Bir aydır dizinin tüm hayranlarını “geleceksen gel artık sevgilim, hasretinle yandı tükendi yüreğim” diyerek ağlatan, yapımcıların “aklınızı alacağız, bekleyin hele” şeklinde pompaladığı The Flash‘ın merakla beklenen son bölümü “Out of Time”, tüm haşmetiyle dün gece yayınlandı. Bittiğinde adeta çenemi yerden topladığım, inanılmaz, inanılmaz ve inanılmaz olan bu bölümde hem çok şey oldu hem de hiçbir şey olmadı (buraya Captain America’nın ‘I understood that reference’ cümlesi yerleştirilecek).

Başka türlü konuyu toparlayamayacağım için sırayla gidelim ve Weather Wizard‘tan başlayalım: bildiğiniz gibi Arrow ve The Flash’in konuk oyuncu kadrosunun yarısından fazlasını Spartacus ve Prison Break’ten gelen ‘tutunamayanlar’ oluşturuyor. Manu Bennett, Cynthia Addai-Robinson, Katrina Law, Nick E. Tarabay, Wentworth Miller, Dominic Purcell, Robert Knepper ve Peter Stormare’dan sonra “zannedersem tek eksiğimiz Spartacus” diyen yapımcılar, aslan parçası Liam McIntyre’ı da bünyelerine kattılar son bölüm ile birlikte.

Bölüm, pilot bölüme güzel bir flashback yaparak açılıyor. Dedektif Joe’nun öldürdüğü ve dizide ilk gördüğümüz meta-human olan Clyde Mardon, kardeşi Mark ile birlikte uçakla kaçarken S.T.A.R. Labs patlaması oluyor ve iki kardeş de aynı şekilde etkileniyorlar. Çizgi romanlardan bildiğimiz esas Weather Wizard Mark Madon, 6 ay sonra Central City’e kardeşinin intikamını almak ve şehrin anasını ağlatmak için geri dönüyor.

weather_wizard
Liam McIntyre sağolsun lütfetmiş, ortalığı şenlendirmiş, çok da güzel oynamış ama Weather Wizard bu bölüm umurumuzda olan son şeydi herhalde. Yine de karakteri asıl hikayeye çok güzel yedirdiklerini düşünüyorum. Mark’ın Dedektif Joe West’i kaçırması hem Iris-Barry ilişkisine hem de zaman yolculuğu konusuna çok güzel zemin hazırlamış. Bölümün başından itibaren ilmek ilmek örüp  tüm alakasız gözüken mevzuları birbirine bağlamışlar. Tek kötü tarafı son derece dandik ve aceleye getirilmiş bir Barry-Iris kavuşması sunmasıydı.

Iris’i sevemiyorum ve sevmeyeceğim de. Dizinin başından beri karakteri sevmemizi sağlayacak tek bir adım atmadılar. Belki biraz da Candice Patton’ın yeteneksizliği ve karaktere çok bir şey katmamasından dolayı Grant Gustin ile aralarında iyi bir kimya da oluşmadı. Barry için bir şeyler hissetmediğini söyledikten sonra Eddie ile eve çıkmasına rağmen müthiş bir bencillik örneği sergileyerek Linda ile ilişkisini alttan alta sürekli baltaladı. Şu an kavuşup öpüştüklerine sevinmemiz mi gerekiyor yani? Zaman yolculuğu sebebiyle aralarında geçenler hiç yaşanmamış olacak belki ama eninde sonunda kavuşacaklarını biliyoruz. Yine de Olicity (Oliver/Felicity) gibi hayranların taptığı bir ilişki olmaktan hep uzak olacaklar bana kalırsa.

FLA115A_0203b

Cisco’yu Harcayacaklar Matmazel!

Bölümün esas olayı Dr. Harrison Wells’e gelirsek; zaten herkesin tahmin ettiği, benim de geçen yazıda açıkladığım Eobard Thawne = Reverse-Flash = Dr. Harrison Wells teorisi Wells’in ağzından gayet net bir biçimde doğrulandı. Bekliyor olmamıza rağmen yine de çok etkileyici bir biçimde sunmayı başardılar. Eobard Thawne, gelecekten gelmiş, Nora Allen’ı öldürmüş ve 15 senedir bu yüzyılda sıkışıp kalmış. Gücü artık zamanda yolculuk yapabilmesi için ona yetmiyor. The Flash’ın güçlenmesi ve maksimum hıza ulaşması gerekiyor ki ondan araklayıp eski güçlerine geri dönebilsin. Sezon bitmeden ortaya çıkan, gelişi birkaç bölümdür belli olan bir “twist”in esas sürpriz olmasını beklemiyorduk.

Grant Gustin’in de röportajlarında birkaçtır söylediği bir şey var: “Henüz Dr. Harrison Wells ile doğru bir teori üreten kimse çıkmadı.”  Ancak ben şu an bu sürprizin ne olduğunu değil de bölümün duygusal altyapısını oturup tartışmak istiyorum. Zira Cisco ve Wells’in karşılaştığı sahnede Tom Cavanagh ve Carlos Valdes‘in oyunculuklarının sahiciliği yürekleri dağladı dostlar. Cisco’nun bunca zamandır bir akıl hocası bellediği ve kendisine evladı gibi muamele yapan Dr. Wells hakkındaki gerçeği öğrendiğinde yaşadığı hayal kırıklığı benim bile içime oturdu. Buna karşılık gayet samimi bir biçimde Cisco’yu sevdiğini söyleyip yine de öldüren Wells’in de tek amacı kendi zamanına dönmek olan bir sosyopat olmadığını belli ettiler. Bu yüzden saf bir The Flash düşmanı olmasından ziyade Reverse-Flash’ın başka noktalara evrilecek bir karakter olacağını düşünüyorum.

reverseflash

Kafamda Deli Sorular:

  • Bölümün başında Barry, morga doğru koşarken yanından geçip giden gelecekten gelen Barry’di evet. Burada bir sıkıntı yok. Bölümün sonundaki Barry, Flashpoint‘e ulaşıp zamanda geriye atladığında eski Barry’nin yanından geçti ve her şeyin başladığı noktaya döndü. Yanından geçtiği Barry için de zaman akmaya ediyor orada aslında ve sokakların kesiştiği aynı kavşağa varmak zorunda. Bu durumda sorum şu: elimizde şu an iki The Flash ve iki zaman çizgisi mi var? Biri bowling salonundan çıkıp koşarak sokakların kesiştiği kavşağa gelen eski Barry, biri de zamanda atlayıp yine aynı kavşakta kendini bulan gelecekteki Barry. Ya da ben fazla mı düşünüyorum üstüne?
  • Barry işleri düzeltip Weather Man’i durdursa bile bu Cisco – Wells hikayesine nasıl etki edecek? Çünkü o kısım tamamen Barry’den bağımsız aktı bu bölüm. Barry’nin Wells – Cisco yüzleşmesinden haberi bile yok. Cisco’yu nasıl kurtaracaklar? Belki de Wells’ten şüphelendiğini Cisco’ya söylemeyecek bir sebepten ötürü ve eşeğin aklına karpuz kabuğu sokmamış olacak. Cisco araştırmayacak ve hepsi bir süre daha mal gibi Wells’i iyi sanmaya devam edecekler.
  • Eddie için olaylar nasıl gelişecek? Wells’in bahsettiği gibi sadece onun atalarından biri olduğu için mi hayatta kalmasını istedi, yoksa Eddie için başka planları mı var? Beklediğimiz gibi Iris-Barry ilişkisi ona bir intikam hikayesi yaratacak mı? Sarı saçı, akça pakça suratı için süs bitkisi niyetine almadılar herhalde bu adamı diziye, değil mi?

Başta söylediğimi yinelemiş gibi olacağım ama dandik gönül ilişkilerini bir kenara atarsak, “Out of Time” şüphesiz The Flash’in şimdiye kadarki en iyi bölümü. Umalım da Captain Cold & Heat Wave ikilisinin geri döneceği ve çizgi romanlardan Golden Glider olarak tanıdığımız Lisa Snart ile tanışma şerefine nail olacağımız gelecek bölüm Rogue Time” ile bu bölümde yaşanan olayları silip attıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi eski seyirlerine devam etmezler. Bu bölümde yaşanan tüm gelişmeler “yoktur” hükmünde kabul edilirse, dizdiğim tüm övgüleri geri alırım.

Yazar

Bir reklam ajansında esnek saat olarak çalışıyor. Geekyapar yazarı. Hobi olarak spoiler vermeyi seviyor. Dreamer değil. Vizyonsuz. Şu hayatta hep Hufflepuff'liğindan kaybetti.

16 Yorum

  1. Bu bölüm arrow ve flash çerezlik diyen insanlara gelsin adamlar gayet güzel dizi yapıyorlar flash harika zaten arrow’da sadece 3.sezonu biraz boş sezon finalini bekliyoruz 🙂

  2. Murat Can Ekşi Cevap ver

    Tek kelime ile ‘muhteşem’ bir bölümdü. Arrow da bence gayet iyi ilerliyor fakat Flash bu bölümle bir iki tık öne geçti gibi.

  3. Flash gerçekten de sürekli yükselen bir çıta gösteriyor tıpkı Arrow’un ilk iki sezon yaptığı gibi. Bu bölümde Cisco nun öldüğünü sanmıyorum ağır yaralanmış olabilir bildiğimiz gibi kendisi ilerde bir süper kahraman olacak bence bu bölüm aldığı ağır yarayı iyilileştirme ye çalışırlarken bu süreç başlayabilir.

    Ayrıca dizinin başında Gideon gelecekten gazeteyi gösterirken 2024 ü verdi fakat Eobard Eddi’nin oğlu olamaz en az torunu olucak yaşta. Yani Flash 2024 de kaybolup geçmişe geliyorsa ya Eobard kendi zaman diliminden önce 2024 e gelip Barry ile savaşıp ordan beraber geçmişe gelip Nora’yı öldürüyor tahminen.

    Ayrıca neden 2024 de ki Flash geliyor geçmişe yani daha ileri bir tarihte ki ya da daha geri bir tarihte ki değil de neden özellikle 2024 de ki Flash?

  4. Shadow in the Dark Cevap ver

    .Siz bir insana ” Harrison Wells hakkında birşey demem lazım” deseniz kaç kere ona ”Şimdi olmaz” diyebilirsiniz.
    Hatta zaman geri akacağı için bu kadar olamayacak şeyi bir anda oldurmak.-Barry/Iris öpüşmesi, Cisco’nun ölmesi, Barry kimliğinin ortaya çıkması vs.-
    Şansa bakın bu kadar olay olurken Barry telefonda Caitlyn’i susturup yine ”Şimdi olmaz” diyor.Artık bu insani kurallara aykırı.
    Ayrıca dizide birkaç kişi dışında oyunculuklar bence o kadar kaliteli değil, tabiki işin içinde senaryo sorunları olmasının da katkısı vardır.Umarım en kısa zamanda düzelir ve kaliteli bol pradokslu bir zamanda yolculuk hikayesi izleriz.

    The Flash – 1. Sezon 16. Bölüm / Haydut Zamanı – Tanıtım [HD]
    http://youtu.be/wcGGpiWfTTI

    • İlk dediklerine inatla inanmamasına laf edilir de şehre tsunami gelirken şimdi olmaz demesine laf edilmez. Yiğidi öldüreceksen öldür ama hakkını yeme bari.

  5. Çizgi roman tadı veren bir bölümdü. Her ne kadar zaman yolculuklu konulardan haz etmesem de, Flash bu konuda bir istisna oldu. Aynı zamanda bu bölüm, görece zayıf olarak gördüğüm karakter skalasının (Arrow’a kıyasla. Cisco – Katherine karakterlerinin Felicity – Diggle kalitesinde olmadığını düşünüyodum ) aslında ne kadar sağlam ve güzel oturtulmuş olduğunu farkettirdi. Cisco – Wells sahnesi damardan vurdu. Flash’ın geçmişe dönmesi ile bölümün vurucu noktalarını sıfırlama olasılığı biraz hayal kırıklığı yaşatsa da, bir sonraki bölümde nasıl bağlayacaklarına göre artı olarak da gözükebilir. Bir de şu gönül işleri konusunda ergenlikten kurtulsalar tam olacak.

  6. Niklaus Michaelson Cevap ver

    Senaristlere hayranım vallaha.Dr wells in kimliğini açıklayıp,barry irise flash olduğunu söyleyip öptürdüler ciscoyu öldürdüler sonra PUF hepsi aslında olmadı dediler.HELAL OLSUN.İyi bir bölümdü(EDİT:Başlığın tıpatıpını agents of shieldın altına flash makalesi yapın derken yorum olarak yapmıştım yani katılıyorum en iyi bölüm)

  7. captain cold’un ikinci kez geçtiği bölümden sonra bıraktım. izleyiciyi daha fazla salak yerine koymalarına gerek yok bence.

  8. Bölüm sonunda iki Barry’den eski olanı yok oluyor gibi göründü gözüme. Gelecekten gelen de önceden yaşadıklarını tekrar yaşamış oldu. Nasılını bilemeyeceğim tabii.

  9. Berkcan Zülfikar Cevap ver

    Flash’ın en güzel bölümü diğer güzel bölümlere gebe olur diye hissediyorum. CW veya benzeri diziler gibi araya konu dışı bölümler de girebilir tabi ama pek etkileyeceğini sanmıyorum.

    Flash’a en yakın örnek olsa da bence Arrow ile kıyaslanmamalı. Bu arada burada propagandasını yapıyorum sürekli ama ben de Arrow’un Yaprak Dökümü havasını sevmiyorum. Ayrıca bu kadar da önemsenmemeli yani Batman olmasına bir renk uzakta adam. Bu bağlamda Flash küçümsenen ama şimdi hızını alamayan bir diziye evriliyor. Bu durum hoşuma gidiyor açık söyleyeyim.

    Yazarların düşüncelerinin aksine süper kahramanlar çıktıklarında çok derinlikli olmuyorlar, bu yüzden haftanın kötüsü minivalindeki bu diziler yerinde işler aslında. Bu, çok sığ olacakları anlamına gelmiyor tabi ama insanların kafasında süper kahraman denildiğinde; 40 yaşında, göbekli, yarı kel ve tipsiz adamlar gelmez (ya da benimkine). Yazarların bahsettiği Biscolata erkeği durumu olması gerekli bir olgudur. Ya da sürekli kötü adamları tekmeleyip, kızları kendinden geçirmesi, varsa ders felan çıkarmaları zorunlu, çünkü bunlar yaratılırken de bu düzene uygun olarak çıkıyorlar (mesela Daredevil’in zırh felan giymemesi gibi)

    Konuya dönecek olursak; Wells’in Zolomon çıkmasını daha çok isterdim. O adamın duygusal yoğunluğu daha fazla Thawne’dan. Şimdi insanlar Wells Allen’a yardım ederken bir hinlik peşinde olduğunu bilecek, inandırıcı olmayacak ve çizgi roman okuyucuların dışındaki insanlar onu sığlaştıracakmış gibi bir endişem var. Şimdi kafandaki deli sorulara bir yardımcı olayım;

    1) Aynı zaman içinde iki Flash var şimdi. Tabi biri olayları önceden bildiğinden mutlaka karışacak öteki Flash’a. Muhtemelen de yardım alıp tekrar kendi zamanına dönecek. Bir nokta da var ki, tek bi Flash da olabilir ama bu sefer çok tutarsızlık olur gibime geliyor.

    2) Thaminin çok mümkün olmakla birlikte, mesela geleceğin Flash’i bizim kötü adamı daha önceden yakalayıp, olay seyrini hemen değiştirebilir. Belki de orada hepsi öğrenebilir gerçeği. Artık yazarlara kalmış orası.

    3) İntikam saplantılık içerir. Wells’in bu tutumu aileden sirayet etmiş olabilir. Eddie arkadaşımız derbeder bir duruma düşebilir, Allan’ı öldürmek isteyip geleceğini yakabilir ve bunun domino etkisi Wells’e fena vurmuş olabilir. Zaten güçlerini şans eseri aldığından (Allan için de geçerli tabi) durumu lehine çevirmeyi düşünüyor da olabilir.

    Artık nasip Arrow için de böyle şeyler görmek…

    • Merhaba güzel bir yorum olmuş. Sorularınıza cevap bulmaya çalışacağım;

      1) İki Flash olmak zorunda değil, Flash Speed Force evreninin bir köşesinde sıkışıp kalmış olabilir. Bundan dolayı da tek Flash olması kabul edilebilir. Diğer seçenek ise, iki Flash var ve birisi gücünü Wells gibi kaybede kaybede ortada dolaşıyor, kimseye yakalanmadan 15 senedir. Böyle bir durum ile karşımıza gelirlerse güzel bir senaryo ortaya çıkabilir, lakin tam emin olamıyorum çünkü daha çok gelecek Flash filmine bir ön hazırlık gibi geldi dizi bana. Yani o kadar karmaşık bir senaryo yazacaklarını zannetmiyorum.

      2) Gelecekteki Flash kötü adamı yakalarsa eğer, zaman akışı nasıl bir biçimde değişir belirsiz olur ve bu da senaryonun en başa dönmesi ya da Flashpoint Event’i gibi bir event oluşturur. Bütçe yeter mi sorusu ilk sorum oluyor, yetse bile bunu diziye mi yoksa bir filme mi uyarlarlar ikinci sorum olur.

      3) Allen güçlerini şans eseri almış olsa da, Wells kesinlikle şans eseri almamıştır. Çizgi romanlarda incelerseniz, Wells gerçekten bir dahidir ve Flash’in (şans eseri bulduğu) kostümü ile deneyler yaparken, Speed Force’u kopyalamak yerine onu kontrol edemeyip reverse-speed force yaptığını ve bunun sayesinde reverse-Flash olduğunu anlatırlar. Bunu belirtmek isterim… Diğer söylediğiniz ise mantıklı gelse de, yaklaşık olarak 5 yüzyıl sonraki bir nesli (Wells gerçekte 25. yy’dan gelme) etkilemesi ne kadar etkili olabilir? Lakin hem Flash’i takıntı yaptığı hem de gerçek kimliğini bildiğinden dolayı böyle bir etki olma olasılığını da gözardı etmemek gerekir.

  10. Olayların yok sayılması güzel olacak bence. Çünkü bir bölümde belki de gereksiz derecede fazla gelişme olmuştu, dizi tüm bu olayları neden bu kadar erken gerçekleştiriyor diye düşünürken Barry geçmişe gitti. Şimdi arka plandaki olayların farklı şekilde gelişmesini izlemek güzel olabilir.

    Bir de şu CW/DC dizileri karakterlerin gelişimlerini, olaylara tepkilerini vs. iyi yansıtabilse çok mutlu olacağım, çünkü bölümün 10/10 olmasını bu durum engelledi. Iris’in Barry’le aramızda bir şey yok diye diye ona dönmesi pek inandırıcı olmadı, buluşma sahneleri de çok kötüydü bence, Iris’in Barry’nin Flash olduğunu öğrenmesi ve Barry’nin Iris’le öpüşmesi iki karakter için de inanılmaz şeyler. Cisco-Wells karşılaşması bu açıdan dizinin kalitesinin üstündeydi. Şu CW dizisi havasından çıkılsa her şey çok daha güzel olacak.

  11. merhabalar mert yenici.
    sana bölüm ile ilgili aklımda takılar sorular var cevaplarsan sevinirim.
    1)şimdi Eobard Thawne = Reverse-Flash polis eddienin akrabası.peki reverse flash ile gelen flash bizim şuanki barrynin yaşlanmış halimi yoksa başka birisimi?
    2) reverse flash ile gelecekten gelen flash nerde?
    3)gelelim asıl kafa karıştırıcı soruya.reverse flash gelecekten geldi barrynin annesini öldürdü parçacık hızlandırıcısını yaptı ve barrynin flash olmasını sağladı.
    olaya reverse flash müdahele etmese normalde flash nasıl hız gücüne sahip oluyor?
    demek istediğim reverse flash gelecekten gelip parçacık hızlandırıcıyı yapmasa barry flash olamayacak.umarım demek istediğimi anlamışsınızdır

    • Selam Mert,

      Çizgi romanlardan biraz farklı gitmeye başladıklarını anladım bu bölümle. İzlediğimiz Thawne çizgi romanlardaki halinden sapıyor şu anda. Birebir uyarlamaktan vazgeçtiklerini tahmin ediyorum. O yüzden hiç kıyaslamaya girmeden dizide bildiğimiz şeyleri anlatayım:

      Eobard Thawne = Reverse-Flash, gelecekten gelen süper zeki bir bilim adamı. Bu Thawne denen adam, gelecekte bir şekilde Barry’nin gücünü kopyalamayı başarmış. Bence gelecekte (atıyorum 2035 diyelim) bu Reverse-Flash ile 45 yaşındaki yetişkin Barry kavga etmeye başlıyorlar. Bu kavga sonucu ikisi de geçmişe, tam da Barry’nin annesinin öldüğü geceye düşüyorlar. 2000 yılına diyelim biz buna. Thawne, Cisco’ya bu bölümde aslında niyetinin Nora Allen’ı değil Barry’i öldürmek olduğunu söylüyor. Bu kavga sırasında yanlışlıkla Nora’yı öldürüp kaçıyor ve gücü tükeniyor. Bence karısı olarak bahsettiği Tess denen kadının partikül hızlandırıcı projesini çalıyor, kadını öldürüyor ve kendine Wells (hatta belki de kadının kocası bu adam) olarak yeni bir kimlik ediniyor. Amacı şu: benim güçlerim bitti, projeyi alıp geliştirirsem ve 15 sene sonra tam da Barry’i etkileyecek şekilde patlatırsam Barry The Flash’e dönüşebilir, güçlerini kazanır, ben de onun güçlerini çalıp kendi zamanıma dönebilirim.

      Üçüncü için de dediğinde haklısın ama her şey olması gerektiği gibi oluyor baktığın zaman. Nora ölüyor, Barry Flash’e dönüşüyor, Thawne yıllar sonra Flash’ın gücünü kopyalıyor ve geçmişe gidip Nora’yı öldürünce başladığımız yere dönüyoruz. Yani sen varsayımsal bir şeyden bahsediyorsun. Reverse-Flash anneyi öldürmese Barry, Flash’a dönüşmez, güç kazanmaz. E o güç kazanmazsa Reverse-Flash de olmaz, çünkü gücünü Barry’den alıyor zaten. Reverse olmazsa da geçmişe gelip anneyi öldüremez. Bir kısır döngüye giriyoruz burda. Klasik zaman paradoksu esasen. Dede Paradoksu diye de geçer: Zaman yolculuğu yapan birinin geçmişe gidip dedesinin, babaannesiyle tanışmadan önce ölümüne sebep olduğunu düşünelim. Bu durumda zaman yolcusunun doğumu mümkün olmayacaktır. Böylece geriye dönüp dedesini öldürmesi de mümkün olmayacaktır. Bunun sonucunda nolacağını bilmiyorum ama genel kanı paralel bir evren oluşacağı yönünde 🙂

      Bunlar tabi benim teorilerim. Dizi bambaşka bir yöne de sapabilir pekala. Umarım açıklayıcı olmuştur:)

      • Merhaba, normalde yazmayı düşünmüyordum, lakin eksik bilgileri tamamlamak istedim.
        1) Eobard (Eddie) Thawne 25. yüzyılda yaşayan bir bilim insanı.
        2) Flash’i tanımayı geçtim, onun olduğu dönemde Flash sadece bir efsane olarak kalmış ve etrafta Flash müzeleri var. Thawne’da Flash’in hızına kafayı takmış bir adam, central city müze müdürünü öldürdükten sonra, müze müdürü olarak araştırmalarını ileriye götürüyor.
        3) Thawne güçlerini kendi zamanına düşen Flash kostümünü incelerken, onu yanlışlıkla tersine çevirerek elde ediyor ve sonrasında, Flash olmasa kendisinin de güçleri olmayacağı için Flash’i öldürmektense, ona acı çektirecek hareketlerde bulunuyor.

        Mert’in sorularına cevap verecek olursam;
        1) Nora cinayeti için gelen Flash bilimum yakın bir zamanda yaşayan (yaklaşık olarak 15-20 yaş büyük Barry, Wells ise 25. yüzyıldan gelen Wells, çünkü Flashpoint paradoksuna gidecekler ise o zaman diliminde yer alan Flash’i alacaklardır. Wells’in ilk bölümden beri baktığı gazete yazısında da görüldüğü gibi (son bölümde de değişmedi o gazete), Flash Wells’in geldiği dönemde artık kaybolmuş. Wells buna bir çare bulmak için gelmiş gibi gösterilse de gerçek bu değil ve senaryo nereye çekilecek tam emin değilim bu noktada.
        2) Reverse Flash güçlerini nasıl oluyorsa bir şekilde kaybetti gibi gösterildi, lakin bunu güçlerini kaybetme olarak değil azalma olarak kabul edebiliriz. Güçlerini, hem Barry hem de Wells (dolaylı yoldan olsa da) “speed force” denilen özel bir kavramdan alıyorlar ve şu an devam eden New52 serisinde olduğu gibi güçlerini düzgün kullanamayan Barry, minör ve manör boyutlarda “speed force”a zarar veriyor. Bunun sonucunda da, Speed Force ile birlikte gelen tüm güçler tüm kişilerde zarar görüyor ya da azalıyor.
        3) Dizide her ne kadar Wells’in yaptığı parçacık hızlandırıcısı yüzünden Flash güçlerini kazanmış gibi dursa da, gerçekte öyle değil. Bunu az çok belli ettiler zaten, senaryoda da Wells sayesinde güçlerini kazandığını göstermeye yönelik bir çok kısım olsa da, bunu aynen Nolan’ın Batman üçlemesinde her şeyi bir bilimsel gerçeklik temeline oturtarak ilertmeye çalışmalarına bağlıyorum. Yoksa normal bir zamanda da Flash olmasa zaten reverse-Flash olmaz ve geçmişe gidip parçacık hızlandırıcısını yapamaz. Bundan dolayı Flash’in gerçek gücünün “Speed Force”dan geldiğine dair ileri de daha da fazla kanıt ortaya koyacaklarına eminim. Yoksa kendileri de bu dilemada kaybolurlar.

        Son olarak sorularına cevap olarak değil, açıklama için söylemek istiyorum. Flashpoint’a dizide değineceklerini pek zannetmiyorum. Flashpoint dediğimiz olay daha çok DC’nin filmlerini çıkarmasına ve bunları daha ileri noktalara götürmesine bağlı olarak ortaya çıkacak olan bir senaryo olacak ve ne zaman gelebilir emin değilim. Çünkü Flashpoint bir kere, Batman, Superman, Cyborg, Wonder Woman, Aquaman (özellikle son ikisi, Flash ve Reverse Flash’in yer alacağı) üzerinde dönen bir “olsaydı ne olurdu” senaryosu olacak ve DC bu karakterlerini ortaya koymadan bunu diziye aktaramaz. Ki pazarlama taktiği olarak düşünürsek, böyle bir event’i kalkıp diziye koymazlar filmini yaparlar. Bundan dolayı daha çok dizinin Flash’in güçlerini nasıl kullanmayı öğreneceğine (Nasıl kazandığına değil) ya da Flash’in kimlik bunalımına çünkü Wells, Cisco, Frost ve Arrow ekibi dışında bir tek Joe biliyor, bu da Iris, Linda gibi diğer karakterler ile iletişiminde çok ciddi sorunlar oluşturuyor, gibi konulara değineceklerini tahmin ediyorum. Lakin daha ciddi spekülasyonlar üretebilmek için elimizde daha fazla veri olmalı ve bunu da ilk sezonun kalan bölümlerinde ve sezon finalinde göreceğiz.

  12. Tahminimce ileriki bölümler ya da sezonlarda bir what if bölümü göreceğiz bunu da güzelce hikayeye bağlayarak yapacaklar. Yani aklımızdaki tüm “eğer reverse flash geçmişe gidip anneyi öldürmese, laboratuvarın başına geçmese ne olurdu” türevi sorulara bir cevap gelecek böylece… 🙂

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.