İçeriğe geç
Müzik 6 dk okuma

TÜRKİYE’nin Daha Güzel Olduğu Yıllardan, EN İYİ 10 EUROVISION Şarkımız!

J. H.
TÜRKİYE'nin Daha Güzel Olduğu Yıllardan, EN İYİ 10 EUROVISION Şarkımız!

Nedendir bilmiyorum, ama memleketimizin tarihi daimi olarak iç karışıklıklar, korkutucu bir düzende gerçekleşen ya da kalkışılan askeri darbeler, tartışmalı seçimler ve genel bir öfke havası ile bezeli olmasına rağmen; spesifik olarak Eurovision‘a katıldığımız yılları çekip çıkarsak, ortada epey yaşanabilir bir ülke olacakmış gibi hissediyorum. Sanki Semiha Yankı ile Can Bonomo arasında geçen 37 sene içinde kalan Türkiye, 2012’den günümüze gelen memleketten daha bir yeşildi, suyu daha temizdi, havası daha ferahtı.

Artık pek değil. Bir süre önce sakallı kadınlar katılıyor, kadınlar öpüşüyor, bir de biz gurbetçi oylarıyla kazanamıyoruz diye çekildik Eurovision’dan. Bir süre sonra da yayınlamayı bıraktık. Bir sanat yarışmasına bakıp, “siz hep birbirinize oy veriyorsunuz biz hiç kazanamıyoruz” diye öfkelenmenin ne kadar bize has bir hareket olduğunu hiç düşünmeden, o eski günleri yâd etmek istiyoruz. Gelin birlikte 1975’den 2012’ye kadar yolladığımız 34 şarkının arasından en iyi 10’unu sayalım. Farklı bir sıralamanız varsa, Muhit’e berkleriz.

Ha bu arada, Eurovision geek’i misiniz? Yalnız değilsiniz, onu da söyleyelim!

Başlıyoruz!

 

MFÖ – Sufi

MFÖ iki kez katıldı Eurovision’a. Çok enteresan bir biçimde, iki şarkıyı da bugün MFÖ efsaneleri diye bir liste yapsak zirvenin yanına yaklaştırmayız. Diday Diday Day, çok normal bir şarkı. Sufi ise, ona göre, neredeyse bir film müziği destansılığında arka planıyla beş on gömlek yukarıda. Her halükarda, MFÖ’süz bir Eurovision listesi yapmak ayıp olurdu zaten. O yüzden, on numarada, Sufi.

 

Klips Ve Onlar – Halley

Türkiye Eurovision’a 1975 tarihinde katılıp, ilk seferde sonuncu olduktan sonra iki sene katılmamış; ardından girdiği bütün yarışmalarda da listenin diplerinde takılmıştı. Bu makus talihi Klips ve Onlar‘ın Halley’i bozdu. Listemizin dokuz numarasında da onların Türkiye Eurovision tarihinin top 10’a giren ilk şarkıları var. Bu arada şarkıyı dinleyeceksiniz, rica ediyorum, ikinci dakikaya kadar kapatmayın. O aralar çok enteresan şeyler oluyor zira…

 

Hadise – Düm Tek Tek

Şimdi burada bir şeyi netleştirmemiz lazım: Sıralamayı yaparken kesinlikle birinci dikkat ettiğimiz şey yarışma günü gösterilen performans. Şarkıların stüdyo kaydını değil, Eurovision vitrininde icra edilmiş hâllerini mukayese ediyoruz. Bu yüzden de Düm Tek Tek sekizinci sırada. Bunun da sebepleri olduğunu biliyoruz. Hadise eğer tam randımanlı verebilseydi kendini performansa, biz eminiz, ilk üçü temiz zorlardı Düm Tek Tek. Bu hâliyle, ancak buralarda.

 

Can Bonomo – Love Me Back

Yemin ediyorum arkadaşımız diye koymadık listeye. Love Me Back listemizin yedinci sırasında, ve bunun üç sebebi var. Birincisi, Bonomo’nun belli ki o sıralar stilistik olarak çok coştuğu “sakin başlayıp son çeyreğe doğru kopan şarkılar” keyfi gazla mevcut. İkincisi, gemi oluyorlar lan sahnede. Daha ne yani? Üçüncüsü ise 2:53 civarında atılan hayde. Vallahi ölüyü yerinden kaldırır, o ne be?

 

Mor Ve Ötesi – Deli

Listemizin altıncı sırasında Mor ve Ötesi var. Yani dönüp bakınca çok enteresan geliyor, yurtdışına kendimizi böyle anlatıyorduk arkadaşlar on yıl önce. “Buyurun” diyorduk, “biz bir sene karşınıza oryental dansla çıkarız, bir sene ska yaparız, belki sonraki sene alternatif rock çıkartırız, belli mi olur?“. Şuna bak. Taş gibi de şarkı gerçekten. Açık ara Eurovision tarihinin en hakkı yenmiş işlerinden.

Ki, hakkı yenmiş demişken…

Semiha Yankı – Seninle Bir Dakika

Tamam, tamam. Kıbrıs Barış Harekatının üzerinden daha bir sene geçmiş. Batı dünyasında “Türkiye” iyi sıfatlarla anılmıyor muhtemelen. Üstelik herkes ABBA’ya koparken, biz baya vurgun bir balad çıkarmışız karşılarına. Ama… üç puan değil bu şarkının hakkı ya. Listemizin altıncı sırasındaki Seninle Bir Dakika, hakikaten harika bir şarkı çünkü. Gerçekten. Semiha Yankı ilk nakarata girince tüyleri diken diken olmayan kalbine baktırsın yani orada mıymış…

 

Manga – We Could Be The Same

Yavaş yavaş ağır toplara geliyoruz. Listemizin dördüncü sırasında Türkiye’ye yarışma tarihindeki en iyi ikinci derecesini getiren Manga var. Açın izleyin videoyu, bayık introyu geçtikten sonra şunu göreceksiniz: Kümülatif bir performans We Could Be The Same’inki. Daha önceki rock denemelerine gelen eleştirilerle dizayn edilmiş resmen. Deli’de sahne çok statik kaldı dendi diye kendini kesince içinden kız çıkan robot koymuşlar mesela. Daha ne?

 

Şebnem Paker – Dinle

https://www.youtube.com/watch?v=LAyNvKpwp1M

Listemizin üçüncü sırasında, Türkiye’ye Eurovision’u becerebileceğini hatırlatan Dinle var. Kıyafeti, sesi ve asaletiyle bir neslin tartışmasız ilk aşkı olan Şebnem Paker ve arkasında aynı anda yerel ve evrensel olmayı nokta atışı becerebilmiş Grup Etnik söylüyor, siz de dinliyor ve hayran kalıyorsunuz. Şarkının iskeleti, gidişatı, finali, vurgusu… Her şeyi ayrı güzel. Çalan eller dert görmesin!

 

Sertab Erener – Everyway That I Can

https://www.youtube.com/watch?v=axJt-Rw2Urg

Oha çüş ne? Everyway That I Can listenin ikinci sırasında mı? Nasıl birinci olmaz? Birinci olan tek şarkımız nasıl Geekyapar’ın listesinde de birinci olmaz? Çünkü iddiamız, birinci şarkının o sene yarışsa herkesi geçip şampiyon olacağı yönünde, ama biz şimdi Sertab Erener’in alanında başkalarını konuşmayalım. Bu şarkı ve bu performans, neredeyse kusursuz çünkü. Her şeyden öte, biraz da bilen bir insan olarak, şuna ikna oluyorsunuz onulmazca: Bunu Sertab Erener’den başka kimse başaramazmış, çok belli.

Ama bizce, Eurovision tarihimizin en iyi şarkısı…

 

Athena – For Real

Hâlâ dinliyoruz. Hâlâ kopuyoruz. Hâlâ nakarata karşı koyamadan “ap, avanabrinyu ap” diye bağırarak eşlik ediyoruz. Evde söylüyor olmanın keyfi mi, Gökhan’ın sahne hakimiyeti mi, Athena’nın tarz olarak kendinden gıdım ödün vermeden çalışmış olması mı bilmiyoruz. Ama For Real, dönüp bakınca en gaza geldiğimiz yerli şarkılardan biri, bırakın Eurovision’u. O yüzden de listenin birinci sırasına aldık. 

Sizin sıralama?

J. H.

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Tüm yazıları (1579)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.