İçeriğe geç
Oyun 6 dk okuma

Ev, Yeniden Ev: Video Oyunları Tarihinin En Unutulmaz 12 ÜSSÜ

Mert Günhan
Ev, Yeniden Ev: Video Oyunları Tarihinin En Unutulmaz 12 ÜSSÜ

Oyunlarla ilgili kişisel tarihinize baktığınız zaman, büyük ihtimalle en çok bağlandığınız oyunların, size döneceğiniz bir yer veren oyunlar olduğunu göreceksiniz. En azından hikayeye önem veren oyuncu profili için bu böyle. Bir yere dönebilmek, orada soluklanabilmek, “buralar böyle benim” diyebilmek insanoğlunun en doğal ihtiyaçlarından biri, tabii bu durum oyunlarda da değişmiyor. Belki hepsi üç artı bir daireler değil fakat video oyunu dünyalarında kafanızı sokabileceğiniz gerek üs olsun, gerek ev olsun yerler olmadı mı? Valla sizi bilemem ama en azından benim oldu. Hepsini çok güzel anılarla hatırlarım. Arada bir yad eder, bazen geri gidip bakarım. Şimdilerde oralarda kimler kirada kalıyor bilemem ama zamanında “benim” diyebileceğim yerlerin bir kaçı şunlardı;

Ebon Hawk

1 Knights of the old Republic Ebon Hawk

Bunun geleceğini bence ilk paragrafı okuyan oyuncu anlardı. Ebon Hawk’ hatırladınız mı? Knights of The Old Republic boyunca tüm kankalarımızı bizimle birlikte taşıyan, ekibimizi türlü zorluklardan kurtaran. Yıllarca özlemini çektiğimiz Millenium Falcon tribini bize yaşatan kaliteler kalitesi gemiydi Ebon Hawk. Şimdi bile Geekyapar semalarında wireless adına ne koyalım diye tartışmadan direkt “Ebon Hawk” diyebiliyorsak, bizde ağır yer etmiş demektir.

Normandy

2 Mass Effect Normandy

Madem gemilerden gidiyoruz, Ebon Hawk’ın adını anmışken, Normandy’nin adını anmamak olmaz. Normandy yeri geldiğinde büyük aşkların, yeri geldiğinde büyük kavgaların yaşandığı bir yuvaydı adeta. Shepard ile anahtarı teslim aldıktan sonra pek bir benimsemiştik kendisini Mako’su ile, inleyen motorları ile, içinde yaşayan onlarca farklı karakteri ile. Normandy bir kaç kez değişti tabii. Buna rağmen ruhu aynı kaldı. Az cevizler kırmadık Normandy’de. Bu aşk gemisinin en önemli özelliği galaksinin en süper mühendislik harikalarından birisi olmasıydı. Elimizde intergalaktik bir Ferrari vardı ve anahtarı sadece bize aitti. Normandy hiç sahip olamadığımız kozmik öğrenci eviydi.

Santa Monica Haven

3 Vampire the Masquerade Haven

Troika’nın bir hayli sorunlu efsanesi Vampire – The Masquerade: Bloodlines’da oyunun başında sahibi olduğumuz bu ufak daireyi kim unutabilir ki? Bilgisayarımızı ilk açışımız, radyoyu dinleyişimiz. Yağmur sesinin camlardan vuran sesi ve sessizlikteki uğursuz apartman uğultusu ile Santa Monica Haven tam anlamıyla bir bok yuvasıydı, fakat bizim bok yuvamızdı. Daha sonra hikayenin gidişatına göre çok daha güzel bir evimiz olabiliyordu fakat geldiğimiz yeri asla unutmuyorduk. Hatta Santa Monica’ya uğradığımızda arada bir girip bakıyorduk.

Vercetti Estate

4 Vice City Vercetti Estate

Vercetti Estate’e ilk girdiğimiz zaman adı tabii ki Vercetti Estate değildi. Hani arkadaşınızın yeni taşındığı o eve gidip “ulan burada ben yaşasam” diye haset edersiniz ya, işte Diaz’ın malikanesine girdiğiniz an bunları hissediyordunuz. Sonra buraya sahip olduğunuzda ise “Ulan o iş öyle olmaz böyle olur” diyordunuz. Vercetti Estate tam anlamıyla Scarface fantezisini gönlümüzce yaşayabileceğimiz, içinde fedaileriyle, barıyla ve bol kokainiyle tam teşekküllü bir gangster malikanesiydi.

Villa Auditore

5 Assassin's Creed II

Auditore malikanesi tam anlamıyla bir Kaygısızlar hikayesine ev sahipliği yaptı demek çok yanlış olmaz. Başınıza gelenlerden sonra amcanız Mario’nun malikanesine sığınıp burayı babanızın eviymiş gibi kullanmaya başlıyordunuz. Tamam teknik olarak burası babanızın eviydi ama yine de onca yıl yaşamayıp başınız sıkışınca buraya geliyordunuz ve burada kalıyordunuz işte. İlk başlarda biraz tereddütlü geziyordunuz belki ama sonra evi tamir ettirdikçe ve yaptırdıkça “Buralar benim lan, benim işte!” diye koltuklarınız kabarıyordu. Tabii amcanızın da mortu çekmesinde bunun etkisi yok değildi.

Caius Cosades’in 1+1’i

6 Morrowind

Morrowind’de koskoca Nerevarine olabiliriz ama biri bana “evin neresi?” diye soracak olsa kesinlikle Caius Cosades amcanın tek yataklı bir artı bir öğrenci evini söylerdim. Seyda Neen’de gemiden inmişim, elimde bir paket, Balmora’da Caius Cosades diye biri var, ona git diyor bana. Bende köyden indim şehre misali gidiyorum, kapısını çalıyorum. Bana aynı memleketlimmiş gibi davranıyor. “Gel yeğenim tek yatak var ama paylaşırız” diyor. Yatağın altında Skooma şişeleri ve muhtelif alkoller. Çıplak üstü ve altında paçalı donu ile adeta alkolik bir enişteydi Caius Cosades fakat bize yağmurda çamurda kalacağımız o ufacık odayı vermişti işte. Daha sonra kendisine görev geliyordu ve Cyrodiil’e dönmesi gerekiyordu, biz de o evde tek başımıza kalıyorduk öyle. Hey gidi günler hey.

 

Crossroad Keep

7 Neverwinter Nights 2

Bir başka Diaz hadisesi de Neverwinter Nights 2’de vardı. Black Garius’u indirdikten sonra Lord Nasher tarafından ana karaktere verilen Crossroad Keep içimizdeki derebeyine serzenişte bulunan muhteşem bir hediyeydi. Keep’i geliştirebiliyorduk, içinde arkadaşlarımızı barındırıyorduk, savaşa hazırlıyorduk ve genel olarak içinde yaşıyorduk. Belki de Neverwinter Nights 2’nin aşırı sıkıcı hikayesinin en güzel yanlarından biriydi. Hala kalenin duvarlarında Elanee ile yaşadığım o romantik an aklımdadır.

Neclord Castle

8 Suikoden

Suikoden serisinin olayı genel olarak “karargaha panpalarını doldur” olduğundan genel olarak her oyununda bu hissiyatı çok yoğun yaşarsınız. Yine de aralarında Neclord Castle’ın yerini doldurabilen bir tane daha yoktur.

Grove Street

9 San Andreas

Buna çok bir şey demek istemiyorum. “Grove Street, home. At least it was before i fucked everything up”. Önce mülteci gibi hissettiğimiz Grove Street sokakları bir kaç gün sonra evimiz oluyordu. Yeşiller içinde homilerimiz, arka sokaktaki Cluckin’ Bell, silahçı Emmet ve dahası burayı ev yapmaya yetip artıyordu.

Vigil’s Keep

10 Dragon Age

Dragon Age’in ek paketi Awakening ile gelen ve Grey Warden’ları yeniden bir araya getirdiğimiz Vigil’s Keep, BioWare’in Crossroad Keep’i tam anlamıyla doğru düzgün yapmış haliydi. Açıkçası Vigil’s Keep, Awakening ek paketini bu kadar başarılı yapan yegane şeydi.

Majula

11 Dark Souls

Dark Souls’un Firelink Shrine’ı iyi güzel ama Dark Souls 2’deki Majula’nın yuva havası yok. Özellikle karakterlerin zamanla gelip yerleşmesi ve oldukça karanlık, basık Dark Souls 2 dünyasında kayıp ruhlar olarak birlikte tutunmaya çalışmanız Majula’yı epey anlamlı kılıyor. Adeta travma sonrası destek görenlerin bir arada durması gibi.

Motherbase

12 Phantom Pain

Motherbase diyoruz ama hem Peace Walker hem de Phantom Pain’deki Motherbase’i kastediyoruz. Aralarında bir ayrım yapmak gerekmiyor ama Phantom Pain’deki Motherbase görsel olarak bizleri daha çok etkiliyor tabii. Özellikle her adamımı ellerimle yerleştirmişim, ellerimle yapmışım, taşını tuğlasını kendim kanıma karıştırıp basmışım. Unutur muyum Motherbase’i?

Mert Günhan

14 Yaşından beri oyunlarla ilgili yazıyor, Trgamer, Oyungezer, Merlin'in Kazanı ve daha pek çok platformda yazdı. Arada dizi yazar, şu anda bir kitap yazıyor, insanlık onurunun depresif müziği yeneceği günü bekliyor.

Tüm yazıları (107)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.