İlk sezonu 2018’de yayınlanan ve genel olarak hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden geçer not alan The Alienist, ikinci sezonuyla yaz aylarında ekranlarda olacak. İsmini Ruhbilimci yahut akıl hastalıkları uzmanının bir diğer ifadesi şeklinde tarif edebileceğimiz The Alienist’in ilk sezonu, Dr. Laszlo Kreiler, gazeteci John Moore ve döneminin şartları sebebiyle devamlı olarak küçümsenen sekreter Sara Howard’ın, bir dizi seri cinayeti önlemek için bir araya gelmesini işliyordu.  Dizinin “The Angel of Darkness” ismiyle tanıtılan ikinci sezonundan da iki dakikayı aşan bir fragman yayınlandı. Devam etmeden önce isterseniz ona bir göz atın.

Fragmandan ve daha öncesinde, dizi ikinci sezon onayı aldığında söylenenlerden anladığımız kadarıyla bu sezon, Dakota Fanning’in canlandırdığı Sara Howard’ın karakterine yoğunlaşacak.  İlk sezonda bir dedektif olmak amacıyla polis teşkilatına giren ancak kadın olması sebebiyle dizideki diğer başkarakterlerimiz de dâhil olmak üzere bu iş için yetkin bulunmayan Sara, azimle çabalarını sürdürmüş ve kendi dedektiflik bürosunu açmış. Bu esnada elbette Luke Evans’ın hayat verdiği John Moore ve Daniel Brühl’ün harikalığını kattığı doktorumuz Laszlo Kreiler da boş durmamış, kariyerlerine devam etmişler.

Tabii, The Alienist, bir dönem dizisi olmasının ötesinde kendine has yöntemleri olan bir psikologun seri cinayetleri çözmesini işliyor, hâliyle ortada da yeni bir seri katil var. Bu seferki de en az birinci sezondaki kadar acımasız, bir o kadar da psikolojik açıdan çözümlenmeye muhtaç görünüyor. Hâliyle Sara’ya da Alienist’ten yardım istemek, davanın ve doktorun salahiyeti için de John’un insanlar arası ilişkilerine bel bağlamak düşüyor.

Karakterleri son bıraktığımız yerde, başta Dr. Kreiler olmak üzere, hepsinin kendince ayrı bir psikolojik travması, bir de birbirleriyle çok da tatlı sona bağlayamadıkları birer ilişkileri vardı. Öyle görünüyor ki yeni sezonda bunlara da uğrayacağız ki bence bu kısım, seri katil – dedektif kovalamacalarından çok daha ilgi çekici. Öte yandan bu sezondaki katilimizin genç erkekler yerine daha küçük yaştaki genç kızların peşine düşmesi, Sara’nın bir kadın dedektif olarak kendini kabul ettirmeye ve kendisine yöneltilen aşağılamalarla başa çıkmaya çalışmasıyla birleşebilir. İkinci sezon henüz yayınlanmadığı için bütün kurbanlar küçük kız çocukları mı bilmiyorum elbette ancak fragmandaki ilk kurban öyleydi, tahmin yürütüyorum. Durum böyle ise dizi, ilk sezonda yaptığı gibi, belki biraz daha yoğunlaştırarak eşitlik ve kadın hakları konusunda da dönemine has bir şeyler söyleyecek demektir.  

Bir de tabii fragmandan anlaşıldığı kadarıyla kaçırılan kişinin bir bürokratın kızı olması durumu var, bu da yine bizi ilk sezonda değinilen konulardan biri olan hiyerarşik yapıya, toplumun sosyo-ekonomik yapısındaki problemlere yönlendiriyor. İlk sezonda özellikle Mary Palmer karakteriyle bu konuyu hakkıyla işlemişlerdi fakat tartışmalı konulara biraz üstünkörü değinmeleri sebebiyle de eleştirilmişlerdi. İkinci sezonda dizinin “dönem dizisi” titrini karşılaması bakımından bu konularda daha net söz söylemesi için beklentilerim yüksek.

The Alienist, ilk sezonuyla bu tür yapımlarda çokça görmeye alışkın olduğumuz “gizemleri çözen yalnız, karizmatik, sosyopat başrol” klişesini, klişe ama güzel bir şekilde işleyen bir diziydi. Bir örnek olarak sosyopat başrole sempati duyalım diye davranışları, diğer karakterlerin nazarında sevimli gösterilmeye çalışılmıyordu. Psikolojik sorunları ve bozuk ilişkileri de “Ya işte bu adam çok zeki, ondan böyle cool davranıyor” seviyesinde değildi, sert bir şekilde bunlardan bahsediliyordu. Ötesinde yardımcı karakterler iyi yazılmıştı, bu herhangi bir dizi için her zaman büyük bir artıdır. Daniel Brühl’e laf söyleyen de şimdilik ayıp eder zaten. Yer yer karanlıklaşıyor, gerilimi dozunda tutulan gizemler ilgi çekici gözüküyordu. Bunların çözüm yolu da görece tatmin edici olunca, ortalamanın üstünde bir iş çıkmıştı. Umarım dizi, ilk sezonundaki başarıyı garanti görüp taviz vermemiş, iyi yaptığı şeyleri çoğaltmaya odaklanmıştır.

İkinci sezon 26 Temmuz’da bizlerle olacak, bu tür dizileri sevenleriniz varsa ikinci sezon çıkmadan önce izlemeye bol bol vakit var, naçizane tavsiyemdir. Dizi ilk sezonuyla Netflix’te mevcut, bu da öyle bir hatırlatma olsun. İzleyenler için de sormayı unutmayalım elbette, ikinci sezon fragmanını nasıl buldunuz, beklentileriniz neler?

Yazar

Üç kedi anası, doktora öğrencisi, ismiyle müsemma, çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için: dogan.mdd

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.