Benim Diyen DC’cinin Kaçırmaması Gereken 12 Animasyon Film
DC söz konusu olduğu zaman filmler konusunda belki çok şanslı olmadık. Evet, Marvel filmleri gırla gidiyor ve biz beyaz perde dahilinde istediğimiz sıklıkta bir Batman filmi göremiyoruz fakat böyle zamanlarda sığınabileceğimiz, ortamlarda dönen tartışmalarda her zaman kazanabileceğimiz bir cephemiz daha var; animasyonlar. Nasıl Marvel Cinematic Universe diye bir şey varsa DC’nin de DC Universe Animated Original Movies dünyası var ve size bir şey diyeyim, bu çok ama çok güzel bir dünya. Tabii DCAU nezdinde pek çok iş yapıldığı için, doğal olarak bazıları öne çıkıyor, işte ben de Geekyapar’ın DC’den sorumlu genel müdürü olarak size en sağlam 10 tanesini seçtim.

1) Green Lantern: First Flight
Green Lantern hikayeleri genellikle DC evreninin galaktik yanını ortaya koyar. Tabii bu her DC takipçisine gelmeyebilir, özellikle ben eskiden Green Lantern hikayelerini sevmezdim mesela, bu sonradan değişti tabii ama yine de çizgi romanlarına uzak durmayı tercih ettim. Şimdi Green Lantern hikayeleri aşırı görsellik gerektirdiği için, bunu çizgi roman karelerinde çok bulamıyorsunuz, öte yandan, animasyon olarak izlemek ayrı bir keyif. Bu sebeple Green Lantern: First Flight kesinlikle “Ne menem bir şey bu yeşil fener” diyenler için tam bulunmaz hint kumaşı.
Mavi bombacının “What’s So Funny About Truth, Justice & the American Way?” isimli hikayesinden uyarlama olan Superman vs. The Elite gerçekten de en etkileyici DC hikayelerinden birisi. Süper kötüleri öldürmek ile ilgili sorunları olmayan bir grup süper kahramanın Superman ile yaşadığı ahlaki çelişkiyi masaya yatırıyor ve bunu yaparken aslında Superman olmanın nasıl bir sabır gerektirdiğini iyiden iyiye gösteriyor.
Grant Morrison’ın aynı isimli hikayesinden uyarlanan All-Star Superman, Clark Kent’in son günlerini anlatıyor. Aslında All-Star Superman ile ilgili konuşmakta çok kolay değil çünkü çok ama çok ince noktalardan vuran bir hikayesi var. Dünyanın ilk süper kahramanı olan Superman’in sonunun öyküsü olduğundan mütevellit, gerçekten insan izlerken epey duygulanıyor, vuruluyor, kahroluyor. Fakat siz siz olun, biraz Superman seviyorsanız açın izleyin, pişman olmayacaksınız.

4) Superman/Batman : Public Enemies
Genelde bu tarz kanka hikayelerinde Superman’in hükümet tarafında, Batman’in ise Outsiders ayarında kendisi gibilerle takılmasına alışığız, Public Enemies söz konusu olduğunda tabii işler değişiyor. Lex Luthor’un Amerika’nın başkanı olmasıyla Superman ve Batman, kendilerini dünyaya rağmen, dünyayı kurtarmaya çalışırken buluyor.

5) Justice League: Crisis on Two Earths
Yine başka bir Grant Morrison hikayesinin adaptasyonu. Normalde JLA: Earth 2 isimli bu hikaye, gerçekten ilgi çekici bir konuya sahip. Bir dünya düşünün, Lex Luthor, Joker gibi karakterler o dünyanın kahramanları, Batman, Superman ise o dünyanın süper kötüleri. İşler böyle olduğu vakit, nasıl bir şey aklınıza geliyor? Eğer “cevab” veremediyseniz Crisis on Two Earth kesinlikle izlemeniz gereken bir iş. Hem DC’nin paralel evren yapısını gayet iyi anlatıyor hem de Justice League’in tam tersi karakterleri tanımanıza yardımcı oluyor.
Tower of Babel hikayesini duydunuz mu hiç? Hani Batman’in bütün Justice League üyelerini yok etme planının Ra’s al Ghul tarafından çalındığı ve Justice League’in tarumar olduğu hikaye. Hah, işte bu o hikaye fakat Ra’s yerine Vandal Savage var. Neden Vandal Savage var ben de bilmiyorum çünkü bence en sıkıcı DC kötülerinden biri kendisi. Yine Ra’s olsaymış harika olurmuş. Neyse, bu çok iyi bir filmdir, özellikle etrafta “Batman hazırlıklıysa alır” geyiklerine anlam veremiyorsanız, bunu izlemeniz gerekiyor. Çünkü Batman hep hazırlıklıdır.
Suicide Squad diye bir şey var, bunu duydunuz mu peki? Eğer duymadıysanız ben ne güne duruyorum zaten? Suicide Squad Arkham’da yatan pek çok süper kötünün Amerikan hükümeti tarafından özel görevler için kullanılması amacıyla Amanda Waller tarafından oluşturulan bir tim. Üyeleri çeşitli inkarnasyonlarda değişse de genel olarak Harley Quinn, Deadshot, Deathstroke değişmiyor. Assault on Arkham, aslında bir Suicide Squad filmi, Batman filmde ikinci, üçüncü karakter falan. Fakat açık arayla en eğlenceli ve karanlık DC filmlerinden birisi olabilir. Özellikle cinsellik ve şiddet tavan yapmış durumda.
2008’de çıkan Gotham Knight kesinlikle Batman’i ucundan duyan herkesin izlemesi gereken bir film. Altı farklı yönetmenden altı farklı Batman hikayesi içeren film, Batman Begins ve The Dark Knight arasında Nolan’ın evreninde geçiyor. The Animatrix’e yapı olarak çok yakın, kesinlikle izlemeniz gerekiyor bu kadar diyorum. Have I Got A Story for You benim kişisel favorim.
Under The Redhood, açık ara DC evreninin en karanlık hikayelerinden birisini anlatıyor olabilir. Hangi hikaye diyorsanız, tabii ki Jason Todd’dan bahsediyorum ve kesinlikle spoiler vermiyorum. Bu yine aslında çizgi roman kaynaklı bir hikaye ama animasyon olarak izlendiğinde gerçekten çok acı verici oluyor. Bu filmin kusursuz olmasını engelleyen tek şey, Batman’i Kevin Conroy’un seslendirmiyor oluşu. Yoksa seslendirme kadrosunda Neil Patrick Harris’ten tutun Jensen Ackles’a kadar pek çok ünlü var, niye Kevin Conroy yok? Niye yok yani?

10) Batman: The Dark Knight Returns 1-2
Frank Miller’ın meşhur Dark Knight Returns’ünü duymadıysanız buraya kadar gelebilmiş olmanıza çok şaşırdım doğrusu. Dark Knight Returns, Batman külliyatı söz konusu olduğunda yapılan en önemli işlerden biridir. Bu sebeple animasyon olarak geleceğini duyduğum zaman batarangımı alıp Beyoğlu’nda suçla savaşmaya çalışmıştım. Her ne kadar Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları’na yatırılsam bile, yaptıklarımdan pişman değilim. İki filmden oluşan The Dark Knight Returns çizgi romanına çok bağlı, bu sebeple kesinlikle izleyin.

11) Justice League: The Flashpoint Paradox
Bütün DC evrenini kökünden değiştiren bu olayın animasyonu yapılmasaydı olmazdı zaten. Açık ara ile benim en çok sevdiğim şeylerden biri Flashpoint Paradox. Özellikle Justice League’in büyük üç oyuncusu yanında hep ezik kalan Flash’ın ana karakter olması ve onun Batman’e yaptığı büyük kıyak, sizi küçük bir çocuk gibi ekranlarınızın başında ağlatacak.

12) Batman: Year One Yani buraya ne koymamı bekliyordunuz ki? Üzgünüm arkadaşlar, DC yüzü suyu hürmetine DC değil, DC’nin DC olmasının arkasında yatan sebep Batman ve bunu hepiniz biliyorsunuz. Batman: Year One, bir efsanenin başlangıcı, bir klasik, o bir, o bir…Ehem, neyse, Year One, kesinlikle bu liste içerisinde hiç birini izlemeye niyetiniz yoksa bile izlenmesi gereken yegane filmdir, bu kadar net konuşuyorum. Sonuçta hepimizin korktuğu şeyler var ve pek azımız bu korkularını yenerek yeni bir güne başlayabiliyoruz. Bence bu sebeple, Batman’e çok şey borçluyuz.
14 Yaşından beri oyunlarla ilgili yazıyor, Trgamer, Oyungezer, Merlin'in Kazanı ve daha pek çok platformda yazdı. Arada dizi yazar, şu anda bir kitap yazıyor, insanlık onurunun depresif müziği yeneceği günü bekliyor.
Tüm yazıları (107)





Yorum Yap