RENOWNED EXPLORERS’a Tepeden Tırnağa, Sırılsıklam Aşık Olmanıza Sebep Olacak 7 Şey!
Humble Monthly diye bir şey var, illa ki duymuşsunuzdur. Şu hani sürpriz kutuları var ya, ülkemizde de GeekKutu çiçek gibi idame ettiriyor o işi? Abone oluyorsunuz, her ay başı kapınıza içinde incik concuk bulunan bir kutu geliyor ya hani? İşte Humble Monthly, bunun dijital oyun versiyonu. Her ay pırlanta gibi kodlar gönderiyorlar size. Siz maili açıyorsunuz. “Iyy, ben buna mı para verdim, yivrenç” diyerek tam bir nonoşluk yapıyorsunuz, sonra şöyle bir oyunların Steam mağaza sayfalarına göz gezdiriyorsunuz, “ya acaba?” diye bir deneme mahiyetinde indirme yapıyorsunuz… Voila. Saatlerinizi gömmüşsünüz, haberiniz yok.
Renowned Explorers da bizim için öyle oldu. Siz bizim gibi ilk başta yargılamadan, şu şahane oyuna balıklama atlayın diye de; müsaadenizle övmek isteriz. Buyurun.
1. Sanat Tarzı
Renowned Explorers’ı övmeye, ilk gördüğünüz şeyle başlama niyetimiz var: Sanat tarzı. Bundan kastımız, grafikler aslında. Fakat “grafik” çok teknik bir tabir, gözünüzün önüne poligonlar, 1’ler ve 0’lar getiriyor. Halbuki Renowned Explorers naif, elle çizilmiş gibi, sade bir sanat tarzına sahip. Ama buna rağmen, acayip dinamik ve gözü de yormuyor. Bir Professor Layton değil, ama el çizimine öykünen oyunlar arasında, şapkalı profesörümüzden sonra listenin zirvelerine yakın.
2. Keşfetme Hissiyatı
Oyun, zaten ismiyle müsemma, bir keşfetme oyunu. Sizin bir ekibiniz var, o ekiple birlikte keşiflere çıkıyorsunuz. Macera ya da serüven demek çok istiyor muyum bilmiyorum, çünkü yaptığınız esas şey, keşfetmek aslında. Oyun da bunun ayrımını çok iyi yapıyor. Görevler için kullandığı kelime, “Expedition“, “adventure” ya da “campaign” değil. Ana ekranda ayarlamalarınızı yaptıktan sonra, gideceğiniz yeri seçip, orayı adım adım parselliyorsunuz. Piramitler mi istersiniz, Karayipler mi, Macaristan mı? Her yerin kendine has bir öyküsü, hazineleri ve farklı mücadeleleri var. Bunları tespit etmek de, oyuncuyu dev ihya ediyor.
3. Tekrar Oynanabilirliği
Allah için Renowned Explorers’ın mevcut expedition sayısı çok zayıf. Üç dört oyunda her yere en az bir kez gitmiş, her yeri en az bir kez tamamlamış oluyorsunuz zaten. Ek paketinin yolda olduğunu söylüyor yapımcılar; ama ben o gelene kadar çok garip bir şey söyleyeyim: Bu dar expedition sayısına rağmen, oyunun tekrar oynanabilirliği yüksek. Görevlerdeki bazı şeyler sabit, ancak bazı şeyler değil. Üstelik oyunun sahip olduğu kaynak ve araştırma sistemi sağ olsun, farklı farklı ekip build’leri oluşturup tekrar denemenin de önü açık.
4. Nokta Taş Kağıt Makas Mekaniği
Tabii bu farklı build’ler oluşturma ihtiyacı, oyunun sağlam oturttuğu mekaniklerden kaynaklanıyor. Oyun pek çok konuda olduğu gibi, bu konuda da kusursuz değil. Bir taktiksel oyun olarak, bazı konularda kontrolü çok gevşek RE:IS’in. Ama temelinde yatan yaklaşım bazlı taş kağıt makas mekaniği acayip keyifli. Şöyle işliyor: Siz bir karşılaşmayı, dostane, sinsi ya da agresif bir şekilde çözebiliyorsunuz. Karşı tarafında böyle bir inisiyatifi var. Dostane yaklaşım Sinsi‘yi, Sinsi yaklaşım Agresif‘i, Agresif yaklaşım da Dostane‘yi yeniyor. Yalnız buradaki püf noktası şu: karşı tarafın takındığı tutuma göre belirleniyor bunlar. Yani karşı taraf ağırlıklı dostaneyse, kılıç çekip tiranlık etmek size avantaj, ona dezavantaj sağlıyor. Yetti mi peki? Hayır!
5. Duygular
Oyunun bir de bunun üzerine serpiştirdiği duygu mekaniği var. Yaptığınız her hareket, düşmanlarınız ya da dostlarınızın hissiyatını değiştiriyor. Her hissiyatın ayrı birer buff’ı ya da debuff‘ı var. Mesela “Encourage – Yüreklendir” diye bir yetenek var. Kime yaparsanız yapın –eşe dosta yaparsanız buff veriyor– onun modunu yükseltiyor. Modu pozitifse de yanına bir “Confident – Özgüvenli” emojisi yerleştiriyor. Ondan sonra o karakterin de Atak değerine +%25 geliyor. Yani oyun bir anda, hem yaklaşımların doğru olduğunu ayarladığınız, hem de duygularla oynayarak ince ayar yaptığınız keyifli bir taktiksel kapışmaya dönüyor.
6. Karakterler
Bütün bunların tuzu, biberi de karakterler. Üç kişilik bir ekip kuruyorsunuz oyunun başında. Bir kaptan, iki de mürettebat üyesi. Bu arada mürettebat üyeleriyle görevlere çıktıkça, onlar da kaptan olabiliyorlar. Bazısı paşa kızı, ağzı laf yapıyor, ama camdan, vurunca yıkılıyor. Bazısı sokak faresi, dövüşmeyi falan çok iyi öğrenmiş ama edep, adap hiç yok. Kimisi çılgın bilim adamı, kimisi Meksikalı güreşçi, kimisi voodoo büyücüsü… Hepsi oynanışa etki eden özellikleriyle, binbir farklı milletten. Hatta…
7. Hatice!
Karakterlerden birinin ismi Hatice Ataman! Kendisi Antalyalı bir okçu. Savunması fena, ama uzaktan en iyi Agresif oynayan karakter de kendisi. Normalde oyunlarda Türkiyeli bir karakter görünce adının “Youssef Ahmad” falan gibi şeyler olmasına çok alışkın olduğum için, Hatice Ataman gibi baya Türk bir isim görünce afalladım. İkinci yumruğu da, oyunun ana ekranında açabileceğiniz ikinci şehirlerden birinin İstanbul olmasıyla yedim. Çok eminim, Abbey Games bünyesinde Türkiye kökenli biri var. Her kimse, bulsun bizi, alnından öpeceğiz!
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)






Yorum Yap