Ekim Ayı İçerisinde Yapılmış 7 Merak Uyandırıcı Arkeolojik Keşif
Arkeoloji! Evet evet, baya bildiğimiz Arkeoloji. Küçükken hepimizin Indiana Jones gazıyla “büyüyünce olmak istiyorum!” diye düşündüğü, ama gerçekte baya diş fırçasıyla toz almaya benzeyen iş olan arkeoloji. Ne yalan söyleyelim, bizi hâlâ delicesine büyülüyor. Özellikle de şu çağda. İnsan sanki artık bulunabilecek her şey bulunmuş, yapılabilecek her keşif gerçekleştirilmiş gibi düşünüyor değil mi? Ama iş o kadar öyle değilmiş ki!
Biz biraz google babaya başvurduk. Sağı solu kurcaladık hafiften ne çıkacak diye. Meğerse son dönemde maşallahlık arkeolojik buluntulara erişmiş tarihçiler. Üstelik bu yeni bir trend falan da değil. Dünyanın her köşesinde her gün ilginç şeyler çıkıyor neredeyse. Biz bu aşağıdakileri Discovery Channel’ın Ekim ayı içerisinde haberini yaptığı buluntulardan topladık. Bizce şu içinde yaşadığımız dünyaya dair heyecanınızı pekiştirmek için birebir şeyler bunlar!
Buyurun!
1. Büyük İskender’in Gençlik Yıllarını Tasvir Eden Mozaik?

Bu resim, Amphipolis’te bulunan bir mezardan. Mozaik işleme, Persephone’nin kaçırılışını konu alıyor. Discovery Channel’a göre mozaik, elimizdeki en isabetli ve net İskender tasvirlerinden birine işaret ediliyor. Zira bu tip mitolojik mozaikler, mezarlara gerçeğin bir yansıması olarak işleniyorlar. Discovery’ye konuşan tarihçi Andrew Chugg’a göre mezar İskender’in annesi Olympias’a ait ve Hades II. Philip’in dönem içerisinde yapılmış resimlerine, Hermes de Büyük İskender’in 20’li yaşlardaki hâline benziyor. Mozaikte sol tarafta olan sakalsız genç Hermes, arabadakiler ise Hades ve Persephone.
2. Antik Yunan’ın En Büyük Çömlekçi Atölyesi Bulundu

Yaklaşık 362 metrekare boyutunda olan, dört terası olduğu ve şehrin geri kalanından duvarlarla ayrıldığı zannedilen bu devasa atölye, Sicilya’nın güneybatı kıyısındaki Selinunte civarında bulundu. Atölyenin Kartacalılar tarafından yıkılan şehrin endüstriyel kanadını oluşturduğu zannediliyor. 362 metrakarelik bir çömlekçi atölyesi dostlar, düşünsenize… Neredeyse fabrika olmuş arıtk bu!
3. İsrail’de Antik Bir Okkült Kompleksi Bulundu

Tel Burna kazı alanında bulunan bu okkült kompleksi, henüz tamamen yeryüzüne çıkartılmadı. Fakat yaklaşık 256 metrekare olduğu zannediliyor. İçerisinde yüz maskeleri, bağlantılı bardaklar, insan boyutunda kaplar ve yanmış hayvan kemikleri bulundu. Bu kompleksin hangi varlığa ithafen kurulmuş olduğu bilinmiyor, fakat arkeologların en iyi tahmini şimdilik Baal.
4. “Antik Dünyanın Titanik’i” Denen Gemiden Hazineler Çıkmaya Devam Ediyor

Herhalde hepimizin en büyük fantezilerinden biridir antik bir gemi batığı keşfedip, içinden hazineler bulmak. Bu antik batıkta hazineler bitmiyor, o yüzden hayal gücümüzü en tetikleyen şeylerden biri de bu! Yaklaşık 100 yıl önce bulunan bu gemiden yakın zamanda eski bir yatak bacağı, gemi parçaları ve insan boyutunda bir heykele ait olduğu sanılan bronz bir mızrak bulundu. Yaklaşık 2000 sene önce battığı ve Roma’ya ait olduğu sanılan geminin kalıntıları Antikythera şehrinin açıklarında.
5. II. Philip’in Mezarının Bulunduğu Doğrulandı

1970’lerin sonunda bulunan bu mezarın gizemi artık tamamen çözülmüş vaziyette. Mezarda bulunan kemiklerin DNA yapılarını inceleyen ve elde edilen bulguları var olan bilgilerle kıyaslayan bilim adamları mezarın Büyük İskender’in babası II. Philip’e ait olduğunu net bir şekilde doğruladı. Manolis Andronikos tarafından bulunan mezarda bir de kadın kalıntıları mevcut. Kadın kalıntılarının kime ait olduğu bilinmiyor.
6. İspanya’da Sakalsız İsa Tasviri Bulundu

Tarih geek’leri bilirler, İsa’nın sakallı tasviri Orta Çağ’da yaygınlaşmış bir şeydir. Gerçekte Hıristyanlığın peygamberinin sakalı olup olmadığı bilinmemektedir, hatta önceki tasvirler kendisini sakalsız göstermektedir. 4. yüzyıla ait bu İspanyol işlemesinin yaptığı gibi. Komünyon işlemi sırasında ekmek taşımak için yapıldığı varsayılan bu cam işlemesinde o dönem İspanya’sında İsa’ya bakış açısının nasıl olduğunu görebiliyoruz. Adeta Yunan-vari bir tasviri var İsa’nın bu işlemede.
7. İtalya’da Mumyalanmış Bir Cenin Bulundu

Bu ceninin 19. yüzyıldaki kadın doğum alanında yapılanlarla ilgili ciddi bir fikir verdiği söyleniyor. İtalya’da 2009 senesinde yaşanan bir deprem sonucu ortaya çıkan mumyalanmış cesetler arasında yeni bulunan ceninin doğal yollarla mümkün olmayacak bir doğumu gerçekleştirmek için “embriyotomi” ismi verilen bir operasyonla ana karnından alındığı tahmin ediliyor. Arkeologların dediğine göre yaklaşık 1840’ta yapılmış olması gereken bu işlemin şu cenin bulunana kadar Avrupa’da yapıldığına dair bir delil yoktu. Bu ilk teşkil ediyor.
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)Bunlar da ilgini çekebilir
2 yorum
-
-
Kasım ayı icerisinde yapılmış merak uyandırıcı arkeolojik kesifleri de bekliyoruz!! :))
Bu arkeoloji haberlerini her ay yayınlanlarsanız böyle mükemmel olur eminim benim gibi takip edip ilgilencek çok okur olur