2014’ün Unutulmazları: 2014’ün Bekarı Canından Bezdiren 6 Unutulmaz Aşk Hikayesi
Geekyapar olarak dönüp bir 2014’ü şöyle süzelim, tepeden tırnağa 2014’ü derinlemesine bir deşelim dedik. En iyi diziler, çizgi romanlar, filmler, oyunlar ve şarkılar zaten cepte. Onları balya balya listeledik. Biraz da derinlere bakalım. Neticede parçalarına ayrışıtırıp, tümdengelimle eser analizi yapmayacaksak geekliğimiz neye yarar, değil mi? Biz de öyle düşündük, oturduk, senenin unutulmazlarını sıralamaya başladık.
Şimdiden söyleyelim, bunlar dünyaya hüküm dağından indirdiğimiz değişmez, eklenti yapılamaz ve bozulamaz listeler değiller. Biz burada listelediklerimizin unutulmaz olduğunu yüzde yüz iddia ediyoruz, ama senenin kategorilerinde yegane unutulmaz örnekleri olduğunu iddia etmiyoruz. Hatta bilakis, sizin eklemek istedikleriniz varsa yorumlarda görmeye açız!
Devam ediyoruz, bu sefer de konumuz aşk hikayeleri. Böyle çok film, dizi izlemenin, çizgi roman okumanın, oyun oynamanın kötü bir yanı varsa o da şüphesiz insanın gördüğü fantastik şeyleri canının çekmesidir şüphesiz. Bazen Pokémon’unuz olsun istersiniz, bazen de Hogwarts mektubunuz kapıya teslim edilsin. Bazen de isteiğiniz çok daha naiftir, sizin de ekranda gördüğünüz kadar epik bir aşkınız olsun istersiniz.
Tamam, kabul, bazen can da yakar, bazen “ulan bu ne, Allah korusun” diye uzaklaşırsınız ekrandan ama yine de insanın hayranlıkla izleyesi gelir bu efsane ilişkileri. Biz 2014’ün unutulmaz aşk hikayelerinden 6’sını şöyle listeledik. Ekleyecekleriniz varsa kaptırın yorumlarda!
Tamam mıyız? O halde başlayalım. Sıralama alakasızdır. Spoiler içerebilir. Buyurun!
William Cage – Rita Vrataski

Edge of Tomorrow’dan pek çok şey bekliyorduk açıkçası; bir manga uyarlaması olduğu için içinde bol bol Uzakdoğu sosları bulundurması, sağlam bir bilim kurgu aksiyon filmi olması, meşhur Groundhog Day filminin havasını mechalar içerisinde yaşatması… Beklemediğimiz şey ise belki de bizi filmde en vuran şeylerden biri oldu: Rita ve Cage’in aşk hikayesi. Doug Liman hem senaryosunun, hem de kurgusunun gücüyle harika bir ümitsiz aşk hikayesi anlattı bizlere filmde. Bir tarafın her gün daha çok aşık olduğu, bir tarafın ise yerinden bile kıpırdamadığı, biraz trajik bir hikaye…
Korra – Asami

2014’e damgayı bu vurdu. Son dakikada geldi, herkesi tokatladı, tüm evreni kendinden başka bir şey konuşamaz hâle getirdi ve çekti gitti bu diyardan The Legend of Korra. Üzerine ne söylenebilir ki? LGBT haklarının normal kabul edilmesi adım adımdır. Önce birkaç uç işte gözükür, sonra ana akım kültürü penetre eder. Nickoledeon ve Korra ekibi cesaretle bunu bir sonraki seviyeye, çocukların da hedef kitlesinin içinde bulunduğu bir çizgi filme taşıdılar. Hem de olabildiğince saygıdeğer, olabildiğince pürüzsüz bir biçimde…
Peter Parker – Gwen Stacy

Evet, 2014’te en sevdiğimiz aktivitelerden biri The Amazing Spider-Man 2 gömmesiydi, Hak etmedi de diyemeyiz; saçma sapan bir Sinister Six alt konusuna daldı, boğdu kendisini. Ama filmin iyi yaptığı şeyler de yok değildi. Ya da hayır, cümleyi düzeltelim. Filmin iyi yaptığı tek bir şey vardı: Peter-Gwen hikayesi. Hatta film bu konuda o kadar iyiydi ki, pek çoklarından bu yönde de eleştiri aldı (“aşk filmi olmuş lan bu”). Andrew Garfield ve Emma Stone’un gerçek hayattan kameraya taşan kimyası, gerçekten de güzel bir aşk hikayesi yazılmasına sebep oldu.
Hazel Lancaster – Augustus Waters

YouTube ile ünlenen John Green’in romanı The Fault in Our Stars filme uyarlandığında herhangi birimiz böylesine büyük bir film olmasını bekliyor muyduk? Sanmıyorum. Öyle gözüküyor ki ikisi de ölmekte olan Hazen ve Augustus’ın hikayesi The Fault in Our Stars yeni nesillerin The Notebook’u oldu. Göz yaşlarını sel yapıp akıtan bir hikaye çıkardı karşımıza film. Dışarıdan “meh” gözüküyor olabilir, ama içine girdiğinizde gerçekten de gerçekçi yazılmış, etkileyici karakterlere sahip bir eserdi. Uzun süre unutulacağını sanmıyoruz.
Bigby Wolf – Snow White

Kabul, bu aslında Telltale’in başının altından çıkan bir şey değil. Neticede Fables çizgi romanında aynı hikaye uzun süredir anlatılıyor. Ama 2014’te farklı bir şey oldu. 2014’te biz bu ikiliden birinin kontrolünü aldık elimize. Fables mitosunu bilmeyenler için dahi bu ikili arasındaki ilişki çok ilgi çekiciydi. Telltale başarıyla yazmıştı aralarındaki garip dinamiği. Oyunu oynayanlar, kendisini sık sık Snow White’ın yanında olmak ya da olmamak arasında bir seçim yaparken buldu ki, çoğunlukla bu seçimi ağırlaştıran, inceden inceye alttan verilen duygulardı. Garip bir ilişkiydi, oyun dünyasına güzel yansıtıldı.
Suzie – Jon

Sex Criminals’ı okudunuz mu? Pek çok yerden 2014’ün en iyi çizgi romanı ödülleri alıp duruyor bir süredir. Haksız bir ödüllendirme değil bu. Tanışıp, sevişen; orgazm sırasında da zamanı durdurma gücünü paylaştıklarını fark eden bir çiftin ilişkisini anlatan Sex Criminals; cinselliğin her boyutu ve ikili ilişkiler arasındaki yerini irdeleyen, harika bir eserdi. Bunun ortasında, tam göbeğinde de Suzie ve Jon’un pek ilgi çekici hikayesini anlatıyordu. Hani bazen kapılmamak mümkün olmaz ya? Suzie ve Jon’un hikayesi de öyleydi işte…
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)Bunlar da ilgini çekebilir
2 yorum
-
-
Aynı dertten muzdaripim 3. sezonun başında olan biri olarak. Ah be Geekyapar, başta 9gag olmak üzere birçok sitede bu spoiler’dan kaçtım, en sonunda sen beni avladın ya
-
Korra-Asami şaşırttı. Daha izlemedim 4. sezonu. 😀 Çok kötü SPOİLER oldu ya. :/