İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Oyun 4 dk okuma

World of Warcraft’ın En İyi 10 Zindanı

J. H.
World of Warcraft'ın En İyi 10 Zindanı

Zindan, dungeon, instance… Adını ne koyarsanız koyun, WoW’un temel yapı taşlarından biri dungeon sistemidir. Teknik açıdan baktığımızda da öyle. 2004 yılında dungeon ve raid’leri ayrı “instance” lara koymak, pek çok MMO yapımcısı için tabu bir şeydi, onlara göre dünyanın “bağlı olma” hissini fena hâlde köreltiyordu. Şimdi ise normun tillahı. Daha da önemlisi, WoW’un MMO arenasındaki en büyük inovasyonu olan quest bazlı level atlama sisteminin dungeon’lara entegre edilmiş olmasıydı.

Dungeon’lar hiçbir zaman açık alanlardaki mobların 5 kişilik versiyonlarından ibaret yerler olmadılar. Her zaman içinde bulundukları bölgeye ve genel büyük hikayeye bir yerinden bağlılardı. O yüzden her biri, yıllar içerisinde mekaniklerinden çok, hikayeleri ve unutulmaz düşmanlarıyla anıldılar. Biz de bize göre WoW tarihinin en unutulmaz 10 zindanını bu yüzden sıralamak istedik. Çünkü bir yerde, oyunun genel hikayelerini bağlayan ufak taşları diziyoruz art arda değil mi?

Buyurun!

 

10. End Time

End Time

En Büyük Artısı: Sylvanas, Jaina, Baine ve Tyrande. Deathwing’in yok ettiği bir dünyanın olası sonucunu gösteren End Time, genel olarak etkileyici bir Hour of Twilight zindan kombosunun başıydı. Ne düşman mekanikleri, ne de estetiği öyle aman aman değildi, ama sevdiğimiz kahramanların alternatif bir gelecekteki hallerini görmek, çok tatmin ediciydi.

 

9. Hellfire Ramparts

Hellfire Ramparts

En Büyük Artısı: Mimarisi. Bugün bir şey ifade etmiyor olabilir, ama Hellfire Ramparts o zaman gerçekten de bir sanat eseri gibiydi. Outland’in göz kamaştırıcı ışıkları altında, orkların cehennem kırmızısı renk paleti gerçekten de Hellfire Ramparts’ı ilgi çekici yapıyordu. Alttan alta kendini belli eden Mag’theridon ise apayrı.

 

8. Culling of Stratholme

Culling of Stratholme

En Büyük Artısı: Warcraft III sevenler yaptığı fan service. Kuşkusuz Warcrat III’ün en vurucu sahnelerinden biri, Arthas’ın üstadı Uther’a ayar çekip Stratholme’ü yakmaya başlamasıydı. O sahneyi tepeden değil, zeminden izlemek, Arthas’ın yanında Stratholme’ü aleve vermek gerçekten de bir Warcraft hayranı için paha biçilmezdi.

 

7. Stratholme

Stratholme

En Büyük Artısı: Atmosfer. Stratholme’ün kendisi zaten WC III’te çıkmışlar için bulunmaz nimetti, yani atmosferi kendiliğinden geliyordu. Ama o alevler, Scarlet Crusade’in ürkütücü steril katedrali, yer yer kendini belli eden ufak WC III göndermeleri… Hepsi koskocaman bir artı yazıyordu Strat’ın hanesine.

 

6. Azjol-Nerub

Azjol-Nerub

En Büyük Artısı: Mimari. Azjol-Nerub’un aslında bir zone olması planlanıyordu ki, bunu zindanı beş dakika bile oynasanız siz de fark edebilirsiniz. Nerubian’lar, oyunda oynanabilir olmayıp da bu kadar gelişkin bir mimariye sahip muhtemelen tek ırk. Azjol-Nerub da geniş yapısıyla bu mimariyi ölümüne yansıtıyordu.

5. Scarlet Monastery

Scarlet Monastery

En Büyük Artısı: Hikaye. Scarlet Monastery, oyunun nedense hep en gizemli zindanlarından biri oldu. İlk zamanlarda bunun sebebini anlamak güçtü, bu Scarlet Crusade kimdi ve Forsaken topraklarında ne arıyordu? Fakat sonralarında Mograine ve Lilian Voss’un hikayeleri çıktı ortaya. Böylelikle Scarlet Monastery, oyunun en çarpıcı öykülerinden ikisine ev sahipliği yapan bir yer oldu.

 

4. Arcatraz

Arcatraz

En Büyük Artısı: Konsept. Naaru’nun seneler içerisinde karşılaştıkları en iğrenç yaratıkları tıktıkları bir hapishane fikri tam anlamıyla heyecan vericiydi. Karşımıza çıkan şey de gerçekten bir “best of warcraft evils” serisiydi. WoW’un “hapishane” temalı dungeon’ları çoktur zaten ama, aralarında en iyisi budur.

 

3. Deadmines

Deadmines

En Büyük Artısı: Gönlümüzdeki yeri. Deadmines pek çok Horde oyuncusunun vanilla da HİÇ görmediği (laf etmesinler biz de Wailing Caverns nedir bilmezdik), Alliance oynayanların hemen hemen hepsinin ise istisnasız ilk zindanı olan bir yerdi. O kadar özeldi ki, Cataclysm’de güncellendi.

 

2. Halls of Reflection

Halls of Reflection

En Büyük Artısı: Arthas dostum, Arthas! Tabii ki Arthas! Bütün, bütün ek paket boyunca ensemizdeydi Arthas. Kaç kere insafına kalmıştık da bizi azat etmişti? Kaç kere kılıcını kaldırmıştı bize böyle hükmeder bir şekilde? Onun gelmişiyle, geçmişiyle yüzleştiğimiz yerdi Halls of Reflection, hikayesiyle, o kaçış sahnesiyle gerçekten unutulmazdı.

 

1. Blackrock Depths

Blackrock Depths

En Büyük Artısı: Bir daha hiçbir dungeon tarafından taklit dahi edilemeyen, erişilmez büyüklüğü. Ben vanilla boyunca en az 50 kere Blackrock Depths’e girmişimdir, Fire resist gear’ı için bunu yapmak elzemdi. Fakat bir kere bile Emperor’u görmedim, biliyor musunuz? Blackrock Depths sadece bir hapishane, bir mağara, bir tapınak, bir arena ya da bir katedral değildi. Blackrock Depths bunların hepsini içinde barındıran koskocaman bir şehirdi.

Birbirinden fersahlarca farklı tonla şey barındırıyordu içinde. Bir yanlış hareketinizle dünyayı başınıza aggrolayabileceğiniz bar bölgesi, ilk epic’inizi düşürebileceğiniz gladyatör arenası, ömrünüzde görmediğiniz kadar dwarf’ı bir arada size sunan lyceum… Devasa Online bir oyunun, gerçekten devasa tek dungeon’ıydı BRD. Benzeri bir şey bir daha yapılmadı.

J. H.

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Tüm yazıları (1579)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.