İçeriğe geç
Dizi 5 dk okuma

Ne Yaparlarsa Yapsınlar Sevmeyi Bırakmadığımız 9 “Suçlu” Dizi Karakteri

J. H.

Genel olarak filmler ve diziler söz konusu olduğu zaman, suç ikiye ayrılır. Ya trajik bir hikayeden dolayı suçun pençesine düşmüş karakterlerle, tercihen ölmelerinden hemen önce sempati kurarız; ya da onlardan nefret eder, iyi adamların elinde ölmelerini bekleriz. Ama bazen mesele başka bir yere de kayar. Bazen suçluları severiz. Ne kadar iğrenç şey yapmış olurlarsa olsun; cinayet, hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu satıcılığı… Onları affederiz. Hatta kafamızda rasyonalize ederiz yaptıklarını. Çünkü bir veya öteki sebepten, onların çekirdeğindeki karakteri sevmişizdir.

İşte o sevmeyi bırakamadığımız suçlu karakterleri listeleyelim dedik. Film değil, oyun değil, dizileri ele aldık. Çünkü muhtemelen ellerinde bir karakteri tanıtmak için onlarca saat olduğundan, bir karaktere hem iğrenç şeyler yaptırıp, hem de sevdirebilen neredeyse tek meta dizilerdir. Buyurun efendim, TV tarihinin en sevmeyi bırakamadığımız 9 suçlu dizi karakteri!

 

9. James Sawyer

Sawyer

Dürüst olalım, Sawyer’ı ilk sezonlarda zaten pek sevmiyorduk. Fakat sonraları, zaman ilerledikçe, hem trajik geçmişi sayesinde, hem de Juliette ile yaşadığı küçük banliyö erkeği dönemlerinde sempatimiz arttı. Geriye dönüp bütün günahlarını affettik; adanın ilk günlerinde yaptığı istifçilik, Kate ile yaşadığı ilişki, dolandırdığı sayısız insan… Sawyer şüphesiz ki suçlu bir insandı, zaten adaya gelişi de o yüzden oldu. Ama bizim için iyi çocuktu artık.

 

8. Nancy Botwin

Nancy

Breaking Bad tüm dizi dünyasını değiştirmeden önce, benzer bir “parasızlıktan kafayı yiyip, uyuşturucu satışına dönme” sürecini Weeds’de Nancy Botwin yaşadı. Şimdi doğruya doğru, marijuana ile meth aynı şey değiller. Ama Nancy de, aynı Walter gibi, bir noktadan sonra yaptığı işte çok iyi olmaya başladı ve aynı Walt gibi, gittikçe daha da tehlikelileşti. Nancy Botwin, bir noktadan sonra “Aa ne olacak canım marijuana satıyor”dan, “oha” anlarına dönüştü ama, biz yine de çok sevmeyi bırakamadık.

 

7. Dexter Morgan

Dexter

Muhtemelen şu tanımın üzerine çıkmam mümkün değil: “Adam seri katilleri öldüren bir seri katil. Ölümün Robin Hood’u gibi bir şey”. Kim dediyse, çok doğru demiş. Robin Hood gibi suçlu karakterlerin her zaman baş üstünde yerleri vardır. Bir de adaletin mazgallarından sızan, yaptıklarının cezasını çekmeyenlere ölümü tattıran bir adamsa bu, o zaman bambaşkadır. Dexter çok günah işledi hayatı boyunca. Ama içinde tuttuğu Harry’nin Kanunu, bir de Michael C. Hall’ın yeteneği bizi hiç karakterden soğutmadı.

 

6. Kareem Said

Kareem

Said, Oz hapishanesinin belki de en renkli karakterlerinden biriydi. Dürüst olalım, bu listeye başlarken hangi Oz sakinini koyacağımıza karar vermek güç gözüküyordu. Fakat en nihayetinde, Said’de karar kıldık. Hapishanedeki Müslümanların lideri Said, diğerlerinden bir başkaydı sanki. Hapse giriş sebebi beyaz öldürmek olmasa, adama kendi hâlinde bir ruhani lider bile diyebilirdik. Oz’un tüm diğer sakinleri gibi, Kareem Said de garip adamdı vesselam.

 

5. Jax Teller

Jax

Sons of Anarchy motorsiklet kulübünün lideri olmak boru değildir. Ne olursa olsun kulübü korumak zorundasınızdır. Jax Teller da, bu “ne olursa olsun” kalıbını son derece ciddiye alan bir adamdı işte. Dürüst olalım, buraya annesini de almayı düşündük. Fakat en nihayetinde, Jax’e olan sevgimiz, ana karakter olmasından mütevellit, daha sarsılmaz gözüktü gözümüze. Jax’i neler yaparken gördük, neleri azmettirirken gördük, yine de kıyamadık, sevmeyi bırakamadık arkadaş.

4. Stringer Bell

Stringer

Stringer Bell reisti. The Wire’ın tonla suçlu karakteri arasından, hatta tonla “reis” suçlu karakteri arasından Stringer’ın reisliğini ayrı vurgulamak lazım geldi. Idris Elba’nın oynadığı ve Barksdale organizasyonunu de facto yöneten Bell, bambaşkaydı resmen. Dizi izleyicileri “planı” olan karakterleri severler. Bell’in sanki hep bir planı var gibiydi. Burada bir parantezi de Omar’a açmak istiyoruz. Senin o Robin Hood vari tavırların, ahlaki çizgin Obama’nın bile gönlünü fethetmiş, bu listede Bell’i tercih ettik diye üzülme!

 

3. Nucky Thompson

Nucky

Geldik ağa “babalarına”. Nucky Thompson’ın yaptığı kötü şeylerin listesi, diz boyuna ulaşmıştı henüz ikinci sezona dahi gelmeden; evet. Yasak içki satışı, mafya bağlantıları, rüşvet, beyaz kadın ticareti… Ama en büyük günahını, ikinci sezon finalinde işledi. Spoiler vermeyelim, ama şöyle diyelim; biz Nucky’i ondan sonra da sevmeye devam ettiysek, kıl olamadıysak, bu listedeki yeri çimento kadar katı ve kesindir. Daha da hiçbir şekilde sevmeyi bırakamayız.

 

2. Walter White

Heisenberg

Walter White, yoluna ilk başladığında “yazık olmuş” iyi bir adamdı. İlk sezonu onun elinden alınmış erkekliğini tekrar yakalama, hayatında bir şeyleri kontrol etme çabası olarak izleyip, sevmiştik zaten. Fakat zaman ilerledikçe, Walter bambaşka bir şey oldu. Kötü oldu Walter. Adı kondu, resmiyete bağlandı. Walter White’ın kendisi “tehlike” idi artık. Peki biz izleyiciler olarak ne yaptık? Onun tarafını tutmaya devam ettik. Gözümüzün önünde neler neler yapmasına rağmen hem de.

 

1. Tony Soprano

Soprano

Listedeki her suçluyu toplayın. Hepsini. Sawyer’ın söylediği yalanları, Dexter’ın öldürdüğü adamları, Walter’ın ihanet ettiği insanları ve Nucky’nin 2. sezonun sonunda yaptığı büyük ayıbı. Hepsini yan yana koyun, Tony Soprano etmediğini fark edeceksiniz. The Sopranos, hiçbir zaman “anti-kahraman” tatavasına girmedi. Baştan kuralları netti: Bu anlattığım kişi bir insandır, ama mafya babası bir insandır. Karikatürize edip safi kötü diyecek değilim, ama iyi biri olmadığını da anlamalısınız. Bunu da bize defalarca anlattı. Tony acımasızdı. Tony harcardı.  Affetmezdi Tony, affetmedi de. Hakikaten bir mafya babasıydı, hiç de yumruklarını sakınmadı…

J. H.

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Tüm yazıları (1579)

Bunlar da ilgini çekebilir

4 yorum

  1. Sanırım diğerlerine haksızlık olmasın diye eklemediniz Hannibal Lecter’ı.

  2. Aradığım Sylar’a ulaşılamıyor. Bence bu listede olmayı Sawyer’dan daha çok hakediyor :(.

  3. Tamam Stringer Bell akıllı, planlı bir kötüydü ama Omar’ın tek başına, sokaklarda, bir Blade havasında dolaşıp, pompalı tüfeği ile mekan basmasını geçemez.

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.