Önce Gezi olayları oldu. Ülkenin birikmiş tüm siniri, bir gecede patladı. Sonra üst üste tapeler gelmeye başladı. Para sayımları, para dağıtımları, hırsızlıklar, yolsuzluklar iddialarla üst üste yığıldı. Bir baktık ki Twitter kapatılmış, YouTube gitmiş, DNS’lerle, VPN’lerle uğraşıyoruz. Ülkede çok uzun zamandır hiçbir şey normal gitmiyor. Biz çok uzun zamandır normal davranamıyoruz. Eğer davranabilseydik, efendi gibi, adam gibi geekliğimizi yapardık. Eğer normal bir ülkede yaşıyor olsaydık, Geekyapar olarak, bir geek olarak dert edineceğimiz şeyler eminiz şunlardı:

 

mother...

 

1. How I Met Your Mother’ın finali

Normal Bir Ülkede Olsaydık: En büyük tartışmalarımızdan biri HIMYM bitmeli mi, bitmemeli mi olurdu. Bunu muhtemelen How I Met Your Dad tutacak mı, tutmayacak mı merakıyla süslerdik. Yeni oyuncuları eleştirirdik, dönüp geriye HIMYM bölümlerine bir göz atar, kritik yapardık.

Şimdi: Tam manasıyla Game of Thrones’a dönen seçim dizisinin finalini bekliyoruz. CHP İstanbul’u alabilecek mi? Erzurum’da MHP’nin şansı ne? Ankara’da Mansur Yavaş mı kazanacak? E peki Adana? Tamam da Van? Sırrı oyları bölüyor mu? Yoksa aday olmasa o oylar AKP’ye mi gider? How I Met mi kaldı finali tartışılsın…

 

2. Yeni Star Wars filmleri

Normal Bir Ülkede Olsaydık: Yeni Star Wars filmlerinden fellik fellik dedikodu arardık. Oyuncu olarak kimlerle görüşüyorlar, senaryo bitti mi, çekimler ne zaman başlıyor? Lawrence Kasdan ve J.J. Abrams hakikaten kapıştı mı? George Lucas’ın tutumu ne? Girls’teki o kepçe kulaklı yeni Darth’ımız mı olacak? Sorular bunlar olurdu.

Şimdi: Adeta vizyona girecek yeni bir savaş filminin senaryo aşamasında gerçekleştirilen bir beyin fırtınasını dinler gibi, gerçek bir savaşa girmeye hazırlanan MİT müsteşarı, Dışişleri Bakanı ve bir Orgeneralin konuşmalarını dinliyoruz. Bunun üzerine konuşuyoruz, tweet atıyoruz, yorum yapıyoruz.

 

3. Yönetmenlerin yeni süper kahraman filmlerindeki tercihleri

Normal Bir Ülkede Olsaydık: Vay arkadaş derdik, yeni Lex Luthor tercihine gülerdik, kızardık, desteklerdik. Acaba Doctor Strange’i kim oynayacak, onun sorgulamasını yapardık. E peki Captain Marvel olursa rol kime gidecek? Akşam otururduk arkadaşlarla, bütün gün bunu konuşurduk.

Şimdi: Bizi film yönetmenlerinden çok ülkeyi yönetenlerin tercihleri enterese ediyor. Başbakan X kişi neden aday gösterdi diye soruyoruz birbirimize. CHP’nin Mansur Yavaş’ı aday göstermesini tartışıyoruz. E peki BDP neden Sırrı Süreyya’yı tercih etti? Hayatımızın süper kahramanları ve süper kötüleri belediye başkanı seçimlerinde resmen.

 

4. Önümüzdeki senenin hit oyunları

Normal Bir Ülkede Olsaydık: Bütün sohbetimiz, muhabbetimiz Dark Souls II, Titanfall, EverQuest Next, Project Spark falan olurdu. Arkadaşlarımızla iki çay içerken fanboyluk yapardık gönül rahatlığıyla. Biri Dark Souls II olmamış derdi, ötekisi heybetle karşı çıkardı. Kafamızı kurcalayan en büyük sorun, Elder Scrolls Online’a aylık ücret verilip verilmeyeceği olurdu.

Şimdi: “Milletimiz üzerinde paralel yapı tarafından oynanan oyunlarla” yatıyor, “Kapalı kapılar ardında iktidar tarafından oynanan oyunlarla” kalkıyoruz. İçimiz “Büyük Oyun” oldu, dışımızda “Biz bu oyunu bozarız” sesleri yankılanıyor. Büyük stüdyolara bakıp, “bu da oyun mu be” diyesimiz geliyor resmen.

 

Yanlış anlamayın, politika konuşmak güzel. Ot gibi geçinip gidelim, en iyisi cehalettir demiyorum. Tabii ki siyasi platformla da angaje olalım. Tabii ki liderlerimizi tartışalım, politika konuşalım. Ama nefes alabileceğimiz bir ülkede olsun bunlar. Karşıt fikirli insanlara tahammül edebilelim, karşıt fikirli insanlar da tahammül edilebilecek şekilde belirtsinler fikirlerini. Devamlı hayat tarzımızdan, yaşantımızdan endişe ederek yaşamak zorunda kalmayalım. Kafamızın bir kenarında geleceğimizi başka bir ülkede kurmanın planlarını yaparak yaşamayalım sürekli. Ülke bize kendisini sevme fırsatı versin, biz de olabildiğine, dibine kadar sevelim. Yaşayabilelim yani, anlıyor musunuz? İcra ettiğimiz şeye yaşayabilmek diyelim.

Normali bu kadar büyük bir iştahla istemeyebilelim yani.

Author

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.