Yılın son fantastik yapımlarından biri olarak 25 Aralık’ta izleyeceğimiz The Witcher: Blood Origin’den resmi ve ortalama uzunlukta bir fragman, yeni bir poster ve karakterleri içeren yeni görseller yayınlandı. Bizler de daha böylece daha önce yapımcı ve yazarlarca ima edilip de henüz görmeye yahut doğrulamaya imkân bulamadığımız Eredin, Ithlinne, Avallac’h ve son bir sürprizle gelip kalbimi çalan Jaskier gibi bazı kanon karakterlerin serideki varlığından emin olduk. Şuraya fragmanı koyalım, sonra devam ederiz:

Geralt’ın serüveninden 1200 yıl kadar öncesinde ve henüz canavarların Kıta’ya gelmediği bir zaman diliminde geçeceğini bildiğimiz Blood Origin, dört bölümlük sınırlı bir seri olacak ve bu birçok açıdan iyi bir şey. İlk olarak bu bir prequel serisi. Bu nedenle elimizde Sapkowski’nin şuraya buraya serpiştirdiği Ithlinne Kehaneti, Kıtaların Birleşimi, Wild Hunt‘ın sürülmesi gibi folklorik anlatılar olarak dolaşan birkaç ufak temelden başka kaynak materyal yok; bu da zaten elindeki sekiz kitabı farklılaştırmak için eğip büken yazarların altından kalkılamayacakları bir iş demek. Bunun için tek başına onları da suçlayamayız açıkçası, eklemeler fazlalaştıkça 1200 yıl sonrasına dair çok daha fazla şey deforme edilip tutarsızlıklar ayyuka varabiliyor. Buna bağlı ve ikinci olarak ise şu yukarıdaki fragman, şimdilik isminde belirtilmese Witcher demeyeceğimiz bir yapıma işaret ediyor.

Blood Origin’den daha önce yayınlanan tüm görüntüler kendilerinden bir anlam çıkartmamız için fazla kesilip biçilmişti, şimdi ise iyice bir bakış attık. Zamansal açıdan biraz sıkıntı yaşıyoruz; Kıtaların Birleşimi henüz yaşandıysa gördüklerimiz ilk insanlar olmalı, Elflerin Altın Çağı diyorsak daha farklı bir dünya görmeliyiz. Bu kısımlar elbette dizinin içerisinde cevaplanacaktır o yüzden çok üzerinde durmayalım. The Witcher anakronik bir eser o yüzden klanlar hâlinde yaşam, kostümler ve bunun gibi pek çok şey için konuşmayacağım. Temelde elfler, cüceler ve insanlar başta olmak üzere farklı ırklar arasındaki anlaşmazlıkların ortak bir düşmana karşı aşılıp; bu süreçte de dostlukların, hatta aşkların kurulacağı bir yoldaşlık hikâyesi yazmak istemişler. Bunu daha önce çok kere izlemiştik, formüle edilmiş bir hikâye bu.

The Witcher monolith
Netflix, The Witcher, Monolit.

Yukarıda tipik bir fan gibi konuştum, beni yanlış anlamayın. Fantastik türünü hiçbir şey için olmasa dahi bir kaçış anlatısı olarak kabulleniyor ve saygı duyuyorum; hâliyle herhangi bir fantastik yapımı, benimle ağır bir biçimde dalga geçmediği sürece kabullenip seveceğim. Uzun süreli hayranı olduğum Witcher için de bu durum aynı; kendini ciddiye aldığı ve anlatmak istediği bir derdi olduğu sürece çoğunlukla “Bu da başka bir uyarlama“, deyip hayatıma mutlu bir şekilde devam ediyorum, sitede yazdığım tonlarca yazıdan birine bakabilirsiniz. Fakat işte Blood Origin’e dair ne kadar teaser, trailer, fragman izlersem izleyeyim içimde herhangi bir ilham kıpırtısı oluşmuyor, onu ne yapacağımı bilemiyorum. Bir Witcher uyarlaması için daha fazla heyecanlanmalıydım.

Güzel ihtimaller yok mu? Tabii ki var. The Witcher’ın ikinci sezonunda kuleleri monolitler ile değiştirmişlerdi, burada onları görüp orijinlerini kitaplara aşina olmayanlar adına daha iyi anlatabilirler, Ithlinne ile tanışıp kehanetin Jaskier gibi hikâye anlatıcıları aracılığıyla nasıl yayıldığına tanık olabiliriz, Avallac’h ve Eredin’i henüz yozlaşmamışken tanıyabiliriz, Vahşi Av’ı heybetiyle görebiliriz, Kıtaların Birleşimi’ni daha iyi somutlaşabiliriz. Yani, ilk Witcher’ı göreceğiz, bu zaten enteresan bir durum. Üzerine kısa bir seri bu, dört bölüm altından kalkılabilir bir sayı. Hem ozanımı da koymuşlar. Heyecanlanıp sevinebilecek her şey orada aslında. Çıksın, göreceğiz.

O esnada Blood Origin’de izleyeceğimiz kanon karakterlerle yahut bu yazıda ismi geçen herhangi bir başka konseptle ilgili merak ettikleriniz olursa yazın, belki yine bir hype treni yaparız?

Yazar

Editör-in-çiif. Hayvan dostu, çokça yalnız; ismiyle müsemma ama çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine şaşırarak ‘takı taluy takı müren‘ arıyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.