Netflix, Witcher’ın aldığı ilgiden hoşlanmış olacak ki yapımlarına, popüler oyunlarının dizilerini eklemeye devam ediyor. Son olarak yayınladıkları Resident Evil serisi ise pandemi başlarında çok fazla komplo iddialarına konu olmuş bir seri. Resident Evil Evreninde virüsleri yayan Umbrella Corporation şirketinin logosunu 2019‘da Çinli bir biyoteknoloji şirketi kullanmış ve ardından da dünyamızı bir virüs kaplayınca ise komplo teorisyenlerine ise buradan çok fazla ekmek çıkmıştı. Hazır dizide gelmişken sizlere Umbrella Corporation‘ın hikayesini size anlatmak istiyorum.

Umbrella Corporation‘ın temelleri gen arındırma hareketine dayanıyor. Şirketin başında ise Dr. Oswell, Edward Ashford ve Dr. James Marcus adında üç bilim insanı ve üniversite arkadaşı yer alıyor. Her şey 1966 senesinde Marcus’un geliştirdiği bir hipotez ile başlıyor. Marcus, Stairway of the Sun çiçeğinin, içindeki virüs sayesinde insanlara güç verdiğini keşfediyor ve Gen arındırma projesi için yola koyuluyor. Fakat Amerika’daki çiçeklerde virüsü yaşatmayı başaramıyor. Gen arındırma hareketine devam edebilmek için üç arkadaş bir araya gelip Umbrella Corporation’ın ilk adımı olan Umbrella Pharmaceuticals’ı kuruyorlar. Şirketin işlemesi için daha fazla paraya ihtiyaç duyan üç arkadaş kısa bir süre sonra T-Virüsü Projesini hayata geçirmek için yola koyuluyorlar.

Üç yakın arkadaşın geliştirdiği T-Virüsünün amacı, geniş ve güçlü orduları ortadan kaldırmaktı. Virüs, hedeflenen ordunun tamamına bulaşacak kadar yayılma hızına sahip olmalı ve %100 ölüm ile sonuçlanmalıydı. Geliştirilen virüsü de Amerikan ordusuna satıp gen arındırma projesine devam etme niyetinde olan arkadaşların planı, pek de istenilen şekilde gitmedi. İkinci aşamaya gelindiğinde virüsün, insanlarda beyin hasarı ve zekâ kaybına yol açtığı görüldü. 1980′lere yaklaştığımız dönemde ise insanların, virüse karşı bağışıklık gösterdiklerini keşfedildi.

Virüse gösterilen bağışıklık oranı çok düşük olsa da hayatta kalanları öldürmek için ordu görevlendirildi. Askerlerin eline biyo-organik silahlar ve hayatta kalan denekleri öldürme emri verilmişti. Tabi ki bu süreçte Umbrella Corporation operasyonlarını tek çatıda yürütemeyecek kadar büyümüş ve yan kuruluşlar kurmaya başlamıştı bile. Sonuçta Amerikan ordusuna, Dünya’nın en önemli silahını geliştiriyorlardı.

1980‘lere geldiğimizde ise Amerika’yı hayal kırıklığına uğratmasıyla birlikte Avrupa’nın batısına da bir şubesini açmak isteyen üç arkadaş Umbrella Europe adında bir şirket daha kurarak Avrupa’ya doğru açıldılar. Avrupa’ya da adım atan arkadaşlar burada T-Virüsünün yan etkilerinden kurtulmak için yedek bir beyin gibi kullanılması ön görülen bir akıllı parazit geliştirme projesi olan Nemesis Projesi’ne başladılar.

Takvimler henüz 1990′ların ilk yapraklarındayken, komünist rejim Amerika ile verdiği savaşta yorgun düşmüş ve Sovyetler yıkılmıştı. Bu yıkım sonrasında Umbrella Corporation gerilla savaşçıları ve emekli askerler ile paralı askerlik sözleşmesi yaparak daha da güçlenmek ve yarı askeri bir kuruluş olmak adında büyük bir adım attı. 1990‘ların sonlarına geldiğimizde ise Umbrella Corporation aşırı geniş ve güçlü bir hava ordusuna sahipti.

Bu kadar hızlı büyüme sonucunda Amerika Kongresi, Umbrella Corporation’ın faaliyetlerini askıya aldı. Bu kararın arkasından Şirketin varlıklarına da el koyma karı aldı. Kamuoyu eleştirileri ile bir süre daha hayatta kalmaya devam eden şirket çok uzun dayanamadı. Öncesinde üretim tesisleri patlatıldı ardından eğitim kampları yok edilmeye başlandı. Şirketin sonunun gelmesi artık kaçınılmazdı. Umbrella Corporation artık çalışanlarını kontrol etmekte zorlanmaya başladı ve Umbrella Corporation çalışanları karaborsaya biyolojik silahlar satmaya başladı.

Yaşanan bu olayların ardı arkası kesilmedi. Umbrella Corporation Kendini kurtarmak için ne kadar çaba gösterilse de 2003 senesinde ciddi bir dava patlak verdi. Davada yalancı şahitler ile birlikte delil yetersizliğine dayandırmak istese de mahkemeye sunulan kanıtlar ile haksız çıktılar. Bu kanıtlar Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarını korumak adına halk ile paylaşılmadı. Umbrella Corporation bu dava sonucunda iflas etti.

Osmanlı gibi hızlıca büyüyen şirketin sonu Osmanlı’nın aksine yıldırım gibi bir dava ile sonlanmış oldu. Oyun dünyasındaki en büyük ve en korkunç şirketlerinden bir tanesinin hikayesi de bu şekildeydi. Bir sonraki hikâyeye kadar kendinize iyi bakın ve virüslerden korunmayı unutmayın. Başka bir hikâyede görüşmek üzere!

Yazar

Viking gibi göründüğüne bakmayın, içinde sarhoş bir İrlandalı yatıyor. 7 yaşından beri yarı zamanlı geeklik kariyerine sahip bir birey. @olhnms

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.