Yelkovan 12’den Ayrılırken – 13. DOKTOR Olabilecek 6 Aday #1 (Kadınlar!)
Son güncelleme: 22 Ocak 2020
Çok değil, yaklaşık bir-iki hafta kadar önce Peter Capaldi’yi 12. Doktor olarak 2017’nin yılbaşı özel bölümünde göreceğimizi öğrendik. Hatta öyle ki, bu sürenin biraz daha gerisine gidersek, kendisine yöneltilen “Tamam mı devam mı?” sorularını muallakta bırakan birine göre fazla hızlı karar değiştirmiş gözüküyor Capaldi. Bugüne kadar hep “Beni kovmadıkları sürece Doktor olurum ben, siz rahat olun.” tarzında bir cevapla soruları geçiştiren Capaldi, görünüşe bakılırsa ya tekmeyi yedi ya da kontratında “Üç sezon doldu, biraz da kardeşler oynasın.” maddesine uymak zorunda kaldı. Kovulması gibi bir durumun olmayacağına kalıbımı çok rahat basarım ama kontrat esprisini bir yana bırakarak aklımdaki asıl düşünceyi öne sürmek istiyorum: Değişim şart.
Doctor Who’nun belki de nesiller boyu devam etmeyi başaran harika bir bilim kurgu dizisi olmasının nedenlerinden biri de değişim hiç şüphesiz. Bu konuda gerek yapımcılar, gerek oyuncular ve gerek de hayranlar hem fikir. Eğer Doktor karakteri, sürekli rejenere olup başka bir yüzle karşımıza gelmeseydi, muhtemelen bu dizi şimdiki kadar uzun soluklu bir yapıt haline gelmeyecekti. Ne yalan söyleyeyim, bu konuda ben de katılıyorum onlara doğrusu. Klasik seri bir kenara, modern seriden her bir Doktor’a karşı çok özel duygular beslemiş olsam da, bir yerden sonra değişimin zorunluluğu yürek burkan bir gerçek ne yazık ki. Eccleston belki diğerleri kadar çok tutunamadı, Tennant gelince her bir bölümü aşkla izledik, Smith’te o garip adamın çocuksu yanıyla coştuk, Capaldi ile daha karanlık diyarlara daldık… Ama sonuç olarak hepsinde kendimizden bir şey bulduk, hepsini çok sevdik. Hatta Eccleston’ın bölümlerinin tamamını bitirmeden ona karşı hafif uzak bile duruyordum ama her bir saniyesini neşeyle izlediğim 9. Doktor’un yeri bile ayrıydı bende. İster sevin, ister sevmeyin; bir yol arkadaşı bile diziden ayrılınca içinizde hafif bir boşluk oluşmadı mı misal? Onca bölüm Doktor ile beraber maceralarını izlediğiniz bir yol arkadaşından isterseniz nefret edin, sonuçta alıştığınız bir ortamdan farklı olanına geçince insanda ister istemez bir duygu değişimi oluyor doğrusu.
Bu değişimin aslında sadece Doktor’la sınırlı olmadığı da bir cebimizde duradursun, yol arkadaşlarının da dinamiğinin önemini vurgulamaya gerek yok sanırım. Nesiller boyu vurgulanan bu düşünce de aslında ne kadar doğru olduğunu kanıtlıyor bizlere: Değişim ne kadar acı verse de güzeldir.
Capaldi’nin son sezonuna doğru uçsuz bucaksız galaksilerde yol alırken, gelen bu haberle birlikte hayranların geleneksel “Yeni Doktor” goygoyları da aldı başını gitti. Tamı tamına on üç kez (Savaş Doktor’unu unutmayalım, özlemle anıyoruz John Hurt) beyaz ten rengine sahip ve erkek olan bir baş rol ile devam eden Doctor Who için yine değişim çanları çalarken akıllarda hala o soru var: “Neden başka türde olmasın?” Sahiden de, neden olmasın? Siyahi, kızıl saçlı ve hatta kadın! Sezonlardır bir kere bile “beyaz ırka mensup erkek” modelinden vazgeçmeyen Doctor Who yapımcılarını bu sefer hangi sebep yollarından saptırır bilemeyeceğim (aslında çok bariz; gün geçtikçe bakışı, anlayışı ve fikirleri değişen bir dünyanın kendini tekrara düşmekten geri tutmaya çalışarak sürekli ileriyi hedeflemesi desek mesela?) ama internet aleminin bu duvarları yıkacak sürüsüne bereket Doktor adayı var! Tabii bu adaylar her ne kadar 13. Doktor için radikal değişiklikler minvalinde gibi gözükse de, listelerde adı geçen bu yıldızların çoğu fazlaca bilindik. Sanıyorum ki Doctor Who, baş rol seçerken bu hususta çok da göz önünde olmayanları toplamaya çalışıyordu bu zamana kadar, yanlış mıyım? Yine de bir göz atmaya, ağzımızın suyunu akıtmaya yetecek “Yeni Doktor Kim Olmalı?” listesinin kadınlar tarafına bir göz atalım hadi!
Önce Hanımlar!
Kadın bir Doktor demek ha? Ne dersiniz? Her seferinde erkek olan bir karakter için cinsiyet değişimi ne derecede oturaklı olacaktır? Bana kalırsa bir kadın Doktor izlemek çok yeni bir düşünce olduğundan fazlasıyla ilgi çekici gelecektir izleyicilere. Ama tam anlamıyla olmasa da orasından burasından bir şekilde öğrendiğimiz Doktor’un geçmişine baktığımızda, acaba rejenere oluşunun, doğduğu cinsiyetle alakası var mı diye merak etmiyor değilim. E tabii, bilim kurguda her şey mübahtır! Ona da bir kılıf bulunursa, ki bulurlar, o zaman kim kadın bir Doktor’un önünde durabilir?
1) Doktor Tavsiyesi, Reçetedeki İlk İsim: Olivia Colman

Bu ismi öneren aslında bizzat Doktor’un kendisi; 10. Doktor David Tennant. Broadchurch’te baş rolleri paylaşan ikili arasında harika bir uyum söz konusu. İkisi de birbirini yaptığı işlerden dolayı övmeyi ihmal etmiyor. Yeni Doktor soruları Tennant’a yöneltildiğinde, tereddüte düşmeden rol arkadaşı Colman’ı öneren Tennant, bu ismin kadın bir Doktor için en uygun adaylardan biri olduğunu düşünüyor. Açıkça söylemek gerekirse Colman’ın yer aldığı yapımlara çok hakim biri değilim, bu nedenle son derece nötr yaklaştığım bu ismin bendeki artılarından biri güvendiğimiz ve sevdiğimiz bir Doktor’un onu önermiş olması. Bu konuda siz ne dersiniz? Özellikle Broadchurch izleyenleriniz varsa, Colman’ın performansı hakkında üç beş şey çıtlatabilirsiniz diye düşünüyorum, ha?
(PS: Colman’ı kitlelere meşhur eden Broadchurch’ün yaratıcısı, Capaldi sonrası Doctor Who’yu çekip çevirecek olan Chibnail bu arada, yani Colman esasında torpilli! -yc)
2) Adı Kadar Dolu Oyunculuğuyla Bir Şahane: Helena Bonham Carter

Kendisine inanılmaz seviyelerde hayran olan biri olarak Carter’ın her türlü rolün altından hiç şüphesiz başarıyla kalkacağından yüzde yüz eminim. Gerek Johnny Depp ile beraber yer aldığı sayısız filmdeki unutulmaz performansları, gerek tek başına devleştiği kült filmlerdeki oyunculuğu ve gerek de Harry Potter serisinde bizlere Molly Weasley’nin ettiği tek hakaretin hak ettiği Bellatrix Lestrange gibi deli bir cadıyı canlandırarak aklımıza kazınmış Helena Bonham Carter, sanırım Doktor olmayı fazlasıyla iyi kotarır. Tabii her maddede belirtme gereği duyacağım ama yine de söylemeden geçmek istemiyorum; bu kadar tanındık bir yüzün de Doktor olacağından açıkçası şüpheliyim. Carter harika bir aktris olabilir, oyunculuğu on numara olabilir, İngiliz kültürünün doğurduğu en güzel şeylerden biri de olabilir; ama gel gelelim BBC’nin bu kadar bilindik ve tanındık bir simaya yer vereceğini düşünmüyorum. Hele ki Harry Potter’ın tüm dünya tarafından bilindiği bir neslin hala hayatta olduğunu da hesaba katarsak, çoğunluğun Carter’ı Bellatrix Lestrange olarak bildiğini es geçemeyiz. Ki bu da fazlasıyla “ünlü” olduğu konusundaki fikrimizi doğruluyor, ne dersiniz?
3) Bukalemundan Hallice Kanadalı Kardelen: Tatiana Maslany

Bir Kanadalı’nın Birleşik Krallık’tan seçilme şartı olan dizide ne mi işi var? Valla başarılı olunca oyuncular milliyet tanımıyor, hayranlar kendi favorilerine ekliyor!
Orphan Black dizisine başlayana kadar kendisinden zerre haberim yoktu. Fakat son zamanlarda iyi ki Orphan Black’e başlamışım ve iyi ki de Maslany’yi tanıdığım simalara eklemişim diyorum doğrusu. Bunun nedeni de aslında çok açık: Kendisi fena derecede iyi bir oyuncu. Orphan Black izleyenler bilir, kadroda yer alan yaklaşık on kişiden altısını falan kendisi canlandırıyor. Hatta son sezonda bu sayı yediye çıktı sanırım? Artık sayamıyorum bile, siz düşünün! Her bir karakteri çiçek gibi performanslarla bizlere sergileyen Maslany için, altından kalkamayacağı türde bir rol olduğunu düşünmüyorum. Psikopat, çılgın, deli, sakin, aklı başında, korkak, hafifmeşrep… Doğrusu aldığı tüm ödülleri sonuna kadar hak eden biri olarak Doktor gibi bir karaktere yansıtacağı havayı da merak etmiyor değilim. Her oyuncunun üzerine yapışan belli bir tip olsa da, Maslany için böyle bir kısıtlama yok: Kadın herkes olabiliyor! Oyunculuk dünyasının bukalemunlarından biri bana kalırsa, başarılı ve önü çok açık!
Not: Yahu o değil de, Tatiana Maslany bizim Özgü Namal’a ne benziyormuş ha!
4) Öyle Bakma, Yanlış Anlayacaklar Hayatım: Tilda Swinton

Abartıyorsam da abartıyorumdur ama şu dünyada Tilda Swinton’ın oyunculuğuna tapınırcasına hayranım, ne yalan söyleyeyim. Daha, önceki sabah kahvaltıda ne yediğini hatırlamayan biri olarak, Swinton’ı resmi olarak ilk hangi filmde izledim emin değilim ama çocukluğumda aklıma direkt olarak kazınmayı başardığı ilk rolü sanırım Narnia’daki White Witch olacaktır. O zamandan bu yana yer aldığı ve şahsen izlediğim her yapımında da ona olan hayranlığım katlanarak arttı. İnternet aleminin Doktor karakteri için, kalitesiyle herkesi yakıp geçebileceği yegane ismi öne sürdüğünü söylemek istiyorum bu hususta. Swinton övmeye hiçbir zaman doyamayacağım sanırım. Gerçi benim aksime dış görünüşü dolayısıyla kendisini “korkunç” bulan insanlar varmış, bunu duyunca şaşırdım. Çoğunlukta değiller sanırım bu insanlar, azınlıktalar; zira Tilda Dehşetengiz Swinton’ın korkutucu olması mümkansız bir şey. Kabul, tarzı her gün fotoğraflarını gördüğümüz Hollywood yıldızları gibi değil, güzellik uğruna girdiği kalıplar yok öyle. Sırf bu yüzden zaten kendi kulvarında değerlendirilebilir biri olmalı ama Swinton’dan korkulacak bir durum göremiyorum doğrusu.
SWINTON BEBEĞİM VUHU!
5) Öl De Ölelim Canına Yandığım: Hayley Atwell

Gelelim bütün internetin ve elbette bizim de hem fikir olduğu insana: Hayley Atwell. Kendisini geekler olarak Peggy Carter karakteriyle tanısak da, yer aldığı başka yapımlarla da gözlerimizi kamaştırmış o yegane insanın, büyük bir çoğunluk tarafından favori seçilmesinin bir sebebi var: Kendisi de bu konuda istekli. Yanılmıyorsam Capaldi’nin ilan edildiği dönemlerden bu yana ortalıkta dönen goygoylara kendisi de katılmış “Ben büyüyünce Doktor olacağım!” şeklindeki ifadeleriyle bazı hayranların dikkatini iki kat daha fazla çekmişti. Hal böyle olunca, bir şeyin sınırını sonuna kadar zorlamayı seven internet mecmuası, Atwell için inanılmaz destek verici paylaşımlarda bulundu sürekli. Eh, şimdi Capaldi’nin ayrılma zamanı gelince tekrar canlanan bu muhabbetlerde tekrar öne sürülen isim olmasıyla da insanlar artık istedikleri olmazsa isyan çıkartacak kıvamdaymışçasına hareketli. (Bu konuda hayranların gücünü sınamayın, korkulur valla.)
Atwell’in birbirinden güzel performanslarıyla boy gösterdiği onca yapımı ve geek alemindeki sevimli mizacını harmanlayarak bir daha düşünmeye ne dersiniz mesela? Sevimli mizacı diyorum, çünkü Agents of SHIELD ekibi ile Agent Carter ekibi arasında dönen o meşhur Dubmash videolarıyla kalbimizi kazanmadığını söyleyemezsiniz, her iddiasına varım! (Yıllardır hayaliymiş gibi Chris Evans’ı bile öptü bu sayede, hırs budur be!) E o zaman ne duruyoruz? Haydi Atwell için sonikler havaya! Atwel bizi diskoya götür!
Gönlümüzden Kopan Liste Dışı Bir Aday: Georgia Moffett

Biliyorum, biliyorum; böyle bir şeyin olması harflerin hakkını vererek İMKANSIZ bir durum. Doktor’un kızı, sıradaki Doktor’u oynamak için aday olarak öne mü sürülmüş? Nasıl bir çılgınlık bu? Sayın Geekyapar, siz ne yapıyorsunuz? Bu konuda Moffett ismini öne sürüşüm tamamen öznel ve kişisel nedenlerdendir arkadaşlar, öncelikle bu konuda bir anlaşalım. Ekip arkadaşlarımın bu hususta ne düşündüğünü henüz bilmiyorum, Georgia Moffett severler mi -ki bence seviyorlardır- emin değilim. (Son dakika gelişmesi: Ozan, oyunculuğunu sevmiyormuş, tekrar ediyorum Ozan, oyunculuğunu sevmiyor!) Ama Doctor’s Daughter bölümünde izlerken keyif aldığım biri olan Moffett için bir şans vermeliyiz bence diyorum. Evet, haklısınız, muhtemelen böyle bir şey Doctor Who evreni için bile imkansız. Daha önceden başka karakterlerle karşımıza gelen oyuncuların sonradan ana kadroya katıldığına tanık olduk elbette, kabul. (Bakınız; Karen Gillan, Peter Capaldi…) Ama Doktor’un kızı olarak halihazırda daha önemli bir karakter olarak evrende yer alan Jenny için, sıradaki Doktor olmak bayağı -ama bayağı- zor bir ihtimal. Bilemiyorum, şu bilim kurgunun nelere kadir olduğunu gördükten ve elbette Doctor Who’nun beyinlerimizi nasıl pelteye çevirecek kadar karışık kurgulara girdiğine şahit olduktan sonra, belki Moffett olsa ona da bir kılıf uydururlar gibi düşünüyorum.
Moffett için ek olarak, benimkini çürütmek amacıyla, ilginç bir fikir geldi (buradan fikir sahibi ablama selam yollamak istiyorum sayın sunucu bey): BELKİ, yeni Doktor olarak değil ama Doktor’un kızı olarak onun yerini alan biri olabilir mi dersiniz? Şimdi yazınca bu fikir de imkansız geldi ama ilk duyduğumda sevmiştim aslında. Çünkü, DEĞİŞİMSE DEĞİŞİM. Al sana radikal değişim, no more Doctor gibisinden.
Not: Malum, David Tennant’ın eşi Moffett; torpilli diye tekrardan bir güzellik yaparlar mı?
Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser
Tüm yazıları (523)
Yorum Yap