Karanlık Taraf: Karakterinize Toplu Kıyım Yaptırtan 7 Unutulmaz Oyun Sahnesi
Oyunlar ve şiddet konulu uzun ve sonu gelmeyen bir yazı yazacak değilim. Şiddet, hayatın bir parçası ve insanın doğası olduğu gibi oyunlarda ve hikayelerde de oldukça fazla yer bulabilen bir olgu. Fakat bazen, video oyunlarında enteresan bir kırılma anı yaşanıyor. Bazen şiddet öğeleri yerini toplu katliamlara bırakıyor ve işte o zaman çarşı Pazar karışıyor.
Video oyunları tarihinde sizi toplu katliam yapmaya zorlayan 7 tane oyun seçtik sizler için. Bu 7 oyun, herhangi bir şekilde bu ölümleri size ihale etmeden kendisini oynatmıyor, size başka şans tanımıyor. Bir de nüans belirledik. Dynasty Warriors, God of War gibi silahlı kalabalıklara karşı katliam yaptırtan oyunları listeye almadık. Spesifik olarak kıyım yaptırtan oyunları koyduk buraya.
Tabii bu yazı bunun arkasında yatan nedenler ve bu tarz şeylerin topluma etkileri üzerine değil, bu sadece basit bir liste ve her listenin yaptığı gibi bir yerden başlaması gerekiyor.
7) Fallout 3 – The Power of The Atom
Bu görevi hatırlayacaksınız zaten, Mister Burke’un isteği doğrultusunda Lone Wanderer’ın Megaton’u atom bombasıyla havaya uçurma hikayesini anlatıyor. Fakat, en azından bu noktada toplu katliam yapmadan önce bir seçenek sunuluyor size, yani isterseniz Megaton’u patlatmayabiliyorsunuz.
Tabii çoğumuz Megaton’u patlatmamayı tercih ettik fakat sürekli olarak aklımızın karanlık bir köşesinde “acaba gerçekten böyle bir şeyi para için yapabilir miydim” diye sorduk kendimize. En azından ben sordum. 500 kapak için olmasa bile, başka şeyler için koca şehirlere atom bombası atan insanların gerçek dünyada olduğunu biliyoruz çünkü.
6) Modern Warfare 2 – No Russian
No Russian hadisesini irili ufaklı hepiniz biliyorsunuz aslında. Modern Warfare 2’nin bu tartışmalı bölümünde Alexei Borodin takma adı ile çalışan bir Amerikan ajanını canlandırıyorsunuz ve Ultranasyonalist terörist Vladimir Makarov ile birlikte bir hava alanında önünüze gelen bütün sivilleri katlediyorsunuz. Bu gerçekten ilk çıktığı vakit dünya çapında büyük olay olmuştu. Bir video oyununda ilk defa böylesine bir toplu katliam yapmak zorunda bırakılıyordunuz.
No Russian’ın bu kadar tepki çekmesinin bir başka nedeni ise canlandırılan sahnenin tamamen bir terörist saldırısı olmasıydı. Daha önce hiçbir oyun, bunu yapmamıştı.
5) Warcraft 3 – Culling of Stratholme

Warcraft 3’ün belki de en akıllarda kalan bölümüydü. The Culling, Prens Arthas’ın, Malganis’in Stratholme’da başlattığı salgını durdurmak adına bütün sivilleri tek tek öldürmesini konu alıyordu. Arthas’ın girdiği karanlık yolun başlangıcını simgeleyen Culling, aynı zamanda Silver Hand’in ve dolayısıyla Arthas’ın hocası olan Paladin Uther the Lightbringer’ın taraf değiştirmesine sebep oluyordu.
Stratholme katliamına kadar hiçbir oyuncu Arthas’ın bu kadar düşebileceğine ihtimal bile vermemiştir sanıyorum ki, fakat bu bölümden sonra, gerçekten de yaptığımız şeylerin doğruluğunu sorgulamaya başlamıştık. Blizzard’a böylesine bir karakter gelişimi için gerçekten saygı duymamak elde değil.
4) Postal 1 & 2 – Tüm Oyun
Postal hakkında ne söylenilebilir ki? Toplu katliam denildiği zaman bence en vurucu örneklerinden birisini kesinlikle Postal gerçekleştiriyor. Evet Power of The Atom, No Russian ve Stratholme gerçekten dramatik, çarpıcı örnekler olabilir fakat hiçbir şey normal bir insanın modern yaşamın çarpıklığı ile tamamen bambaşka bir yaratık haline dönüşüp çevresinde gördüğü her şeyi öldürmeye başlamasından daha ürkütücü değil.
İşin daha da can sıkıcı kısmı, Postal Dude ile her gün her yerde karşılaşma ihtimalinizin olması, o sizin her akşam bıçaklarını bileyen alt komşunuz veya lisede sürekli olarak ezilip içinde büyük bir öfke barındıran sakin arkadaşınız olabilir.
3) Grand Theft Auto: Vice City – Cannon Fodder
Toplu katliam derken, tabii ki etnik toplu katliamları da unutmamak lazım. GTA serisi her ne kadar her zaman çok “enteresan” görevlere sahip olsa bile, herhalde Hot Coffee seks modundan sonra en çok konuşulan GTA skandalı Cannon Fodder görevi olmuştur.
Bu görevde, Kübalı gangster üyeleriyle birlikte “bütün” Haitili gangster üyelerini öldürüyordunuz. Hatta görev açıklamasında “Kill ALL of the Haitians” yazıyordu. Bu sebeple zaten Amerika’da Haitili insanlar bayağı bir ortalığı karıştırmıştı.
2) Mass Effect 2 – Arrival

Mass Effect 2’nin sonunda değil, DLC’sinde oluyor bu olay. İşin daha da ilginci, Arrival DLC’si, Mass Effect 2 ve Mass Effect 3’ü birbirine çat diye bağlıyordu, aslında bir DLC’nin bu şekilde hikayesel bir içeriği oyuna dahil etmemesi de büyük tartışma konusu olmuştu fakat dahası var.
Arrival’da Shephard 300.000 Batarian’ı öldürüyor. 300.000.
Bu olay oyunun içinde soykırım olarak geçiyor ve Mass Effect 3’ün başında Shepard bu olayın sorumlusu olarak yargılanıyor. Sanırım daha önce bir oyunda görülmüş en yüksek miktarda ölüm çetelesi Arrival’da var ve Arrival tek başına bir oyun bile değil.
1) Spec Ops The Line – White Phosporus

Spec Ops: The Line oyuncuların beklentilerini alıp tamamen bambaşka bir tarafa fırlatan çok acayip bir oyundu. Dışarıdan basit bir MMS olarak görünüyordu fakat oyunun bir noktasından itibaren çok daha garip bir şeyin içinde olduğunun farkına varmaya başlıyordunuz, yine de, buna devam ediyordunuz ve bir noktada öyle bir sahne ile karşılaşıyordunuz ki, gerçekten insanın kanı donuyordu.
Bir sürü sivili fosfor bombası ile öldürdüğünüz bu sahne, gerçekten de “her zaman bir seçiminiz vardır” klişesinin yere atılıp sopayla dövülmüş hali gibiydi.
14 Yaşından beri oyunlarla ilgili yazıyor, Trgamer, Oyungezer, Merlin'in Kazanı ve daha pek çok platformda yazdı. Arada dizi yazar, şu anda bir kitap yazıyor, insanlık onurunun depresif müziği yeneceği günü bekliyor.
Tüm yazıları (107)


Yorum Yap