BACK TO THE FUTURE 2’nin Yaptığı 2015 Tahminlerinden, Bir Şekilde Tutmuş Olan 8’i!
Bugün Geleceğe Dönüş günü. Herhalde artık söylememize gerek yoktur. Bugün, yani 21 Ekim 2015, Marty, Jennifer ve Doc Brown’ın, Marty Jr’ın karıştığı bir olayı önlemek için geleceğe geldikleri gün. Back to the Future’ın 2015 tasvirinde, ne kadar fazla şeyin yanlış olduğu çok söylendi, çok çizildi zaten. Kimse çift kravat takmıyor, artık faks makineleri kullanılmıyor, uçan arabalar diye bir konsepte de sahip değiliz. Ama buna rağmen, Back to the Future‘un isabetli yaptığı bir takım tahminler de var. Buyurun, sayıyoruz!
1. Mr. Fusion
https://youtu.be/xFyY7_hc-14
Doc’un arabasına enerji sağlamak için çöp kullanmasına olanak veren aparat, birebir hâliyle günümüzde mevcut değil. Fakat bir versiyonuna erişmek mümkün. Onlardan bir tanesini, Toyota bugüne özel yayınladığı bir videoyla, hem de Michael J. Fox ve Christopher Lloyd‘u kullanarak tanıttı. Çöpler öğütülüyor, oradan çıkan biyogazdan hidrojen çıkıyor, hidrojen elektriğe dönüştürülüyor falan… Çok anladığımız bir şey değil; ama neticede çöple araba götürebiliyoruz teoride. Biz bunu “zafer” kategorisine yazıyoruz.
2. Kendi Kendini Bağlayan Ayakkabılar
Bunlar henüz elimize ulaşmadı; ama o zaman filmin de sponsoru olan Nike, bu senenin başında ürün üzerinde çalıştıklarını, gerekli teknolojiye ulaştıklarını ve 2015 içerisinde piyasaya çıkarma niyetinde olduklarını duyurmuştu. En son olarak Nike, Twitter’dan Michael J. Fox’u menşorlayarak, hafiften imayı patlattı. Ayakkabılar muhtemelen bugün yarın duyurulacaklar.
3. Hologram
Tamam, tam anlamıyla Back to the Future 2’deki gibi bizi yoldan kapan hologramlara erişebilmiş değiliz. Ama yine de, sinemada filmlerimizi artık üç boyutlu izliyoruz, ve sahneye hologram vasıtasıyla binlerce kişinin önüne vefat etmiş şarkıcıları çıkartabiliyoruz. O yüzden, bizce Back to the Future’a bu konuda yanlış diye çok yüklenmenin bir alemi yok. Kısmen de olsa, bizce haklılık payları var!
4. Robot Garsonlar
Filmde Marty’nin oğlunun yerine Griff’in planına hayır demek için girdiği barda, siparişleri bir monitör üzerinden konuşan yapay zekalar alıyordu. Bizim dünyamızda henüz bunu yapan yerler Ronald Reagan ya da Michael Jackson’ı kullanmıyorlar; ama gerçek 2015’te de otomatik restoranlar ve robot garsonlar var. Japonya’da siparişinizi tabletle verdiğiniz ve yemeğinizin bir bant üzerinde otomatik geldiği bir restoran olduğu gibi, Çin’de de resimde koyduğumuz mekanik garsonlarla çalışan bir mekan var. Örnekleri de daha çok üstelik.
5. Hoverboard
2015 itibariyle, dünyamızda bir hoverboard teknolojisi var. Evet, sadece manyetik ve özel inşa edilmiş kaykay parklarında kullanılabiliyor. Evet, çok hızlı gidemiyor ve yerden birkaç santim haricinde havalanamıyor. Bir kilo sınırı da var, evet. Ama bunların hiçbiri mühim değil, zira bunların hiçbiri şu gerçeği değiştirmiyor: Şu an hoverboard’larla birlikte aynı dünyayı paylaşıyoruz. Bunu bilmek bile yeter.
6. Parmak İzi Tanıma
Back to the Future’un 2015’inde, McFly ailesi evine parmak iziyle giriyor, polisler Jennifer’ı parmak izinden tanıyor, Biff de taksiciye parmak iziyle ödeme yapıyordu. Bu sayılanların hepsi gerçek oldu. Üstelik baya da sıradan bir şey hâline geldiler. Şu an da bu satırları okuyan aranızda pek çok kişi, sabah işyerine girerken parmak izi basıyordur. Hakeza özellikle yurtdışında, mobil parmak izi bazlı kimlik kontrolleri ve parmak iziyle ödeme noktaları da sık bulunan şeyler.
7. Sesle Kontrol Edilen, Flat-Screen TV
Bunu hiç söylemeye bile gerek duymuyoruz. Back to the Future’un en isabetli yaptığı tahmin, açık ara bu oldu. Gerçekten de artık duvara yerleştirilmiş, dev ekran flat-screen TV’ler var, ve günümüzde hemen hemen hepsi sesle kontrol ediliyorlar. Hani o kadar isabetli bir tahmin ki, ıslatarak büyütülen pizzayı affettiriyor yani neredeyse…
8. Video Sohbet
Ve Back to the Future’un, bir turnayı gözünden vurduğu alan daha. Artık video sohbet, her alanda, her yerde inanılmaz gündelik kullandığımız bir şey. Birkaç sene öncesine kadar “vay anasını” konumundaydı, sonra telefonlarımıza geldi, ön kameralar çıktı, FaceTime falan yaygınlaştı, mertlik bozuldu. Tabii video sohbetlerimizin sonunda kimseye faks yollamıyoruz, ama olsun, yine de artık Marty gibi bizler de video sohbet eşliğinde işimizden kovulabiliyoruz!
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)





Yorum Yap