Mutlaka bilirsiniz, bilmeseniz de duymuşsunuzdur; korku filmleri kadın ve erkek arasındaki ilişkide çok önemli, çok değerli bir yere sahiptir. Sinemanın ilk çıkışından itibaren erkek dediğimiz varlık, bayanı sinemaya götürür ve özellikle korku filmi çeker. Asıl amaç korkmak ya da filmden tat almak değil, yanındaki bayanın korkuyla kendisine sarılmasını sağlamaktır. Ayrıca ne kadar cesur olduğunu göstermek de (gerçekten cesur olabilirse!) yanına kar kalacaktır. Eğer böyle bir amacınız varsa Dabbe’nin 5. filmini şiddetle tavsiye ederim.

Hemen filmin konusundan giriş yapayım: Dilek ve Ömer’in son derece mutlu ve normal bir yaşantıları vardır. Ancak Dilek’in bir gece gördüğü rüya hayatlarında bir dönüm noktası olacaktır; Dilek, bu rüyadan sonra anlayamadığı, uğursuz bazı doğaüstü varlıklar tarafından rahatsız edilmeye başlar. Kocası Ömer “Faredir, fare” anlayışında olsa da Dilek’in 3 harfliler (tırstım yalan yok) tarafından kontrol altına alınmasıyla işler çığırından çıkar. Genç çift adeta Constantine seviyesinde ünlü olan Belkıs Hoca’ya baş vururlar. Dilek’in kurtulması olasıdır, ancak bu uğurda çok önemli bir bedel ödenmelidir…

20140909_047618

Yönetmen koltuğunda (bu lafı da çok severim) Hasan Karacadağ oturmakta. Kendisi daha önceki Dabbe filmlerinde olduğu gibi yine gerçeklerden yola çıkarak, bizi koltuğumuza çivileyen bir film yapmayı başarmış. Filmde Cin ögesinin bol bol kullanılması ve Cinler hakkında bilinen, duyulan şeylerin filmde de görülmesi gerçeklik hissini arttırmış. Baş roller de ise genç ve mutlu(!) çiftimizi canlandıran A. Murat Özgen ve Irmak Örnek var. Onların da diğer oyuncuların da yaşadığımız gerçeklik hissine katkıları büyük. Tepkiler gerçek ve inandırıcı. Ama bir konu var ki rahatsız edici şekilde başarılı: Sesler.

Filmde görsel ögeler kesinlikle yeterli bir seviyede tutulmuş. Yani üç harflileri biraz görüyor ve biraz görmüyoruz. Ama etkileri gayet gözle görülür, ilikte hissedilir şekilde yapılmış. Küçükken yaptığımız cin çağırma rituallerini filmde, ustaca tasarlanmış bir şekilde görüyor ve Belkıs Hoca’yı da tebrik etmeden geçemiyoruz. Ancak bence filmin en vurucu noktası -diğer bütün şeylere göre açık ara farkla- sesler ve efektler olmuş. Bir korku filminin en önemli etmeni olarak gördüğüm sesler inanılmaz gerçekçi, hatta o kadar gerçekçiler ki görüntülerden çok seslerden rahatsız olduğumu söyleyebilirim. Sonuçta sinemada görmek istemediğiniz bir görüntüye bakmayarak yırtabiliyorsunuz, ancak seslerden kaçmak için böyle bir şansınız yok. Üstelik gözleri kapatınca daha da mı fena oluyor nedir…

dabbe-5-zehr-i-cin-fragman-12-eylulde-sinemalarda_7606811-10490_640x360

Efektler, oyunculuk, konu, sesler… kısaca her şeyin yerli yerinde olduğuna inandığım bir film olmuş 5. Dabbe. Çok abartmadan, uçmadan, gerçeklerden de esinlenerek (ki aslında yaşananların gerçek olduğu da söyleniyor, neyse bu konuya girmeyeceğim çıkamayız) acımadan korkutan, kesinlikle yanınızdaki kızı size sarılmaya zorlayan bir film olmuş. Mutlaka sinemada izlemenizi tavsiye ederim.

Bu arada unutmadan hatırlatayım filmimiz 15 yaşını geçenlerin psikolojisini bozu… öhöm yani 15 yaş sonrasına hitap ediyor.

 

Yazar

Lisans bitti, yüksek lisans bitti, askerlik bitti ama yazmaya ve FRP'ye olan ilgisi bir türlü bitmedi. Tam bir Frp tutkunu, hoş sohbet, biraz umursamaz biraz da tembel. Nerede kötü adam varsa onu sever. İyilikten hoşlanmayan bir süper kahraman. Bir Batman değil ama bir Robin. İzini bulmak için Facebook'a Seçkin Özcan yazmanız yeterli. Face'i var, sohbet için. Bir de artık kızılı var.

3 Yorum

  1. hikaye dehşet,finalinde herşeyin tepetaklak dönmesi,insanın cinlerden daha korkunç olabileceğini göstermiş.2 defa izledim.

  2. Bende gitmeyi düşünüyorumda 14-15 yaş sınırında olan ve sadece dini kitaplarda ki varlıklarla ilgili olan korku filmlerinden etkilenen bu vatandaşınıza ne tavsiye verirsiniz acaba?

    Normalde Constantine havasında takılırken fragmanı izlerken içimde ki tüm o Constantine söndü 😀

Leave a Reply to Alperen Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.