler. Önce 8 bölümlük, hikâyesi kendi içinde sık örülmüş sezon bu senenin sonunda bizlerle buluşuyor, ardından 2022’de üç özel bölümde tekrar kavuşuyoruz, bu özel bölümlerin üçüncüsünde ise elveda diyoruz. Hatırlarsanız 10. Doktor da 4. Sezonundan sonra epeyce özel bölüm çekmişti. Doktor’un rejenerasyon geçireceği bu bölüm denilenlere göre hem uzun-metrajlı hem de BBC’nin yüzüncü yıl dönümüne denk geldiği için daha bir özel olacakmış. Sanırım uzun ama az bölümlerle birlikte Chibnall’ın BBC’yi bütçeyi daha yüksek tutmaya ikna ettiğini tahmin edebiliriz ancak tabii Doctor Who’da bütçe ve kalite her zaman doğru orantılı olmuyor.

Kendisi ve Chibnall açıklamalarıyla çok pozitif ayrıldılar ve hayatlarının neşeli ve hoş bir dönemini geride bıraktıklarını söyleyip haleflerinin de bu işten kendileri kadar zevk almalarını dilediler. Whittaker 2017’de gözlerini nasıl bir hediyeye açtığını ve Doktor’u sonsuza dek içinde taşıyacağını söylerken Chibnall “Hayatımızın işine girişmeden önce Jodie’yle birbirimize üç sezonluk bir söz verdik. Ondan daah ilham verici bir Doktor’la çalışmayı düşünemiyorum—çalışmayacağım da!”, dedi; açıklamaların tatlılığına bakın. Umarım gerçekten hayranların baskısı yerine hayatlarının güzel bir dönemi olarak hatırlarlar bu üç sezonu.

Mevzu bahis Doktor zaten gereksiz yıldırımları çekmiş bir Doktor’du, zaten çok haksızlığa uğramış ve senaryonun azizliğinden mustarip olmuştu. Şimdi ayrılacak olması beni çok üzüyor açıkçası. İşin ilginci, âdet olmadığı hâlde sadece 3 sezonun ardından dizinin başyazarı Chriss Chibnall’ın da ayrılıyor olması. İşin ilginci, bunun beni daha da kahretmesi: yeniden bir deja vu yaşıyor ve Peter Capaldi’nin ayrıldığı döneme gidiyorum. 12. Doktor’un Chibnall’ın da doktoru olmasını istemiş ve bu gerçekleşmediğinde çok üzülmüştüm. Bir doktorun birden fazla yazarın ellerinde serpildiğini görmek fikri bile heyecan verici açıkçası ancak şimdiye değin gerçekleşemedi, yeni başyazarın kim olduğunu bilmesem de Whittaker’ın Chibnall’dan sonra hiç olmazsa bir sezon daha kalmasını çok isterdim. Bu demektir ki gün, Jodie Whittaker’ın eline yapışıp onu çekiştirme günü.

Şaka yapıyorum elbette. Şimdi konuşulacak iki şey var. İlki, benim ayrılışına “açaydım kollarımı gitme diyeydim” dercesine üzüldüğüm Whittaker’ın ardından gelecek kişinin kim olacağı. Benim bildiğim BBC “kadın doktor” mefhumuna kaynar süt muamelesi yapıp ağzı yanmış taklidi yapacaktır ki sinirlerimi daha fazla geren bir şey düşünemiyorum. Böyle olunca kadın başrol “tescilli” olarak hem kârsız hem de tartışmalı oluyor. Bir nevi ikinci Rose Tico vakası. “Neden Asyalı oyunculara sektörde yer açmıyoruz yahu, bizim derdimiz ne?” diye şöyle bir kendini sorgulayan Disney’in Rise of Skywalker’da Rose’a ayırdıkları ekran süresini düşünün. Neydi, iki dakika mıydı? Yüz yirmi saniye? Belki gerçekten dedikleri gibi “birkaç yöne sapan olay örgüsüne organik bir biçimde yedirememiş”ler idi karakteri, bilemiyorum. Ama dışarıdan bakıldığında sanki ortada bir savaş varmış ve bu savaşı da Reddit’te çirkin şakalar yapanlar kazanmış gibi görünüyordu, burasını bir kabul etmek gerek. Sanki evet, gerçekten de bir iki eleştiri alınca ve kârları tehlikeye girince geri adım atıyordu bu büyük şirketler.

Bu tatsız olasılığı bir kenara bırakalım da Doktor’un kim olabileceğini tartışalım. Uzunca bir süre dedikodular Olly Alexander’ı işaret ediyordu ancak kendisi iddiaları yalanladı ve o zamandan beri BBC’nin ağzı mühürlü. Şimdiye kadar internetin orasında burasında Phoebe Waller-Bridge’ten Michaela Coel’a, Richard Ayoade’dan, Kelly Macdonald’a, ve Jodie Comer’dan Tom Rosenthal’a çok isim geçti ancak şimdiye kadar seçmeleri geçen oyuncuların sır saklamaktaki profesyonellikleri düşünülürse uzun bir süre daha bir fikrimiz olmayacak gibi duruyor.

Şimdi ikinci şeyi, yani yeni başyazarın kim olacağını konuşabiliriz ki henüz BBC’den pek bir ses yok. Yazarlar odasında başka kimin adı çok geçiyor ve sesi gür çıkıyor bilemiyorum ama ben paramı Maxine Alderton’a yatırmak istiyorum çünkü kendisi hem 12. sezonda da yazarlık yapmış hem de kendi özgeçmişinde 13. sezonun “core writer”ı olduğu söylemiş, “ana yazar” mı desem, bilemedim. Kimi yerlerde, gelecek ekip için “enkaz devralacaklar” diye laflar edenler var ancak ben bu kadar karamsar ya da sert bakmayacağım. Teknik olarak her şey hep olduğu gibi devam edecek bence, Steven Moffat’ın ya da Russel T. Davies’in bıraktığından daha farklı bir Doctor Who yok elimizde en temelinde. Chibnall’ın giderayak bıraktığı tek sıkıntı bence Gallifrey’i bir kez daha yok etmek oldu. Eğer öyle bir hikâye yazmak istemiyorsan anlarım ancak kendinden sonraki Gallifrey hikâyesi yazmak isterse bir de üstüne tamir etmek zorunda kalacak, bence Timeless Children’dan daha üzücü kısım bu.

Peki siz ne diyorsunuz? Whittaker’ın ayrılışına üzülenlerden misiniz? Chibnall’dan kurtulduğu için göbek atanlardan mısınız? Bu kaybın acısını, yeni Doktor’un kim olduğu hakkındaki söylentileri dinleyerek ve kendi tahminlerinizi yürüterek bastırmaya mı çalışıyorsunuz? Peki tahminlerinizde kimler var? Kimi bir elinde sonik-tornavida, arkasında mavi bir kulübe, koşarken görmek istersiniz?

Author

İstanbul'da yaşıyor, buraya yazacak havalı bir şey de bulamadı. @charles_bourbaki

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.