OSCAR’ı Eve Götüren 4 Oyuncunun, EN BİLİNDİK ve EN KÖTÜ 2’şer Filmi!
Son güncelleme: 28 Şubat 2017
Oscar Törenleri herkes için farklı anlamlar ifade ettiyse de dün geceden en çok akılda kalan şey ne yazık ki zarf felaketi oldu, yani sanırsam. La La Land’in kazandığı anons edilse de sonradan, aslında Moonlight’ın en iyi film ödülüne layık görüldüğü ortaya çıkınca işler çorba olmuş iyice. Daha şimdiden komplo teorileri üretenler bile var bu durum için. Trump’a çok yüklenildi diye sahne arkasında Trump’ın minik kankileri işe el atmıştır diyen bile var; cidden ve hayır şaka değil. İnternet alemi bu yanlış anons felaketine tepki vermeye devam ededursun, gelin biz de en iyi başrol ve yardımcı oyuncu ödüllerini kazananlara bir göz atalım. Oscar’ı kazandıkları şahane filmler haricinde ele alacağımız asıl kısım ikiye ayrılıyor: Şu ana kadar yer aldıkları en kötü filmler ve tanınır hale geldikleri/akıllarda en çok kalan filmleri.
Ön Not: Yorumlamalar özneldir, biline. Sonra “Vay efendim, onu nasıl izlemedin? Onu nasıl eklemedin? Hebe hübe.” yapmayın canlarım.
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Viola Davis

- Oscar Heykelini Kaptığı Film: Fences
- Yer Aldığı En Kötü Sayılabilecek Film: Viola Davis’in yer aldığı, en hoşlanmadığım filmlerden biri sanırım 2015 yapımı Blackhat filmi olabilir. Baş rolde Chris Hemsworth var diye çıktığı sene biraz merak etmiştim ama izlediğim zaman iki saat çok da güzel geçti diyemem açıkçası. Neden mi? Doğrusunu isterseniz burada oyuncuların çok suçu olduğunu düşünmüyorum ama filmin hatırlanmaya değer çok elle tutulur olayı yoktu, yalan olmasın. Viola Davis kapı gibi bir oyuncu olsa da, filmi tek başına kurtarabilmek için çok az etkisi vardı. Zaten izlerseniz çoğunuz da hak verecektir bana diye düşünüyorum.
- En Çok Hatırlandığı Sayılabilecek Film: Bu kısma yazılabilecek onlarca film olsa da ben öznel olarak 2011 yapımı The Help‘i yazmak istiyorum. Bu senenin en iyi aktris Oscar’ını alan Emma Stone da var bu filmde; onun dışında tanındık daha çok isim de var, saymakla bitmez. Genel olarak siyahilere uygulanan ırkçılık konularına odaklanan filmin bazı kısımları, eğer izlediyseniz bu senenin adaylarından Hidden Figures’ü anımsatabilir biraz. (Özellikle de siyahilerin kullandığı her şeyin pis ve hastalıklı olduğu gibi bir düşüncenin hakim olduğu çok sahne var.) Her oyuncu döktürmüş elbette ama Davis de geri kalmamış. Bu yüzden listede en çok hatırlandığı film maddesine The Help’i koymayı arzuladım, tabii sizin için farklı filmler de geçerli olabilir burada. Söylemek isterseniz, dinleriz!
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Mahershala Ali

- Oscar Heykelini Kaptığı Film: Moonlight
- Yer Aldığı En Kötü Sayılabilecek Film: Samimi olmam gerekirse, Ali’nin yer aldığı ve benim kötü diyebileceğim bir filme henüz rastlamadım. Varsa da izlemedim en azından. Ama bu konuda Metascore’u kaynak alıp illa da bir isim isterseniz, size 2014 çıkışlı Supremacy diyebilirim ancak. Yine de, Cottonmouth abimizin zaten harika olan oyunculuğunun harcandığı kötü bir yapım yok diyelim mi biz kısaca? Gönüllerin kralısın Mahershala Ali. <3
- En Çok Hatırlandığı Sayılabilecek Film: Eğer kıstasımız film değil de genel anlamda yapımlar olsaydı, bu maddeye Luke Cage yazmayacak insanların sayısı bence çok az olabilirdi. Ama gel gelelim sadece filmleri ele aldığımızdan, biraz kısıtlanıyoruz bu maddede. Mahershala Ali her izlediğim yapımında döktüren biri, vallahi ödül almasına en çok sevindiğim isimlerden biri diyebilirim. 2008’de Brad Pitt’in çok konuşulan The Curious Case of Benjamin Button filmini hatırlıyor musunuz? Benjamin Button’ı sahiplenip büyüten ebeveynlerden biriydi Ali’nin karakteri Tizzy. Siz de, iyice meşhur olduğu sıralar “Ulan bu adamı gözüm başka bir filmden ısırıyor ya, hayırlısı.” gibi dediyseniz, muhtemelen bu yapımdandır diye düşünüyorum. Zira benim öyleydi. Sıcacık baba sevgisini yaşatan Ali için sizin ilk kez görüp de aklınızda kalan başka bir yapım varsa seve seve duymak isteriz elbette!
En İyi Başrol Kadın Oyuncu: Emma Stone

- Oscar Heykelini Kaptığı Film: La La Land
- Yer Aldığı En Kötü Sayılabilecek Film: Çok bilindik bir film değil bence ama yine de aşırı saçma (Çerezlik? Klişe? Boş?) bulduğum bir yapımı var Stone’un dahil olduğu: 2008 yapımı The House Bunny. Anna Faris’in “aptal sarışın” çerçevesinde bir karaktere hayat verdiği filmde Stone, “nerd” bir tiplemeyi canlandırıyor. Filmin neden aslında o kadar müthiş olmadığını uzatarak anlatmaya gerek yok: Boş zaman geçirmelik, klişeler dolu, özgünlüğün çok olmadığı bir yapım. Asosyal, yakışıklı erkekler tarafından göz ardı edilen, içlerine feci kapanık bir grup kızın evine gidip de onları baştan yaratmaya çalışan bir concon güzelin hikayesi kısaca. Çok ilginizi çektiyse izleyebilirsiniz tabii. Sorun Emma Stone’un oyunculuğunda değil, filmde…
- En Çok Hatırlandığı Sayılabilecek Film: En çok kararsız kaldığım maddelerden biri de buydu sanırım. Zombieland ve Easy A arasında çok gittim geldim. Stone’u şahsi olarak bana en çok hatırlanabilir kılan filmlerden ikisi bunlardı. Ama Zombieland’i yakın zamanlarda uzunca konuştuğumdan dolayı, bu sefer de 2010 seneli Easy A‘e yer vermek istiyorum. Zira Olive karakteriyle bence internet aleminin olduğu kadar sadık sinema seyircilerinin de aklında kaldı Stone. Kabul, bu da çok harika ya da muhteşem teknik bir film değil belki, ama sevilen ve hatırlanan bir film bence. İzledikten sonra Pocketful of Sunshine şarkısının dilime takılmasına tek sebep Stone’dur mesela. Ya da Olive’in video günlüklerinde bahsettiği 80’ler yaşamından minik esintilere biraz daha aşina olmama sebep de diyebilirim. Siz seçin.
En İyi Başrol Erkek Oyuncu: Casey Affleck

- Oscar Heykelini Kaptığı Film: Manchester by the Sea
- Yer Aldığı En Kötü Sayılabilecek Film: Bende tam anlamıyla çocukluk travması yaşatan American Pie serisini yazacağım buraya. Hala hatırladığım bazı kötü sahneleri bende feci yaradır. 🙁 Komik ve eğlenceli bir yapım olabilir ama ben yanlış zaman ve yanlış yerde izlemişim sanırsam. Zaten aksi halde Affleck’in yer aldığı kötü diyebileceğim çok film de yok aklımda. American Pie’da anlaşalım mı?
- En Çok Hatırlandığı Sayılabilecek Film: Sizinki ne bilemiyorum ama benimki Ocean’s 11 ve devam filmleri. Öyle böyle hatırladığım sahneleriyle, çok eskiden beri yeniden izlemediğim (ne yazık ki) Ocean’s serisiyle hatırlarım ben Affleck’i. (Hayır burada pun amacı gütmedim öhö) Zaman ilerledikçe gördüğüm yapımlarda “Aaa bu adam Ocean’s filmlerinde vardı ya.” dediğim biri kendisi. Tabii sonradan isim akla kazınınca filmin ismiyle değil, kendi ismiyle anar oldum. Ama en yakın zamanda tek tük hatırladığım Ocean’s serisine de bir yeniden izleme maratonu falan yapayım bari, böylelikle Affleck abimizin gençlik yıllarına şimdiden bir bakıp “Ne kadar gençmiş ehe öhö” esprisi yaparım. Ee, sizin Casey Affleck’i çtonk diye hatırlamanıza sebep olan film hangisi geek canlar?
Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser
Tüm yazıları (523)
Yorum Yap