Karnınız Açken İzlemeyin: Aşçılık Temalı 10 Unutulmaz Film
Sinema tarihinde devamlı karşımıza çıkan bazı spesifik temalar olur. Bazı konular, kendini beyaz ekranda daha rahat ele aldırtır. Örneğin iyi bir spor filmi çekmek için şematik hazırdır. Kazanması beklenmeyen bir takım, zorba bir favori, zor maddi koşulları spor aşkıyla yenen bir ekip… Bazı konulardan çok rahat film çıkar. Bizce yemek de o konulardan biri. Hep söyledik, şimdi de söylüyoruz. Yemek çok rahat “geek’i” olunabilecek bir konu. Gurme diyorlar zaten değil mi bu işin geek’ine? Öyle. Yemeği yapmak; malzemelerin peşine düşmekten her şeyin ayarını ince ince belirlemeye, tarif biriktirmekten işin içine ruhani hisleri katmaya kadar derin, mühim iş.
Bu derin, mühim işin de üstadları olduğu kadar hikayeleri de var elbette. Bazıları tarihi, bazıları kurgusal olan şu 10 aşçılık hikayesi işin kelime anlamıyla mutfağını konu alıyor. Bazılarının ana meselesi aşçılık; bazılarında ise aşçılık başka şeyler için bir metafor, bir arka plan olarak kullanılıyor. Ama hemen hemen hepsi yemek yapmanın o büyüleyici tonlarına dokunuyor birer birer. Her biri de bu akşam izleyecek film arıyorsanız kaçırmamanız gereken işler. Hazır mısınız? Buyurunuz efendim!
1. Big Night
Campbell Scott ve Stanley Tucci’nin yönettiği 1996 tarihli filmle başlıyoruz listemize. Sundance Film Festivali’nden Büyük Jüri Ödülü ile dönen film Independent Spirit Awards’dan NYFCC, BSFC, DFF gibi binbir bağımsız festival ödülünü de müzesine götürdü. Kadroya bakınca, niye olduğunu tahmin etmek çok güç değil. Stanley Tucci’nin Joseph Tropiano’yla birlikte yazdığı filmin başrollerinde Minnie Driver, Ian Holm, Isabella Rossellini, Tony Shalhoub ve Stanley Tucci oynuyor. Film 1950’lerde bir restoran açan iki İtalyan göçmen kardeşi konu alıyor. Araya aşkın, entrikanın, bolca da göçmen ahlakına dair analizlerin karıştığı film yer yer güldürerek, keyifli bir seyirlik sunuyor. İzlenesi!
2. Chef
Listemizdeki en yeni film, hatta dürüst olmak gerekirse, listeye ilham verdiğini de kabul edebiliriz. Her ne kadar insanlar pek kıymetini bilmese de, son birkaç yılda Made, Elf, Zathura gibi sağlam filmler yapan, sonrasında da Iron Man serisiyle şan şöhret seviyesini ikiye katlayan Jon Favreau’nun son filmi de maşallahlık bir kadroyla çıkıyor karşımıza. Ünlü yönetmenin başrolünde kendisi oynadığı filmde Sofia Vergara, John Leguizamo, Scarlett Johansson, Bobby Cannavale, Dustin Hoffman, Robert Downey, Jr. ve Oliver Platt boy gösteriyor. Konu olarak biraz “ana rahmine dönüş” temasını işleyen film şu dakikaya kadar eleştirmenlerden çok olumlu notlar aldı. Şu sıralar da DVD’si çıkmış, film Netflix benzeri yerlere düşmüş vaziyette.
3. Bella Martha
Listemiz biraz şenlensin diye yurt dışından film getirmemezlik eder miyiz? Etmeyiz tabii ki. 2001 tarihli bir romantik komedi olan Bella Martha, yurt dışına Mostly Martha ismiyle çıktı. Film, az aşağıda göreceğiniz Julie & Julia gibi güzel bir film olmanın ötesinde bir anlam taşıyordu ve bu anlam üzerinden ödüllendirildi, beğenildi ve takdir edildi. Filmin konusu, biraz Martha karakteri üzerinden anlatılan bir modern kadın hikayesiydi. Bunu anlamlı kılan şey ise bir kadın tarafından yazılmış ve yönetilmiş bir kadın hikayesi olmasıydı. Tabii Goya ödülü gibi pek çok onura layık görülmesinde bunun pek payı olmadı; film o kadar iyiydi ki, kimse “hmm kadın yönetmiş, ekstra övelim” deme ihtiyacı hissetmedi.
4. Comme un Chef
Almanya’dan listeye film getirtip Fransa’yı es geçsek ayıbın kralı olurdu. Fransa yapımı bu 2012 tarihli film, Daniel Cohen’in yazıp yönettiği bir komedi. Başrollerinde hepimizin yakinen tanıdığı Jean Reno ve Fransız şarkıcı / komedyen Michael Youn olan film biraz Cehennem Silahı tipi bir modele sahip. Eğer bu modeli seviyorsanız, süper, zira bu filme de bayılacaksınız. Birbirinden farklı karakterlere sahip ve biri yaşlı, biri genç iki aşçının önce birbirlerine kıl olup, sonra da birbirleriyle muhabbete girmelerini anlatan film uluslararası festivallerde gösterildi, olumlu da eleştiriler aldı. Tam iyi hissetme filmi yani anlayacağınız.
5. Julie & Julia
2009 çıkışlı Julie & Julia çok ilginç bir film. Öncelikle başrolünde Meryl Streep ve Amy Adams var, ve bu ikilinin performansları çoklukla filmi taşıyor. İkincisi, film tamamen gerçek bir hikayeden alınmış. Aşçı Julia Child’ın kariyerinin başlangıcı ile sonradan yazdığı tarife kitabındaki 524 yemeği bir yılda yapmaya çalışan Julie Powell’ın hayatını paralel olarak anlatan film bu iki hikaye üzerinden çok eğlenceli bir seyirlik çıkartıyor. Üçüncü ilginç olan şey ise bir kadın tarafından yazılmış olması. İşin üstadı Nora Ephron’un yönettiği Julie & Julia, çoğunluğu Merly Streep’e gelmiş pek çok adaylık almıştı ünlü film festivallerinden. Hak da ediyordu.
6. No Reservations
Kabul, bu film eleştirmenlerden pek iyi notlar almadı. Ve tekrar kabul, 2007 senesinde vizyona giren bu Amerikan yapımı film listede yukarıda eklediğimiz Bella Martha’nın bir nevi yeniden uyarlaması. Tamam, son kez kabul ediyoruz, film çoklukla romantik komedi janrının kurallarına harfiyen uyuyor. Ama filmi buraya koyma sebebimiz ne biliyor musunuz? Bazen insanın klişe, formül üretim bir romantik komedi izleyesi geliyor. Eğer böyle bir arzunuz arada peydahlanıyorsa, Scott Hicks’in çektiği ve başrollerinde Catherine Zeta-Jones, Aaron Eckhart ve Abigail Breslin’in oynadığı bu filmi gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz.
7. Ratatouille
Şaşırmadınız değil mi? Aşçılık temalı filmler nedir diye size sorsam muhtemelen parmakla ilk göstereceğiniz eserlerden biri Ratatouille. Özgeçmişi The Iron Giant ve The Incredibles inanılmaz iki filmle dolu Brad Bird’in animasyon üstadı olarak namını perçinleyen Ratatouille 2007 yılında vizyona girdiğinden beri pek çok kişi tarafından halihazırda animasyonun kralı olarak kabul edilen Pixar’ın en iyi filmleri arasında görülüyor. Başrolünde Patton Oswalt’ın olduğu filmin belki de en övülmeyi hak eden yanlarından biri, Oscar’a da aday olan Jan Pinkava imzalı senaryosu. Eğer hala izlemediyseniz, bize sorarsanız kesinlikle kaçırmamalısınız.
8. The Cook, The Thief, His Wife & Her Lover
Geldik listemizin tartışmasız en skandallarla süslenmiş filmine. 1989 tarihli filmin tek garip yönü sadece gereksiz derecede uzun ve dürüst olmak gerekirse kafayı karıştıracak denli kompleks ismi değil. Helen Mirren, Richard Bohringer, Michael Gambon ve Alan Howard’ın başrollerinde oynadığı film aynı zamanda cinselliği, şiddeti ve mide bulandırıcı sahneleri çarpıcılık adına kullanışıyla da hatırlandı yıllar boyunca. Spoiler verip keyfinizi kaçırmayalım, ama şöyle demek yeterli sanırım: Aşçılık temalı bu filmlerin hiçbirinde bu filmdeki malzemeler servis edilmedi!
9. The Hundred Foot Journey
Helen Mirren’dan, yine Helen Mirren’a gidiyoruz. Ama 1989 yılındaki orta yaşlı seksi Helen Mirren’dan, 2014 yılındaki yaşlı seksi Helen Mirren’a bu sefer yolculuğumuz. Yapımcıları arasında Steven Spielberg ve Oprah Winfrey’nin de bulunduğu, yönetmenliğini ise What’s Eating Gilbert Grape, The Cider House Rules, Chocolat, Casanova ve Salmon Fishing in the Yemen gibi filmlerden tanıyor olabileceğiniz Lasse Hallström’ün yaptığı The Hundred Foot Journey’nin müziklerini de Slumdog Millionaire’den ödüllü A.R. Rahman üstlenmiş. Bu isimler bir araya gelip, arka plan olarak da büyüleyici Hindistan seçilince haliyle ortaya unutulmaz bir iş çıkmış.
10. Vatel
Dedik ya, bazı aşçılık filmleri kurgusal. Ama bazıları da gerçek hikayelerden yola çıkarak yapılmışlar. 2000 yapımlı Vatel de bunlardan biri. Başrolünde Gerard Depardieu, Uma Thurman ve Tim Roth’un oynadığı Vatel 17. yüzyılda yaşamış Fransız aşçı François Vatel’in hikayesini anlatıyor. Yönetmenlik koltuğunda Roland Jaffe’ın oturudğu filmi sevmeniz için muhtemelen iki sebep olacak. Birincisi, Depardieu başta olmak üzere kadronun efsanevi oyunculuğu. İkincisi ise yansıtılan dönemin kendi güzelliğinin üzerine katılan usta sanat yönetimi. Bu dalda birçok ödüle layık görülen film, vakti zamanında Canne film festivalini de açmıştı. İzlenesi.
Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.
Tüm yazıları (1579)









Yorum Yap