İçeriğe geç
Oyun 11 dk okuma

Wii’ye Özel Gelmiş Geçmiş En İyi 20 Oyun

Yiğitcan Erdoğan
Wii'ye Özel Gelmiş Geçmiş En İyi 20 Oyun

Son güncelleme: 27 Mart 2014

Bugün farklı bir şey yapalım dedik. Oyun dünyasının inciğini cıncığını tarayıp, ilginç konuları deşmek; spastik kostümlerden muhteşem şarkılara kadar listeleyip yazmaya yarın devam edeceğiz, fakat bugünlük, yavaş yavaş arkamızdaki ufuk çizgisinde kaybolmaya başlamış nesle bir selam çakmak istedik. PS4 ve Xbox One artık tam hızlarını aldılar. Wii U bir senedir etrafta. Wii’nin üretimi durduruldu. PS3 ve 360′a artık pek fazla büyük oyun çıkmayacak. Anlayacağınız, konsol tarihinin 7. neslini fiilen kapatmak üzereyiz. O halde, üç konsolun da kendilerine has münhasır (exclusive) oyunlarını bir listeleyelim dedik. Hazır mıyız? Son duraktayız artık: Wii.

Nintendo, GameCube ile yaşadığı -bizce haksız- hezimetin ardından rotasını radikal bir şekilde değiştirmesi gerektiği kanaatine varmıştı. Bir noktada oyun dünyasının asırlık çınar, rakipleri gibi olmaya çalıştıkça yapamayacağını, kendi kimliğini ortaya çıkarması gerektiği kararını aldı. Bu karardan önce dokunmatik ekranı DS doğru, sonra da hareket kontrollü Wii. Olaylar şöyle gelişti: Nintendo yine oyun dünyasının trendlerini belirlemiş, D-Pad, analog stick, force feedback, dokunmatik ekran oyunculuğu gibi hareket kontrollerini de lügatımızın tam ortasına sokmuştu. Wiimote, Nintendo’ya ev hanımlarını, amcaları, teyzeleri, emekli dedeleri getirdi. Üçüncü parti yapımcılar ise hareket kontrolleriyle yaratıcı işler yapacakları yerde, bu amcalar ve teyzelerin oynayabilecekleri fabrikasyon oyunlar yapmaya başladılar. Sonuç? Nintendo satış rakamlarında zirveyi neredeyse hiçbir zaman bırakmadı, ama oyun kalitesi genel seviyede çok aşağılarda kaldı.

Biz yine de şu aşağıdaki 20 oyunun, her Wii sahibinin arşivinde olması gerektiğini düşünüyoruz. Buyurun!

 

20. Deadly Creatures

1 Deadly Creatures

Oyunlarda böcekleri çok öldürmüşsünüzdür. Örümcek, hamam böceği, sivrisinek, arı…Bu böceklerin devasa versiyonları oyunların vazgeçilmez klişe düşmanları arasındadır. Deadly Creatures bu formülü tersine çevirdi. Kendi boyutlarında bir akrep ve bir tarantulayı canlandırıyordunuz. Bize kalırsa Wii arşivindeki en taze fikre sahip olan oyun buydu. Oynanışında, özellikle de kamerasında büyük sıkıntılar olmasaydı, daha da yukarılara çıkardı.

 

19. Elebits

2 Elebits

Katamari-vari sanat yönetimiyle, Wiimote kontrollerini çok şık bir şekilde kullanan oynanışıyla ve kendi bölümlerinizi yaratma yetisiyle Elebits, ya da buradaki ismiyle Eledees hakikaten inanılmaz eğlenceli, son derece keyifli bir oyundu. 2006 yılında çıkmış olması, 8 sene sonra -haliyle- adının pek hatırlanmamasına sebep oldu, fakat bize sorarsanız bugün bile bir yerlerden bulabilirseniz hâlâ keyif verir.

 

18. Mario Party 9

3 Mario Party 9

Nintendo’nun merkez serilerinden biri olan Mario Party Wii’ye ilk çıkartmasını Mario Party 8 ile yapmıştı zaten. Fakat dürüst olalım, politik doğruculuk peşinde de koşmayalım (bu ülkede kimse koşmuyoru zaten) Mario Party 8 berbat bir oyundu. Olmamıştı yani. Mario Party 9 selefinin hata yaptığı yerlerin tespitini yaptı, sorunu muhteşem bir şekilde çözdü ve seriyi eski eğlenceli havasına kavuşturdu.

 

17. SSX Blur

4 SSX Blur

Wii’ye en uygun türlerden biri olarak -Wii Sports’un başarısından olsa gerek- spor oyunları telaffuz ediliyordu ilk başlarda. Bu uğurda EA Sports da hemen hemen bütün spor oyunlarını özel hareket kontrolleriyle Wii’ye getirdi. Skate It fena değildi, FIFA’lar bir türlü olmuyordu, diğerlerine ise değinmek dahi istemiyoruz. Ama SSX Blur? SSX Blur turnayı tam gözünden vurmuştu. Junkie XL imzalı soundtrack’ini bugün hâlâ açıp dinleriz.

 

16. Trauma Center: New Blood

5 Trauma Center

Atlus’un tek kelimeyle dahiyane ameliyat simülasyonu Trauma Center, DS’ten çıkıp Second Opinion ismiyle Wii’ye gelmişti. O oyun düpedüz bir porttu, onu o yüzden listeye almadık, fakat devamı olan New Blood, co-op modu, online leaderboard’ları ve geliştirilmiş sunumuyla zaten daha iyiydi. Şu da tarihe notum olsun: Trauma Center: Second Opinion, benim gelmiş geçmiş ilk incelediğim oyundur. Kalbimde ayrı bir yeri vardır. Kıyamam ya…

15. Super Paper Mario

6 Super Paper Mario

Kime sorduğunuza bağlı olarak Super Paper Mario hakkında farklı görüşler duymanız mümkün. Eğer Paper Mario serisinin önceki havasını çok seven birine denk gelirseniz, size muhtemelen SPM’deki o platformlaşmanın pek de iyi olmadığını söyleyecektir. Ama bu meseleleri çok takmayan biriyle konuşursanız, Super Paper Mario’nun sonradan Fez’de gördüğümüz o 2D-3D mekaniğinin ne kadar eşsiz olduğu, oynanışın ne denli eğlenceli olduğu ve bir Mario oyununda hikayeyi sevmenin mümkün olabileceği savlarını duyacaksınız. Bu savların hiçbiri de haksız değil (evet, platformlaşmayla ilgili olan da dahil).

 

14. Kirby’s Epic Yarn

7 Kirbys Epic Yarn

Bu oyunu sevmek insanın “erkeklik puanında” bir düşüşe yol açabilir, fakat gerçekten umursamıyoruz. Kirby’s Epic Yarn, tüm o kağıt üzerinde itici gelen şekerliğine rağmen fiilde Wii’nin en güzel gözüken oyunu olabilir. Nintendo’nun son zamanlarda içine düştüğü yeniden yapım spiraline bakıp, çok değil, üç dört sene önce şöyle orijinal bir fikirle karşımıza çıktıklarını hatırlayınca insan hakikaten hayret ediyor.

 

13. Red Steel 2

8 Red Steel 2

İlk Red Steel, hesapta Wii’nin hardcore kitleye de hitap edebileceğini, aksiyon oyunlarının Wiimote’la muhteşem çalışabileceğini gösteren şey olacaktı. Olmadı. Belki Wiimote bizim hayal ettiğimiz kadar spesifik değildi, belki de Ubisoft’un Red Steel’ı yetiştirmek için yeterli vakti yoktu. Sorun her ne idiyse, Wiimote Plus ve Red Steel 2 ile çözülmüştü. Red Steel 2, ilk Red Steel’dan beklediğimiz şeylerin, geç de olsa vücut bulmuş haliydi. Biz onu bu yüzden sevdik.

 

12. Epic Mickey

9 Epic Mickey

Ne? Warren Spector Disney bünyesine mi geçmiş? Ne? Deus Ex’in yapımcısı şimdi bir Mickey Mouse oyunu mu yapıyor? Nasıl gözüküyor dediniz? Bu nidalarla karşıladık Epic Mickey’i. En nihayetinde beklediğimiz kadar iyi çıkmadı ama yine de, kusurlarına rağmen Wii’nin eşsiz oyunlarından biriydi. En azından Wiimote’a “tepik yapılacak alet” gözünden fazlasıyla bakıyordu. Bu Wii söz konusu oldu mu her zaman bir artıdır.

 

11. Mario Kart Wii

10 Mario Kart Wii

Kendi payıma gelmiş geçmiş en iyi Mario Kart oyununu Mario Kart DS olduğunu düşünüyorum, ama kimse de Mario Kart Wii’nin hakkını yesin istemem. Çıkar çıkmaz konsolun en çok satanları arasına giren Mario Kart Wii bizim için Nintendo’nun en sonunda duruma ayıkması ve online özellikleri oyuna entegre etmesiydi. Mükemmel çalışmıyordu ama en azından doğru yöne atılmış ilk adımdı. Seneler sonra gelen, geç ama doğru oyunla karşımıza çıkan bir adım.

10. Fire Emblem: Radiant Dawn

11 Fire Emblem Radiant Dawn

Fire Emblem serisine olan aşkımızı anlatmaya başlasak buradan köye yol olur, emin olun. Nintendo’nun en ciddi, en derin serisi en çok mobli platformlara yakışıyor ve Pokémon facialarından biliyoruz ki el konsollarında klasikleşmiş seriler ev konsollarına her zaman aynı kaliteyi mevcut tutarak geçemiyor. Ama Radiant Dawn, bunu az çok başarabilmişti. Tek sorunumuz vardı, o da oyunun zorluğu. Serzenişte bulunacağız “ya insaf edin” diye ama neyse ki Awakening’de ettiler.

 

9. MadWorld

12 MadWorld

Donnie Darko’nun meşhur şarkısıyla hiçbir alakası olmasa da, ismini paylaştığı için ilk izlenimi sempatik yaptığınız bir oyun olabilir MadWorld. Eğer ilk adımı doğru attıysanız, meraklanmayın, geri kalanları da doğru atacaksınız. Grafiksel olarak üst seviyelere çıkamadığı için, her zaman stilize görsellerin evi oldu Wii ve bunu en iyi kullananlardan biri MadWorld’dü. Tabii bir de…

 

8. No More Heroes

13 No More Heroes

No More Heroes aynı şekilde var olan kaynakları muhteşem kullanmayı bildi. Suda51’in Killer7’ın ruhani takipçisi olabilecek oyunu Wii’nin en muhteşem üçüncü parti oyunuydu. Bu konuda iddiamız çok açık ve net, Sonradan devam oyunu PS3 ve 360’a da geldi ama, Wiimote bazlı o oynanışın havasını pek çok zaman yakalamaktan uzak oldular. No More Heroes’un kalbi Wii’de atıyordu.

 

7. WarioWare: Smooth Moves

14 Wario Ware

WarioWare: Smooth Moves bir parti oyunudur. Parti oyunları, hardcore oyuncular tarafından da oynanabilir. Bu iki madde üzerinde anlaştıysak, üçüncü bir maddeyi çıkmamız gerekiyor: WarioWare: Smooth Moves insanı çılgın gibi eğlendiren, hardcore oyuncular tarafından da oynanabilen muhteşem bir parti oyunudur. İnsan ne yapacağını tam anlayamayınca en yakındaki arkadaşının kafasına Wiimote fırlatmaya kadar varabiliyor iş. Ve çok iyi biliyorsunuz ki, bir parti gerçek anlamıyla biri birinin kafasına Wiimote fırlatınca başlar.

 

6. Super Smash Bros. Brawl

15 SSBB

Vakti zamanında ScrewAttack “Eğer bir GameCube’unuz varsa, Super Smash Bros. Melee’niz de vardır.” demişti. Bu lafa GameCube’u olan ama Melee’si olmayan bir insan olarak feci alınmıştım. O yüzden, şimdi gönül rahatlığıyla şunu diyorum: Eğer bir Wii’niz varsa ve Super Smash Bros. Brawl’unuz yoksa, ya dövüş oyunlarına alerjiniz var, ya da Nintendo konsollarını üçüncü parti oyunlar oynamak için alıyorsunuz. Harika dövüş mekaniklerini geçtik, tüm oyun Nintendo’nun şanlı tarihine bir saygı duruşu, bir fan hizmeti gibiydi. Snake ve Sonic de cabası.

5. Metroid Prime 3: Corruption

16 Metroid Prime 3

Metroid Prime’ın ilk iki oyunu da sonradan Wii’ye portlandı, fakat onları mümkün kılan, tam manasıyla mükemmel kontrolleriyle olayın yapılabilirliğini kanıtlayan Corruption’dı. Metroid Prime 3 hem Prime hikayesine bir final yaptı, hem de tüm dünyaya FPS’leri oynamanın başka bir yöntemi olduğunu gösterdi. Bir yanımız keşke dörde beşe gitseydi diyor, bir yanımız da zirvede bırakmasının en iyisi olduğu kanaatinde.

 

4. Xenoblade Chronicles

17 Xenoblade

İlk olarak “Nintendo’nun sahip olduğu Monolith” ibaresini gördüğümde bunu F.E.A.R., Blood, Matrix Online gibi oyunları yapan Batılı Monolith olduğunu sanmıştım. Bu yüzden de Xenoblade Chronicles bana çok garip gelmişti. Sonra elime alıp oynadığımda, meselenin aslını fark ettim. Karşımda işinde usta başka bir Monolith vardı. Bu o kadar iyi bir oyundu ki, Amerikalılar tam manasıyla bir kampanya başlattılar oynayabilmek için. Ben eminim, kampanyaya verilen her emeğe değdi.

 

3. Wii Sports

18 Wii Sports

Wii, Wii Sports olmasaydı 100 milyon ünite barajını geçemezdi. Daha açık ve net konuşabilir miyim? Wii’yi alan 100 milyon kişinin 100’ü de Wii Sports’un yapabildiklerini gördüğü için bu konsola para verdi. Çünkü Wii Sports Nintendo’nun yeni bebeği için mükemmel bir teknoloji demosuydu ve bunun üzerine kendini yıllarca oynatabilen (saatler, günler, haftalar değil, yıllardan söz ediyoruz) bir sadeliğe sahipti. Gelmiş geçmiş en iyi paketleme tercihi olduğu kesin.

 

2. The Legend of Zelda: Skyward Sword

19 Skyward Sword

Twilight Princess? Evet, çok iyi bir oyundu. Peki şu an ortalama bir oyuncuyu kenara çekip sorsanız, Wii ve Zelda diyince aklınıza hangi oyun geliyor diye, sizce beş dakika düşünse dahi Twilight Princess’i söyleyebilir mi? Hayır, çünkü Skyward Sword belleğimizdeki bütün memory slotlarını doldurdu. Nintendo yine kendi donanımıyla en büyük harikayı yaratan firma olmuştu ve her zaman olduğu gibi, konsolu açmak kadar, kapatmak da Nintendo’ya düşmüştü. Wii Sports’la açtılar, Skyward Sword ile kapattılar, ortadaki klasik ise, bizce en iyisiydi…

 

1. Super Mario Galaxy 2

20 Super Mario Galaxy

Türkiye oyuncusunun yorumlarıyla sık haşır neşir olmam gerektiği günlerde hep şunu fark ediyorum: Bir Super Mario oyunu çıkıyor, neredeyse tüm eleştirmenler onu övgüye boğuyor, sene sonunda en iyiler listesinde yerini alıyor ve Türkiye’li oyuncu bunu kesinlikle anlamıyor. Benim bir fikrim var. Alın elinize bir Wiimote. Eminim sahip olan, rafında tutan bir arkadaşınız, tanıdığınız vardır. Ödünç alın ve Super Mario Galaxy 2 oynayın. Çok değil, şöyle bir saatinizi ayırsanız yeter. Zaten o ilk saatin sonlarına doğru akşamki bütün planlarınızı iptal edip, oyuna gömüleceksiniz.

Super Mario Galaxy kusursuza yakın bir oyundu, SMG 2 o aradaki açığı kapattı. Muhteşem bölüm tasarımları, oyuna çok yakışan Yoshi, tek kelimeyle muazzam grafikler ve her zamanki gibi yine yağ gibi akıp giden Mario oynanışı. Sonrasındaki Mario’ların kötü olduğunu söylemiyoruz, ama korkuyoruz ki Super Mario Galaxy 2, hem Nintendo hem de ailemizin muslukçusu için aşılması zor bir zirve noktası.

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.