İçeriğe geç
Oyun 5 dk okuma

ILLIDAN STORMRAGE’in Ölümünün, WARCRAFT Tarihinin En Saçma Şeyi Olduğunu Kanıtlayan 4 Şey

Yiğitcan Erdoğan
ILLIDAN STORMRAGE'in Ölümünün, WARCRAFT Tarihinin En Saçma Şeyi Olduğunu Kanıtlayan 4 Şey

Hayatınızın belli bir noktasından hardcore gamerlık denen mertebe geçtiyse, muhtemelen “WoW söven” tip insana denk gelmişsinizdir. Bu insanlar Warcraft I veya Warcraft II ile tanışmışlardır seriyle. Warcraft 3’e ılımtrak bakarlar ama çok severler. World of Warcraft kapılarını açtığı an içeride bitmiş ve gördükleri şeyleri çok sevmişlerdir. Ancak bir noktada, Blizzard onlar için kabullenmesi zor bir hikaye değişikliği yapınca oyunu bırakıp, Warcraft külliyatını kendileri için Warcraft 3’te bitmiş kabul eder bir hâle gelirler.

Ben o insanlardan olmadım hiçbir zaman. Tauren’lerin Paladin olması, Blood Elf’lerin saraydan kız kaçırır gibi alıp tanrısal bir varlığı rehine almaları, “Meğerse Sundering’de dünya üçe ayrılmış” açıklaması gibi şeyleri saçma bulsam da, çoğunlukla Blizzard’ın World of Warcraft’ın hikayesi konusunda doğru kararlar aldığını düşünüyorum. Ancak elbette, buradaki anahtar kelime, çoğunlukla. Bazı noktalarda; spesifik olarak da bir noktada, fena çuvalladıklarını düşünüyorum. O bir nokta da işte, savulun on yıllık spoiler veriyorum, Ilidan’ın ölümü.

Biz bunun üzerine madde madde konuşmak isteriz. Dilerseniz, buyurun, başlayalım.

 

1. Yeterince Net Kötü Değildi Adam

1

Bir kere net bir biçimde kötü karakter değildi kendisi Warcraft III’te. Üzerine çok güzel hikayeler yazılacak tipte gri bir karakterdi. Frozen Throne’da da çok havalı bir mertebede bırakmıştık kendisini. Bu tip karakterler, bir hikayenin son canavarı olabilirler elbette. Bunu sonradan da yaptılar zaten Garrosh ile. Ancak Warcraft külliyatı o an o noktada değildi. O noktada herkes, temkinli bir ateşkes içerisindeydi. Bir savaşsızlık hâkimdi yani.

Bunun da mantıken, sadece Ragnaros gibi gerçekten artık doğal afet diyebileceğimiz, Naxxramas gibi ortak büyük geçmişi olan düşman kategorisindeki düşmanlarla bölünüyor olmalıydı. Gereksinimi oydu hikayenin, Illidan da o gereksinimi karşılamıyordu işte. Ne yapıyor, ne planıyor, bizim hazırlıksız olduğumuz dışında ne düşünüyor bilmediğimiz için, “Niye öldürüyoruz şimdi bu güzel abimi” hissiyatı yaratıyordu. Hem ayrıca…

 

2. Zaten Yeterli Olmadı Da

 

sunwell-full

Oyunun yama sistemleri bellidir. Belki bilmeyen vardır diye söylüyorum, WotLK’den beri her ek pakette bir yama süreci olur. İlk yamada oyuna birkaç içerik eklenir, çıkışta hesaplanamayan hatalar düzeltilir, balans kaymışsa bir geri alınır, bir de hikaye ilerletilir. İkinci yamada yeni bir raid gelir, ya da dungeon falan eklenir. Genelde ya üçüncü, ya da dördüncü yama final yamasıdır. O ek paket ömrünün dahilindeki son canavarının raid’i eklenir.

İşte Illidan’ın ölümünü göreceğimiz Black Temple böyle bir yamada eklenmedi. Black Temple, oyuna Burning Crusade’in ilk büyük yamasında eklendi. 2.1.0, Black Temple’ın gelişi. Ve zaten, sonradan bunun –yukarıda dile getirilen sebeplerden ötürü– doyurucu olmadığı çok net ayyuka çıktı. Sonra ne oldu peki? E üç yama daha yayınlandı! Illidan her promosyon malzemesini domine ettiği ek paketin, son boss’u bile değildi. Ve aynı zamanda, unutmayalım…

3. Blizzard’ın O Kadar Köklü Karakteri Yoktu

1_WOW-Illidan-Stormrage

İddia ediyorum, eğer Blizzard ikinci ek pakette Illidan’ı bu kadar saçma harcamasaydı, insanlar WotLK’de Arthas’ın öldürülmesine –yine kusura bakmayın, bu sefer sekiz senelik spoiler– insanlar bu kadar kazan kaldırmazdı. Çünkü bir anda, hem Illidan hem de Arthas vefat edince, Warcraft 3’ten biriken kitle için finalini görmek isteyebilecekleri herhangi bir gri karakter kalmadı. Bu yüzden de insanlar aniden, Warcraft’ın sevdikleri döneminden hiçbir iz bulamamaya başladılar WoW’da.

Halbuki Arthas ikinci ek paket için makul bir düşmandı. Çok uzasa, bayardı mesele. İlk ek pakette gelse de erken açmış olurlardı ellerini. O yüzden sorun o değildi esasında işte, Illidan‘dı. Öyle fuzuli bir biçimde gidince, çok büyük bir potansiyel ve çok büyük bir iz silindi evrenden. İnsanlar da o gidişten sonra geleni sevmediler. O kadar sevmediler ki zaten, en sonunda şöyle bir şey oldu, o da zaten son maddemiz…

 

4. Adam Geri Getirildi Zaten

4

Blizzard şu ana kadar “ölü biliyorduk, ama aslında ölmemiş, ay görüyor musun” keteliğine görece az düşmüş bir firma. Diğer fantastik eserlere ve çizgi romanlara baktığınız zaman en azından, fark çok net Blizzard’ın lehine. Ancak bu görece tutumluluklarına rağmen, spoiler vermeyelim ama, şöyle diyelim: Illidan’ı çat diye merkezine koydular Legion’ın. Yani adam döndü, ama yok böyle bir dönüş. Adamın sınıfı, oyuna hero class olarak eklendi. Oyunun %20’si direkt Illidan’a benziyor şu an. You Are Not Prepared’e yirmi kez falan laf çarpıldı ben oynarken.

O yüzden, bu son hamle, zaten bizim söylediğimiz şeyi Blizzard’ın da düşündüğünün ispatı. Peki biz memnun muyuz durumdan? Açıkçası normalde böyle gidenin geri gelmesi üzer biraz insanı, hikayenin inandırıcılığını yitirmesine sebep olur. Ancak buradaki karar o kadar saçmaydı ki, ister istemez zararın neresinden dönülse kârdır diyoruz. Sizin görüşler ne?

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.